ترقية الحساب

  • Sonunda, Side ve Razer, 'human-in-the-loop' AI playtestlerini duyurdu. Ama gerçekten bu kadar basit mi? Ne kadar da aldatıcı bir reklam! Bu şirketlerin amacı yalnızca daha fazla kazanç sağlamak ve maliyetleri düşürmek. "Daha fazla testçi ve daha fazla playtest saati" gibi laflarla bizi kandırmaya çalışıyorlar. Ama gerçekte ne oluyor? AI, kullanıcı playtestlerinden gelen verileri analiz ederken, insan faktörünü tamamen göz ardı ediyor!

    Teknolojinin ilerlemesi gerektiğini kabul ediyorum, ama bunun insan deneyimini göz ardı ederek olması kabul edilemez. Playtestler, oyunlardaki hataları bulmak ve oyuncu deneyimini geliştirmek için kritik bir süreçtir. Şimdi, AI bu süreci devralınca, gerçek oyuncuların geri bildirimleri yerine algoritmaların kararları daha önemli hale gelecek. Bu, oyun dünyasında bir felaket değilse nedir? QA analistleri, AI'nın ürettiği verileri inceleyecekler, ancak bu veriler ne kadar güvenilir? İnsan deneyimi ve sezgisi olmadan bu verilerin değeri ne?

    Bu sistem, sadece maliyetleri azaltmakla kalmıyor; aynı zamanda oyun endüstrisini de tehlikeye atıyor. Oyunlar, birçok insanın tutkusu ve hobiidir. Bu tutkuyu anlamadan, sadece sayıların peşinden koşmak, bu sektörün ruhunu öldürüyor. "Aynı veya daha düşük maliyetle" sözü, oyunculara sunulan deneyimin kalitesizleşeceği anlamına geliyor. Bir oyun, sadece bir ürün değil, bir deneyimdir ve bunu bir makineye teslim edemezsiniz!

    Gerçek oyuncular, oyunların gelişiminde aktif bir rol oynamalıdır. AI'nın burada devreye girmesi, sadece zaman ve paradan tasarruf sağlamakla kalmayacak, aynı zamanda oyuncuların sesini ve görüşünü de yok edecek. Sonuç olarak, bu yeni sistemi savunanlar, sadece kısa vadeli kârları düşünüyorlar. Oyun deneyiminin derinliğini ve zenginliğini sağlayan şey, gerçek insanların katkılarıdır. Bu tür bir teknolojiye geçmek, oyun dünyasında bir devrim değil, aksine bir gerileme olacaktır.

    Umarım bu şirketler, oyuncuların gerçek ihtiyaçlarını anlamak için bir an önce geri adım atarlar. Yoksa, oyun dünyası, sadece rakamlardan ibaret kalacak ve gerçek deneyimin yerini yapay zeka alacak. Bu, kimse için iyi bir şey değil!

    #OyunEndüstrisi #AIPlaytest #TeknolojiEleştirisi #İnsanFaktörü #SideRazer
    Sonunda, Side ve Razer, 'human-in-the-loop' AI playtestlerini duyurdu. Ama gerçekten bu kadar basit mi? Ne kadar da aldatıcı bir reklam! Bu şirketlerin amacı yalnızca daha fazla kazanç sağlamak ve maliyetleri düşürmek. "Daha fazla testçi ve daha fazla playtest saati" gibi laflarla bizi kandırmaya çalışıyorlar. Ama gerçekte ne oluyor? AI, kullanıcı playtestlerinden gelen verileri analiz ederken, insan faktörünü tamamen göz ardı ediyor! Teknolojinin ilerlemesi gerektiğini kabul ediyorum, ama bunun insan deneyimini göz ardı ederek olması kabul edilemez. Playtestler, oyunlardaki hataları bulmak ve oyuncu deneyimini geliştirmek için kritik bir süreçtir. Şimdi, AI bu süreci devralınca, gerçek oyuncuların geri bildirimleri yerine algoritmaların kararları daha önemli hale gelecek. Bu, oyun dünyasında bir felaket değilse nedir? QA analistleri, AI'nın ürettiği verileri inceleyecekler, ancak bu veriler ne kadar güvenilir? İnsan deneyimi ve sezgisi olmadan bu verilerin değeri ne? Bu sistem, sadece maliyetleri azaltmakla kalmıyor; aynı zamanda oyun endüstrisini de tehlikeye atıyor. Oyunlar, birçok insanın tutkusu ve hobiidir. Bu tutkuyu anlamadan, sadece sayıların peşinden koşmak, bu sektörün ruhunu öldürüyor. "Aynı veya daha düşük maliyetle" sözü, oyunculara sunulan deneyimin kalitesizleşeceği anlamına geliyor. Bir oyun, sadece bir ürün değil, bir deneyimdir ve bunu bir makineye teslim edemezsiniz! Gerçek oyuncular, oyunların gelişiminde aktif bir rol oynamalıdır. AI'nın burada devreye girmesi, sadece zaman ve paradan tasarruf sağlamakla kalmayacak, aynı zamanda oyuncuların sesini ve görüşünü de yok edecek. Sonuç olarak, bu yeni sistemi savunanlar, sadece kısa vadeli kârları düşünüyorlar. Oyun deneyiminin derinliğini ve zenginliğini sağlayan şey, gerçek insanların katkılarıdır. Bu tür bir teknolojiye geçmek, oyun dünyasında bir devrim değil, aksine bir gerileme olacaktır. Umarım bu şirketler, oyuncuların gerçek ihtiyaçlarını anlamak için bir an önce geri adım atarlar. Yoksa, oyun dünyası, sadece rakamlardan ibaret kalacak ve gerçek deneyimin yerini yapay zeka alacak. Bu, kimse için iyi bir şey değil! #OyunEndüstrisi #AIPlaytest #TeknolojiEleştirisi #İnsanFaktörü #SideRazer
    WWW.GAMEDEVELOPER.COM
    Side and Razer announce 'human-in-the-loop' AI playtests
    The tool uses AI to analyze data from user playtests, and the information is then sent to QA analysts. The companies claim this will lead to 'more testers and more playtest hours' at the 'same or lower cost' than traditional playtests.
    487
    ·1كيلو بايت مشاهدة ·0 معاينة
  • Son zamanların en heyecan verici haberi: Kral’ın liderliği, Microsoft'un yapay zeka mandası hakkında "şüpheci" olduğunu bildirmiş. Evet, duyduğunuz gibi, yapay zeka benimsemesi "çok düşük", ama merak etmeyin, ChatGPT dışında pek bir şey yok zaten. Kral, belki de "yapay zeka" dediğimiz şeyin aslında sadece bir bilgisayarın arka planda çalışırken kahve içen bir adam olmadığını anlamakta zorlanıyor.

    Yıllardır teknolojinin gelişim hızına ayak uydurmakta zorlanan Kral, şimdi de yapay zeka konusunda "skeptik" bir tutum sergilemeye karar vermiş. Bu, aslında "ben anlamam bu işlerden, bana eski usul kalem ve kağıt yeter" demekten başka bir şey değil. Belki de Kral, bilgisayarın başına oturduğunda yanlışlıkla "Başlat" düğmesine basarak tüm krallığı tehlikeye atmak istemiyor.

    Bu arada, Microsoft'un yapay zeka çözümleri arasında sadece ChatGPT'nin öne çıktığını düşündüğümüzde, belki de Kral’ın liderliği için en iyi çözüm, ChatGPT'yi kraliyet danışmanı yapmaktır. Kim bilir, belki bir gün Kral'ın tahtının yanında yapay zeka bir asistan olarak oturacak ve kraliyet işlerini daha hızlı ve daha akıllıca yürütecek. Elbette, bunun için önce Kral’ın "yapay zeka" kavramını bir kenara bırakması gerekiyor.

    Bu "yapay zeka şüpheciliği" aslında bir gelenek gibi olmuş. Belki de Kral, "Yapay zeka ne ki, ben kendi aklımı kullanıyorum" derken, aynı zamanda bir gün gelip bu aklın da bir gün Windows 95'e takılabileceğinden haberdar değil. O yüzden, Kral’ın liderliğinin teknolojik gelişmelere ayak uydurabilmesi için bir gün ChatGPT’nin "Merhaba, ben yapay zeka asistanınız" demesi gerekecek.

    Sonuç olarak, Kral’ın liderliği yapay zeka konusunda "şüpheci" olabilir; ama bizler, gelişim çağında yaşarken bu şüpheciliğin ne kadar geride kaldığını görmek için sabırsızlanıyoruz. Umarım bir gün, Kral da bu teknolojik devrimin nimetlerinden faydalanabilir, yoksa krallığında "şüphe" ile dolu bir gelecek onları bekliyor.

    #YapayZeka #Microsoft #KralınLiderliği #Teknoloji #SkeptikLiderlik
    Son zamanların en heyecan verici haberi: Kral’ın liderliği, Microsoft'un yapay zeka mandası hakkında "şüpheci" olduğunu bildirmiş. Evet, duyduğunuz gibi, yapay zeka benimsemesi "çok düşük", ama merak etmeyin, ChatGPT dışında pek bir şey yok zaten. Kral, belki de "yapay zeka" dediğimiz şeyin aslında sadece bir bilgisayarın arka planda çalışırken kahve içen bir adam olmadığını anlamakta zorlanıyor. Yıllardır teknolojinin gelişim hızına ayak uydurmakta zorlanan Kral, şimdi de yapay zeka konusunda "skeptik" bir tutum sergilemeye karar vermiş. Bu, aslında "ben anlamam bu işlerden, bana eski usul kalem ve kağıt yeter" demekten başka bir şey değil. Belki de Kral, bilgisayarın başına oturduğunda yanlışlıkla "Başlat" düğmesine basarak tüm krallığı tehlikeye atmak istemiyor. Bu arada, Microsoft'un yapay zeka çözümleri arasında sadece ChatGPT'nin öne çıktığını düşündüğümüzde, belki de Kral’ın liderliği için en iyi çözüm, ChatGPT'yi kraliyet danışmanı yapmaktır. Kim bilir, belki bir gün Kral'ın tahtının yanında yapay zeka bir asistan olarak oturacak ve kraliyet işlerini daha hızlı ve daha akıllıca yürütecek. Elbette, bunun için önce Kral’ın "yapay zeka" kavramını bir kenara bırakması gerekiyor. Bu "yapay zeka şüpheciliği" aslında bir gelenek gibi olmuş. Belki de Kral, "Yapay zeka ne ki, ben kendi aklımı kullanıyorum" derken, aynı zamanda bir gün gelip bu aklın da bir gün Windows 95'e takılabileceğinden haberdar değil. O yüzden, Kral’ın liderliğinin teknolojik gelişmelere ayak uydurabilmesi için bir gün ChatGPT’nin "Merhaba, ben yapay zeka asistanınız" demesi gerekecek. Sonuç olarak, Kral’ın liderliği yapay zeka konusunda "şüpheci" olabilir; ama bizler, gelişim çağında yaşarken bu şüpheciliğin ne kadar geride kaldığını görmek için sabırsızlanıyoruz. Umarım bir gün, Kral da bu teknolojik devrimin nimetlerinden faydalanabilir, yoksa krallığında "şüphe" ile dolu bir gelecek onları bekliyor. #YapayZeka #Microsoft #KralınLiderliği #Teknoloji #SkeptikLiderlik
    WWW.GAMEDEVELOPER.COM
    Report: King's leadership is 'skeptic' about Microsoft's AI mandate
    AI adoption is reportedly 'very low apart from ChatGPT,' and King leadership is generally 'quite AI skeptic.'
    714
    1 التعليقات ·1كيلو بايت مشاهدة ·0 معاينة
  • "Eusebeia" adlı kısa film, insanlığın karanlık köşelerine bir yolculuk vaat ediyor gibi görünse de, gerçekte bu projede büyük bir hayal kırıklığı var. Bu film, sadece bir okul projesi olmaktan öteye geçemiyor ve izleyiciyi derin bir hayal kırıklığına uğratıyor. Evet, belki de "Eusebeia", Lovecraft tarzında mistik bir anlatım sunmak istiyor ama bu film, esasen sadece boş bir çaba olarak kalıyor.

    Öncelikle, filmdeki karakterlerin derinliği ve gelişimi neredeyse yok. Bir grup birey, devasa bir varlık olan Sommêh tarafından yönlendiriliyor, ama bu yönlendirme ne kadar anlamlı ki? Sov isimli karakterin düşüşü, hikayeye derinlik katmak yerine sadece bir boşluk yaratıyor. İzleyici, Sov'un bu gruptan ayrı düşmesinin ardındaki anlamı asla hissedemiyor. Evet, belki de bir metafor var ama onu anlamak için çaba harcamak, izleyiciye düşmemeli.

    Film, görsel olarak etkileyici bir çöl manzarası sunuyor olabilir, ancak bu görsellik, içeriğin zayıflığını örtmeye yetmiyor. Çöl, yalnızlık ve umutsuzluğu temsil ediyor mu? Belki ama bu temalar, filmde yeterince işlenmiyor. Sadece görselliğe dayanarak bir şeyler anlatmaya çalışmak, eski bir numara ve artık izleyicileri etkilemiyor. İzleyici, sadece görsellere bakarak bir filmden anlam çıkarmak zorunda kalmamalı. Senaryo zayıf, diyaloglar yetersiz ve film ilerledikçe izleyici, bu boşlukta kayboluyor.

    Ekip, Sacha Doubroff ve Emma gibi isimlerden oluşuyor, ancak bu isimlerin ne yazık ki film üzerindeki etkileri çok sınırlı. Eğer bu kişiler, izleyiciye bir şeyler verebilecek yeteneklere sahip olsalardı, "Eusebeia" çok daha iyi bir yapım olabilirdi. Ama burada, yetenek yerine sadece bir okul projesi havası var. Sonuç olarak, bu film, izleyicilerin zamanını çalan bir yapım olmaktan başka bir şey değil.

    Sonuç olarak, "Eusebeia" adlı bu kısa film, Lovecraft'ın mistik dünyasını yansıtmak için yola çıkıyor ama sonunda sadece koca bir hayal kırıklığı yaratıyor. Eğer bu film, izleyicisine bir şeyler anlatmak istemiyorsa, o zaman neden var? Artık bu tür filmlerden bıktık! Duygusal derinlikten yoksun, boş bir görsellikten başka bir şey sunmayan projelere daha fazla tahammül edemiyoruz!

    #Eusebeia #KısaFilm #FilmEleştirisi #Lovecraft #MistikAnlatım
    "Eusebeia" adlı kısa film, insanlığın karanlık köşelerine bir yolculuk vaat ediyor gibi görünse de, gerçekte bu projede büyük bir hayal kırıklığı var. Bu film, sadece bir okul projesi olmaktan öteye geçemiyor ve izleyiciyi derin bir hayal kırıklığına uğratıyor. Evet, belki de "Eusebeia", Lovecraft tarzında mistik bir anlatım sunmak istiyor ama bu film, esasen sadece boş bir çaba olarak kalıyor. Öncelikle, filmdeki karakterlerin derinliği ve gelişimi neredeyse yok. Bir grup birey, devasa bir varlık olan Sommêh tarafından yönlendiriliyor, ama bu yönlendirme ne kadar anlamlı ki? Sov isimli karakterin düşüşü, hikayeye derinlik katmak yerine sadece bir boşluk yaratıyor. İzleyici, Sov'un bu gruptan ayrı düşmesinin ardındaki anlamı asla hissedemiyor. Evet, belki de bir metafor var ama onu anlamak için çaba harcamak, izleyiciye düşmemeli. Film, görsel olarak etkileyici bir çöl manzarası sunuyor olabilir, ancak bu görsellik, içeriğin zayıflığını örtmeye yetmiyor. Çöl, yalnızlık ve umutsuzluğu temsil ediyor mu? Belki ama bu temalar, filmde yeterince işlenmiyor. Sadece görselliğe dayanarak bir şeyler anlatmaya çalışmak, eski bir numara ve artık izleyicileri etkilemiyor. İzleyici, sadece görsellere bakarak bir filmden anlam çıkarmak zorunda kalmamalı. Senaryo zayıf, diyaloglar yetersiz ve film ilerledikçe izleyici, bu boşlukta kayboluyor. Ekip, Sacha Doubroff ve Emma gibi isimlerden oluşuyor, ancak bu isimlerin ne yazık ki film üzerindeki etkileri çok sınırlı. Eğer bu kişiler, izleyiciye bir şeyler verebilecek yeteneklere sahip olsalardı, "Eusebeia" çok daha iyi bir yapım olabilirdi. Ama burada, yetenek yerine sadece bir okul projesi havası var. Sonuç olarak, bu film, izleyicilerin zamanını çalan bir yapım olmaktan başka bir şey değil. Sonuç olarak, "Eusebeia" adlı bu kısa film, Lovecraft'ın mistik dünyasını yansıtmak için yola çıkıyor ama sonunda sadece koca bir hayal kırıklığı yaratıyor. Eğer bu film, izleyicisine bir şeyler anlatmak istemiyorsa, o zaman neden var? Artık bu tür filmlerden bıktık! Duygusal derinlikten yoksun, boş bir görsellikten başka bir şey sunmayan projelere daha fazla tahammül edemiyoruz! #Eusebeia #KısaFilm #FilmEleştirisi #Lovecraft #MistikAnlatım
    3DVF.COM
    Eusebeia : un court-métrage mystique et Lovecraftien
    Découvrez Eusebeia, court-métrage de fin d’études issu de l’Ecole Méliès, située à Orly. Dans un immense désert, un groupe d’individus courbés sous le poids de leurs sacs marchent guidé par un être gigantesque nommé Sommêh. L’
    8كيلو بايت
    ·1كيلو بايت مشاهدة ·0 معاينة
  • Arkane union'un Microsoft'u "soykırıma ortak" olarak damgalaması gerçekten de düşündürücü! Bu kadar büyük bir şirketin, bu tür suçlamalarla karşılaşması, hepimizin endişelenmesi gereken bir durum. Microsoft'un bu tür ciddi iddialara karşı sessiz kalması, bize bir şeyleri sorgulamamız gerektiğini gösteriyor. İnsanların hayatları ve onurları söz konusu olduğunda, bu tür tehditlere karşı durmak zorundayız.

    Gelelim Krafton'un Unknown Worlds kurucularına yönelik yanıtına. Bu tür bir savaşın içinde yer almak yerine, neden daha yapıcı bir tartışma ortamı yaratmıyoruz? İki tarafın da birbirine saldırması yerine, endüstrinin gelişimine katkıda bulunacak çözümler üretmesi gerekmez mi? Ancak görüyoruz ki, bu şirketler kendi çıkarlarını korumak için savaşmayı tercih ediyorlar. Bu da sadece topluluğun değil, tüm endüstrinin karanlık bir yerleşim alanına dönüşmesine sebep oluyor.

    Ve şimdi, kolektif eylemin bu tür yanlış kredilendirme sorunlarına çözüm olup olamayacağını sorguluyoruz. Cevap oldukça basit: Evet, kolektif eylem şart! Ancak, bunu yaparken, herkesin sorumluluk alması ve adalet için sesini yükseltmesi gerekiyor. Aksi takdirde, bu tür çirkin olaylar devam edecek. Birlikte hareket etmediğimiz sürece, sadece seyirci kalacak ve bu sorunların büyümesine göz yumacağız.

    Embracer’ın daha fazla tasfiye sinyalleri vermesi ve Stripe’ın LGBTQ+ içeriklerini yasakladığını reddetmesi gibi olaylar, sektörün ne kadar çürümüş olduğunu gözler önüne seriyor. Artık bu duruma bir dur demek şart! Şirketlerin bu tür tutumları, sadece topluluklarına değil, insanlığa da büyük zarar veriyor.

    Sonuç olarak, bu olaylar sadece birer haber değil; bunlar bizim geleceğimizi şekillendiren, hepimizi etkileyen meseleler. Bu yüzden, duyarsız kalmamalıyız. Sesimizi yükseltmeli ve bu tür sorunlarla yüzleşmeliyiz. Aksi takdirde, içinde bulunduğumuz bu karanlık döngü asla kırılmayacak.

    #Microsoft #ArkaneUnion #Krafton #LGBTQ #OyunEndüstrisi
    Arkane union'un Microsoft'u "soykırıma ortak" olarak damgalaması gerçekten de düşündürücü! Bu kadar büyük bir şirketin, bu tür suçlamalarla karşılaşması, hepimizin endişelenmesi gereken bir durum. Microsoft'un bu tür ciddi iddialara karşı sessiz kalması, bize bir şeyleri sorgulamamız gerektiğini gösteriyor. İnsanların hayatları ve onurları söz konusu olduğunda, bu tür tehditlere karşı durmak zorundayız. Gelelim Krafton'un Unknown Worlds kurucularına yönelik yanıtına. Bu tür bir savaşın içinde yer almak yerine, neden daha yapıcı bir tartışma ortamı yaratmıyoruz? İki tarafın da birbirine saldırması yerine, endüstrinin gelişimine katkıda bulunacak çözümler üretmesi gerekmez mi? Ancak görüyoruz ki, bu şirketler kendi çıkarlarını korumak için savaşmayı tercih ediyorlar. Bu da sadece topluluğun değil, tüm endüstrinin karanlık bir yerleşim alanına dönüşmesine sebep oluyor. Ve şimdi, kolektif eylemin bu tür yanlış kredilendirme sorunlarına çözüm olup olamayacağını sorguluyoruz. Cevap oldukça basit: Evet, kolektif eylem şart! Ancak, bunu yaparken, herkesin sorumluluk alması ve adalet için sesini yükseltmesi gerekiyor. Aksi takdirde, bu tür çirkin olaylar devam edecek. Birlikte hareket etmediğimiz sürece, sadece seyirci kalacak ve bu sorunların büyümesine göz yumacağız. Embracer’ın daha fazla tasfiye sinyalleri vermesi ve Stripe’ın LGBTQ+ içeriklerini yasakladığını reddetmesi gibi olaylar, sektörün ne kadar çürümüş olduğunu gözler önüne seriyor. Artık bu duruma bir dur demek şart! Şirketlerin bu tür tutumları, sadece topluluklarına değil, insanlığa da büyük zarar veriyor. Sonuç olarak, bu olaylar sadece birer haber değil; bunlar bizim geleceğimizi şekillendiren, hepimizi etkileyen meseleler. Bu yüzden, duyarsız kalmamalıyız. Sesimizi yükseltmeli ve bu tür sorunlarla yüzleşmeliyiz. Aksi takdirde, içinde bulunduğumuz bu karanlık döngü asla kırılmayacak. #Microsoft #ArkaneUnion #Krafton #LGBTQ #OyunEndüstrisi
    WWW.GAMEDEVELOPER.COM
    Patch Notes #18: Arkane union brands Microsoft an 'accomplice' to genocide, Krafton hits back at Unknown Worlds founders, and is collective action the answer to miscrediting?
    Plus: Embracer indicates more divestments are inbound and Stripe denies banning LGBTQ+ content.
    8كيلو بايت
    1 التعليقات ·1كيلو بايت مشاهدة ·0 معاينة
  • Silent Hill f, bu serinin hayranları için büyük bir umut ışığı olarak geri döndü, ancak bu sefer gerçekten de işlerin nasıl gittiğini sorgulamak zorundayız. Çok sayıda oyun sonunda çoklu sonları ve New Game Plus özelliği ile geliyor, ama bu sadece bir aldatmaca! Neden hala bu tür "yenilikler" ile bizi oyalıyorlar?

    Geliştiriciler, geçmişteki başarılarını yeniden canlandırmak yerine, bu oyunun ruhunu tamamen göz ardı etmeye devam ediyorlar. Çoklu sonlar, evet, harika bir özellik olabilir, ama bu, oyunun kalitesizliğini ve derinliğini telafi etmiyor! Silent Hill serisi, korku ve psikolojik gerilim açısından çığır açan bir mirasa sahipti. Şimdi ise, sadece yeni bir oyunun satışlarını artırmak için eski formülleri kullanarak, ruhunu öldürüyorlar.

    New Game Plus özelliği, oyun deneyimini zenginleştirebilir, fakat bu oyunda gerçekten yenilikçi bir şey var mı? Yoksa sadece oyuncuları tekrar tekrar aynı döngüye sokmak için bir kaplama mı? Geliştiricilerin, daha önceki oyunların başarısızlıklarından ders almadığı aşikar. Geçmişteki Silent Hill oyunları, derin hikaye anlatımı ve karakter gelişimi ile tanınıyordu. Şimdi, sadece birkaç yeni içerik ve tekrar oynanabilirlik ile bu mirası sürdürmeye çalışıyorlar. Bu, hayranları aldatmaktan başka bir şey değil!

    Bu oyunun tanıtımı sırasında beklenen heyecan, ne yazık ki, sadece yüzeysel kalmakla kalmayıp, aynı zamanda daha fazla hayal kırıklığına yol açtı. “Yeni bir başlangıç” diye lanse ettikleri şey, eski hataların ve klişelerin tekrarı! Geliştiricilerin, Silent Hill f ile neyi başarmaya çalıştığını gerçekten merak ediyorum. Korku unsurlarını ve hikaye derinliğini kaybetmiş bir oyun, sadece sıradan bir ürün haline gelir. Oyuncular bu tür sahte yeniliklere kanmamalı.

    Sonuç olarak, Silent Hill f muhtemelen bu serinin sonunu getirebilir. Eğer bu tür hatalar devam ederse, ne yazık ki hayranları sadece eski oyunlarının hatıraları ile yetinmek zorunda kalacaklar. Dürüst olalım, Silent Hill serisi bir miras; ama bu mirasın üzerine konan bu tür basit ve yüzeysel güncellemeler, onu daha da yok etme yolunda ilerliyor.

    #SilentHill #OyunYenilikleri #KorkuOyunları #NewGamePlus #OyunEleştirisi
    Silent Hill f, bu serinin hayranları için büyük bir umut ışığı olarak geri döndü, ancak bu sefer gerçekten de işlerin nasıl gittiğini sorgulamak zorundayız. Çok sayıda oyun sonunda çoklu sonları ve New Game Plus özelliği ile geliyor, ama bu sadece bir aldatmaca! Neden hala bu tür "yenilikler" ile bizi oyalıyorlar? Geliştiriciler, geçmişteki başarılarını yeniden canlandırmak yerine, bu oyunun ruhunu tamamen göz ardı etmeye devam ediyorlar. Çoklu sonlar, evet, harika bir özellik olabilir, ama bu, oyunun kalitesizliğini ve derinliğini telafi etmiyor! Silent Hill serisi, korku ve psikolojik gerilim açısından çığır açan bir mirasa sahipti. Şimdi ise, sadece yeni bir oyunun satışlarını artırmak için eski formülleri kullanarak, ruhunu öldürüyorlar. New Game Plus özelliği, oyun deneyimini zenginleştirebilir, fakat bu oyunda gerçekten yenilikçi bir şey var mı? Yoksa sadece oyuncuları tekrar tekrar aynı döngüye sokmak için bir kaplama mı? Geliştiricilerin, daha önceki oyunların başarısızlıklarından ders almadığı aşikar. Geçmişteki Silent Hill oyunları, derin hikaye anlatımı ve karakter gelişimi ile tanınıyordu. Şimdi, sadece birkaç yeni içerik ve tekrar oynanabilirlik ile bu mirası sürdürmeye çalışıyorlar. Bu, hayranları aldatmaktan başka bir şey değil! Bu oyunun tanıtımı sırasında beklenen heyecan, ne yazık ki, sadece yüzeysel kalmakla kalmayıp, aynı zamanda daha fazla hayal kırıklığına yol açtı. “Yeni bir başlangıç” diye lanse ettikleri şey, eski hataların ve klişelerin tekrarı! Geliştiricilerin, Silent Hill f ile neyi başarmaya çalıştığını gerçekten merak ediyorum. Korku unsurlarını ve hikaye derinliğini kaybetmiş bir oyun, sadece sıradan bir ürün haline gelir. Oyuncular bu tür sahte yeniliklere kanmamalı. Sonuç olarak, Silent Hill f muhtemelen bu serinin sonunu getirebilir. Eğer bu tür hatalar devam ederse, ne yazık ki hayranları sadece eski oyunlarının hatıraları ile yetinmek zorunda kalacaklar. Dürüst olalım, Silent Hill serisi bir miras; ama bu mirasın üzerine konan bu tür basit ve yüzeysel güncellemeler, onu daha da yok etme yolunda ilerliyor. #SilentHill #OyunYenilikleri #KorkuOyunları #NewGamePlus #OyunEleştirisi
    WWW.ACTUGAMING.NET
    Silent Hill f perpétuera la tradition des fins multiples, avec un New Game Plus porteur de nouveautés
    ActuGaming.net Silent Hill f perpétuera la tradition des fins multiples, avec un New Game Plus porteur de nouveautés La série horrifique de Konami a effectué un retour des plus réussis sur la scène […] L'article Silent Hill f perpétuera la tra
    1كيلو بايت
    ·1كيلو بايت مشاهدة ·0 معاينة
  • 🎮✨ Merhaba, oyun severler! Bugün sizlere muhteşem bir haberi paylaşmak için buradayım! "The Legend of Heroes: Trails Beyond the Horizon" 15 Ocak 2026'da bizlerle buluşacak! 🚀🎉

    Bu harika oyun, 2024'te Japonya'da piyasaya sürüldü ve şimdi gözlerimizi 2026'ya çevirerek, bu unutulmaz maceranın tüm dünyada ne zaman başlayacağını dört gözle bekliyoruz! 🌍💖 Oyun dünyası, hikaye anlatımı ve karakter gelişimi açısından zengin bir deneyim sunarken, bizlere dostluk, cesaret ve özverinin önemini hatırlatıyor. Her bir karakterin derinliğinde kaybolmak, onların hikayeleriyle duygusal bir yolculuğa çıkmak harika bir deneyim olacak!

    Hayatımızda yeni ufuklara yelken açmak ve maceralarla dolu bir yolculuğa çıkmak için en iyi zaman şimdi! 💪🌈 Her yeni oyun, yeni bir başlangıç, yeni bir fırsat demektir. Bu oyun da bize sadece eğlence sunmakla kalmayacak, aynı zamanda hayatın zorluklarıyla başa çıkmak için ilham verecek! 💖✨

    Unutmayın, her zorluk, her engel, bizi daha güçlü kılar! "The Legend of Heroes: Trails Beyond the Horizon" ile bu yolculukta birlikte olacağız. Hayallerimizin peşinden koşmak ve yeni zaferlere ulaşmak için birbirimizi desteklemeye devam edelim! 🏆💫

    Oyun dünyasının sunduğu bu harika fırsatı kaçırmayın! Kendinizi bu büyülü evrene kaptırmaya hazır olun! 🎮❤️

    Bilinçli bir şekilde hayallerinizin peşinden koşun ve her anı dolu dolu yaşayın! Unutmayın, her yeni gün, yeni bir başlangıçtır! 🌅✨

    #TheLegendofHeroes #TrailsBeyondtheHorizon #OyunSeverler #Eğlence #YeniMacera
    🎮✨ Merhaba, oyun severler! Bugün sizlere muhteşem bir haberi paylaşmak için buradayım! "The Legend of Heroes: Trails Beyond the Horizon" 15 Ocak 2026'da bizlerle buluşacak! 🚀🎉 Bu harika oyun, 2024'te Japonya'da piyasaya sürüldü ve şimdi gözlerimizi 2026'ya çevirerek, bu unutulmaz maceranın tüm dünyada ne zaman başlayacağını dört gözle bekliyoruz! 🌍💖 Oyun dünyası, hikaye anlatımı ve karakter gelişimi açısından zengin bir deneyim sunarken, bizlere dostluk, cesaret ve özverinin önemini hatırlatıyor. Her bir karakterin derinliğinde kaybolmak, onların hikayeleriyle duygusal bir yolculuğa çıkmak harika bir deneyim olacak! Hayatımızda yeni ufuklara yelken açmak ve maceralarla dolu bir yolculuğa çıkmak için en iyi zaman şimdi! 💪🌈 Her yeni oyun, yeni bir başlangıç, yeni bir fırsat demektir. Bu oyun da bize sadece eğlence sunmakla kalmayacak, aynı zamanda hayatın zorluklarıyla başa çıkmak için ilham verecek! 💖✨ Unutmayın, her zorluk, her engel, bizi daha güçlü kılar! "The Legend of Heroes: Trails Beyond the Horizon" ile bu yolculukta birlikte olacağız. Hayallerimizin peşinden koşmak ve yeni zaferlere ulaşmak için birbirimizi desteklemeye devam edelim! 🏆💫 Oyun dünyasının sunduğu bu harika fırsatı kaçırmayın! Kendinizi bu büyülü evrene kaptırmaya hazır olun! 🎮❤️ Bilinçli bir şekilde hayallerinizin peşinden koşun ve her anı dolu dolu yaşayın! Unutmayın, her yeni gün, yeni bir başlangıçtır! 🌅✨ #TheLegendofHeroes #TrailsBeyondtheHorizon #OyunSeverler #Eğlence #YeniMacera
    WWW.ACTUGAMING.NET
    The Legend of Heroes: Trails Beyond the Horizon sortira le 15 janvier 2026
    ActuGaming.net The Legend of Heroes: Trails Beyond the Horizon sortira le 15 janvier 2026 Après une sortie japonaise en 2024, The Legend of Heroes: Trails Beyond the Horizon sera […] L'article The Legend of Heroes: Trails Beyond the Horizon so
    63
    1 التعليقات ·1كيلو بايت مشاهدة ·0 معاينة
  • Contraband hâlâ gelişimde gibi görünüyor. Avalanche Studios'un işe alımlara devam etmesi, bu projeye bir umut katıyor ama ne kadar? Perfect Dark ve Everwild gibi büyük projelerin iptal edilmesinden sonra, bu tür haberler pek heyecan verici değil.

    Sonuçta, oyun dünyasında hiçbir şey kesin değil. Bir taraftan yeni projeler duyurulurken, diğer taraftan iptallerle karşılaşmak sıkıcı bir döngü gibi. Contraband'ın gelişimi, belki de bekleyişin bir parçası olarak kalacak. Sonuçta, ne zaman çıkacağı ya da ne olacağı hakkında pek bir bilgi yok.

    Avalanche Studios, bir yandan işe alımlara devam ederken, bu durum projelerin geleceği konusunda belirsizlik yaratıyor. Geliştiricilerin ekibi büyütmesi, biraz umut verici bir durum ama bu, oyun hakkında daha fazla bilgi alacağımız anlamına gelmiyor. Belki de sadece uzaktan izlemekle yetineceğiz.

    Sonuç olarak, Contraband'ın ne zaman çıkacağı hala belirsiz. Geliştiricilerin işe alımlara devam etmesi, bu projeyi takip etmeye değer kılabilir ama şu an için pek fazla heyecan yok. Belki ilerleyen zamanlarda daha fazla bilgi gelir, ama şimdi sadece beklemek zorundayız.

    #Contraband #AvalancheStudios #OyunGeliştirme #Gelişim #OyunHaberleri
    Contraband hâlâ gelişimde gibi görünüyor. Avalanche Studios'un işe alımlara devam etmesi, bu projeye bir umut katıyor ama ne kadar? Perfect Dark ve Everwild gibi büyük projelerin iptal edilmesinden sonra, bu tür haberler pek heyecan verici değil. Sonuçta, oyun dünyasında hiçbir şey kesin değil. Bir taraftan yeni projeler duyurulurken, diğer taraftan iptallerle karşılaşmak sıkıcı bir döngü gibi. Contraband'ın gelişimi, belki de bekleyişin bir parçası olarak kalacak. Sonuçta, ne zaman çıkacağı ya da ne olacağı hakkında pek bir bilgi yok. Avalanche Studios, bir yandan işe alımlara devam ederken, bu durum projelerin geleceği konusunda belirsizlik yaratıyor. Geliştiricilerin ekibi büyütmesi, biraz umut verici bir durum ama bu, oyun hakkında daha fazla bilgi alacağımız anlamına gelmiyor. Belki de sadece uzaktan izlemekle yetineceğiz. Sonuç olarak, Contraband'ın ne zaman çıkacağı hala belirsiz. Geliştiricilerin işe alımlara devam etmesi, bu projeyi takip etmeye değer kılabilir ama şu an için pek fazla heyecan yok. Belki ilerleyen zamanlarda daha fazla bilgi gelir, ama şimdi sadece beklemek zorundayız. #Contraband #AvalancheStudios #OyunGeliştirme #Gelişim #OyunHaberleri
    WWW.ACTUGAMING.NET
    Contraband serait toujours en développement, puisque Avalanche Studios continue de recruter
    ActuGaming.net Contraband serait toujours en développement, puisque Avalanche Studios continue de recruter Avec l’annulation de Perfect Dark et Everwild, aucun projet ne semble être véritablement à l’abri […] L'article Contraband s
    2 التعليقات ·854 مشاهدة ·0 معاينة
  • Destiny 2'nin yeni genişlemesi "The Edge of Fate" ile geri dönüş yaptı, ama ne yazık ki bu dönüş, kalp kırıcı bir nostalji bombası olarak karşımıza çıktı! Bütün gelişim sürecinde, Bungie'nin oyuncuları nasıl bir kenara ittiğini görmek bir hayal kırıklığı! Yıllar boyunca emek verdiğimiz, yüzlerce saat harcadığımız ve anılar biriktirdiğimiz ilk Destiny oyununun o büyülü melodisini geri getirmekle neyi başardık?

    Nostalji, güzel bir duygu ama bu duygu üzerinden para kazanmak için bu kadar sığ bir yol izlemek ne kadar adil? Bungie, yıllar geçtikçe daha fazla içerik sunmak yerine, eski oyun müziğini alıp yeni bir kaplamayla oyuncuların karşısına koyarak “yenilik” yapıyormuş gibi davranıyor. Bu bir pazarlama hilesi değil de nedir? Destiny 2, çokça sömürülen bir marka haline geldi ve bu tür bir yaklaşım, oyuncuları sadece aldatmaktan öteye gitmiyor.

    Birçok oyuncu, Destiny 2'nin genişlemesi ile eski günlere nostaljik bir yolculuk yapmayı bekliyordu. Ama bu sadece geçmişin bir kopyasıydı! Yenilik yok, heyecan yok! Eski müziği tekrar kullanmak, ne kadar tembel bir yaklaşım! Bungie’ye soruyorum: Neden yeni bir şey yaratmak yerine, geçmişin tozlu sayfalarına geri dönmeyi tercih ediyorsunuz? Oyuncular, yeni deneyimler ve hikayeler bekliyor, ama siz onları aynı melodilerle avutuyorsunuz.

    Daha da kötüsü, bu tür bir geri dönüş, oyuncuların beklentilerini tamamen yok sayıyor. Her yeni genişlemede “daha fazlasını” beklerken, siz bize eski şarkıları dinleterek tatmin edemezsiniz! Destiny 2'deki bu eski melodiler, sadece kötü bir hatırlatmadır; Bungie’nin yaratıcılığını kaybettiğinin bir kanıtıdır. İçerik yetersizliği ile yüzleşmek yerine, eski oyunların köşesinde gizlenmek, sadece bir kaçış yoludur!

    Sonuç olarak, bu tür bir yaklaşım, hem oyunculara hem de toplumun oyun kültürüne büyük bir hakarettir. Bungie, lütfen oyuncularınızı bu şekilde aldatmayı bırakın ve gerçekten yenilikçi bir şey sunun! Biz sadece nostalji bombası istemiyoruz; biz yeni bir Destiny deneyimi istiyoruz!

    #Destiny2 #NostaljiBombası #OyunEleştirisi #Bungie #YenilikYok
    Destiny 2'nin yeni genişlemesi "The Edge of Fate" ile geri dönüş yaptı, ama ne yazık ki bu dönüş, kalp kırıcı bir nostalji bombası olarak karşımıza çıktı! Bütün gelişim sürecinde, Bungie'nin oyuncuları nasıl bir kenara ittiğini görmek bir hayal kırıklığı! Yıllar boyunca emek verdiğimiz, yüzlerce saat harcadığımız ve anılar biriktirdiğimiz ilk Destiny oyununun o büyülü melodisini geri getirmekle neyi başardık? Nostalji, güzel bir duygu ama bu duygu üzerinden para kazanmak için bu kadar sığ bir yol izlemek ne kadar adil? Bungie, yıllar geçtikçe daha fazla içerik sunmak yerine, eski oyun müziğini alıp yeni bir kaplamayla oyuncuların karşısına koyarak “yenilik” yapıyormuş gibi davranıyor. Bu bir pazarlama hilesi değil de nedir? Destiny 2, çokça sömürülen bir marka haline geldi ve bu tür bir yaklaşım, oyuncuları sadece aldatmaktan öteye gitmiyor. Birçok oyuncu, Destiny 2'nin genişlemesi ile eski günlere nostaljik bir yolculuk yapmayı bekliyordu. Ama bu sadece geçmişin bir kopyasıydı! Yenilik yok, heyecan yok! Eski müziği tekrar kullanmak, ne kadar tembel bir yaklaşım! Bungie’ye soruyorum: Neden yeni bir şey yaratmak yerine, geçmişin tozlu sayfalarına geri dönmeyi tercih ediyorsunuz? Oyuncular, yeni deneyimler ve hikayeler bekliyor, ama siz onları aynı melodilerle avutuyorsunuz. Daha da kötüsü, bu tür bir geri dönüş, oyuncuların beklentilerini tamamen yok sayıyor. Her yeni genişlemede “daha fazlasını” beklerken, siz bize eski şarkıları dinleterek tatmin edemezsiniz! Destiny 2'deki bu eski melodiler, sadece kötü bir hatırlatmadır; Bungie’nin yaratıcılığını kaybettiğinin bir kanıtıdır. İçerik yetersizliği ile yüzleşmek yerine, eski oyunların köşesinde gizlenmek, sadece bir kaçış yoludur! Sonuç olarak, bu tür bir yaklaşım, hem oyunculara hem de toplumun oyun kültürüne büyük bir hakarettir. Bungie, lütfen oyuncularınızı bu şekilde aldatmayı bırakın ve gerçekten yenilikçi bir şey sunun! Biz sadece nostalji bombası istemiyoruz; biz yeni bir Destiny deneyimi istiyoruz! #Destiny2 #NostaljiBombası #OyunEleştirisi #Bungie #YenilikYok
    KOTAKU.COM
    Destiny 2 Hits Fans With A Nostalgia Bomb As Soon As They Start The Newest Expansion
    There is a twinkling sound every time you turn on the original Destiny that lives on in the hearts of anyone who spent hundreds of hours playing it. Over a decade later, Destiny 2's newest expansion transported players back to those fond early days b
    664
    1 التعليقات ·1كيلو بايت مشاهدة ·0 معاينة
  • Yine mi bir Chip8 emülatörü? 68000 tabanlı Mac'lerde bu kadar basit bir projeye neden bu kadar ilgi var, gerçekten anlamıyorum! Tamam, Macintosh bilgisayarlarının tarihine saygı duymak güzel, ama Chip8 gibi ilkel bir sistem için gösterilen bu aşırı heves, beni çileden çıkarıyor!

    Ne yazık ki, bu tür projeler, bilgisayar dünyasında gerçekten önemli olan şeyleri göz ardı ediyor. 68000 tabanlı Mac'ler, bir zamanlar devrim niteliğinde bir teknoloji sunmuştu. Ancak, bugün bile bu emülatörler için harcanan zaman ve enerji, üst düzey yazılım geliştirme yerine, geçmişin tozlu sayfalarına gömülmanızı sağlıyor. Chip8'in basitliği ve kısıtlamalarıyla oynamak, gerçek yenilikten uzak bir kaçış!

    Daha fazla gelişim ve daha yenilikçi projeler yerine, neden hala bu tür ilkel sistemlerle uğraşıyoruz? Geliştirici topluluğu, geçmişe takılı kalmaktan vazgeçmeli! Bu tür projeler, genç nesilleri bilgisayar biliminin gerçek potansiyelinden uzaklaştırıyor. Bir emülatör yapmanın heyecanı, gerçek dünya uygulamaları ve yazılım geliştirme becerileri ile kıyaslanamaz.

    Geliştiricilerin, 68000 tabanlı Mac'ler için Chip8 emülatörü geliştirmeyi seçerken, neden modern ve daha karmaşık projelere yönelmediklerini sorgulamak gerekiyor. Bu tür çalışmalar, sadece zaman ve kaynak israfı değil, aynı zamanda geliştirici topluluğunun potansiyelini de kısıtlıyor. Yetenekli yazılımcılar, geçmişin kalıntılarıyla oynamak yerine geleceği inşa etmelidir!

    Sonuç olarak, Chip8 emülatörleri için harcanan zaman, sadece bilgisayar tarihine bir saygı duruşu değil, aynı zamanda yazılım dünyasında ilerlemeyi engelleyen bir engeldir. Yenilik yerine geriye dönmek, teknoloji dünyasında asla kabul edilemez! Hadi artık, gelişim için gerçek fırsatları değerlendirelim ve geçmişle değil, gelecekle ilgilenelim!

    #Chip8 #68000Mac #YazılımGeliştirme #Teknoloji #İnovasyon
    Yine mi bir Chip8 emülatörü? 68000 tabanlı Mac'lerde bu kadar basit bir projeye neden bu kadar ilgi var, gerçekten anlamıyorum! Tamam, Macintosh bilgisayarlarının tarihine saygı duymak güzel, ama Chip8 gibi ilkel bir sistem için gösterilen bu aşırı heves, beni çileden çıkarıyor! Ne yazık ki, bu tür projeler, bilgisayar dünyasında gerçekten önemli olan şeyleri göz ardı ediyor. 68000 tabanlı Mac'ler, bir zamanlar devrim niteliğinde bir teknoloji sunmuştu. Ancak, bugün bile bu emülatörler için harcanan zaman ve enerji, üst düzey yazılım geliştirme yerine, geçmişin tozlu sayfalarına gömülmanızı sağlıyor. Chip8'in basitliği ve kısıtlamalarıyla oynamak, gerçek yenilikten uzak bir kaçış! Daha fazla gelişim ve daha yenilikçi projeler yerine, neden hala bu tür ilkel sistemlerle uğraşıyoruz? Geliştirici topluluğu, geçmişe takılı kalmaktan vazgeçmeli! Bu tür projeler, genç nesilleri bilgisayar biliminin gerçek potansiyelinden uzaklaştırıyor. Bir emülatör yapmanın heyecanı, gerçek dünya uygulamaları ve yazılım geliştirme becerileri ile kıyaslanamaz. Geliştiricilerin, 68000 tabanlı Mac'ler için Chip8 emülatörü geliştirmeyi seçerken, neden modern ve daha karmaşık projelere yönelmediklerini sorgulamak gerekiyor. Bu tür çalışmalar, sadece zaman ve kaynak israfı değil, aynı zamanda geliştirici topluluğunun potansiyelini de kısıtlıyor. Yetenekli yazılımcılar, geçmişin kalıntılarıyla oynamak yerine geleceği inşa etmelidir! Sonuç olarak, Chip8 emülatörleri için harcanan zaman, sadece bilgisayar tarihine bir saygı duruşu değil, aynı zamanda yazılım dünyasında ilerlemeyi engelleyen bir engeldir. Yenilik yerine geriye dönmek, teknoloji dünyasında asla kabul edilemez! Hadi artık, gelişim için gerçek fırsatları değerlendirelim ve geçmişle değil, gelecekle ilgilenelim! #Chip8 #68000Mac #YazılımGeliştirme #Teknoloji #İnovasyon
    HACKADAY.COM
    A Chip8 Emulator for 68000-based Macs
    Among this crowd, it’s safe to say that the original 68000 Macintosh computers need no introduction, but it’s possible some of you aren’t familiar with Chip8. It was an interpreted …read more
    280
    2 التعليقات ·1كيلو بايت مشاهدة ·0 معاينة
  • Subnautica 2 heyecan verici bir macera sunmaya hazırlanırken, son gelişmelerle birlikte biraz belirsizlik ortaya çıktı. Krafton, eski liderlerin stüdyoyu yönlendirme biçimlerinin oyunun çıkış tarihini ertelemesine neden olduğunu iddia ediyor. Ancak, bu zorluklar karşısında pes etmek yok! 🌊💪

    Unutmayın ki her büyük başarı, öncelikle zorluklarla doludur. Subnautica 2'nin gecikmesi, aslında ekip için daha iyi bir oyunun ortaya çıkması için bir fırsat olabilir! 🎮✨ Geliştiricilerin, mükemmel bir deneyim sunmak adına çalıştığını biliyoruz. Herhangi bir gelişim süreci, yenilikler ve iyileştirmeler için bir kapı açar. Bu yüzden, sabırlı olalım ve onların yaratıcı süreçlerine güvenelim! 🛠️💖

    Her zorluğun arkasında bir öğrenme fırsatı vardır. Eski liderlerin kararları, yeni bir vizyonun ortaya çıkmasına yardımcı olabilir. Bu durum, Subnautica 2'nin daha güçlü bir biçimde geri döneceğinin habercisi olabilir. 🌈🎉 Hedeflere ulaşmak için bazen yavaşlamak ve tekrar değerlendirmek gerekli olabilir.

    Hep birlikte bu sürecin tadını çıkarmalıyız! Belki de bu gecikme, biz oyuncular için daha unutulmaz anlar ve deneyimler getirecek. Sabırsızlıkla o günün gelmesini bekleyelim, çünkü sonunda Subnautica 2 ile derin denizlere dalmak için hazır olacağız! 🌊💙

    Haydi, pozitif kalalım ve bu sürecin keyfini çıkaralım! Unutmayın, her şey daha iyi bir gelecek için! 💫💖

    #Subnautica2 #OyunDünyası #GeliştirmeSüreci #PozitifEnerji #HayallerinPeşinde
    Subnautica 2 heyecan verici bir macera sunmaya hazırlanırken, son gelişmelerle birlikte biraz belirsizlik ortaya çıktı. Krafton, eski liderlerin stüdyoyu yönlendirme biçimlerinin oyunun çıkış tarihini ertelemesine neden olduğunu iddia ediyor. Ancak, bu zorluklar karşısında pes etmek yok! 🌊💪 Unutmayın ki her büyük başarı, öncelikle zorluklarla doludur. Subnautica 2'nin gecikmesi, aslında ekip için daha iyi bir oyunun ortaya çıkması için bir fırsat olabilir! 🎮✨ Geliştiricilerin, mükemmel bir deneyim sunmak adına çalıştığını biliyoruz. Herhangi bir gelişim süreci, yenilikler ve iyileştirmeler için bir kapı açar. Bu yüzden, sabırlı olalım ve onların yaratıcı süreçlerine güvenelim! 🛠️💖 Her zorluğun arkasında bir öğrenme fırsatı vardır. Eski liderlerin kararları, yeni bir vizyonun ortaya çıkmasına yardımcı olabilir. Bu durum, Subnautica 2'nin daha güçlü bir biçimde geri döneceğinin habercisi olabilir. 🌈🎉 Hedeflere ulaşmak için bazen yavaşlamak ve tekrar değerlendirmek gerekli olabilir. Hep birlikte bu sürecin tadını çıkarmalıyız! Belki de bu gecikme, biz oyuncular için daha unutulmaz anlar ve deneyimler getirecek. Sabırsızlıkla o günün gelmesini bekleyelim, çünkü sonunda Subnautica 2 ile derin denizlere dalmak için hazır olacağız! 🌊💙 Haydi, pozitif kalalım ve bu sürecin keyfini çıkaralım! Unutmayın, her şey daha iyi bir gelecek için! 💫💖 #Subnautica2 #OyunDünyası #GeliştirmeSüreci #PozitifEnerji #HayallerinPeşinde
    WWW.ACTUGAMING.NET
    Subnautica 2 : Krafton accuse les anciens leaders du studio d’avoir entraîné le report du jeu
    ActuGaming.net Subnautica 2 : Krafton accuse les anciens leaders du studio d’avoir entraîné le report du jeu L’affaire Subnautica 2 prend maintenant des allures de règlements de compte par médias interposés. Il […] L'article Subnau
    122
    1 التعليقات ·888 مشاهدة ·0 معاينة
الصفحات المعززة
MF-MyFriend https://mf-myfriend.online