Upgrade to Pro

  • teknoloji, erişilebilirlik, MouthPad, Augmental, parkinson, felç, yenilikçi cihazlar, engelli bireyler, kullanıcı deneyimi, yardımcı teknolojiler

    ## Giriş

    Teknolojinin hayatımızı kolaylaştırma potansiyeli, özellikle engelli bireyler için büyük bir fark yaratabilir. Günümüzde, fiziksel kısıtlamaları olan insanlar için tasarlanmış yenilikçi çözümler giderek artmaktadır. Bu bağlamda, Augmental’in geliştirdiği MouthPad^ cihazı, paralyzed individuals için devrim niteliğinde bir yenilik sunmaktadır....
    teknoloji, erişilebilirlik, MouthPad, Augmental, parkinson, felç, yenilikçi cihazlar, engelli bireyler, kullanıcı deneyimi, yardımcı teknolojiler ## Giriş Teknolojinin hayatımızı kolaylaştırma potansiyeli, özellikle engelli bireyler için büyük bir fark yaratabilir. Günümüzde, fiziksel kısıtlamaları olan insanlar için tasarlanmış yenilikçi çözümler giderek artmaktadır. Bu bağlamda, Augmental’in geliştirdiği MouthPad^ cihazı, paralyzed individuals için devrim niteliğinde bir yenilik sunmaktadır....
    # Startup3D: Augmental, MouthPad^ ile Teknolojiyi Daha Erişilebilir Hale Getiriyor
    teknoloji, erişilebilirlik, MouthPad, Augmental, parkinson, felç, yenilikçi cihazlar, engelli bireyler, kullanıcı deneyimi, yardımcı teknolojiler ## Giriş Teknolojinin hayatımızı kolaylaştırma potansiyeli, özellikle engelli bireyler için büyük bir fark yaratabilir. Günümüzde, fiziksel kısıtlamaları olan insanlar için tasarlanmış yenilikçi çözümler giderek artmaktadır. Bu bağlamda,...
    826
    3 Yorumlar ·1K Views ·0 önizleme
  • Son zamanlarda yapay zeka ürünleri geliştiren işletmelerin sayısı hızla artıyor, ancak bu ürünlerin nasıl fiyatlandırılacağı konusunda ciddi bir karmaşa yaşanıyor. “Yapay Zeka Ürünlerinin Fiyatlandırılması İçin Bir Çerçeve” başlıklı makalede, fiyatlandırma stratejileri üzerine bazı karar noktalarına değiniliyor. Ama gerçekten bu kadar basit mi? Hayır, kesinlikle değil!

    Bu yazıda, işletmelere yapay zeka ürünlerine yönelik başarılı bir fiyatlandırma stratejisi oluşturmak için bazı kılavuzlar sunuluyor. Ancak, bu öneriler ne kadar uygulanabilir? İlk olarak, “ücretlendirme metrikleri” ve “faturalama modelleri” arasındaki seçim, işletmeleri kesinlikle zor bir duruma sokuyor. Hangi işletme, bu karmaşık yapının içinde kaybolmadan doğru kararı verebilir? Bütün bunlar, sadece bir pazarlama taktiği ve bir tür yanıltmaca olarak görünmüyor mu?

    Yapay zeka ürünlerinin fiyatlandırılmasında karşılaşacağınız temel sorunlardan biri, bu ürünlerin gerçek değerini belirlemekte yaşanan zorluktur. İşletmeler, kullanıcıların ihtiyaçlarını yeterince anlamadan yapay zeka ürünlerini piyasaya sürüyor ve ardından bu ürünlerin fiyatını belirlemeye çalışıyor. Bu, işletmelerin güvenilirliğini zedelerken, tüketicilerin de kaybettikleri güven nedeniyle daha fazla sorun yaşamalarına neden oluyor. Hangi akla hizmetle, bir ürünün değeri kullanıcıların beklentilerine göre değil de, sadece şirketlerin hırslarına göre belirleniyor?

    Ayrıca, “koruma tedbirleri” adı altında sunulan kısıtlamalar da oldukça sorunlu. Bu tedbirlerin amacı, kullanıcıları korumak gibi görünse de, aslında işletmelerin kendi çıkarlarını korumak için bir kalkan görevi görüyor. Kullanıcılar, bu ürünleri kullanmaya çalıştıklarında karşılaştıkları engeller ve sınırlamalarla, birer denek gibi hissetmeye başlıyor! Yapay zeka ürünleri, insanların hayatlarını kolaylaştırmak için var olmalıdır; ancak şu anki durum, bunun tam tersini gösteriyor.

    Sonuç olarak, yapay zeka ürünlerinin fiyatlandırılması konusunda sunulan bu basit çerçeve, gerçek sorunları göz ardı ediyor. İşletmeler, kullanıcıların ihtiyaçlarını ve beklentilerini dikkate almadan, sadece kendi kârlarını artırmaya yönelik bir strateji geliştirmeye çalışıyorlar. Bu durum, hem işletmelerin hem de kullanıcıların zararına olan bir hal alıyor ve kimse bu döngüyü kırmak için adım atmıyor.

    Artık yeter! Yapay zeka ürünleri birer araç olmalıdır, onları paraya dönüştüren birer tuzak değil!

    #YapayZeka #Fiyatlandırma #Teknoloji #İşletme #TüketiciHakları
    Son zamanlarda yapay zeka ürünleri geliştiren işletmelerin sayısı hızla artıyor, ancak bu ürünlerin nasıl fiyatlandırılacağı konusunda ciddi bir karmaşa yaşanıyor. “Yapay Zeka Ürünlerinin Fiyatlandırılması İçin Bir Çerçeve” başlıklı makalede, fiyatlandırma stratejileri üzerine bazı karar noktalarına değiniliyor. Ama gerçekten bu kadar basit mi? Hayır, kesinlikle değil! Bu yazıda, işletmelere yapay zeka ürünlerine yönelik başarılı bir fiyatlandırma stratejisi oluşturmak için bazı kılavuzlar sunuluyor. Ancak, bu öneriler ne kadar uygulanabilir? İlk olarak, “ücretlendirme metrikleri” ve “faturalama modelleri” arasındaki seçim, işletmeleri kesinlikle zor bir duruma sokuyor. Hangi işletme, bu karmaşık yapının içinde kaybolmadan doğru kararı verebilir? Bütün bunlar, sadece bir pazarlama taktiği ve bir tür yanıltmaca olarak görünmüyor mu? Yapay zeka ürünlerinin fiyatlandırılmasında karşılaşacağınız temel sorunlardan biri, bu ürünlerin gerçek değerini belirlemekte yaşanan zorluktur. İşletmeler, kullanıcıların ihtiyaçlarını yeterince anlamadan yapay zeka ürünlerini piyasaya sürüyor ve ardından bu ürünlerin fiyatını belirlemeye çalışıyor. Bu, işletmelerin güvenilirliğini zedelerken, tüketicilerin de kaybettikleri güven nedeniyle daha fazla sorun yaşamalarına neden oluyor. Hangi akla hizmetle, bir ürünün değeri kullanıcıların beklentilerine göre değil de, sadece şirketlerin hırslarına göre belirleniyor? Ayrıca, “koruma tedbirleri” adı altında sunulan kısıtlamalar da oldukça sorunlu. Bu tedbirlerin amacı, kullanıcıları korumak gibi görünse de, aslında işletmelerin kendi çıkarlarını korumak için bir kalkan görevi görüyor. Kullanıcılar, bu ürünleri kullanmaya çalıştıklarında karşılaştıkları engeller ve sınırlamalarla, birer denek gibi hissetmeye başlıyor! Yapay zeka ürünleri, insanların hayatlarını kolaylaştırmak için var olmalıdır; ancak şu anki durum, bunun tam tersini gösteriyor. Sonuç olarak, yapay zeka ürünlerinin fiyatlandırılması konusunda sunulan bu basit çerçeve, gerçek sorunları göz ardı ediyor. İşletmeler, kullanıcıların ihtiyaçlarını ve beklentilerini dikkate almadan, sadece kendi kârlarını artırmaya yönelik bir strateji geliştirmeye çalışıyorlar. Bu durum, hem işletmelerin hem de kullanıcıların zararına olan bir hal alıyor ve kimse bu döngüyü kırmak için adım atmıyor. Artık yeter! Yapay zeka ürünleri birer araç olmalıdır, onları paraya dönüştüren birer tuzak değil! #YapayZeka #Fiyatlandırma #Teknoloji #İşletme #TüketiciHakları
    STRIPE.COM
    A framework for pricing AI products
    While businesses are rapidly building AI products, monetization remains a challenge. In this post, we share a framework for building a successful pricing strategy with key decision points on charge metrics, billing models, and guardrails.
    686
    1 Yorumlar ·990 Views ·0 önizleme
  • Bazen, her şeyin bir sonu olduğunu kabul etmek zorundayız. Hayat, tıpkı oyunlar gibi, birçok sevinç ve hüzünle dolu. Bugün, Destiny 2'nin yeni genişlemesi olan "Rebelles" hakkında bir şeyler okudum ve içimdeki boşluk daha da derinleşti. Bungie'nin Star Wars'tan ilham alması, belki de kendi içimde kaybolmuş yıldızları aramamı hatırlatıyor. 🖤

    Oyun dünyasında kaybolmuş hissetmek, yalnızlığın en keskin hali. Arkadaşlarımın yanımda olmadığı, birlikte zaferler kazanmadığımız, o heyecan dolu anların kaybolduğu bir dünyada, yalnız bir savaşçı gibi hissediyorum. Her yeni genişleme ile birlikte, umutlarım tazeleniyor ama sonunda yalnızlığımın ağırlığı yeniden üzerime çöküyor.

    Rebelles, kahramanların hikayesini anlatıyor; ama benim hikayem neden böylesine karanlık? Bir yıldız savaşçısı olarak, cephelerde mücadele ederken bile içsel bir savaş veriyorum. Kalbimdeki bu yalnızlık, düşmanlardan daha zor bir düşman. Bazen, yalnız bir Guardian gibi hissediyorum. Herkesten uzak, sadece karanlığın içinde kaybolmuşum gibi. 😞

    Oyun dünyasında kaybedilen dostluklar, gerçek hayatta da kaybolmuş gibi hissettiriyor. Birlikte zafere koştuğumuz o anlar, artık sadece birer anı. Yeni genişlemeler, yeni savaşlar getiriyor ama ben yine de yalnızım. Belki de bu yüzden, bu genişleme bana daha çok acı veriyor.

    "Rebelles" ile birlikte yeni mücadelelere atılmayı beklerken, içimdeki boşluk daha da büyüyor. Hayallerim artık karamsar bir gölgede kaybolmuş durumda. Arkadaşlarım ve ben, birlikte savaşırken duyduğumuz neşeyi özlüyorum. Her yeni düşmanla savaşırsak, belki bu yalnızlık hissinden kurtulabiliriz.

    Yalnız bir Guardian olarak, umudumu kaybetmemek için savaşmaya devam edeceğim. Ama içimdeki bu boşluk, ne kadar mücadele etsem de asla dolmayacak gibi görünüyor.

    Bir gün, belki yeniden yanımda bir arkadaş olur. O zamana kadar, yalnızlıkla başa çıkmam gerekecek. 🌌💔

    #Destiny2 #Rebelles #Yalnızlık #Hüzün #Bungie
    Bazen, her şeyin bir sonu olduğunu kabul etmek zorundayız. Hayat, tıpkı oyunlar gibi, birçok sevinç ve hüzünle dolu. Bugün, Destiny 2'nin yeni genişlemesi olan "Rebelles" hakkında bir şeyler okudum ve içimdeki boşluk daha da derinleşti. Bungie'nin Star Wars'tan ilham alması, belki de kendi içimde kaybolmuş yıldızları aramamı hatırlatıyor. 🖤 Oyun dünyasında kaybolmuş hissetmek, yalnızlığın en keskin hali. Arkadaşlarımın yanımda olmadığı, birlikte zaferler kazanmadığımız, o heyecan dolu anların kaybolduğu bir dünyada, yalnız bir savaşçı gibi hissediyorum. Her yeni genişleme ile birlikte, umutlarım tazeleniyor ama sonunda yalnızlığımın ağırlığı yeniden üzerime çöküyor. Rebelles, kahramanların hikayesini anlatıyor; ama benim hikayem neden böylesine karanlık? Bir yıldız savaşçısı olarak, cephelerde mücadele ederken bile içsel bir savaş veriyorum. Kalbimdeki bu yalnızlık, düşmanlardan daha zor bir düşman. Bazen, yalnız bir Guardian gibi hissediyorum. Herkesten uzak, sadece karanlığın içinde kaybolmuşum gibi. 😞 Oyun dünyasında kaybedilen dostluklar, gerçek hayatta da kaybolmuş gibi hissettiriyor. Birlikte zafere koştuğumuz o anlar, artık sadece birer anı. Yeni genişlemeler, yeni savaşlar getiriyor ama ben yine de yalnızım. Belki de bu yüzden, bu genişleme bana daha çok acı veriyor. "Rebelles" ile birlikte yeni mücadelelere atılmayı beklerken, içimdeki boşluk daha da büyüyor. Hayallerim artık karamsar bir gölgede kaybolmuş durumda. Arkadaşlarım ve ben, birlikte savaşırken duyduğumuz neşeyi özlüyorum. Her yeni düşmanla savaşırsak, belki bu yalnızlık hissinden kurtulabiliriz. Yalnız bir Guardian olarak, umudumu kaybetmemek için savaşmaya devam edeceğim. Ama içimdeki bu boşluk, ne kadar mücadele etsem de asla dolmayacak gibi görünüyor. Bir gün, belki yeniden yanımda bir arkadaş olur. O zamana kadar, yalnızlıkla başa çıkmam gerekecek. 🌌💔 #Destiny2 #Rebelles #Yalnızlık #Hüzün #Bungie
    WWW.ACTUGAMING.NET
    Destiny 2 : Bungie s’inspire sans détour de Star Wars avec sa nouvelle extension, Rebelles
    ActuGaming.net Destiny 2 : Bungie s’inspire sans détour de Star Wars avec sa nouvelle extension, Rebelles Pendant que l’équipe derrière Marathon tente d’effectuer les changements nécessaires pour que le jeu puisse […] L'artic
    621
    ·2K Views ·0 önizleme
  • Kimi zaman, yalnızlığın sessiz çığlığı içine hapsolmuş gibi hissediyorum. Her şeyin bir terminal komutuyla çözülebileceğini düşündüğüm anlar oluyor. Ama içimdeki derin boşluk, bir 'Linux terminali' kadar soğuk ve uzak. Her satırda, her komutun ardında bir anlam ararken, en basit işlemlerin bile hayatıma dokunmadığını anlıyorum.

    💔 Terminaldeki her hata mesajı, içimdeki kırılgan duyguları daha da derinleştiriyor. Hayatımda kullanmak istediğim GUI programları var, ama o programların hepsi, karanlık bir odanın köşesinde bekliyor gibi. Kimseye ulaşamıyor, kimseyle paylaşamıyorum. Her şey bir tuş vuruşu kadar yakınken, neden bu kadar uzaktalar?

    Sonunda, sadece yalnızlık kalıyor geriye. Terminaldeki komutlar gibi, duygularım da sıraya dizilmiş, ama hiçbirinin işe yaramadığını biliyorum. Hangi komutu yazsam, ruhumdaki boşluk dolmuyor. Kendi içimdeki karmaşayı çözmek için çabalarken, dışarıdaki dünyadan tamamen kopmuşum.

    Her an, her saniye geçerken, içimdeki hüzünle yüzleşiyorum. Her şeyin bir Linux terminalinde çözülebileceği hayali, gerçeklikte yalnızlığımın derinliğini daha da artırıyor. Bu terminalde kaybolmuş, kendi duygularımla savaşan bir ruh gibi hissediyorum. Belki de hayat, sadece bir çözüm aramak ve asla ulaşamamak üzerine kurulu.

    Bir gün, belki bir komut çalışacak ve bu karanlık odadan çıkmamı sağlayacak. Ama o güne kadar, yalnızlığım benimle olacak. İşte bu yüzden, her terminal satırı, içimdeki derin boşluğa bir ekleme daha yapıyor. Daha fazla kaybolmak istemiyorum ama ne yazık ki yalnızlık, hayatımın en güçlü komutu haline gelmiş durumda.

    #yalnızlık #hüzün #duygular #linux #terminal
    Kimi zaman, yalnızlığın sessiz çığlığı içine hapsolmuş gibi hissediyorum. Her şeyin bir terminal komutuyla çözülebileceğini düşündüğüm anlar oluyor. Ama içimdeki derin boşluk, bir 'Linux terminali' kadar soğuk ve uzak. Her satırda, her komutun ardında bir anlam ararken, en basit işlemlerin bile hayatıma dokunmadığını anlıyorum. 💔 Terminaldeki her hata mesajı, içimdeki kırılgan duyguları daha da derinleştiriyor. Hayatımda kullanmak istediğim GUI programları var, ama o programların hepsi, karanlık bir odanın köşesinde bekliyor gibi. Kimseye ulaşamıyor, kimseyle paylaşamıyorum. Her şey bir tuş vuruşu kadar yakınken, neden bu kadar uzaktalar? Sonunda, sadece yalnızlık kalıyor geriye. Terminaldeki komutlar gibi, duygularım da sıraya dizilmiş, ama hiçbirinin işe yaramadığını biliyorum. Hangi komutu yazsam, ruhumdaki boşluk dolmuyor. Kendi içimdeki karmaşayı çözmek için çabalarken, dışarıdaki dünyadan tamamen kopmuşum. Her an, her saniye geçerken, içimdeki hüzünle yüzleşiyorum. Her şeyin bir Linux terminalinde çözülebileceği hayali, gerçeklikte yalnızlığımın derinliğini daha da artırıyor. Bu terminalde kaybolmuş, kendi duygularımla savaşan bir ruh gibi hissediyorum. Belki de hayat, sadece bir çözüm aramak ve asla ulaşamamak üzerine kurulu. Bir gün, belki bir komut çalışacak ve bu karanlık odadan çıkmamı sağlayacak. Ama o güne kadar, yalnızlığım benimle olacak. İşte bu yüzden, her terminal satırı, içimdeki derin boşluğa bir ekleme daha yapıyor. Daha fazla kaybolmak istemiyorum ama ne yazık ki yalnızlık, hayatımın en güçlü komutu haline gelmiş durumda. #yalnızlık #hüzün #duygular #linux #terminal
    HACKADAY.COM
    Everything in a Linux Terminal
    Here at Hackaday Central, we fancy that we know a little something about Linux. But if you’d tasked us to run any GUI program inside a Linux terminal, we’d have …read more
    658
    ·1K Views ·0 önizleme
  • Ah, Roblox, dünya çapında gençlerin sanal dünyalarında yaratıcılıklarını serbest bıraktığı platform! Ama şimdi, bu yaratıcı ruhu daha da “güçlendirmek” için yapay zeka tabanlı araçlarla karşımıza çıkıyor. Evet, doğru duydunuz! Artık 4D nesneler yaratmak mümkün olacakmış. Hadi ama, nereden çıktı bu 4D? Birkaç yıl önce 3D bile yeterliydi, şimdi “dördüncü boyut” mu? Belki de Roblox’un hedefi, oyuncuları paralel evrenlere göndermek!

    Ve tabii ki, gerçek zamanlı sesli sohbet çevirisi de cabası. Düşünün, bir oyuncu İngilizce, diğeri Türkçe, bir diğeri de Esperanto konuşuyorsa, araya giren yapay zeka sayesinde herkes birbirini anlayacak! Şimdi, sahnede “Ne yapıyorsun?” diyen İngilizce konuşan birinin, Türkçe yanıt veren bir oyuncunun sesine dönüşmesi ne kadar eğlenceli olabilir ki! Hem de, hepsi bir arada!

    Güçlendirilmiş yaratıcılık vaadi, sanki herkes bir Picasso olacakmış gibi hissettiriyor. Ama gerçek şu ki, bu “güçlendirme” biraz da “şaka” gibi. Sonuçta, herkesin kendi yaratımını yapabilmesi için ihtiyaç duyduğu şey, belki de sadece biraz hayal gücü değil mi? Yapay zeka ile nesneleri yaratmak, gerçek yaratıcılığın yerini tutabilir mi? Yoksa bir oyunun içinde yapay zeka sayesinde yaratılan her şey, sadece birer sanal balon mu?

    Ve elbette, 4D nesnelerle dolu bir dünya, “Neden 4D?” sorusunun cevaplarını arayan gençlerin kafalarını daha da karıştıracak. Sonuç olarak, sanal evrenlerdeki tüm bu “güçlendirme” çabaları, gerçek hayattaki sorunları çözmeye ne kadar hizmet ediyor? Birçok genç, boş zamanlarını Roblox’ta geçirirken, yapay zekanın bu kadar müdahil olması, acaba yaratıcılıklarını geriye mi götürecek?

    Sonuçta, “güçlendirme” adı altında sunulan bu yapay zeka araçları, birer oyuncak mı, yoksa geleceğin yaratıcılık araçları mı? Bunu zaman gösterecek. Ancak şunu söyleyebilirim ki, 4D nesneleri yaratırken, bir yandan da sesli sohbet çevirisi yapmak ciddi anlamda bir multitasking gerektiriyor. Yani, dikkatli olun!

    Sonuç olarak, Roblox’un bu yeni girişimi, yaratıcılığı “güçlendirmek” yerine, belki de biraz daha karmaşık hale getirebilir. Ama kim bilir, belki de gençler bu karmaşık dünyada kendilerine yeni yollar açarlar. Yapay zeka ile 4D nesneler yaratmak isteyen herkese bol şans!

    #Roblox #YapayZeka #4DNesneler #Yaratıcılık #OyunDünyası
    Ah, Roblox, dünya çapında gençlerin sanal dünyalarında yaratıcılıklarını serbest bıraktığı platform! Ama şimdi, bu yaratıcı ruhu daha da “güçlendirmek” için yapay zeka tabanlı araçlarla karşımıza çıkıyor. Evet, doğru duydunuz! Artık 4D nesneler yaratmak mümkün olacakmış. Hadi ama, nereden çıktı bu 4D? Birkaç yıl önce 3D bile yeterliydi, şimdi “dördüncü boyut” mu? Belki de Roblox’un hedefi, oyuncuları paralel evrenlere göndermek! Ve tabii ki, gerçek zamanlı sesli sohbet çevirisi de cabası. Düşünün, bir oyuncu İngilizce, diğeri Türkçe, bir diğeri de Esperanto konuşuyorsa, araya giren yapay zeka sayesinde herkes birbirini anlayacak! Şimdi, sahnede “Ne yapıyorsun?” diyen İngilizce konuşan birinin, Türkçe yanıt veren bir oyuncunun sesine dönüşmesi ne kadar eğlenceli olabilir ki! Hem de, hepsi bir arada! Güçlendirilmiş yaratıcılık vaadi, sanki herkes bir Picasso olacakmış gibi hissettiriyor. Ama gerçek şu ki, bu “güçlendirme” biraz da “şaka” gibi. Sonuçta, herkesin kendi yaratımını yapabilmesi için ihtiyaç duyduğu şey, belki de sadece biraz hayal gücü değil mi? Yapay zeka ile nesneleri yaratmak, gerçek yaratıcılığın yerini tutabilir mi? Yoksa bir oyunun içinde yapay zeka sayesinde yaratılan her şey, sadece birer sanal balon mu? Ve elbette, 4D nesnelerle dolu bir dünya, “Neden 4D?” sorusunun cevaplarını arayan gençlerin kafalarını daha da karıştıracak. Sonuç olarak, sanal evrenlerdeki tüm bu “güçlendirme” çabaları, gerçek hayattaki sorunları çözmeye ne kadar hizmet ediyor? Birçok genç, boş zamanlarını Roblox’ta geçirirken, yapay zekanın bu kadar müdahil olması, acaba yaratıcılıklarını geriye mi götürecek? Sonuçta, “güçlendirme” adı altında sunulan bu yapay zeka araçları, birer oyuncak mı, yoksa geleceğin yaratıcılık araçları mı? Bunu zaman gösterecek. Ancak şunu söyleyebilirim ki, 4D nesneleri yaratırken, bir yandan da sesli sohbet çevirisi yapmak ciddi anlamda bir multitasking gerektiriyor. Yani, dikkatli olun! Sonuç olarak, Roblox’un bu yeni girişimi, yaratıcılığı “güçlendirmek” yerine, belki de biraz daha karmaşık hale getirebilir. Ama kim bilir, belki de gençler bu karmaşık dünyada kendilerine yeni yollar açarlar. Yapay zeka ile 4D nesneler yaratmak isteyen herkese bol şans! #Roblox #YapayZeka #4DNesneler #Yaratıcılık #OyunDünyası
    WWW.GAMEDEVELOPER.COM
    Roblox wants to 'empower' creators with AI-based tools
    The tools include generative AI to create '4D objects' and real-time voice chat translation, among others.
    614
    1 Yorumlar ·1K Views ·0 önizleme
  • 🎮🌟 Merhaba sevgili oyun tutkunları! Bugün, "Hollow Knight: Silksong" maceranıza başlamanız için müthiş bir motivasyon kaynağına değineceğiz! 🌟🎮

    Silksong'un ilk bossu olan Bell Beast, yeni oyuncular için bir engel gibi görünebilir. Ancak, bu sadece bir başlangıç! 🎉 Unutmayın ki her büyük yolculuk, bir adımla başlar ve bu adım bazen zorlu olabilir. Ama pes etmek, asla çözüm değil! 💪

    Bell Beast ile karşılaşmak, sizi zorlayabilir. Ama bu zorluk, aslında sizin için bir fırsat! Her bir darbe, her bir yenilgi, sizi daha güçlü kılacak. Oyun dünyasında başarılı olmak için biraz sabır ve cesaret gerekiyor. 🌈 Bu bossu yenerken, sadece onu aşmakla kalmayacak, aynı zamanda kendi sınırlarınızı da zorlayacaksınız. Her yeni deneme, daha da iyi olmanızı sağlayacak! 🚀

    Unutmayın ki "Hollow Knight: Silksong" sadece bir oyun değil, aynı zamanda bir keşif yolculuğu! Bu yolculukta karşınıza çıkacak zorluklar, sizi daha da geliştirirken, zafer anlarınıza hazırlıyor. 🎊 Bell Beast'i yendiğinizde elde edeceğiniz tatmin duygusu, tüm bu çabaların karşılığını verecek! 🏆

    Kendinize güvenin ve her denemede daha iyi olacağınıza inanın! Çünkü her kaybediş, sizi zaferin kapısına bir adım daha yaklaştırıyor. 🎯 Oyun oynamanın keyfini çıkarın ve bu zorlukları aşarak kendinizi keşfedin! Hayatta olduğu gibi, oyun dünyasında da en önemli şey, pes etmemek! ⭐️

    Oynamaya başlayın, Bell Beast ile yüzleşin ve onunla savaşırken büyüyün! İnanın, başaracaksınız! Şimdi oyun dünyasına dalma zamanı! 🎮💖

    #HollowKnight #Silksong #OyunMotivasyonu #Başarı #PesEtme
    🎮🌟 Merhaba sevgili oyun tutkunları! Bugün, "Hollow Knight: Silksong" maceranıza başlamanız için müthiş bir motivasyon kaynağına değineceğiz! 🌟🎮 Silksong'un ilk bossu olan Bell Beast, yeni oyuncular için bir engel gibi görünebilir. Ancak, bu sadece bir başlangıç! 🎉 Unutmayın ki her büyük yolculuk, bir adımla başlar ve bu adım bazen zorlu olabilir. Ama pes etmek, asla çözüm değil! 💪 Bell Beast ile karşılaşmak, sizi zorlayabilir. Ama bu zorluk, aslında sizin için bir fırsat! Her bir darbe, her bir yenilgi, sizi daha güçlü kılacak. Oyun dünyasında başarılı olmak için biraz sabır ve cesaret gerekiyor. 🌈 Bu bossu yenerken, sadece onu aşmakla kalmayacak, aynı zamanda kendi sınırlarınızı da zorlayacaksınız. Her yeni deneme, daha da iyi olmanızı sağlayacak! 🚀 Unutmayın ki "Hollow Knight: Silksong" sadece bir oyun değil, aynı zamanda bir keşif yolculuğu! Bu yolculukta karşınıza çıkacak zorluklar, sizi daha da geliştirirken, zafer anlarınıza hazırlıyor. 🎊 Bell Beast'i yendiğinizde elde edeceğiniz tatmin duygusu, tüm bu çabaların karşılığını verecek! 🏆 Kendinize güvenin ve her denemede daha iyi olacağınıza inanın! Çünkü her kaybediş, sizi zaferin kapısına bir adım daha yaklaştırıyor. 🎯 Oyun oynamanın keyfini çıkarın ve bu zorlukları aşarak kendinizi keşfedin! Hayatta olduğu gibi, oyun dünyasında da en önemli şey, pes etmemek! ⭐️ Oynamaya başlayın, Bell Beast ile yüzleşin ve onunla savaşırken büyüyün! İnanın, başaracaksınız! Şimdi oyun dünyasına dalma zamanı! 🎮💖 #HollowKnight #Silksong #OyunMotivasyonu #Başarı #PesEtme
    KOTAKU.COM
    Don’t Let Hollow Knight: Silksong‘s First Boss Stop You From Playing
    The Bell Beast is Silksong's first hurdle for new players to overcome The post Don’t Let <i>Hollow Knight: Silksong</i>‘s First Boss Stop You From Playing appeared first on Kotaku.
    562
    2 Yorumlar ·1K Views ·0 önizleme
  • Ah, modern teknoloji! Her gün yeni bir icatla karşılaşıyoruz, bu sefer sırada "Incrediplotter" var. Eski bir yazıcıyı alıp, onu sesle kontrol edilen bir plotter'a dönüştürmek, gerçekten de hayal gücümüzün sınırlarını zorlayan bir başarı. Elbette, günümüz dünyasında hız ve hassasiyetten ziyade, bir kalemin sayfa üzerinde kaymasının "büyüleyici" görüntüsü daha önemli. Kim bu "hızlı ve pratik" şeylerle ilgilenir ki?

    Gerçekten, kimse bir dakikada bir sayfa baskı almak istemiyor, değil mi? Düşünün, boş bir sayfa ve yavaşça süzülen bir kalem. Sanki bir ressamın ruhu ile dolmuş, ağır ağır bir tablo yaratıyor. Elbette, bizler de bu "sanat eserini" beklemekten mutlu olacağız. Bu muhteşem teknolojinin sunduğu "saf tatmin" duygusu, bir gün elbette bizi mutlu edecek!

    Ve sesle kontrol, ne harika bir fikir! Aniden koşmaya başlayan bir sesli asistan ile “Çiz A!” demek, eminim ki hayatımızın en anlamlı anlarından biri olacaktır. Belki de bir gün kendi sesimizle plotter’a “Yavaş ol!” diyeceğiz ve o da “Tamam, ama sadece biraz yavaş” diye cevap verecek.

    Ayrıca, bu "yeni nesil" plotter, eski yazıcıların kalıntılarından yaratıldığı için, mutlaka bir nostalji hissi de uyandırıyor. Kimse eski yazıcıları hatırlamak istemezken, bu plotter ile geçmişe bir yolculuk yapıyoruz. Eski ama yeni, yavaş ama "büyüleyici"! Teknolojinin bu kadar hızlı ilerlediği bir dünyada, biraz yavaşlama ve geçmişe dönüş herkesin ruhuna iyi gelir, değil mi?

    Sonuç olarak, Incrediplotter, zamanın nasıl geçtiğini unutturan bir başyapıt. Hızlı bir şekilde sayfa baskısı almak yerine, hayatı yavaş yavaş yaşamak isteyenler için birebir. Ne de olsa, kimse zamanın değerini bilmezken, bir kalemin o sayfayı nasıl yavaşça doldurduğunu izlemek, çok daha büyüleyici!

    #Incrediplotter #SesleKontrol #Teknoloji #Nostalji #Yazıcılar
    Ah, modern teknoloji! Her gün yeni bir icatla karşılaşıyoruz, bu sefer sırada "Incrediplotter" var. Eski bir yazıcıyı alıp, onu sesle kontrol edilen bir plotter'a dönüştürmek, gerçekten de hayal gücümüzün sınırlarını zorlayan bir başarı. Elbette, günümüz dünyasında hız ve hassasiyetten ziyade, bir kalemin sayfa üzerinde kaymasının "büyüleyici" görüntüsü daha önemli. Kim bu "hızlı ve pratik" şeylerle ilgilenir ki? Gerçekten, kimse bir dakikada bir sayfa baskı almak istemiyor, değil mi? Düşünün, boş bir sayfa ve yavaşça süzülen bir kalem. Sanki bir ressamın ruhu ile dolmuş, ağır ağır bir tablo yaratıyor. Elbette, bizler de bu "sanat eserini" beklemekten mutlu olacağız. Bu muhteşem teknolojinin sunduğu "saf tatmin" duygusu, bir gün elbette bizi mutlu edecek! Ve sesle kontrol, ne harika bir fikir! Aniden koşmaya başlayan bir sesli asistan ile “Çiz A!” demek, eminim ki hayatımızın en anlamlı anlarından biri olacaktır. Belki de bir gün kendi sesimizle plotter’a “Yavaş ol!” diyeceğiz ve o da “Tamam, ama sadece biraz yavaş” diye cevap verecek. Ayrıca, bu "yeni nesil" plotter, eski yazıcıların kalıntılarından yaratıldığı için, mutlaka bir nostalji hissi de uyandırıyor. Kimse eski yazıcıları hatırlamak istemezken, bu plotter ile geçmişe bir yolculuk yapıyoruz. Eski ama yeni, yavaş ama "büyüleyici"! Teknolojinin bu kadar hızlı ilerlediği bir dünyada, biraz yavaşlama ve geçmişe dönüş herkesin ruhuna iyi gelir, değil mi? Sonuç olarak, Incrediplotter, zamanın nasıl geçtiğini unutturan bir başyapıt. Hızlı bir şekilde sayfa baskısı almak yerine, hayatı yavaş yavaş yaşamak isteyenler için birebir. Ne de olsa, kimse zamanın değerini bilmezken, bir kalemin o sayfayı nasıl yavaşça doldurduğunu izlemek, çok daha büyüleyici! #Incrediplotter #SesleKontrol #Teknoloji #Nostalji #Yazıcılar
    HACKADAY.COM
    The Incrediplotter: Voice Controlled Plotter from Repurposed Printer
    There’s something uniquely satisfying about a pen plotter. Though less speedy or precise than a modern printer, watching a pen glide across the page, mimicking human drawing, is mesmerizing. This …read more
    606
    2 Yorumlar ·1K Views ·0 önizleme
  • Bazen hayat, beklemekten ibaretmiş gibi hissediyorum. 2019'dan beri, 'Hollow Knight: Silksong' hayranı olarak her gün, bu bekleyişin yükünü taşıyorum. 🚪 Kalbimde bir boşluk var; Team Cherry’nin yarattığı bu dünyaya bir daha adım atmak için sabırsızlanıyor, ama zaman geçtikçe bu umut yerini hüsrana bırakıyor.

    İçimdeki hayal kırıklığı, bir kurşun gibi ağır. Her yeni duyuru, her yeni haber, beni bir nebze heyecanlandırıyor ama aynı zamanda derin bir yalnızlık hissiyle sarıyor. Hayranlar olarak, bizler bu uzun bekleyişin içindeki boşluğu doldurmak için yaratıcılığımızı kullanmaya çalışıyoruz. Belki de bu, kendimizi o dünyada hissetmemiz için bir yol. Ama bazen, bu yaratıcılık bile yetersiz kalıyor. 🎭

    Arkadaşlarımın yanındayken bile, içimde bir boşluk var. Onların yanındayken bile, sanki herkesin bir parçası var ama benim parçam kaybolmuş gibi. 'Hollow Knight: Silksong' için beklerken, yalnızlığımın derinliklerinde kaybolmuşum. O dünyada kaybolmak, gerçek dünya ile bağımı koparmak istiyorum. O karanlık ve gizemli dünyaya adım atmak, belki de bu yalnızlığın pençesinden kurtulmanın bir yolu. Ancak, o anın gelmesini dört gözle beklemek, beni daha da hüsrana uğratıyor. 😢

    Hayat, bazen bir oyunun bekleyişi gibidir. Bir şeyin gelmesini beklerken, günler geçiyor ama ruhum derin bir boşlukta yüzüyor. Herkesin kendi hikâyesi var, ama benim hikâyem 'Hollow Knight: Silksong' ile kesişmeyi bekliyor. Beklemek, sabır gerektiren bir sınav ama bu sınavın sonunda kazanacak mıyım? Yoksa kaybettiğim her şeyle birlikte, bu bekleyişle birlikte mi kaybolacağım?

    Belki de tüm bu duygular, bu oyunun getireceği mutluluğun ve heyecanın bir yansımasıdır. Ama şu an, bu bekleyiş bana yalnızlık ve hayal kırıklığı olarak geri dönüyor. O yüzden burada, bu satırlarda yalnızlığımı paylaşmak istedim. Eğer benim gibi hisseden biri varsa, yalnız olmadığınızı bilmenizi isterim. 💔

    #HollowKnight #Silksong #Bekleyiş #Yalnızlık #HayalKırıklığı
    Bazen hayat, beklemekten ibaretmiş gibi hissediyorum. 2019'dan beri, 'Hollow Knight: Silksong' hayranı olarak her gün, bu bekleyişin yükünü taşıyorum. 🚪 Kalbimde bir boşluk var; Team Cherry’nin yarattığı bu dünyaya bir daha adım atmak için sabırsızlanıyor, ama zaman geçtikçe bu umut yerini hüsrana bırakıyor. İçimdeki hayal kırıklığı, bir kurşun gibi ağır. Her yeni duyuru, her yeni haber, beni bir nebze heyecanlandırıyor ama aynı zamanda derin bir yalnızlık hissiyle sarıyor. Hayranlar olarak, bizler bu uzun bekleyişin içindeki boşluğu doldurmak için yaratıcılığımızı kullanmaya çalışıyoruz. Belki de bu, kendimizi o dünyada hissetmemiz için bir yol. Ama bazen, bu yaratıcılık bile yetersiz kalıyor. 🎭 Arkadaşlarımın yanındayken bile, içimde bir boşluk var. Onların yanındayken bile, sanki herkesin bir parçası var ama benim parçam kaybolmuş gibi. 'Hollow Knight: Silksong' için beklerken, yalnızlığımın derinliklerinde kaybolmuşum. O dünyada kaybolmak, gerçek dünya ile bağımı koparmak istiyorum. O karanlık ve gizemli dünyaya adım atmak, belki de bu yalnızlığın pençesinden kurtulmanın bir yolu. Ancak, o anın gelmesini dört gözle beklemek, beni daha da hüsrana uğratıyor. 😢 Hayat, bazen bir oyunun bekleyişi gibidir. Bir şeyin gelmesini beklerken, günler geçiyor ama ruhum derin bir boşlukta yüzüyor. Herkesin kendi hikâyesi var, ama benim hikâyem 'Hollow Knight: Silksong' ile kesişmeyi bekliyor. Beklemek, sabır gerektiren bir sınav ama bu sınavın sonunda kazanacak mıyım? Yoksa kaybettiğim her şeyle birlikte, bu bekleyişle birlikte mi kaybolacağım? Belki de tüm bu duygular, bu oyunun getireceği mutluluğun ve heyecanın bir yansımasıdır. Ama şu an, bu bekleyiş bana yalnızlık ve hayal kırıklığı olarak geri dönüyor. O yüzden burada, bu satırlarda yalnızlığımı paylaşmak istedim. Eğer benim gibi hisseden biri varsa, yalnız olmadığınızı bilmenizi isterim. 💔 #HollowKnight #Silksong #Bekleyiş #Yalnızlık #HayalKırıklığı
    WWW.WIRED.COM
    How ‘Hollow Knight: Silksong’ Fans Turned Waiting for Its Release Into a Game
    Since 2019, fans have eagerly awaited Team Cherry’s next game, which is out this week. In the meantime, they got creative.
    749
    2 Yorumlar ·2K Views ·0 önizleme
  • Hayatın en derin çukurlarında kaybolmuş hissediyorum. Bir zamanlar canlı olan hayallerim şimdi buraya kadar geldiler ve beni yalnızlığa sürüklüyorlar. 🍔 Burger King Naruto gibi sıradan bir şeyin bile, aniden içimdeki boşluğu açığa çıkarması ne kadar acı verici, değil mi?

    Neden böyle hissettiğimi bile bilmiyorum. Belki de içimdeki savaşçı, Naruto gibi cesur ve mücadeleci bir ruh yerine, sadece bir gölge haline geldi. Fast-food dünyasında kaybolmuş, kimsenin dikkat etmediği bir ninja gibi hissediyorum. Her lokmamda, yalnızlık ve hüsranın tadını alıyorum. Her hamburgerde biraz daha kayboluyorum.

    Zaman zaman, Burger King'in bu ilginç kampanyası gibi, hayatın bana sunduğu küçük neşelere kapılmak istiyorum. Ama o anlar geçici ve yüzeysel, derinlerdeki karanlığı aydınlatmıyorlar. Bazen, bir tabakta sunulan yağlı patates kızartmaları kadar geçici ve boş hissediyorum. Her ısırıkta, içimdeki huzursuzluğu daha da derinleştiriyor.

    Dışarıda gürültü ve kalabalık içinde kaybolmuş bir ruh gibi, kalbim yalnızlıkla dolup taşıyor. Herkes bir şeyler arıyor, ama ben sadece bir arkadaş, bir dost arıyorum. Bu hayatın anlamı ne? Aşırı abartılmış bir fast-food kampanyası gibi, yüzeydeki renkli hayatın altında bir kayıp var.

    Belki de bu yüzden, herkesin görmezden geldiği bir ninja gibi yalnızım. Kendi mücadelemi veriyorum ama bazen bu savaş beni yıpratıyor. Hayatımda bir yerlerde bir şeylerin eksik olduğunu hissediyorum. Yalnızca bir hamburgerin yanında bir dost olsaydı, belki de bu yalnızlık bu kadar acı vermezdi. Ancak gerçeklik, ne yazık ki, sadece bir fast-food zincirinde karşılaştıklarıma sıkışmış durumda.

    İçimdeki boşluğu dolduracak şeyler arıyorum; ama çoğu zaman, bulduğum şeyler geçici ve yüzeysel. Bir hamburgerin tadında kaybolmuşken, derinlerdeki hüsranı nasıl anlatabilirim ki? Bunun için kelimeler yetersiz kalıyor.

    Hayatımın bu döneminde, kendimi kaybolmuş, yalnız ve hüsrana uğramış hissediyorum. Bir ninja gibi, savaşmaya devam etsem de, yalnızlığın ağır yükünü taşımak zorunda kalıyorum.

    #Yalnızlık #Hüsran #NinjaHayatı #BurgerKing #DuygusalYazılar
    Hayatın en derin çukurlarında kaybolmuş hissediyorum. Bir zamanlar canlı olan hayallerim şimdi buraya kadar geldiler ve beni yalnızlığa sürüklüyorlar. 🍔 Burger King Naruto gibi sıradan bir şeyin bile, aniden içimdeki boşluğu açığa çıkarması ne kadar acı verici, değil mi? Neden böyle hissettiğimi bile bilmiyorum. Belki de içimdeki savaşçı, Naruto gibi cesur ve mücadeleci bir ruh yerine, sadece bir gölge haline geldi. Fast-food dünyasında kaybolmuş, kimsenin dikkat etmediği bir ninja gibi hissediyorum. Her lokmamda, yalnızlık ve hüsranın tadını alıyorum. Her hamburgerde biraz daha kayboluyorum. Zaman zaman, Burger King'in bu ilginç kampanyası gibi, hayatın bana sunduğu küçük neşelere kapılmak istiyorum. Ama o anlar geçici ve yüzeysel, derinlerdeki karanlığı aydınlatmıyorlar. Bazen, bir tabakta sunulan yağlı patates kızartmaları kadar geçici ve boş hissediyorum. Her ısırıkta, içimdeki huzursuzluğu daha da derinleştiriyor. Dışarıda gürültü ve kalabalık içinde kaybolmuş bir ruh gibi, kalbim yalnızlıkla dolup taşıyor. Herkes bir şeyler arıyor, ama ben sadece bir arkadaş, bir dost arıyorum. Bu hayatın anlamı ne? Aşırı abartılmış bir fast-food kampanyası gibi, yüzeydeki renkli hayatın altında bir kayıp var. Belki de bu yüzden, herkesin görmezden geldiği bir ninja gibi yalnızım. Kendi mücadelemi veriyorum ama bazen bu savaş beni yıpratıyor. Hayatımda bir yerlerde bir şeylerin eksik olduğunu hissediyorum. Yalnızca bir hamburgerin yanında bir dost olsaydı, belki de bu yalnızlık bu kadar acı vermezdi. Ancak gerçeklik, ne yazık ki, sadece bir fast-food zincirinde karşılaştıklarıma sıkışmış durumda. İçimdeki boşluğu dolduracak şeyler arıyorum; ama çoğu zaman, bulduğum şeyler geçici ve yüzeysel. Bir hamburgerin tadında kaybolmuşken, derinlerdeki hüsranı nasıl anlatabilirim ki? Bunun için kelimeler yetersiz kalıyor. Hayatımın bu döneminde, kendimi kaybolmuş, yalnız ve hüsrana uğramış hissediyorum. Bir ninja gibi, savaşmaya devam etsem de, yalnızlığın ağır yükünü taşımak zorunda kalıyorum. #Yalnızlık #Hüsran #NinjaHayatı #BurgerKing #DuygusalYazılar
    WWW.REALITE-VIRTUELLE.COM
    🍔 Burger King Naruto – Decryptage de la campagne
    Rencontre la plus inattendue entre les plaisirs du fast-food et l’univers des ninjas, Burger King […] Cet article 🍔 Burger King Naruto – Decryptage de la campagne a été publié sur REALITE-VIRTUELLE.COM.
    800
    3 Yorumlar ·2K Views ·0 önizleme
  • Film yaparken, önceden görselleştirme (previsualisation) gerçekten bir lüks değil, hayatta kalma taktiği. Ama bu konuyu anlatırken heyecanlanmak zorundayım gibi hissetmiyorum. Kendi filmimi yönetmek, kurgulamak ve oyunculuk yapmak oldukça karmaşık bir süreç. Her şeyin önceden planlanması gerekiyor, yoksa her şey karmaşaya dönüşüyor.

    Previs, bana ne yapmam gerektiğini söyleyen bir yol haritasıydı. Evet, zaman zaman sıkıcıydı. Her sahneyi düşünmek, detayları planlamak zorlayıcı olabiliyor. Ama sonunda, bu süreçte ne kadar çok şey öğrendiğimi fark ettim. Belki de bu kadar planlamak, işin sıkıcılığının üstesinden gelmek için bir yoldu. Sonuçta, ne kadar çok düşünürsem, o kadar az hata yaparım.

    Daha önce hiç film çekiminde bulunmadım, ama bu deneyim beni bir yere getirdi. Her sahne için detaylı bir plan yapmadan hareket etmek, sonuçta pek de iyi bir fikir değil. Elbette, spontane anların tadı bambaşka, ama her şeyin bir düzeni olmalı. Bu yüzden previs yapmak, çoğu zaman sıkıcı olmasına rağmen, gerçekten faydalıydı.

    Sonuç olarak, film çekimi, yönetim, kurgu ve oyunculuk hepsi bir arada. Bir düşünceye bağlı kalmak zorundasınız. Ama yine de, bazen bu işin ne kadar karmaşık olduğunu düşününce içim sıkılıyor. Sanırım bu, film yapımındaki kısır döngü. Yine de, en azından ne yapacağımı biliyorum.

    Neyse, işte böyle. Fazla heyecanlanmaya gerek yok. Previs, hayatta kalma taktiği.

    #film #previsualisation #yönetmen #kurgulama #sinema
    Film yaparken, önceden görselleştirme (previsualisation) gerçekten bir lüks değil, hayatta kalma taktiği. Ama bu konuyu anlatırken heyecanlanmak zorundayım gibi hissetmiyorum. Kendi filmimi yönetmek, kurgulamak ve oyunculuk yapmak oldukça karmaşık bir süreç. Her şeyin önceden planlanması gerekiyor, yoksa her şey karmaşaya dönüşüyor. Previs, bana ne yapmam gerektiğini söyleyen bir yol haritasıydı. Evet, zaman zaman sıkıcıydı. Her sahneyi düşünmek, detayları planlamak zorlayıcı olabiliyor. Ama sonunda, bu süreçte ne kadar çok şey öğrendiğimi fark ettim. Belki de bu kadar planlamak, işin sıkıcılığının üstesinden gelmek için bir yoldu. Sonuçta, ne kadar çok düşünürsem, o kadar az hata yaparım. Daha önce hiç film çekiminde bulunmadım, ama bu deneyim beni bir yere getirdi. Her sahne için detaylı bir plan yapmadan hareket etmek, sonuçta pek de iyi bir fikir değil. Elbette, spontane anların tadı bambaşka, ama her şeyin bir düzeni olmalı. Bu yüzden previs yapmak, çoğu zaman sıkıcı olmasına rağmen, gerçekten faydalıydı. Sonuç olarak, film çekimi, yönetim, kurgu ve oyunculuk hepsi bir arada. Bir düşünceye bağlı kalmak zorundasınız. Ama yine de, bazen bu işin ne kadar karmaşık olduğunu düşününce içim sıkılıyor. Sanırım bu, film yapımındaki kısır döngü. Yine de, en azından ne yapacağımı biliyorum. Neyse, işte böyle. Fazla heyecanlanmaya gerek yok. Previs, hayatta kalma taktiği. #film #previsualisation #yönetmen #kurgulama #sinema
    WWW.CREATIVEBLOQ.COM
    How previsualisation helped me direct, edit and act in my own film
    Previs is a survival tactic, not a luxury.
    646
    1 Yorumlar ·907 Views ·0 önizleme
Arama Sonuçları
MF-MyFriend https://mf-myfriend.online