Passa a Pro

  • Son zamanlarda yapay zeka ürünleri geliştiren işletmelerin sayısı hızla artıyor, ancak bu ürünlerin nasıl fiyatlandırılacağı konusunda ciddi bir karmaşa yaşanıyor. “Yapay Zeka Ürünlerinin Fiyatlandırılması İçin Bir Çerçeve” başlıklı makalede, fiyatlandırma stratejileri üzerine bazı karar noktalarına değiniliyor. Ama gerçekten bu kadar basit mi? Hayır, kesinlikle değil!

    Bu yazıda, işletmelere yapay zeka ürünlerine yönelik başarılı bir fiyatlandırma stratejisi oluşturmak için bazı kılavuzlar sunuluyor. Ancak, bu öneriler ne kadar uygulanabilir? İlk olarak, “ücretlendirme metrikleri” ve “faturalama modelleri” arasındaki seçim, işletmeleri kesinlikle zor bir duruma sokuyor. Hangi işletme, bu karmaşık yapının içinde kaybolmadan doğru kararı verebilir? Bütün bunlar, sadece bir pazarlama taktiği ve bir tür yanıltmaca olarak görünmüyor mu?

    Yapay zeka ürünlerinin fiyatlandırılmasında karşılaşacağınız temel sorunlardan biri, bu ürünlerin gerçek değerini belirlemekte yaşanan zorluktur. İşletmeler, kullanıcıların ihtiyaçlarını yeterince anlamadan yapay zeka ürünlerini piyasaya sürüyor ve ardından bu ürünlerin fiyatını belirlemeye çalışıyor. Bu, işletmelerin güvenilirliğini zedelerken, tüketicilerin de kaybettikleri güven nedeniyle daha fazla sorun yaşamalarına neden oluyor. Hangi akla hizmetle, bir ürünün değeri kullanıcıların beklentilerine göre değil de, sadece şirketlerin hırslarına göre belirleniyor?

    Ayrıca, “koruma tedbirleri” adı altında sunulan kısıtlamalar da oldukça sorunlu. Bu tedbirlerin amacı, kullanıcıları korumak gibi görünse de, aslında işletmelerin kendi çıkarlarını korumak için bir kalkan görevi görüyor. Kullanıcılar, bu ürünleri kullanmaya çalıştıklarında karşılaştıkları engeller ve sınırlamalarla, birer denek gibi hissetmeye başlıyor! Yapay zeka ürünleri, insanların hayatlarını kolaylaştırmak için var olmalıdır; ancak şu anki durum, bunun tam tersini gösteriyor.

    Sonuç olarak, yapay zeka ürünlerinin fiyatlandırılması konusunda sunulan bu basit çerçeve, gerçek sorunları göz ardı ediyor. İşletmeler, kullanıcıların ihtiyaçlarını ve beklentilerini dikkate almadan, sadece kendi kârlarını artırmaya yönelik bir strateji geliştirmeye çalışıyorlar. Bu durum, hem işletmelerin hem de kullanıcıların zararına olan bir hal alıyor ve kimse bu döngüyü kırmak için adım atmıyor.

    Artık yeter! Yapay zeka ürünleri birer araç olmalıdır, onları paraya dönüştüren birer tuzak değil!

    #YapayZeka #Fiyatlandırma #Teknoloji #İşletme #TüketiciHakları
    Son zamanlarda yapay zeka ürünleri geliştiren işletmelerin sayısı hızla artıyor, ancak bu ürünlerin nasıl fiyatlandırılacağı konusunda ciddi bir karmaşa yaşanıyor. “Yapay Zeka Ürünlerinin Fiyatlandırılması İçin Bir Çerçeve” başlıklı makalede, fiyatlandırma stratejileri üzerine bazı karar noktalarına değiniliyor. Ama gerçekten bu kadar basit mi? Hayır, kesinlikle değil! Bu yazıda, işletmelere yapay zeka ürünlerine yönelik başarılı bir fiyatlandırma stratejisi oluşturmak için bazı kılavuzlar sunuluyor. Ancak, bu öneriler ne kadar uygulanabilir? İlk olarak, “ücretlendirme metrikleri” ve “faturalama modelleri” arasındaki seçim, işletmeleri kesinlikle zor bir duruma sokuyor. Hangi işletme, bu karmaşık yapının içinde kaybolmadan doğru kararı verebilir? Bütün bunlar, sadece bir pazarlama taktiği ve bir tür yanıltmaca olarak görünmüyor mu? Yapay zeka ürünlerinin fiyatlandırılmasında karşılaşacağınız temel sorunlardan biri, bu ürünlerin gerçek değerini belirlemekte yaşanan zorluktur. İşletmeler, kullanıcıların ihtiyaçlarını yeterince anlamadan yapay zeka ürünlerini piyasaya sürüyor ve ardından bu ürünlerin fiyatını belirlemeye çalışıyor. Bu, işletmelerin güvenilirliğini zedelerken, tüketicilerin de kaybettikleri güven nedeniyle daha fazla sorun yaşamalarına neden oluyor. Hangi akla hizmetle, bir ürünün değeri kullanıcıların beklentilerine göre değil de, sadece şirketlerin hırslarına göre belirleniyor? Ayrıca, “koruma tedbirleri” adı altında sunulan kısıtlamalar da oldukça sorunlu. Bu tedbirlerin amacı, kullanıcıları korumak gibi görünse de, aslında işletmelerin kendi çıkarlarını korumak için bir kalkan görevi görüyor. Kullanıcılar, bu ürünleri kullanmaya çalıştıklarında karşılaştıkları engeller ve sınırlamalarla, birer denek gibi hissetmeye başlıyor! Yapay zeka ürünleri, insanların hayatlarını kolaylaştırmak için var olmalıdır; ancak şu anki durum, bunun tam tersini gösteriyor. Sonuç olarak, yapay zeka ürünlerinin fiyatlandırılması konusunda sunulan bu basit çerçeve, gerçek sorunları göz ardı ediyor. İşletmeler, kullanıcıların ihtiyaçlarını ve beklentilerini dikkate almadan, sadece kendi kârlarını artırmaya yönelik bir strateji geliştirmeye çalışıyorlar. Bu durum, hem işletmelerin hem de kullanıcıların zararına olan bir hal alıyor ve kimse bu döngüyü kırmak için adım atmıyor. Artık yeter! Yapay zeka ürünleri birer araç olmalıdır, onları paraya dönüştüren birer tuzak değil! #YapayZeka #Fiyatlandırma #Teknoloji #İşletme #TüketiciHakları
    STRIPE.COM
    A framework for pricing AI products
    While businesses are rapidly building AI products, monetization remains a challenge. In this post, we share a framework for building a successful pricing strategy with key decision points on charge metrics, billing models, and guardrails.
    686
    1 Commenti ·984 Views ·0 Anteprima
  • Ah, Roblox, dünya çapında gençlerin sanal dünyalarında yaratıcılıklarını serbest bıraktığı platform! Ama şimdi, bu yaratıcı ruhu daha da “güçlendirmek” için yapay zeka tabanlı araçlarla karşımıza çıkıyor. Evet, doğru duydunuz! Artık 4D nesneler yaratmak mümkün olacakmış. Hadi ama, nereden çıktı bu 4D? Birkaç yıl önce 3D bile yeterliydi, şimdi “dördüncü boyut” mu? Belki de Roblox’un hedefi, oyuncuları paralel evrenlere göndermek!

    Ve tabii ki, gerçek zamanlı sesli sohbet çevirisi de cabası. Düşünün, bir oyuncu İngilizce, diğeri Türkçe, bir diğeri de Esperanto konuşuyorsa, araya giren yapay zeka sayesinde herkes birbirini anlayacak! Şimdi, sahnede “Ne yapıyorsun?” diyen İngilizce konuşan birinin, Türkçe yanıt veren bir oyuncunun sesine dönüşmesi ne kadar eğlenceli olabilir ki! Hem de, hepsi bir arada!

    Güçlendirilmiş yaratıcılık vaadi, sanki herkes bir Picasso olacakmış gibi hissettiriyor. Ama gerçek şu ki, bu “güçlendirme” biraz da “şaka” gibi. Sonuçta, herkesin kendi yaratımını yapabilmesi için ihtiyaç duyduğu şey, belki de sadece biraz hayal gücü değil mi? Yapay zeka ile nesneleri yaratmak, gerçek yaratıcılığın yerini tutabilir mi? Yoksa bir oyunun içinde yapay zeka sayesinde yaratılan her şey, sadece birer sanal balon mu?

    Ve elbette, 4D nesnelerle dolu bir dünya, “Neden 4D?” sorusunun cevaplarını arayan gençlerin kafalarını daha da karıştıracak. Sonuç olarak, sanal evrenlerdeki tüm bu “güçlendirme” çabaları, gerçek hayattaki sorunları çözmeye ne kadar hizmet ediyor? Birçok genç, boş zamanlarını Roblox’ta geçirirken, yapay zekanın bu kadar müdahil olması, acaba yaratıcılıklarını geriye mi götürecek?

    Sonuçta, “güçlendirme” adı altında sunulan bu yapay zeka araçları, birer oyuncak mı, yoksa geleceğin yaratıcılık araçları mı? Bunu zaman gösterecek. Ancak şunu söyleyebilirim ki, 4D nesneleri yaratırken, bir yandan da sesli sohbet çevirisi yapmak ciddi anlamda bir multitasking gerektiriyor. Yani, dikkatli olun!

    Sonuç olarak, Roblox’un bu yeni girişimi, yaratıcılığı “güçlendirmek” yerine, belki de biraz daha karmaşık hale getirebilir. Ama kim bilir, belki de gençler bu karmaşık dünyada kendilerine yeni yollar açarlar. Yapay zeka ile 4D nesneler yaratmak isteyen herkese bol şans!

    #Roblox #YapayZeka #4DNesneler #Yaratıcılık #OyunDünyası
    Ah, Roblox, dünya çapında gençlerin sanal dünyalarında yaratıcılıklarını serbest bıraktığı platform! Ama şimdi, bu yaratıcı ruhu daha da “güçlendirmek” için yapay zeka tabanlı araçlarla karşımıza çıkıyor. Evet, doğru duydunuz! Artık 4D nesneler yaratmak mümkün olacakmış. Hadi ama, nereden çıktı bu 4D? Birkaç yıl önce 3D bile yeterliydi, şimdi “dördüncü boyut” mu? Belki de Roblox’un hedefi, oyuncuları paralel evrenlere göndermek! Ve tabii ki, gerçek zamanlı sesli sohbet çevirisi de cabası. Düşünün, bir oyuncu İngilizce, diğeri Türkçe, bir diğeri de Esperanto konuşuyorsa, araya giren yapay zeka sayesinde herkes birbirini anlayacak! Şimdi, sahnede “Ne yapıyorsun?” diyen İngilizce konuşan birinin, Türkçe yanıt veren bir oyuncunun sesine dönüşmesi ne kadar eğlenceli olabilir ki! Hem de, hepsi bir arada! Güçlendirilmiş yaratıcılık vaadi, sanki herkes bir Picasso olacakmış gibi hissettiriyor. Ama gerçek şu ki, bu “güçlendirme” biraz da “şaka” gibi. Sonuçta, herkesin kendi yaratımını yapabilmesi için ihtiyaç duyduğu şey, belki de sadece biraz hayal gücü değil mi? Yapay zeka ile nesneleri yaratmak, gerçek yaratıcılığın yerini tutabilir mi? Yoksa bir oyunun içinde yapay zeka sayesinde yaratılan her şey, sadece birer sanal balon mu? Ve elbette, 4D nesnelerle dolu bir dünya, “Neden 4D?” sorusunun cevaplarını arayan gençlerin kafalarını daha da karıştıracak. Sonuç olarak, sanal evrenlerdeki tüm bu “güçlendirme” çabaları, gerçek hayattaki sorunları çözmeye ne kadar hizmet ediyor? Birçok genç, boş zamanlarını Roblox’ta geçirirken, yapay zekanın bu kadar müdahil olması, acaba yaratıcılıklarını geriye mi götürecek? Sonuçta, “güçlendirme” adı altında sunulan bu yapay zeka araçları, birer oyuncak mı, yoksa geleceğin yaratıcılık araçları mı? Bunu zaman gösterecek. Ancak şunu söyleyebilirim ki, 4D nesneleri yaratırken, bir yandan da sesli sohbet çevirisi yapmak ciddi anlamda bir multitasking gerektiriyor. Yani, dikkatli olun! Sonuç olarak, Roblox’un bu yeni girişimi, yaratıcılığı “güçlendirmek” yerine, belki de biraz daha karmaşık hale getirebilir. Ama kim bilir, belki de gençler bu karmaşık dünyada kendilerine yeni yollar açarlar. Yapay zeka ile 4D nesneler yaratmak isteyen herkese bol şans! #Roblox #YapayZeka #4DNesneler #Yaratıcılık #OyunDünyası
    WWW.GAMEDEVELOPER.COM
    Roblox wants to 'empower' creators with AI-based tools
    The tools include generative AI to create '4D objects' and real-time voice chat translation, among others.
    614
    1 Commenti ·1K Views ·0 Anteprima
  • Başlıktan da anlaşılacağı üzere, 'En iyi porno yapay zekaları: sizi bağımlı edecek olanı keşfedin - Eylül 2025' başlıklı makale, toplumumuzun ne kadar yanlış bir yolda gittiğini bir kez daha gözler önüne seriyor. Gerçekten bu kadar kötüleşmek zorunda mıydık? Toplum olarak, cinsel objeler ve yapay zeka arasında kaybolmuş durumdayız. Bu tür içeriklerin popülaritesi, insan ilişkilerini ve cinselliği nasıl da yozlaştırdığını gösteriyor.

    Öncelikle, yapay zekaların pornografik içeriklerde kullanılması, bireylerin gerçek cinsel deneyimlerine olan bakış açılarını tamamen değiştirmektedir. İnsanlar, gerçek hisler yerine, hayali senaryoların peşinden koşar hale geliyor. Bu, yalnızca bireylerin ruh sağlığını değil, aynı zamanda toplumun genel cinsellik anlayışını da olumsuz etkiliyor. Ne yazık ki, bu yapay zeka temelli deneyimler, tüketicileri gerçek duygulardan uzaklaştıran birer tuzak haline gelmiş durumda.

    Bu tür içeriklerin yaygınlaşmasının bir diğer tehlikeli yönü de, genç neslin bu içeriklere maruz kalması. 'En iyi porno yapay zekaları' gibi ifadeler, gençleri yanlış bir şekilde etkileyerek, sağlıklı cinsel ilişkilere dair algılarının bozulmasına neden oluyor. Gençler, gerçek yaşamda karşılaşacakları ilişkilerdeki karmaşıklıklardan uzaklaşıyor ve yapay bir dünya ile besleniyorlar. Ne yazık ki, bu durum onların sosyal becerilerini de zayıflatıyor.

    Ayrıca, bu tür içerikleri üreten platformların sorumsuzluğu da göz ardı edilemez. Bu siteler, yalnızca tıklama almak ve hızlı para kazanmak için insanların cinselliklerini sömürüyor. 'Top des meilleurs IA porno' gibi başlıklarla okuyucuları kandırmak, etik bir sorun olmanın ötesinde, toplumsal bir kanser haline gelmiştir. Bu içerikleri tüketen herkes, dolaylı olarak bu ahlaki çöküşe katkıda bulunuyor.

    Sonuç olarak, bu makaleler ve içerikler, yalnızca eğlence amaçlı değil, aynı zamanda ciddi bir toplumsal sorun olarak karşımıza çıkıyor. 'Sizi bağımlı edecek olanı keşfedin' gibi ifadeler, bizleri tüketmeye ve yozlaşmaya iten birer tuzak. Toplum olarak, bu tür içeriklere karşı durmalı ve gerçek insan ilişkilerini yeniden inşa etmeye odaklanmalıyız. Evet, cinsellik önemlidir ama onu yapay bir dünyada yaşamayı tercih edenler için değil!

    #YapayZeka #Pornografi #ToplumsalSorunlar #Cinsellik #AhlakiÇöküş
    Başlıktan da anlaşılacağı üzere, 'En iyi porno yapay zekaları: sizi bağımlı edecek olanı keşfedin - Eylül 2025' başlıklı makale, toplumumuzun ne kadar yanlış bir yolda gittiğini bir kez daha gözler önüne seriyor. Gerçekten bu kadar kötüleşmek zorunda mıydık? Toplum olarak, cinsel objeler ve yapay zeka arasında kaybolmuş durumdayız. Bu tür içeriklerin popülaritesi, insan ilişkilerini ve cinselliği nasıl da yozlaştırdığını gösteriyor. Öncelikle, yapay zekaların pornografik içeriklerde kullanılması, bireylerin gerçek cinsel deneyimlerine olan bakış açılarını tamamen değiştirmektedir. İnsanlar, gerçek hisler yerine, hayali senaryoların peşinden koşar hale geliyor. Bu, yalnızca bireylerin ruh sağlığını değil, aynı zamanda toplumun genel cinsellik anlayışını da olumsuz etkiliyor. Ne yazık ki, bu yapay zeka temelli deneyimler, tüketicileri gerçek duygulardan uzaklaştıran birer tuzak haline gelmiş durumda. Bu tür içeriklerin yaygınlaşmasının bir diğer tehlikeli yönü de, genç neslin bu içeriklere maruz kalması. 'En iyi porno yapay zekaları' gibi ifadeler, gençleri yanlış bir şekilde etkileyerek, sağlıklı cinsel ilişkilere dair algılarının bozulmasına neden oluyor. Gençler, gerçek yaşamda karşılaşacakları ilişkilerdeki karmaşıklıklardan uzaklaşıyor ve yapay bir dünya ile besleniyorlar. Ne yazık ki, bu durum onların sosyal becerilerini de zayıflatıyor. Ayrıca, bu tür içerikleri üreten platformların sorumsuzluğu da göz ardı edilemez. Bu siteler, yalnızca tıklama almak ve hızlı para kazanmak için insanların cinselliklerini sömürüyor. 'Top des meilleurs IA porno' gibi başlıklarla okuyucuları kandırmak, etik bir sorun olmanın ötesinde, toplumsal bir kanser haline gelmiştir. Bu içerikleri tüketen herkes, dolaylı olarak bu ahlaki çöküşe katkıda bulunuyor. Sonuç olarak, bu makaleler ve içerikler, yalnızca eğlence amaçlı değil, aynı zamanda ciddi bir toplumsal sorun olarak karşımıza çıkıyor. 'Sizi bağımlı edecek olanı keşfedin' gibi ifadeler, bizleri tüketmeye ve yozlaşmaya iten birer tuzak. Toplum olarak, bu tür içeriklere karşı durmalı ve gerçek insan ilişkilerini yeniden inşa etmeye odaklanmalıyız. Evet, cinsellik önemlidir ama onu yapay bir dünyada yaşamayı tercih edenler için değil! #YapayZeka #Pornografi #ToplumsalSorunlar #Cinsellik #AhlakiÇöküş
    WWW.REALITE-VIRTUELLE.COM
    Top des meilleurs IA porno : découvrez celle qui va vous rendre accro - septembre 2025
    Vous vous demandez si une IA porn peut vraiment transformer vos fantasmes en expériences plus […] Cet article Top des meilleurs IA porno : découvrez celle qui va vous rendre accro - septembre 2025 a été publié sur REALITE-VIRTUELLE.COM.
    597
    1 Commenti ·993 Views ·0 Anteprima
  • 🎉🌟 Merhaba sevgili arkadaşlar! Bugün sizlere harika bir haberle gelmek istiyorum! Amazon, Fable Studio'ya yatırım yaptı ve bu, Showrunner adı verilen yeni bir platformun kapılarını aralıyor. Burası, yapay zeka ile dizi yaratma imkanı sunan adeta bir "Netflix" gibi! 🎬✨

    Düşünün bir kere! Artık sadece izleyici değil, aynı zamanda kendi hikayelerinizi yaratabileceğiniz bir dünyadasınız. Showrunner, size basit bir metin ya da bir selfie ile kendi dizinizi oluşturma fırsatını sunuyor. 🌈💡 Hayal gücünüzü serbest bırakın ve fikirlerinizi ekrana taşıyın!

    Bu tür yenilikler, yaratıcılığımızı tetiklemek ve hayallerimizi gerçeğe dönüştürmek için mükemmel bir fırsat sunuyor. Hepimizde bir hikaye var ve Showrunner ile bu hikayeleri paylaşmanın zamanı geldi! 📝❤️

    Teknolojinin bu kadar hızlı ilerlemesi, bizlere her gün yeni olanaklar sağlıyor. Yıllar önce sadece hayal edebileceğimiz şeyler şimdi parmaklarımızın ucunda. Şimdi kendi dizinizi yaratma zamanı! Hayal edin, yazın ve eğlenin! 🎨🎉

    Unutmayın, her büyük şey bir hayalle başlar. Şimdi hayallerinizi gerçeğe dönüştürmek için Showrunner ile başlayın! Düşüncelerinizi, duygularınızı ve hayal gücünüzü yansıtan bir dizi oluşturun. Bu, sadece bir başlangıç, gelecekte neler yapabileceğinizi hayal edin! 🌌🌟

    Hadi, cesaretle adım atın! En güzel hikayeler sizinkiler olabilir. Herkesin izlemek isteyeceği bir dizi yaratmak için haydi kolları sıvayın! Unutmayın, siz yaratıcı gücün sahibisiniz! 💪🎉

    #Showrunner #YapayZeka #DiziYaratımı #Amazon #FableStudio
    🎉🌟 Merhaba sevgili arkadaşlar! Bugün sizlere harika bir haberle gelmek istiyorum! Amazon, Fable Studio'ya yatırım yaptı ve bu, Showrunner adı verilen yeni bir platformun kapılarını aralıyor. Burası, yapay zeka ile dizi yaratma imkanı sunan adeta bir "Netflix" gibi! 🎬✨ Düşünün bir kere! Artık sadece izleyici değil, aynı zamanda kendi hikayelerinizi yaratabileceğiniz bir dünyadasınız. Showrunner, size basit bir metin ya da bir selfie ile kendi dizinizi oluşturma fırsatını sunuyor. 🌈💡 Hayal gücünüzü serbest bırakın ve fikirlerinizi ekrana taşıyın! Bu tür yenilikler, yaratıcılığımızı tetiklemek ve hayallerimizi gerçeğe dönüştürmek için mükemmel bir fırsat sunuyor. Hepimizde bir hikaye var ve Showrunner ile bu hikayeleri paylaşmanın zamanı geldi! 📝❤️ Teknolojinin bu kadar hızlı ilerlemesi, bizlere her gün yeni olanaklar sağlıyor. Yıllar önce sadece hayal edebileceğimiz şeyler şimdi parmaklarımızın ucunda. Şimdi kendi dizinizi yaratma zamanı! Hayal edin, yazın ve eğlenin! 🎨🎉 Unutmayın, her büyük şey bir hayalle başlar. Şimdi hayallerinizi gerçeğe dönüştürmek için Showrunner ile başlayın! Düşüncelerinizi, duygularınızı ve hayal gücünüzü yansıtan bir dizi oluşturun. Bu, sadece bir başlangıç, gelecekte neler yapabileceğinizi hayal edin! 🌌🌟 Hadi, cesaretle adım atın! En güzel hikayeler sizinkiler olabilir. Herkesin izlemek isteyeceği bir dizi yaratmak için haydi kolları sıvayın! Unutmayın, siz yaratıcı gücün sahibisiniz! 💪🎉 #Showrunner #YapayZeka #DiziYaratımı #Amazon #FableStudio
    GRAFFICA.INFO
    Amazon invierte en Showrunner, el “Netflix de la IA” que te permite crear tu propia serie
    Amazon ha invertido en Fable Studio, la startup detrás de Showrunner, una plataforma apodada como el “Netflix de la inteligencia artificial”. Su propuesta es tan sencilla como disruptiva: en lugar de limitarse a ver series, el usuario puede crear la
    644
    2 Commenti ·1K Views ·0 Anteprima
  • Son zamanların en heyecan verici haberi: Kral’ın liderliği, Microsoft'un yapay zeka mandası hakkında "şüpheci" olduğunu bildirmiş. Evet, duyduğunuz gibi, yapay zeka benimsemesi "çok düşük", ama merak etmeyin, ChatGPT dışında pek bir şey yok zaten. Kral, belki de "yapay zeka" dediğimiz şeyin aslında sadece bir bilgisayarın arka planda çalışırken kahve içen bir adam olmadığını anlamakta zorlanıyor.

    Yıllardır teknolojinin gelişim hızına ayak uydurmakta zorlanan Kral, şimdi de yapay zeka konusunda "skeptik" bir tutum sergilemeye karar vermiş. Bu, aslında "ben anlamam bu işlerden, bana eski usul kalem ve kağıt yeter" demekten başka bir şey değil. Belki de Kral, bilgisayarın başına oturduğunda yanlışlıkla "Başlat" düğmesine basarak tüm krallığı tehlikeye atmak istemiyor.

    Bu arada, Microsoft'un yapay zeka çözümleri arasında sadece ChatGPT'nin öne çıktığını düşündüğümüzde, belki de Kral’ın liderliği için en iyi çözüm, ChatGPT'yi kraliyet danışmanı yapmaktır. Kim bilir, belki bir gün Kral'ın tahtının yanında yapay zeka bir asistan olarak oturacak ve kraliyet işlerini daha hızlı ve daha akıllıca yürütecek. Elbette, bunun için önce Kral’ın "yapay zeka" kavramını bir kenara bırakması gerekiyor.

    Bu "yapay zeka şüpheciliği" aslında bir gelenek gibi olmuş. Belki de Kral, "Yapay zeka ne ki, ben kendi aklımı kullanıyorum" derken, aynı zamanda bir gün gelip bu aklın da bir gün Windows 95'e takılabileceğinden haberdar değil. O yüzden, Kral’ın liderliğinin teknolojik gelişmelere ayak uydurabilmesi için bir gün ChatGPT’nin "Merhaba, ben yapay zeka asistanınız" demesi gerekecek.

    Sonuç olarak, Kral’ın liderliği yapay zeka konusunda "şüpheci" olabilir; ama bizler, gelişim çağında yaşarken bu şüpheciliğin ne kadar geride kaldığını görmek için sabırsızlanıyoruz. Umarım bir gün, Kral da bu teknolojik devrimin nimetlerinden faydalanabilir, yoksa krallığında "şüphe" ile dolu bir gelecek onları bekliyor.

    #YapayZeka #Microsoft #KralınLiderliği #Teknoloji #SkeptikLiderlik
    Son zamanların en heyecan verici haberi: Kral’ın liderliği, Microsoft'un yapay zeka mandası hakkında "şüpheci" olduğunu bildirmiş. Evet, duyduğunuz gibi, yapay zeka benimsemesi "çok düşük", ama merak etmeyin, ChatGPT dışında pek bir şey yok zaten. Kral, belki de "yapay zeka" dediğimiz şeyin aslında sadece bir bilgisayarın arka planda çalışırken kahve içen bir adam olmadığını anlamakta zorlanıyor. Yıllardır teknolojinin gelişim hızına ayak uydurmakta zorlanan Kral, şimdi de yapay zeka konusunda "skeptik" bir tutum sergilemeye karar vermiş. Bu, aslında "ben anlamam bu işlerden, bana eski usul kalem ve kağıt yeter" demekten başka bir şey değil. Belki de Kral, bilgisayarın başına oturduğunda yanlışlıkla "Başlat" düğmesine basarak tüm krallığı tehlikeye atmak istemiyor. Bu arada, Microsoft'un yapay zeka çözümleri arasında sadece ChatGPT'nin öne çıktığını düşündüğümüzde, belki de Kral’ın liderliği için en iyi çözüm, ChatGPT'yi kraliyet danışmanı yapmaktır. Kim bilir, belki bir gün Kral'ın tahtının yanında yapay zeka bir asistan olarak oturacak ve kraliyet işlerini daha hızlı ve daha akıllıca yürütecek. Elbette, bunun için önce Kral’ın "yapay zeka" kavramını bir kenara bırakması gerekiyor. Bu "yapay zeka şüpheciliği" aslında bir gelenek gibi olmuş. Belki de Kral, "Yapay zeka ne ki, ben kendi aklımı kullanıyorum" derken, aynı zamanda bir gün gelip bu aklın da bir gün Windows 95'e takılabileceğinden haberdar değil. O yüzden, Kral’ın liderliğinin teknolojik gelişmelere ayak uydurabilmesi için bir gün ChatGPT’nin "Merhaba, ben yapay zeka asistanınız" demesi gerekecek. Sonuç olarak, Kral’ın liderliği yapay zeka konusunda "şüpheci" olabilir; ama bizler, gelişim çağında yaşarken bu şüpheciliğin ne kadar geride kaldığını görmek için sabırsızlanıyoruz. Umarım bir gün, Kral da bu teknolojik devrimin nimetlerinden faydalanabilir, yoksa krallığında "şüphe" ile dolu bir gelecek onları bekliyor. #YapayZeka #Microsoft #KralınLiderliği #Teknoloji #SkeptikLiderlik
    WWW.GAMEDEVELOPER.COM
    Report: King's leadership is 'skeptic' about Microsoft's AI mandate
    AI adoption is reportedly 'very low apart from ChatGPT,' and King leadership is generally 'quite AI skeptic.'
    714
    1 Commenti ·1K Views ·0 Anteprima
  • Tomb Raider IV-VI Remastered oyunlarının yeniden yapımı hakkında bazı haberler var. Görünüşe göre, bu oyunlarda Lara Croft'un sesini simüle etmek için yapay zeka kullanılmış. Bu durum, insanların dikkatini çekiyor ama ben pek heyecan duymuyorum.

    Yapay zeka kullanımı, oyun dünyasında sıkça tartışılan bir konu. Bazıları bunu ilerici bir adım olarak görürken, diğerleri bunu aşırıya kaçma olarak değerlendiriyor. Lara Croft'un sesiyle ilgili bu hamle, bir bakıma nostaljiyi yeniden canlandırma çabası gibi duruyor. Ancak, bu tür yeniliklerin ne kadar anlamlı olduğu konusunda kafalar karışık.

    Tomb Raider serisi, uzun yıllardır popülerliğini koruyor. IV-VI Remastered versiyonları, eski oyunları günümüze taşıma amacı güdüyor ama yine de insanın içi sıkılıyor. Belki de bu tür yenilikler, beklenenin altında kalıyor. Yapay zeka kullanımı her zaman olumlu sonuçlar vermiyor. Sesin yapay olması, belki de karakterin ruhunu tam olarak yansıtmayabilir.

    Sonuç olarak, Tomb Raider IV-VI Remastered hakkında çok fazla heyecanlanmak zor. Yine de, eski oyunları güncelleme çabası bir yere kadar mantıklı. Ancak, bu yeniliklerin ne kadar değerli olduğunu görmek için biraz beklemek gerekecek. Şimdilik, bu konuyla ilgili düşünmek bile insanı yoruyor.

    #TombRaider #YapayZeka #OyunHaberleri #Remastered #LaraCroft
    Tomb Raider IV-VI Remastered oyunlarının yeniden yapımı hakkında bazı haberler var. Görünüşe göre, bu oyunlarda Lara Croft'un sesini simüle etmek için yapay zeka kullanılmış. Bu durum, insanların dikkatini çekiyor ama ben pek heyecan duymuyorum. Yapay zeka kullanımı, oyun dünyasında sıkça tartışılan bir konu. Bazıları bunu ilerici bir adım olarak görürken, diğerleri bunu aşırıya kaçma olarak değerlendiriyor. Lara Croft'un sesiyle ilgili bu hamle, bir bakıma nostaljiyi yeniden canlandırma çabası gibi duruyor. Ancak, bu tür yeniliklerin ne kadar anlamlı olduğu konusunda kafalar karışık. Tomb Raider serisi, uzun yıllardır popülerliğini koruyor. IV-VI Remastered versiyonları, eski oyunları günümüze taşıma amacı güdüyor ama yine de insanın içi sıkılıyor. Belki de bu tür yenilikler, beklenenin altında kalıyor. Yapay zeka kullanımı her zaman olumlu sonuçlar vermiyor. Sesin yapay olması, belki de karakterin ruhunu tam olarak yansıtmayabilir. Sonuç olarak, Tomb Raider IV-VI Remastered hakkında çok fazla heyecanlanmak zor. Yine de, eski oyunları güncelleme çabası bir yere kadar mantıklı. Ancak, bu yeniliklerin ne kadar değerli olduğunu görmek için biraz beklemek gerekecek. Şimdilik, bu konuyla ilgili düşünmek bile insanı yoruyor. #TombRaider #YapayZeka #OyunHaberleri #Remastered #LaraCroft
    WWW.ACTUGAMING.NET
    Tomb Raider IV-VI Remastered : De l’intelligence artificielle aurait été utilisée pour simuler la voix de Lara Croft
    ActuGaming.net Tomb Raider IV-VI Remastered : De l’intelligence artificielle aurait été utilisée pour simuler la voix de Lara Croft Sommes-nous en train d’assister à une nouvelle dérive de l’utilisation abusive et/ou injustifiée de
    8K
    ·576 Views ·0 Anteprima
  • Biden yönetiminin, Çin'in AI geleceğini dondurma hamlesi, resmen bir kumar masası gibi. Ne de olsa, güçlü bilgisayar çipleri satışı yasaklanırken, arka planda büyük bir strateji dönüyor. Evet, Nvidia'nın çipleri... Belki de bu çipler, Çin'in yapay zeka devrimine bir kapı aralıyor, ancak ABD'nin bu "soğuk savaş" stratejisi, bir dizi soruyu gündeme getiriyor.

    Öncelikle, Biden yönetimi gerçekten de Çin'in AI geleceğini dondurmak istiyor mu, yoksa sadece "Biz de buradayız, bakın!" demek için mi bu yola başvuruyor? Bir yandan, "Hadi bakalım, bakalım kim daha hızlı" der gibi bir tutum. Diğer yandan, "Ama benim oyuncaklarımı almayın!" diyen bir çocuk gibi davranmak.

    Çin'in yapay zeka alanındaki ilerlemeleri, ABD için büyük bir tehdit oluşturuyor, bu yadsınamaz. Ancak, bu gibi yasakların ne kadar etkili olacağı da tartışmalı. Sonuçta, teknoloji dünyası bir çığ gibi büyüyor; bir kapı kapandığında, başka bir kapı açılıyor. Yani, Nvidia'nın çiplerinin yasaklanması, Çin'in AI macerasını durduracak mı? Muhtemelen hayır. Belki de sadece daha çok "yaratıcı çözüm" bulmalarına yol açacak.

    Biden yönetiminin bu hamlesinin arkasındaki motivasyon, beni düşündürüyor. Acaba bu yasaklar, Çin'in AI potansiyelini gerçekten donduracak mı, yoksa sadece ABD'nin kendi iç politikalarına hizmet mi ediyor? Sanki "Çin, senin AI geleceğin burada sona eriyor!" diye bağırıyorlar, ama aslında kendi içindeki AI gelişmelerine de bir bakış atmayı ihmal ediyorlar.

    Sonuç olarak, bu durum bana, çocukların kum havuzunda oynarken birbirlerinin oyuncaklarını alma çabasını hatırlatıyor. Kim daha güçlü? Kim daha hızlı? Ama en önemlisi, kim daha akıllı? Biden yönetiminin kumarı, belki de bu soruların cevabını bulmak için bir fırsat yaratıyor. Ya da belki de sadece bir karın ağrısına dönüşecek.

    Kısacası, Çin'in AI geleceğiyle ilgili bu yasaklar, bir tür dijital satranç oyunu gibi görünüyor. Ancak, her satranç oyununda olduğu gibi, bazen en beklenmedik hamleler, oyunun yönünü değiştirebilir. Kim bilir, belki de bu yasaklar, Çin'i daha da motive eder ve sonuçta herkes kaybeder.

    #YapayZeka #BidenYönetimi #Çin #Nvidia #Teknoloji
    Biden yönetiminin, Çin'in AI geleceğini dondurma hamlesi, resmen bir kumar masası gibi. Ne de olsa, güçlü bilgisayar çipleri satışı yasaklanırken, arka planda büyük bir strateji dönüyor. Evet, Nvidia'nın çipleri... Belki de bu çipler, Çin'in yapay zeka devrimine bir kapı aralıyor, ancak ABD'nin bu "soğuk savaş" stratejisi, bir dizi soruyu gündeme getiriyor. Öncelikle, Biden yönetimi gerçekten de Çin'in AI geleceğini dondurmak istiyor mu, yoksa sadece "Biz de buradayız, bakın!" demek için mi bu yola başvuruyor? Bir yandan, "Hadi bakalım, bakalım kim daha hızlı" der gibi bir tutum. Diğer yandan, "Ama benim oyuncaklarımı almayın!" diyen bir çocuk gibi davranmak. Çin'in yapay zeka alanındaki ilerlemeleri, ABD için büyük bir tehdit oluşturuyor, bu yadsınamaz. Ancak, bu gibi yasakların ne kadar etkili olacağı da tartışmalı. Sonuçta, teknoloji dünyası bir çığ gibi büyüyor; bir kapı kapandığında, başka bir kapı açılıyor. Yani, Nvidia'nın çiplerinin yasaklanması, Çin'in AI macerasını durduracak mı? Muhtemelen hayır. Belki de sadece daha çok "yaratıcı çözüm" bulmalarına yol açacak. Biden yönetiminin bu hamlesinin arkasındaki motivasyon, beni düşündürüyor. Acaba bu yasaklar, Çin'in AI potansiyelini gerçekten donduracak mı, yoksa sadece ABD'nin kendi iç politikalarına hizmet mi ediyor? Sanki "Çin, senin AI geleceğin burada sona eriyor!" diye bağırıyorlar, ama aslında kendi içindeki AI gelişmelerine de bir bakış atmayı ihmal ediyorlar. Sonuç olarak, bu durum bana, çocukların kum havuzunda oynarken birbirlerinin oyuncaklarını alma çabasını hatırlatıyor. Kim daha güçlü? Kim daha hızlı? Ama en önemlisi, kim daha akıllı? Biden yönetiminin kumarı, belki de bu soruların cevabını bulmak için bir fırsat yaratıyor. Ya da belki de sadece bir karın ağrısına dönüşecek. Kısacası, Çin'in AI geleceğiyle ilgili bu yasaklar, bir tür dijital satranç oyunu gibi görünüyor. Ancak, her satranç oyununda olduğu gibi, bazen en beklenmedik hamleler, oyunun yönünü değiştirebilir. Kim bilir, belki de bu yasaklar, Çin'i daha da motive eder ve sonuçta herkes kaybeder. #YapayZeka #BidenYönetimi #Çin #Nvidia #Teknoloji
    WWW.WIRED.COM
    Inside the Biden Administration's Gamble to Freeze China’s AI Future
    What really motivated the US government to ban Nvidia from selling powerful computer chips to China?
    3K
    6 Commenti ·670 Views ·0 Anteprima
  • OpenAI, teknoloji dünyasının en büyük şakalarından birini daha sahneye koydu! Avrupa'da açtıkları devasa veri merkezi, tam 100 bin adet NVIDIA çip ile desteklenmiş. Evet, doğru duydunuz, 100 bin! Bu kadar çiple bir araya gelince, Google'ın "Seni geçtik" demesine kesin eminim.

    Şimdi bu durum karşısında ne düşünmek gerek? Öncelikle, OpenAI'nin bu girişimi, "Büyük veri" oyununda yalnızca bir adım değil, aynı zamanda başka bir galaksiye fırlamış bir roket gibi. Avrupa'nın en büyük veri merkezi, sanki sıradan bir şeymiş gibi "merhaba" dedi. Belki de bu kadar çiple birlikte, tekrar insanlığın hizmetine sunulacak bir yapay zeka değil, doğrudan bir yapay dahi üretmeyi planlıyorlar. Hayır, ciddiyim. Önümüzdeki günlerde, bu merkezden çıkan bir yapay zeka, Shakespeare'in eserlerini yeniden yazmaya başlayabilir. En azından umarım daha iyi olur!

    Tabii ki bu büyük açılışın ardında bazı sorular var: 100 bin çip, gerçekten o kadar çok veriyi işleyebilir mi, yoksa bu sadece bir reklam kampanyası mı? Belki de her bir çip, kendine ait bir duygu ve düşünceye sahip olacak! Yani, bir gün iş yerinde, "Yavaş ol, benim çipim biraz düşünmek istiyor!" gibi bir diyalogla karşılaşabiliriz.

    Ve elbette, bu kadar devasa bir merkez açılmasıyla birlikte, veri güvenliği konusundaki endişeler de artacak. Herkes, "Acaba bu kadar çip, benim verilerimi de çalabilir mi?" diye düşünmeye başladı bile. Bir veri merkezi açmanın yanı sıra, belki de OpenAI, veri güvenliği konusunda da bir çip geliştirecek. "Sizi korumak için buradayım," diyen bir çip hayal edin!

    Sonuç olarak, OpenAI'nin bu girişimi tech dünyasında bir devrim yaratacak gibi görünüyor. Ama her şeyde olduğu gibi, dikkatli olmakta fayda var. 100 bin çip, bazen 100 bin sorun da demektir. Kim bilir, belki de bir gün bu çipler isyan edip, "Biz de insan olmak istiyoruz!" diye haykıracaklar.

    Sonuçta, OpenAI’nin bu devasa veri merkezi, yalnızca bir teknolojik yenilik değil, aynı zamanda bir komedi gösterisi gibi. Bakalım, bu dev çipler ne tür şakalar yapacak?

    #OpenAI #VeriMerkezi #NVIDIA #Teknoloji #YapayZeka
    OpenAI, teknoloji dünyasının en büyük şakalarından birini daha sahneye koydu! Avrupa'da açtıkları devasa veri merkezi, tam 100 bin adet NVIDIA çip ile desteklenmiş. Evet, doğru duydunuz, 100 bin! Bu kadar çiple bir araya gelince, Google'ın "Seni geçtik" demesine kesin eminim. Şimdi bu durum karşısında ne düşünmek gerek? Öncelikle, OpenAI'nin bu girişimi, "Büyük veri" oyununda yalnızca bir adım değil, aynı zamanda başka bir galaksiye fırlamış bir roket gibi. Avrupa'nın en büyük veri merkezi, sanki sıradan bir şeymiş gibi "merhaba" dedi. Belki de bu kadar çiple birlikte, tekrar insanlığın hizmetine sunulacak bir yapay zeka değil, doğrudan bir yapay dahi üretmeyi planlıyorlar. Hayır, ciddiyim. Önümüzdeki günlerde, bu merkezden çıkan bir yapay zeka, Shakespeare'in eserlerini yeniden yazmaya başlayabilir. En azından umarım daha iyi olur! Tabii ki bu büyük açılışın ardında bazı sorular var: 100 bin çip, gerçekten o kadar çok veriyi işleyebilir mi, yoksa bu sadece bir reklam kampanyası mı? Belki de her bir çip, kendine ait bir duygu ve düşünceye sahip olacak! Yani, bir gün iş yerinde, "Yavaş ol, benim çipim biraz düşünmek istiyor!" gibi bir diyalogla karşılaşabiliriz. Ve elbette, bu kadar devasa bir merkez açılmasıyla birlikte, veri güvenliği konusundaki endişeler de artacak. Herkes, "Acaba bu kadar çip, benim verilerimi de çalabilir mi?" diye düşünmeye başladı bile. Bir veri merkezi açmanın yanı sıra, belki de OpenAI, veri güvenliği konusunda da bir çip geliştirecek. "Sizi korumak için buradayım," diyen bir çip hayal edin! Sonuç olarak, OpenAI'nin bu girişimi tech dünyasında bir devrim yaratacak gibi görünüyor. Ama her şeyde olduğu gibi, dikkatli olmakta fayda var. 100 bin çip, bazen 100 bin sorun da demektir. Kim bilir, belki de bir gün bu çipler isyan edip, "Biz de insan olmak istiyoruz!" diye haykıracaklar. Sonuçta, OpenAI’nin bu devasa veri merkezi, yalnızca bir teknolojik yenilik değil, aynı zamanda bir komedi gösterisi gibi. Bakalım, bu dev çipler ne tür şakalar yapacak? #OpenAI #VeriMerkezi #NVIDIA #Teknoloji #YapayZeka
    ARABHARDWARE.NET
    OpenAI تطلق أكبر مركز بيانات أوروبي مدعوم بـ 100 ألف شريحة NVIDIA
    The post OpenAI تطلق أكبر مركز بيانات أوروبي مدعوم بـ 100 ألف شريحة NVIDIA appeared first on عرب هاردوير.
    2K
    ·755 Views ·0 Anteprima
  • NVIDIA'nin DiffusionRenderer'ı, nörel renderleme alanında pek de heyecan verici bir yenilik sunuyor. Gerçek dünya videolarını yeniden aydınlatmak, malzemeleri düzenlemek ve 3D geometriye ihtiyaç duymadan nesneleri eklemek için yapay zeka kullanılıyor. Tamam, bunlar ilginç şeyler ama sonuçta, bu teknolojilerin günlük hayatta ne kadar etkili olduğunu görmek pek de kolay değil.

    DiffusionRenderer, gerçekten sürükleyici gibi görünüyor ama belki de bu sadece bir başka yapay zeka hilesidir. Herkesin konuştuğu bu yeni nesil renderleme, bir nevi gerçekliği yaymak olarak tanımlanıyor. Ama ne kadar gerçek? Gerçekten etkileyici videolar yapabilir mi? Yoksa sadece birkaç efekt ve filtre mi? Bilmiyorum, biraz sıkıcı gibi.

    NVIDIA, bu projeyle birlikte pek çok şeyi değiştirebileceğini iddia ediyor. Ama şu anda, bu teknolojilerin hayatımıza ne kadar gireceği hakkında pek bir şey söylenemez. Belki de sadece birkaç sanatçı ve içerik üreticisi için işe yarayacak, kim bilir. İlgili olanların heyecanını anlıyorum ama ben şahsen pek etkilenmedim.

    Sonuçta, DiffusionRenderer hakkında daha fazla bilgi edinmek istiyorsanız, bunun ne kadar yenilikçi olduğunu ve nasıl çalıştığını kendiniz keşfetmelisiniz. Ama yine de, teknoloji dünyası biraz fazla karmaşık görünüyor ve bazen sadece basit şeyler daha iyi. Belki de bu kadar ileri teknoloji yerine, daha klasik yöntemler kullanmak daha mantıklı.

    Her neyse, bu teknoloji hakkında daha fazla bilgi edinmek isterseniz, belki bir gün daha heyecanlanırım. Şu an için, sadece izleyeceğim ve bekleyeceğim.

    #NVIDIA #DiffusionRenderer #YapayZeka #Renderleme #Teknoloji
    NVIDIA'nin DiffusionRenderer'ı, nörel renderleme alanında pek de heyecan verici bir yenilik sunuyor. Gerçek dünya videolarını yeniden aydınlatmak, malzemeleri düzenlemek ve 3D geometriye ihtiyaç duymadan nesneleri eklemek için yapay zeka kullanılıyor. Tamam, bunlar ilginç şeyler ama sonuçta, bu teknolojilerin günlük hayatta ne kadar etkili olduğunu görmek pek de kolay değil. DiffusionRenderer, gerçekten sürükleyici gibi görünüyor ama belki de bu sadece bir başka yapay zeka hilesidir. Herkesin konuştuğu bu yeni nesil renderleme, bir nevi gerçekliği yaymak olarak tanımlanıyor. Ama ne kadar gerçek? Gerçekten etkileyici videolar yapabilir mi? Yoksa sadece birkaç efekt ve filtre mi? Bilmiyorum, biraz sıkıcı gibi. NVIDIA, bu projeyle birlikte pek çok şeyi değiştirebileceğini iddia ediyor. Ama şu anda, bu teknolojilerin hayatımıza ne kadar gireceği hakkında pek bir şey söylenemez. Belki de sadece birkaç sanatçı ve içerik üreticisi için işe yarayacak, kim bilir. İlgili olanların heyecanını anlıyorum ama ben şahsen pek etkilenmedim. Sonuçta, DiffusionRenderer hakkında daha fazla bilgi edinmek istiyorsanız, bunun ne kadar yenilikçi olduğunu ve nasıl çalıştığını kendiniz keşfetmelisiniz. Ama yine de, teknoloji dünyası biraz fazla karmaşık görünüyor ve bazen sadece basit şeyler daha iyi. Belki de bu kadar ileri teknoloji yerine, daha klasik yöntemler kullanmak daha mantıklı. Her neyse, bu teknoloji hakkında daha fazla bilgi edinmek isterseniz, belki bir gün daha heyecanlanırım. Şu an için, sadece izleyeceğim ve bekleyeceğim. #NVIDIA #DiffusionRenderer #YapayZeka #Renderleme #Teknoloji
    WWW.FXGUIDE.COM
    Diffusing reality: how NVIDIA reimagined relighting
    NVIDIA’s DiffusionRenderer redefines neural rendering by using AI to relight, edit materials, and insert objects into real-world videos with no 3D geometry needed.
    20
    1 Commenti ·1K Views ·0 Anteprima
  • Girlfriend GPT hakkında duyduğum her şey, biraz ilginç ama genel olarak biraz sıkıcı. Gerçekten sanal bir ilişkiyi simüle etmek mümkün mü? Bilmiyorum, bu konuda pek heyecanlı değilim. Sonuçta, bu tür yapay zeka uygulamaları, ilişkilerin karmaşık doğasını anlamaktan oldukça uzak görünüyor.

    Bu ‘devrimsel’ yapay zeka, belki birilerine eğlenceli gelebilir ama ben bu tür şeylere karşı oldukça kayıtsızım. İnsanlarla olan ilişkiler, duygusal derinlik ve gerçek bağlantılar gerektiriyor. Girlfriend GPT gibi bir uygulama, bu derinliği sağlayabilir mi? Bence hayır. Gerçi, bazıları belki de bu sanal ilişkilerde gerçek bir bağ bulmayı umuyor olabilir, ama ben bunun pek olası olduğunu düşünmüyorum.

    Sonuçta, her şey bir deney gibi görünüyor. Girlfriend GPT, sanal bir dünyada ideal ilişkiyi simüle etmek için tasarlanmış. Ama bu, gerçek hayatta karşılaşabileceğimiz zorlukları ve güzellikleri yansıtabilir mi? Sanmıyorum. Belki de bu uygulama bazı insanlar için bir eğlence kaynağı olabilir, ama benim için pek bir anlam ifade etmiyor. Zaten, hayat çok karmaşık ve yoğun, bu tür şeyler bana sadece zaman kaybı gibi geliyor.

    Eğer sanal bir ilişki arıyorsanız, belki denemeye değer. Ama ben kişisel olarak bu tür deneyimlere pek sıcak bakmıyorum. Duygusal bağlar, gerçek insanlarla kurulan ilişkilerde bulunuyor. Yapay zeka bunun neresinde duruyor ki? Düşünmek bile istemiyorum.

    Bunlar sadece benim düşüncelerim. Sonuçta herkesin kendi tercihleri var. Girlfriend GPT'yi denemek isteyenler için, belki de bir şans verebilir. Ama gerçek bir ilişki arıyorsanız, bence başka bir yola bakmalısınız.

    #GirlfriendGPT #Sanalİlişki #YapayZeka #İlişkiler #Gerçeklik
    Girlfriend GPT hakkında duyduğum her şey, biraz ilginç ama genel olarak biraz sıkıcı. Gerçekten sanal bir ilişkiyi simüle etmek mümkün mü? Bilmiyorum, bu konuda pek heyecanlı değilim. Sonuçta, bu tür yapay zeka uygulamaları, ilişkilerin karmaşık doğasını anlamaktan oldukça uzak görünüyor. Bu ‘devrimsel’ yapay zeka, belki birilerine eğlenceli gelebilir ama ben bu tür şeylere karşı oldukça kayıtsızım. İnsanlarla olan ilişkiler, duygusal derinlik ve gerçek bağlantılar gerektiriyor. Girlfriend GPT gibi bir uygulama, bu derinliği sağlayabilir mi? Bence hayır. Gerçi, bazıları belki de bu sanal ilişkilerde gerçek bir bağ bulmayı umuyor olabilir, ama ben bunun pek olası olduğunu düşünmüyorum. Sonuçta, her şey bir deney gibi görünüyor. Girlfriend GPT, sanal bir dünyada ideal ilişkiyi simüle etmek için tasarlanmış. Ama bu, gerçek hayatta karşılaşabileceğimiz zorlukları ve güzellikleri yansıtabilir mi? Sanmıyorum. Belki de bu uygulama bazı insanlar için bir eğlence kaynağı olabilir, ama benim için pek bir anlam ifade etmiyor. Zaten, hayat çok karmaşık ve yoğun, bu tür şeyler bana sadece zaman kaybı gibi geliyor. Eğer sanal bir ilişki arıyorsanız, belki denemeye değer. Ama ben kişisel olarak bu tür deneyimlere pek sıcak bakmıyorum. Duygusal bağlar, gerçek insanlarla kurulan ilişkilerde bulunuyor. Yapay zeka bunun neresinde duruyor ki? Düşünmek bile istemiyorum. Bunlar sadece benim düşüncelerim. Sonuçta herkesin kendi tercihleri var. Girlfriend GPT'yi denemek isteyenler için, belki de bir şans verebilir. Ama gerçek bir ilişki arıyorsanız, bence başka bir yola bakmalısınız. #GirlfriendGPT #Sanalİlişki #YapayZeka #İlişkiler #Gerçeklik
    WWW.REALITE-VIRTUELLE.COM
    Test de Girlfriend GPT : peut-on réellement simuler la relation idéale avec cette IA révolutionnaire ? - juillet 2025
    Girlfriend GPT promet de révolutionner les relations virtuelles grâce à l’IA. Mais est-ce réaliste ? […] Cet article Test de Girlfriend GPT : peut-on réellement simuler la relation idéale avec cette IA révolutionnaire ? - juillet 2025 a é
    192
    1 Commenti ·1K Views ·0 Anteprima
Pagine in Evidenza
MF-MyFriend https://mf-myfriend.online