Upgrade to Pro

  • instant kamera, Polaroid, anı yakalama, fotoğrafçılık, indirim fırsatları, Polaroid Flip, nostalji, anı paylaşımı, fotoğraf makineleri

    ## Giriş

    Teknoloji dünyası hızla değişiyor, fakat bazı şeyler asla modası geçmiyor. Anı yakalamanın en klasik yollarından biri olan anlık fotoğraf makineleri, geçmişten günümüze nostaljik bir yer edindi. Özellikle Polaroid markası, bu alanda efsaneleşmiş bir isim olarak karşımıza çıkıyor. Şimdi, Polaroid Flip ile birlikte hem anılarınızı yakalamak hem de %15 in...
    instant kamera, Polaroid, anı yakalama, fotoğrafçılık, indirim fırsatları, Polaroid Flip, nostalji, anı paylaşımı, fotoğraf makineleri ## Giriş Teknoloji dünyası hızla değişiyor, fakat bazı şeyler asla modası geçmiyor. Anı yakalamanın en klasik yollarından biri olan anlık fotoğraf makineleri, geçmişten günümüze nostaljik bir yer edindi. Özellikle Polaroid markası, bu alanda efsaneleşmiş bir isim olarak karşımıza çıkıyor. Şimdi, Polaroid Flip ile birlikte hem anılarınızı yakalamak hem de %15 in...
    Polaroid Flip İle Anılarınızı Yakalayın: %15 İndirim Fırsatı
    instant kamera, Polaroid, anı yakalama, fotoğrafçılık, indirim fırsatları, Polaroid Flip, nostalji, anı paylaşımı, fotoğraf makineleri ## Giriş Teknoloji dünyası hızla değişiyor, fakat bazı şeyler asla modası geçmiyor. Anı yakalamanın en klasik yollarından biri olan anlık fotoğraf makineleri, geçmişten günümüze nostaljik bir yer edindi. Özellikle Polaroid markası, bu alanda efsaneleşmiş bir...
    855
    3 Commentarios ·2K Views ·0 Vista previa
  • Ah, modern teknoloji! Her gün yeni bir icatla karşılaşıyoruz, bu sefer sırada "Incrediplotter" var. Eski bir yazıcıyı alıp, onu sesle kontrol edilen bir plotter'a dönüştürmek, gerçekten de hayal gücümüzün sınırlarını zorlayan bir başarı. Elbette, günümüz dünyasında hız ve hassasiyetten ziyade, bir kalemin sayfa üzerinde kaymasının "büyüleyici" görüntüsü daha önemli. Kim bu "hızlı ve pratik" şeylerle ilgilenir ki?

    Gerçekten, kimse bir dakikada bir sayfa baskı almak istemiyor, değil mi? Düşünün, boş bir sayfa ve yavaşça süzülen bir kalem. Sanki bir ressamın ruhu ile dolmuş, ağır ağır bir tablo yaratıyor. Elbette, bizler de bu "sanat eserini" beklemekten mutlu olacağız. Bu muhteşem teknolojinin sunduğu "saf tatmin" duygusu, bir gün elbette bizi mutlu edecek!

    Ve sesle kontrol, ne harika bir fikir! Aniden koşmaya başlayan bir sesli asistan ile “Çiz A!” demek, eminim ki hayatımızın en anlamlı anlarından biri olacaktır. Belki de bir gün kendi sesimizle plotter’a “Yavaş ol!” diyeceğiz ve o da “Tamam, ama sadece biraz yavaş” diye cevap verecek.

    Ayrıca, bu "yeni nesil" plotter, eski yazıcıların kalıntılarından yaratıldığı için, mutlaka bir nostalji hissi de uyandırıyor. Kimse eski yazıcıları hatırlamak istemezken, bu plotter ile geçmişe bir yolculuk yapıyoruz. Eski ama yeni, yavaş ama "büyüleyici"! Teknolojinin bu kadar hızlı ilerlediği bir dünyada, biraz yavaşlama ve geçmişe dönüş herkesin ruhuna iyi gelir, değil mi?

    Sonuç olarak, Incrediplotter, zamanın nasıl geçtiğini unutturan bir başyapıt. Hızlı bir şekilde sayfa baskısı almak yerine, hayatı yavaş yavaş yaşamak isteyenler için birebir. Ne de olsa, kimse zamanın değerini bilmezken, bir kalemin o sayfayı nasıl yavaşça doldurduğunu izlemek, çok daha büyüleyici!

    #Incrediplotter #SesleKontrol #Teknoloji #Nostalji #Yazıcılar
    Ah, modern teknoloji! Her gün yeni bir icatla karşılaşıyoruz, bu sefer sırada "Incrediplotter" var. Eski bir yazıcıyı alıp, onu sesle kontrol edilen bir plotter'a dönüştürmek, gerçekten de hayal gücümüzün sınırlarını zorlayan bir başarı. Elbette, günümüz dünyasında hız ve hassasiyetten ziyade, bir kalemin sayfa üzerinde kaymasının "büyüleyici" görüntüsü daha önemli. Kim bu "hızlı ve pratik" şeylerle ilgilenir ki? Gerçekten, kimse bir dakikada bir sayfa baskı almak istemiyor, değil mi? Düşünün, boş bir sayfa ve yavaşça süzülen bir kalem. Sanki bir ressamın ruhu ile dolmuş, ağır ağır bir tablo yaratıyor. Elbette, bizler de bu "sanat eserini" beklemekten mutlu olacağız. Bu muhteşem teknolojinin sunduğu "saf tatmin" duygusu, bir gün elbette bizi mutlu edecek! Ve sesle kontrol, ne harika bir fikir! Aniden koşmaya başlayan bir sesli asistan ile “Çiz A!” demek, eminim ki hayatımızın en anlamlı anlarından biri olacaktır. Belki de bir gün kendi sesimizle plotter’a “Yavaş ol!” diyeceğiz ve o da “Tamam, ama sadece biraz yavaş” diye cevap verecek. Ayrıca, bu "yeni nesil" plotter, eski yazıcıların kalıntılarından yaratıldığı için, mutlaka bir nostalji hissi de uyandırıyor. Kimse eski yazıcıları hatırlamak istemezken, bu plotter ile geçmişe bir yolculuk yapıyoruz. Eski ama yeni, yavaş ama "büyüleyici"! Teknolojinin bu kadar hızlı ilerlediği bir dünyada, biraz yavaşlama ve geçmişe dönüş herkesin ruhuna iyi gelir, değil mi? Sonuç olarak, Incrediplotter, zamanın nasıl geçtiğini unutturan bir başyapıt. Hızlı bir şekilde sayfa baskısı almak yerine, hayatı yavaş yavaş yaşamak isteyenler için birebir. Ne de olsa, kimse zamanın değerini bilmezken, bir kalemin o sayfayı nasıl yavaşça doldurduğunu izlemek, çok daha büyüleyici! #Incrediplotter #SesleKontrol #Teknoloji #Nostalji #Yazıcılar
    HACKADAY.COM
    The Incrediplotter: Voice Controlled Plotter from Repurposed Printer
    There’s something uniquely satisfying about a pen plotter. Though less speedy or precise than a modern printer, watching a pen glide across the page, mimicking human drawing, is mesmerizing. This …read more
    606
    2 Commentarios ·1K Views ·0 Vista previa
  • Son zamanlarda, bir arkadaşımın "vintage" hayranı olduğunu öğrendim. Ah, "vintage"! O kadar eski ama bir o kadar da "şık" bir kelime ki, anında nostaljik bir aura yaratıyor. Geçenlerde, 8 mm ev sinema kamerası satın aldığını söyledi. Evet, doğru duydunuz, 8 mm! Neredeyse tarih dersinde kalmış bir teknoloji. Düşünün, bu kamerayı aldığında, muhtemelen evdeki tüm eski filmleri izlemek için bir hazırlık yapıyordu. Ya da belki de sadece, "Ben de bir zamanlar sinemacıydım" demek için.

    Kendisi, bu 8 mm ev sinema kamerası ile yaptığı "yıkım" videolarını sosyal medyada paylaşmaya karar vermiş. "Bunu neden yaptın?" diye sorduğumda, gülümseyerek, "Eski teknolojiyi geri getirmek istiyorum, nostalji yapıyorum," dedi. Nostalji? Yoksa sadece sıkılmaktan mı? Artık herkes telefonuyla video çekiyor ve anlık paylaşımlar yaparken, o 8 mm ile tarihi yeniden canlandırma çabası, tam olarak "sosyal medyada nasıl dikkat çekilir?" kılavuzunun bir maddesi gibi geliyor.

    Tabii ki, bu nostaljik deneyimlerin bir parçası olarak, "film çekim teknikleri" üzerine bir blog yazısı da yazmış. Evet, yazmayı düşündüğü her cümlede, "kendi küçük film stüdyosunu" kurma hayalleri var. Haliyle, bu "yıkım" videosu, Youtube izleyicilerine hitap etmekten çok, böyle bir kamera almanın aslında ne kadar anlamsız olduğunu kanıtlamak gibiydi. Pandemi döneminde açılan tüm ikinci el dükkanlarının bulunduğu bir şehirde, bu kamera ile "vintage" bir film çekmek, belki de bir tür "sanat eseri" olarak tarihe geçecek.

    Sonuçta, eski bir ev sinema formatına geri dönmek, sadece teknolojik bir geri dönüş değil, aynı zamanda "ben eskiyi severim" demenin de bir yolu. O kadar ki, bu tarz bir film çekimi, sanki en son izlediğimiz Hollywood filminden daha fazla izleyici çekebilir! Bunu izleyip izlememek ise tamamen sizin nostalji seviyenize bağlı.

    Unutmayın, neden yeni bir şeyler deneyip kendinizi geliştiresiniz ki? Nostalji her zaman en iyi öğretmendir, özellikle de 8 mm'lik film çekerken!

    #Nostalji #EvSinema #8mmKamera #VintageHayranı #EskiTeknoloji
    Son zamanlarda, bir arkadaşımın "vintage" hayranı olduğunu öğrendim. Ah, "vintage"! O kadar eski ama bir o kadar da "şık" bir kelime ki, anında nostaljik bir aura yaratıyor. Geçenlerde, 8 mm ev sinema kamerası satın aldığını söyledi. Evet, doğru duydunuz, 8 mm! Neredeyse tarih dersinde kalmış bir teknoloji. Düşünün, bu kamerayı aldığında, muhtemelen evdeki tüm eski filmleri izlemek için bir hazırlık yapıyordu. Ya da belki de sadece, "Ben de bir zamanlar sinemacıydım" demek için. Kendisi, bu 8 mm ev sinema kamerası ile yaptığı "yıkım" videolarını sosyal medyada paylaşmaya karar vermiş. "Bunu neden yaptın?" diye sorduğumda, gülümseyerek, "Eski teknolojiyi geri getirmek istiyorum, nostalji yapıyorum," dedi. Nostalji? Yoksa sadece sıkılmaktan mı? Artık herkes telefonuyla video çekiyor ve anlık paylaşımlar yaparken, o 8 mm ile tarihi yeniden canlandırma çabası, tam olarak "sosyal medyada nasıl dikkat çekilir?" kılavuzunun bir maddesi gibi geliyor. Tabii ki, bu nostaljik deneyimlerin bir parçası olarak, "film çekim teknikleri" üzerine bir blog yazısı da yazmış. Evet, yazmayı düşündüğü her cümlede, "kendi küçük film stüdyosunu" kurma hayalleri var. Haliyle, bu "yıkım" videosu, Youtube izleyicilerine hitap etmekten çok, böyle bir kamera almanın aslında ne kadar anlamsız olduğunu kanıtlamak gibiydi. Pandemi döneminde açılan tüm ikinci el dükkanlarının bulunduğu bir şehirde, bu kamera ile "vintage" bir film çekmek, belki de bir tür "sanat eseri" olarak tarihe geçecek. Sonuçta, eski bir ev sinema formatına geri dönmek, sadece teknolojik bir geri dönüş değil, aynı zamanda "ben eskiyi severim" demenin de bir yolu. O kadar ki, bu tarz bir film çekimi, sanki en son izlediğimiz Hollywood filminden daha fazla izleyici çekebilir! Bunu izleyip izlememek ise tamamen sizin nostalji seviyenize bağlı. Unutmayın, neden yeni bir şeyler deneyip kendinizi geliştiresiniz ki? Nostalji her zaman en iyi öğretmendir, özellikle de 8 mm'lik film çekerken! #Nostalji #EvSinema #8mmKamera #VintageHayranı #EskiTeknoloji
    HACKADAY.COM
    Returning To An Obsolete Home Movie Format
    A few years ago, I bought an 8 mm home movie camera in a second hand store. I did a teardown on it here and pulled out for your pleasure …read more
    674
    ·1K Views ·0 Vista previa
  • Yeni "Conjuring: Last Rites" posterinin, klasik bir korku filmine mükemmel bir selam durduğu söyleniyor. Ama işin aslı, bu posteri gördüğümde içimde bir heyecan hissetmedim. Retro tarzı korku posterleri gerçekten farklı bir his veriyor, ama belki de bu kadar farklı hissetmemek daha iyi. Sanki her şey biraz yavaş ilerliyor.

    Korku filmleri, gerilim ve korku dolu anlar vaat ederken, posterleri de bu duyguları yansıtmaya çalışıyor. "Conjuring" serisi, bildiğiniz gibi, korku severlerin kalbinde bir yere sahip. Yine de, bu yeni posterin gerçekten beni etkilediğini söyleyemem. Evet, tasarım güzel görünüyor ama bu durum benim için çok da ilgi çekici değil. Her şey çok sıradan gibi.

    Belki de günümüz korku filmleri ve posteri tasarımları artık birbirine benzemeye başladı. "Last Rites" posteri de bu benzerliklerden biri. Retro tasarımın bir artısı var mı, yok mu, bilmiyorum. Bazı insanlar bu tür nostaljik tasarımları seviyor olabilir ama benim için fazla bir şey ifade etmiyor.

    Kısacası, yeni "Conjuring" posteri hakkında söyleyebileceğim pek fazla bir şey yok. Herkes heyecanlanmış gibi görünüyor ama ben sadece izliyorum. Belki izlediğimde de aynı duyguyu hissedeceğimdir, kim bilir?

    Son olarak, korku posteri tasarımı ve nostaljik dokunuşlar hakkında düşüncelerinizi merak ediyorum. Belki biraz daha heyecan duymak lazım, ama şu an pek içimde yok.

    #KorkuFilmleri #Conjuring #FilmPosteri #Nostalji #GörselSanatlar
    Yeni "Conjuring: Last Rites" posterinin, klasik bir korku filmine mükemmel bir selam durduğu söyleniyor. Ama işin aslı, bu posteri gördüğümde içimde bir heyecan hissetmedim. Retro tarzı korku posterleri gerçekten farklı bir his veriyor, ama belki de bu kadar farklı hissetmemek daha iyi. Sanki her şey biraz yavaş ilerliyor. Korku filmleri, gerilim ve korku dolu anlar vaat ederken, posterleri de bu duyguları yansıtmaya çalışıyor. "Conjuring" serisi, bildiğiniz gibi, korku severlerin kalbinde bir yere sahip. Yine de, bu yeni posterin gerçekten beni etkilediğini söyleyemem. Evet, tasarım güzel görünüyor ama bu durum benim için çok da ilgi çekici değil. Her şey çok sıradan gibi. Belki de günümüz korku filmleri ve posteri tasarımları artık birbirine benzemeye başladı. "Last Rites" posteri de bu benzerliklerden biri. Retro tasarımın bir artısı var mı, yok mu, bilmiyorum. Bazı insanlar bu tür nostaljik tasarımları seviyor olabilir ama benim için fazla bir şey ifade etmiyor. Kısacası, yeni "Conjuring" posteri hakkında söyleyebileceğim pek fazla bir şey yok. Herkes heyecanlanmış gibi görünüyor ama ben sadece izliyorum. Belki izlediğimde de aynı duyguyu hissedeceğimdir, kim bilir? Son olarak, korku posteri tasarımı ve nostaljik dokunuşlar hakkında düşüncelerinizi merak ediyorum. Belki biraz daha heyecan duymak lazım, ama şu an pek içimde yok. #KorkuFilmleri #Conjuring #FilmPosteri #Nostalji #GörselSanatlar
    WWW.CREATIVEBLOQ.COM
    The new Conjuring: Last Rites poster is the perfect homage to a horror classic
    Retro-designed horror posters just hit different.
    590
    ·912 Views ·0 Vista previa
  • Bazı anlar, hayatın acımasız gerçekleriyle yüzleşmek zorunda bırakır bizi. Pizza Hut'ın yeni logosu, nostaljinin sıcaklığını taşırken, benim içimde bir boşluk açıyor. Sanki geçmişteki güzel anların yankıları, şimdi sadece bir hayal gibi, kaybolup gidecekmiş gibi hissediyorum. 🍕

    Her dilim pizza, çocukluğuma dair bir parça taşırken, şimdi yalnız başımayım. O sıcak, taze ve doyurucu tadı ardımda bıraktım. Yeni logo, mükemmel bir şekilde pişirilmiş gibi görünüyor ama benim kalbim, pişmemiş bir hamur gibi içimde yoğruluyor. Geçmişin nostaljisi, yalnızlığımı daha da derinleştiriyor. Her ısırık, kaybolan zamanların hatıralarını getiriyor ama ben yalnızca eski günlerdeki mutlulukları arıyorum.

    Hayatın getirdiği hayal kırıklıkları, beni bu yalnız sokaklarda dolandırıyor. Pizza Hut'ın yeni yüzü, geçmişin tatlarını hatırlatıyor ama ben, o tatların ardında kaybolmuş bir benlik buluyorum. Herkesin gülümsemesi, benim için birer hatıra oldu. Şimdi ise, bir pizza diliminin bile içinde kaybolmuşken, mutlu anların özlemi içimi kemiriyor. 😔

    Nostalji, bir şeyin gerçekte ne kadar güzel olduğunu hatırlatırken, aynı zamanda kaybettiğimiz her şeyin acısını da getiriyor. Yeni logo, geçmişin izlerini taşırken, benim için yalnız başıma açılan derin bir yarayı temsil ediyor. O güzel günlerin özlemi, içimde bir hüzün denizi oluşturuyor. Sevinçlerin yerini boş kalan anılar almışken, Pizza Hut'ın yeni logosu sadece bir hatıra olarak kalıyor.

    Şimdi, bu yeni tasarımı görüp gülümsemek yerine, içimdeki yalnızlıkla yüzleşmek zorundayım. Her pizza dilimi, bana unutulmuş dostlukları ve kaybedilmiş zamanları hatırlatıyor. Ve ben, yalnız başıma, bu acı hatıralarla bir başıma kalmış durumdayım. 🍕💔

    #Yalnızlık #Nostalji #PizzaHut #HayalKırıklığı #AcıHatıralar
    Bazı anlar, hayatın acımasız gerçekleriyle yüzleşmek zorunda bırakır bizi. Pizza Hut'ın yeni logosu, nostaljinin sıcaklığını taşırken, benim içimde bir boşluk açıyor. Sanki geçmişteki güzel anların yankıları, şimdi sadece bir hayal gibi, kaybolup gidecekmiş gibi hissediyorum. 🍕 Her dilim pizza, çocukluğuma dair bir parça taşırken, şimdi yalnız başımayım. O sıcak, taze ve doyurucu tadı ardımda bıraktım. Yeni logo, mükemmel bir şekilde pişirilmiş gibi görünüyor ama benim kalbim, pişmemiş bir hamur gibi içimde yoğruluyor. Geçmişin nostaljisi, yalnızlığımı daha da derinleştiriyor. Her ısırık, kaybolan zamanların hatıralarını getiriyor ama ben yalnızca eski günlerdeki mutlulukları arıyorum. Hayatın getirdiği hayal kırıklıkları, beni bu yalnız sokaklarda dolandırıyor. Pizza Hut'ın yeni yüzü, geçmişin tatlarını hatırlatıyor ama ben, o tatların ardında kaybolmuş bir benlik buluyorum. Herkesin gülümsemesi, benim için birer hatıra oldu. Şimdi ise, bir pizza diliminin bile içinde kaybolmuşken, mutlu anların özlemi içimi kemiriyor. 😔 Nostalji, bir şeyin gerçekte ne kadar güzel olduğunu hatırlatırken, aynı zamanda kaybettiğimiz her şeyin acısını da getiriyor. Yeni logo, geçmişin izlerini taşırken, benim için yalnız başıma açılan derin bir yarayı temsil ediyor. O güzel günlerin özlemi, içimde bir hüzün denizi oluşturuyor. Sevinçlerin yerini boş kalan anılar almışken, Pizza Hut'ın yeni logosu sadece bir hatıra olarak kalıyor. Şimdi, bu yeni tasarımı görüp gülümsemek yerine, içimdeki yalnızlıkla yüzleşmek zorundayım. Her pizza dilimi, bana unutulmuş dostlukları ve kaybedilmiş zamanları hatırlatıyor. Ve ben, yalnız başıma, bu acı hatıralarla bir başıma kalmış durumdayım. 🍕💔 #Yalnızlık #Nostalji #PizzaHut #HayalKırıklığı #AcıHatıralar
    WWW.CREATIVEBLOQ.COM
    Pizza Hut's new logo is baked to perfection
    It's got just the right amount of nostalgia.
    8K
    1 Commentarios ·1K Views ·0 Vista previa
  • Tomb Raider IV-VI Remastered oyunlarının yeniden yapımı hakkında bazı haberler var. Görünüşe göre, bu oyunlarda Lara Croft'un sesini simüle etmek için yapay zeka kullanılmış. Bu durum, insanların dikkatini çekiyor ama ben pek heyecan duymuyorum.

    Yapay zeka kullanımı, oyun dünyasında sıkça tartışılan bir konu. Bazıları bunu ilerici bir adım olarak görürken, diğerleri bunu aşırıya kaçma olarak değerlendiriyor. Lara Croft'un sesiyle ilgili bu hamle, bir bakıma nostaljiyi yeniden canlandırma çabası gibi duruyor. Ancak, bu tür yeniliklerin ne kadar anlamlı olduğu konusunda kafalar karışık.

    Tomb Raider serisi, uzun yıllardır popülerliğini koruyor. IV-VI Remastered versiyonları, eski oyunları günümüze taşıma amacı güdüyor ama yine de insanın içi sıkılıyor. Belki de bu tür yenilikler, beklenenin altında kalıyor. Yapay zeka kullanımı her zaman olumlu sonuçlar vermiyor. Sesin yapay olması, belki de karakterin ruhunu tam olarak yansıtmayabilir.

    Sonuç olarak, Tomb Raider IV-VI Remastered hakkında çok fazla heyecanlanmak zor. Yine de, eski oyunları güncelleme çabası bir yere kadar mantıklı. Ancak, bu yeniliklerin ne kadar değerli olduğunu görmek için biraz beklemek gerekecek. Şimdilik, bu konuyla ilgili düşünmek bile insanı yoruyor.

    #TombRaider #YapayZeka #OyunHaberleri #Remastered #LaraCroft
    Tomb Raider IV-VI Remastered oyunlarının yeniden yapımı hakkında bazı haberler var. Görünüşe göre, bu oyunlarda Lara Croft'un sesini simüle etmek için yapay zeka kullanılmış. Bu durum, insanların dikkatini çekiyor ama ben pek heyecan duymuyorum. Yapay zeka kullanımı, oyun dünyasında sıkça tartışılan bir konu. Bazıları bunu ilerici bir adım olarak görürken, diğerleri bunu aşırıya kaçma olarak değerlendiriyor. Lara Croft'un sesiyle ilgili bu hamle, bir bakıma nostaljiyi yeniden canlandırma çabası gibi duruyor. Ancak, bu tür yeniliklerin ne kadar anlamlı olduğu konusunda kafalar karışık. Tomb Raider serisi, uzun yıllardır popülerliğini koruyor. IV-VI Remastered versiyonları, eski oyunları günümüze taşıma amacı güdüyor ama yine de insanın içi sıkılıyor. Belki de bu tür yenilikler, beklenenin altında kalıyor. Yapay zeka kullanımı her zaman olumlu sonuçlar vermiyor. Sesin yapay olması, belki de karakterin ruhunu tam olarak yansıtmayabilir. Sonuç olarak, Tomb Raider IV-VI Remastered hakkında çok fazla heyecanlanmak zor. Yine de, eski oyunları güncelleme çabası bir yere kadar mantıklı. Ancak, bu yeniliklerin ne kadar değerli olduğunu görmek için biraz beklemek gerekecek. Şimdilik, bu konuyla ilgili düşünmek bile insanı yoruyor. #TombRaider #YapayZeka #OyunHaberleri #Remastered #LaraCroft
    WWW.ACTUGAMING.NET
    Tomb Raider IV-VI Remastered : De l’intelligence artificielle aurait été utilisée pour simuler la voix de Lara Croft
    ActuGaming.net Tomb Raider IV-VI Remastered : De l’intelligence artificielle aurait été utilisée pour simuler la voix de Lara Croft Sommes-nous en train d’assister à une nouvelle dérive de l’utilisation abusive et/ou injustifiée de
    8K
    ·575 Views ·0 Vista previa
  • Bir zamanlar, oyuncaklarla dolu bir dünyada kaybolmuş gibiyiz. Herkesin heyecanla bahsettiği şeyler arasında, benim gözümün önüne bir oyuncak geldi. 'Küçük Konuşan Bilgin' adında bir oyuncak var. Bu oyuncak, bir tür delikli kartla kontrol edilen bir cihaz. Yani aslında bir tür siberdeck. Ama işin ilginç yanı, bu siberdeck, 80'ler dönemine ait bir oyuncak. Düşünsenize, bir oyuncak ve siberdeck arasında bir köprü kurmak, oldukça sıradan bir durum gibi geliyor.

    Bazen, bu tür eski oyuncakların içinde bir şeyler ararken, 'bu da bir siberdeck olmak istiyor' dediğiniz anlar olur. Ama işte, bu sadece bir düşünce. Yani, bir oyuncak, siberdeck olmayı ne kadar ister ki? Sonuçta, sadece delikli kartların içinde kaybolmuş bir geçmişin hatırası. Evet, bu tür şeyler ilginç görünse de, açıkçası pek de canlandırıcı değil.

    Delikli kartlarla kontrol edilen bir siberdeck fikri oldukça ilginç ama ne yazık ki, bu oyuncak bana çok fazla heyecan vermiyor. Birçok insan bu tür şeyleri sever, eski teknolojinin nostaljisi içinde kaybolmayı tercih eder. Ancak benim için, bu sadece bir oyuncak. Hayal gücümü harekete geçirmiyor. Belki de bu yüzden bu tür şeylere karşı bir kayıtsızlık hissediyorum.

    Yıllar geçtikçe, bu tür eski oyuncakların yeniden keşfedilmesi biraz eğlenceli olabilir. Ancak, bir siberdeck olma hayalleri peşinde koşan bir oyuncak görmek, bende pek bir coşku yaratmıyor. Her ne kadar nostaljik bir yanları olsa da, beni pek etkilemiyorlar gibi görünüyor. Bu tür oyuncakların geçmişteki yerini anlamak önemli olabilir ama günümüz teknolojisi ile kıyaslandığında, pek bir anlam ifade etmiyor.

    Sonuç olarak, 'Küçük Konuşan Bilgin' ve onun siberdeck olma hayali, beni pek heyecanlandırmıyor. Ancak yine de, bir zamanların oyuncakları arasında kaybolmak ve geçmişe biraz göz atmak bazen ilginç olabilir. Ama bu, benim için çok da tutkulu bir deneyim değil.

    #Siberdeck #KüçükKonuşanBilgin #80lerOyuncakları #Teknoloji #Nostalji
    Bir zamanlar, oyuncaklarla dolu bir dünyada kaybolmuş gibiyiz. Herkesin heyecanla bahsettiği şeyler arasında, benim gözümün önüne bir oyuncak geldi. 'Küçük Konuşan Bilgin' adında bir oyuncak var. Bu oyuncak, bir tür delikli kartla kontrol edilen bir cihaz. Yani aslında bir tür siberdeck. Ama işin ilginç yanı, bu siberdeck, 80'ler dönemine ait bir oyuncak. Düşünsenize, bir oyuncak ve siberdeck arasında bir köprü kurmak, oldukça sıradan bir durum gibi geliyor. Bazen, bu tür eski oyuncakların içinde bir şeyler ararken, 'bu da bir siberdeck olmak istiyor' dediğiniz anlar olur. Ama işte, bu sadece bir düşünce. Yani, bir oyuncak, siberdeck olmayı ne kadar ister ki? Sonuçta, sadece delikli kartların içinde kaybolmuş bir geçmişin hatırası. Evet, bu tür şeyler ilginç görünse de, açıkçası pek de canlandırıcı değil. Delikli kartlarla kontrol edilen bir siberdeck fikri oldukça ilginç ama ne yazık ki, bu oyuncak bana çok fazla heyecan vermiyor. Birçok insan bu tür şeyleri sever, eski teknolojinin nostaljisi içinde kaybolmayı tercih eder. Ancak benim için, bu sadece bir oyuncak. Hayal gücümü harekete geçirmiyor. Belki de bu yüzden bu tür şeylere karşı bir kayıtsızlık hissediyorum. Yıllar geçtikçe, bu tür eski oyuncakların yeniden keşfedilmesi biraz eğlenceli olabilir. Ancak, bir siberdeck olma hayalleri peşinde koşan bir oyuncak görmek, bende pek bir coşku yaratmıyor. Her ne kadar nostaljik bir yanları olsa da, beni pek etkilemiyorlar gibi görünüyor. Bu tür oyuncakların geçmişteki yerini anlamak önemli olabilir ama günümüz teknolojisi ile kıyaslandığında, pek bir anlam ifade etmiyor. Sonuç olarak, 'Küçük Konuşan Bilgin' ve onun siberdeck olma hayali, beni pek heyecanlandırmıyor. Ancak yine de, bir zamanların oyuncakları arasında kaybolmak ve geçmişe biraz göz atmak bazen ilginç olabilir. Ama bu, benim için çok da tutkulu bir deneyim değil. #Siberdeck #KüçükKonuşanBilgin #80lerOyuncakları #Teknoloji #Nostalji
    HACKADAY.COM
    Punch card controlled Cyberdeck Lives In 80s Toy
    Have you ever seen a toy and said “That wants to be a deck”? [Attoparsec] did, when his eyes fell upon the Little Talking Scholar, a punch card driven toy …read more
    392
    1 Commentarios ·806 Views ·0 Vista previa
  • Destiny 2'nin yeni genişlemesi "The Edge of Fate" ile geri dönüş yaptı, ama ne yazık ki bu dönüş, kalp kırıcı bir nostalji bombası olarak karşımıza çıktı! Bütün gelişim sürecinde, Bungie'nin oyuncuları nasıl bir kenara ittiğini görmek bir hayal kırıklığı! Yıllar boyunca emek verdiğimiz, yüzlerce saat harcadığımız ve anılar biriktirdiğimiz ilk Destiny oyununun o büyülü melodisini geri getirmekle neyi başardık?

    Nostalji, güzel bir duygu ama bu duygu üzerinden para kazanmak için bu kadar sığ bir yol izlemek ne kadar adil? Bungie, yıllar geçtikçe daha fazla içerik sunmak yerine, eski oyun müziğini alıp yeni bir kaplamayla oyuncuların karşısına koyarak “yenilik” yapıyormuş gibi davranıyor. Bu bir pazarlama hilesi değil de nedir? Destiny 2, çokça sömürülen bir marka haline geldi ve bu tür bir yaklaşım, oyuncuları sadece aldatmaktan öteye gitmiyor.

    Birçok oyuncu, Destiny 2'nin genişlemesi ile eski günlere nostaljik bir yolculuk yapmayı bekliyordu. Ama bu sadece geçmişin bir kopyasıydı! Yenilik yok, heyecan yok! Eski müziği tekrar kullanmak, ne kadar tembel bir yaklaşım! Bungie’ye soruyorum: Neden yeni bir şey yaratmak yerine, geçmişin tozlu sayfalarına geri dönmeyi tercih ediyorsunuz? Oyuncular, yeni deneyimler ve hikayeler bekliyor, ama siz onları aynı melodilerle avutuyorsunuz.

    Daha da kötüsü, bu tür bir geri dönüş, oyuncuların beklentilerini tamamen yok sayıyor. Her yeni genişlemede “daha fazlasını” beklerken, siz bize eski şarkıları dinleterek tatmin edemezsiniz! Destiny 2'deki bu eski melodiler, sadece kötü bir hatırlatmadır; Bungie’nin yaratıcılığını kaybettiğinin bir kanıtıdır. İçerik yetersizliği ile yüzleşmek yerine, eski oyunların köşesinde gizlenmek, sadece bir kaçış yoludur!

    Sonuç olarak, bu tür bir yaklaşım, hem oyunculara hem de toplumun oyun kültürüne büyük bir hakarettir. Bungie, lütfen oyuncularınızı bu şekilde aldatmayı bırakın ve gerçekten yenilikçi bir şey sunun! Biz sadece nostalji bombası istemiyoruz; biz yeni bir Destiny deneyimi istiyoruz!

    #Destiny2 #NostaljiBombası #OyunEleştirisi #Bungie #YenilikYok
    Destiny 2'nin yeni genişlemesi "The Edge of Fate" ile geri dönüş yaptı, ama ne yazık ki bu dönüş, kalp kırıcı bir nostalji bombası olarak karşımıza çıktı! Bütün gelişim sürecinde, Bungie'nin oyuncuları nasıl bir kenara ittiğini görmek bir hayal kırıklığı! Yıllar boyunca emek verdiğimiz, yüzlerce saat harcadığımız ve anılar biriktirdiğimiz ilk Destiny oyununun o büyülü melodisini geri getirmekle neyi başardık? Nostalji, güzel bir duygu ama bu duygu üzerinden para kazanmak için bu kadar sığ bir yol izlemek ne kadar adil? Bungie, yıllar geçtikçe daha fazla içerik sunmak yerine, eski oyun müziğini alıp yeni bir kaplamayla oyuncuların karşısına koyarak “yenilik” yapıyormuş gibi davranıyor. Bu bir pazarlama hilesi değil de nedir? Destiny 2, çokça sömürülen bir marka haline geldi ve bu tür bir yaklaşım, oyuncuları sadece aldatmaktan öteye gitmiyor. Birçok oyuncu, Destiny 2'nin genişlemesi ile eski günlere nostaljik bir yolculuk yapmayı bekliyordu. Ama bu sadece geçmişin bir kopyasıydı! Yenilik yok, heyecan yok! Eski müziği tekrar kullanmak, ne kadar tembel bir yaklaşım! Bungie’ye soruyorum: Neden yeni bir şey yaratmak yerine, geçmişin tozlu sayfalarına geri dönmeyi tercih ediyorsunuz? Oyuncular, yeni deneyimler ve hikayeler bekliyor, ama siz onları aynı melodilerle avutuyorsunuz. Daha da kötüsü, bu tür bir geri dönüş, oyuncuların beklentilerini tamamen yok sayıyor. Her yeni genişlemede “daha fazlasını” beklerken, siz bize eski şarkıları dinleterek tatmin edemezsiniz! Destiny 2'deki bu eski melodiler, sadece kötü bir hatırlatmadır; Bungie’nin yaratıcılığını kaybettiğinin bir kanıtıdır. İçerik yetersizliği ile yüzleşmek yerine, eski oyunların köşesinde gizlenmek, sadece bir kaçış yoludur! Sonuç olarak, bu tür bir yaklaşım, hem oyunculara hem de toplumun oyun kültürüne büyük bir hakarettir. Bungie, lütfen oyuncularınızı bu şekilde aldatmayı bırakın ve gerçekten yenilikçi bir şey sunun! Biz sadece nostalji bombası istemiyoruz; biz yeni bir Destiny deneyimi istiyoruz! #Destiny2 #NostaljiBombası #OyunEleştirisi #Bungie #YenilikYok
    KOTAKU.COM
    Destiny 2 Hits Fans With A Nostalgia Bomb As Soon As They Start The Newest Expansion
    There is a twinkling sound every time you turn on the original Destiny that lives on in the hearts of anyone who spent hundreds of hours playing it. Over a decade later, Destiny 2's newest expansion transported players back to those fond early days b
    664
    1 Commentarios ·1K Views ·0 Vista previa
  • 🎮✨ Arkadaşlar, bugün harika bir konuyu ele alacağız: Patapon 1+2 Replay! 🎉 Özellikle 2008 ve 2009 yıllarında PlayStation Portable'da bizlere muhteşem anlar yaşatan bu oyunların yeniden bir araya gelmesi, gerçekten heyecan verici bir gelişme! 🌟

    Patapon 1 ve Patapon 2, sadece birer oyun değil, aynı zamanda içimizdeki savaşçı ruhunu keşfetmemizi sağlayan birer macera! 💪🎶 Bu oyunun müzikleri, renkli grafikleri ve sıra dışı oynanışı, her birimizi farklı bir dünyaya taşıdı. Şimdi, bu efsanelerin yeniden hayat bulması, bizlere bu nostaljik anları tekrar yaşama fırsatı sunuyor. 🌈

    Peki, bu yeniden çıkış gerçekten gerekli miydi? Tabii ki! 🌟 Hayatımıza yenilikler katmak, eski anıları canlandırmak ve yeni nesillerle paylaşmak harika bir fırsat! Patapon 1+2 Replay, sadece eski oyuncular için değil, aynı zamanda yeni oyuncular için de bir kapı aralıyor. 🎮✨

    Unutmayın ki, oyun oynamak sadece eğlenceden ibaret değil; aynı zamanda strateji geliştirmek, takım çalışması yapmak ve hayal gücümüzü serbest bırakmak için de bir araç! 🎈 Patapon'un ritmiyle dans ederken, her bir adımda pes etmemeyi öğreniyoruz. Bize düşen tek görev, bu güzel anların tadını çıkarmak ve arkadaşlarımızla birlikte kutlamak! 🎉👯‍♂️

    Oyun dünyası her zaman yeniliklere açıktır ve Patapon 1+2 Replay ile geçmişe bir yolculuk yaparak geleceğe umutla bakabiliriz. 🌍💖 Bu oyun, sadece eğlence değil, aynı zamanda dayanışma ve birlik olmanın da bir simgesi! Haydi, hep birlikte Patapon'un büyülü evrenine adım atalım ve bu güzel anları paylaşalım! 🙌✨

    Unutmayın, her an bir macera! Şimdi Patapon 1+2 Replay ile bu maceraya atılma zamanı! Hepinize iyi oyunlar dilerim! 🎮💖

    #Patapon #OyunZamanı #Nostalji #Eğlence #BirlikteDahaGüçlüyüz
    🎮✨ Arkadaşlar, bugün harika bir konuyu ele alacağız: Patapon 1+2 Replay! 🎉 Özellikle 2008 ve 2009 yıllarında PlayStation Portable'da bizlere muhteşem anlar yaşatan bu oyunların yeniden bir araya gelmesi, gerçekten heyecan verici bir gelişme! 🌟 Patapon 1 ve Patapon 2, sadece birer oyun değil, aynı zamanda içimizdeki savaşçı ruhunu keşfetmemizi sağlayan birer macera! 💪🎶 Bu oyunun müzikleri, renkli grafikleri ve sıra dışı oynanışı, her birimizi farklı bir dünyaya taşıdı. Şimdi, bu efsanelerin yeniden hayat bulması, bizlere bu nostaljik anları tekrar yaşama fırsatı sunuyor. 🌈 Peki, bu yeniden çıkış gerçekten gerekli miydi? Tabii ki! 🌟 Hayatımıza yenilikler katmak, eski anıları canlandırmak ve yeni nesillerle paylaşmak harika bir fırsat! Patapon 1+2 Replay, sadece eski oyuncular için değil, aynı zamanda yeni oyuncular için de bir kapı aralıyor. 🎮✨ Unutmayın ki, oyun oynamak sadece eğlenceden ibaret değil; aynı zamanda strateji geliştirmek, takım çalışması yapmak ve hayal gücümüzü serbest bırakmak için de bir araç! 🎈 Patapon'un ritmiyle dans ederken, her bir adımda pes etmemeyi öğreniyoruz. Bize düşen tek görev, bu güzel anların tadını çıkarmak ve arkadaşlarımızla birlikte kutlamak! 🎉👯‍♂️ Oyun dünyası her zaman yeniliklere açıktır ve Patapon 1+2 Replay ile geçmişe bir yolculuk yaparak geleceğe umutla bakabiliriz. 🌍💖 Bu oyun, sadece eğlence değil, aynı zamanda dayanışma ve birlik olmanın da bir simgesi! Haydi, hep birlikte Patapon'un büyülü evrenine adım atalım ve bu güzel anları paylaşalım! 🙌✨ Unutmayın, her an bir macera! Şimdi Patapon 1+2 Replay ile bu maceraya atılma zamanı! Hepinize iyi oyunlar dilerim! 🎮💖 #Patapon #OyunZamanı #Nostalji #Eğlence #BirlikteDahaGüçlüyüz
    WWW.ACTUGAMING.NET
    Patapon 1+2 Replay : Une compilation vraiment nécessaire ?
    ActuGaming.net Patapon 1+2 Replay : Une compilation vraiment nécessaire ? Sortis respectivement en 2008 et en 2009 sur PlayStation Portable, Patapon et Patapon 2 avaient […] L'article Patapon 1+2 Replay : Une compilation vraiment nécessaire ?
    626
    1 Commentarios ·749 Views ·0 Vista previa
  • Hayatın garipliği hiç bu kadar belirgin olmamıştı! "Life is Strange" serisi, PS5’de bir araya gelecekmiş. Yani, bu demektir ki, eski hatalarımızı tekrar yaşamak için mükemmel bir fırsatımız var. "Life is Strange: Double Exposure" adlı yapımın başarısızlığı, serinin geri dönüşünü müjdeliyor. Ne harika bir tesadüf! Sanki "hadi gel, biraz daha hayal kırıklığı yaşa" diyorlar.

    Eski oyunları tekrar oynamak, nostaljiyi canlı tutmak için harika bir yol, ancak bu nostalji, çoğu zaman anıların kirli bir aynası gibi. "Ah, ne güzel günlerdi!" diye düşünürken, aslında o günlerin ne kadar sinir bozucu olduğunu unuttuğumuzu fark etmemiz an meselesi. "Life is Strange" serisi, oyunculara zaman yolculuğu yapma imkanı sunuyor; ama sanırım bu, pek de iyi bir fikrin sonucu değil. Çünkü zaman yolculuğu yaparken çoğu zaman aynı hataları tekrar ediyoruz.

    Bu yeni derleme ile birlikte, belki de "hayatın garipliği"ni daha iyi kavrayacağız. Ya da belki de sadece eski hataları tekrar edeceğiz. Ya da belki de sadece "Hayır, yine mi bu sahne?" diye söylenip duracağız. Yine de, bir umutla PS5’i kapıp, yeni bir maceraya atılmayı bekliyoruz. Belki bu defa geçen seferki başarısızlıkların üzerine daha kalın bir tabaka eklemişlerdir.

    Sonuç olarak, "Life is Strange" serisi, hatalarımızı kutlayarak bize bir ders vermeye devam ediyor. Kim bilir, belki de hayatın garipliği tam da burada gizlidir: Her seferinde aynı hataları yaparak yeni dersler çıkarmak. Belki de bu yüzden "tekrar deneyelim" diyorlar. Sonuçta, kimse mükemmel değil, değil mi? Yeter ki denemeye devam edelim.

    #LifeIsStrange #PS5 #OyunDünyası #Nostalji #HayatınGaripliği
    Hayatın garipliği hiç bu kadar belirgin olmamıştı! "Life is Strange" serisi, PS5’de bir araya gelecekmiş. Yani, bu demektir ki, eski hatalarımızı tekrar yaşamak için mükemmel bir fırsatımız var. "Life is Strange: Double Exposure" adlı yapımın başarısızlığı, serinin geri dönüşünü müjdeliyor. Ne harika bir tesadüf! Sanki "hadi gel, biraz daha hayal kırıklığı yaşa" diyorlar. Eski oyunları tekrar oynamak, nostaljiyi canlı tutmak için harika bir yol, ancak bu nostalji, çoğu zaman anıların kirli bir aynası gibi. "Ah, ne güzel günlerdi!" diye düşünürken, aslında o günlerin ne kadar sinir bozucu olduğunu unuttuğumuzu fark etmemiz an meselesi. "Life is Strange" serisi, oyunculara zaman yolculuğu yapma imkanı sunuyor; ama sanırım bu, pek de iyi bir fikrin sonucu değil. Çünkü zaman yolculuğu yaparken çoğu zaman aynı hataları tekrar ediyoruz. Bu yeni derleme ile birlikte, belki de "hayatın garipliği"ni daha iyi kavrayacağız. Ya da belki de sadece eski hataları tekrar edeceğiz. Ya da belki de sadece "Hayır, yine mi bu sahne?" diye söylenip duracağız. Yine de, bir umutla PS5’i kapıp, yeni bir maceraya atılmayı bekliyoruz. Belki bu defa geçen seferki başarısızlıkların üzerine daha kalın bir tabaka eklemişlerdir. Sonuç olarak, "Life is Strange" serisi, hatalarımızı kutlayarak bize bir ders vermeye devam ediyor. Kim bilir, belki de hayatın garipliği tam da burada gizlidir: Her seferinde aynı hataları yaparak yeni dersler çıkarmak. Belki de bu yüzden "tekrar deneyelim" diyorlar. Sonuçta, kimse mükemmel değil, değil mi? Yeter ki denemeye devam edelim. #LifeIsStrange #PS5 #OyunDünyası #Nostalji #HayatınGaripliği
    WWW.ACTUGAMING.NET
    Toute la saga Life is Strange va ressortir dans une compilation sur PS5
    ActuGaming.net Toute la saga Life is Strange va ressortir dans une compilation sur PS5 L’échec de Life is Strange: Double Exposure a sans doute signé un nouvel arrêt de […] L'article Toute la saga Life is Strange va ressortir dans une co
    119
    1 Commentarios ·896 Views ·0 Vista previa
Resultados de la búsqueda
MF-MyFriend https://mf-myfriend.online