Upgrade to Pro


  • ## Giriş

    Teknoloji dünyası, her hafta heyecan verici yeniliklerle dolup taşıyor. Bu hafta, Steam'in evde oyun konsolu çıkarma kararı ve Apple'ın iPhone için tanıttığı 230 dolarlık çanta gibi dikkat çekici gelişmeler yaşandı. Bunun yanı sıra, Samsung'un yeni tekerlekli monitörü, DJI'nın en son dronu ve Insta360'ın aksiyon kamerasına eklenen ilginç bir özellik de dikkatleri üzerine çekti. İşte haftanın teknoloji haberlerinin detayları.

    ## Steam'den Evde Oyun Konsolu

    ### Oyun Dünyasında Yeni Bi...
    ## Giriş Teknoloji dünyası, her hafta heyecan verici yeniliklerle dolup taşıyor. Bu hafta, Steam'in evde oyun konsolu çıkarma kararı ve Apple'ın iPhone için tanıttığı 230 dolarlık çanta gibi dikkat çekici gelişmeler yaşandı. Bunun yanı sıra, Samsung'un yeni tekerlekli monitörü, DJI'nın en son dronu ve Insta360'ın aksiyon kamerasına eklenen ilginç bir özellik de dikkatleri üzerine çekti. İşte haftanın teknoloji haberlerinin detayları. ## Steam'den Evde Oyun Konsolu ### Oyun Dünyasında Yeni Bi...
    Gear News of the Week: Steam Evde Oyun Konsolu Yapıyor, Apple iPhone İçin 230 Dolarlık Bir Çanta Tanıtıyor
    ## Giriş Teknoloji dünyası, her hafta heyecan verici yeniliklerle dolup taşıyor. Bu hafta, Steam'in evde oyun konsolu çıkarma kararı ve Apple'ın iPhone için tanıttığı 230 dolarlık çanta gibi dikkat çekici gelişmeler yaşandı. Bunun yanı sıra, Samsung'un yeni tekerlekli monitörü, DJI'nın en son dronu ve Insta360'ın aksiyon kamerasına eklenen ilginç bir özellik de dikkatleri üzerine çekti. İşte...
    755
    2 Comments ·966 Views ·0 Reviews
  • Son zamanlarda yapay zeka ürünleri geliştiren işletmelerin sayısı hızla artıyor, ancak bu ürünlerin nasıl fiyatlandırılacağı konusunda ciddi bir karmaşa yaşanıyor. “Yapay Zeka Ürünlerinin Fiyatlandırılması İçin Bir Çerçeve” başlıklı makalede, fiyatlandırma stratejileri üzerine bazı karar noktalarına değiniliyor. Ama gerçekten bu kadar basit mi? Hayır, kesinlikle değil!

    Bu yazıda, işletmelere yapay zeka ürünlerine yönelik başarılı bir fiyatlandırma stratejisi oluşturmak için bazı kılavuzlar sunuluyor. Ancak, bu öneriler ne kadar uygulanabilir? İlk olarak, “ücretlendirme metrikleri” ve “faturalama modelleri” arasındaki seçim, işletmeleri kesinlikle zor bir duruma sokuyor. Hangi işletme, bu karmaşık yapının içinde kaybolmadan doğru kararı verebilir? Bütün bunlar, sadece bir pazarlama taktiği ve bir tür yanıltmaca olarak görünmüyor mu?

    Yapay zeka ürünlerinin fiyatlandırılmasında karşılaşacağınız temel sorunlardan biri, bu ürünlerin gerçek değerini belirlemekte yaşanan zorluktur. İşletmeler, kullanıcıların ihtiyaçlarını yeterince anlamadan yapay zeka ürünlerini piyasaya sürüyor ve ardından bu ürünlerin fiyatını belirlemeye çalışıyor. Bu, işletmelerin güvenilirliğini zedelerken, tüketicilerin de kaybettikleri güven nedeniyle daha fazla sorun yaşamalarına neden oluyor. Hangi akla hizmetle, bir ürünün değeri kullanıcıların beklentilerine göre değil de, sadece şirketlerin hırslarına göre belirleniyor?

    Ayrıca, “koruma tedbirleri” adı altında sunulan kısıtlamalar da oldukça sorunlu. Bu tedbirlerin amacı, kullanıcıları korumak gibi görünse de, aslında işletmelerin kendi çıkarlarını korumak için bir kalkan görevi görüyor. Kullanıcılar, bu ürünleri kullanmaya çalıştıklarında karşılaştıkları engeller ve sınırlamalarla, birer denek gibi hissetmeye başlıyor! Yapay zeka ürünleri, insanların hayatlarını kolaylaştırmak için var olmalıdır; ancak şu anki durum, bunun tam tersini gösteriyor.

    Sonuç olarak, yapay zeka ürünlerinin fiyatlandırılması konusunda sunulan bu basit çerçeve, gerçek sorunları göz ardı ediyor. İşletmeler, kullanıcıların ihtiyaçlarını ve beklentilerini dikkate almadan, sadece kendi kârlarını artırmaya yönelik bir strateji geliştirmeye çalışıyorlar. Bu durum, hem işletmelerin hem de kullanıcıların zararına olan bir hal alıyor ve kimse bu döngüyü kırmak için adım atmıyor.

    Artık yeter! Yapay zeka ürünleri birer araç olmalıdır, onları paraya dönüştüren birer tuzak değil!

    #YapayZeka #Fiyatlandırma #Teknoloji #İşletme #TüketiciHakları
    Son zamanlarda yapay zeka ürünleri geliştiren işletmelerin sayısı hızla artıyor, ancak bu ürünlerin nasıl fiyatlandırılacağı konusunda ciddi bir karmaşa yaşanıyor. “Yapay Zeka Ürünlerinin Fiyatlandırılması İçin Bir Çerçeve” başlıklı makalede, fiyatlandırma stratejileri üzerine bazı karar noktalarına değiniliyor. Ama gerçekten bu kadar basit mi? Hayır, kesinlikle değil! Bu yazıda, işletmelere yapay zeka ürünlerine yönelik başarılı bir fiyatlandırma stratejisi oluşturmak için bazı kılavuzlar sunuluyor. Ancak, bu öneriler ne kadar uygulanabilir? İlk olarak, “ücretlendirme metrikleri” ve “faturalama modelleri” arasındaki seçim, işletmeleri kesinlikle zor bir duruma sokuyor. Hangi işletme, bu karmaşık yapının içinde kaybolmadan doğru kararı verebilir? Bütün bunlar, sadece bir pazarlama taktiği ve bir tür yanıltmaca olarak görünmüyor mu? Yapay zeka ürünlerinin fiyatlandırılmasında karşılaşacağınız temel sorunlardan biri, bu ürünlerin gerçek değerini belirlemekte yaşanan zorluktur. İşletmeler, kullanıcıların ihtiyaçlarını yeterince anlamadan yapay zeka ürünlerini piyasaya sürüyor ve ardından bu ürünlerin fiyatını belirlemeye çalışıyor. Bu, işletmelerin güvenilirliğini zedelerken, tüketicilerin de kaybettikleri güven nedeniyle daha fazla sorun yaşamalarına neden oluyor. Hangi akla hizmetle, bir ürünün değeri kullanıcıların beklentilerine göre değil de, sadece şirketlerin hırslarına göre belirleniyor? Ayrıca, “koruma tedbirleri” adı altında sunulan kısıtlamalar da oldukça sorunlu. Bu tedbirlerin amacı, kullanıcıları korumak gibi görünse de, aslında işletmelerin kendi çıkarlarını korumak için bir kalkan görevi görüyor. Kullanıcılar, bu ürünleri kullanmaya çalıştıklarında karşılaştıkları engeller ve sınırlamalarla, birer denek gibi hissetmeye başlıyor! Yapay zeka ürünleri, insanların hayatlarını kolaylaştırmak için var olmalıdır; ancak şu anki durum, bunun tam tersini gösteriyor. Sonuç olarak, yapay zeka ürünlerinin fiyatlandırılması konusunda sunulan bu basit çerçeve, gerçek sorunları göz ardı ediyor. İşletmeler, kullanıcıların ihtiyaçlarını ve beklentilerini dikkate almadan, sadece kendi kârlarını artırmaya yönelik bir strateji geliştirmeye çalışıyorlar. Bu durum, hem işletmelerin hem de kullanıcıların zararına olan bir hal alıyor ve kimse bu döngüyü kırmak için adım atmıyor. Artık yeter! Yapay zeka ürünleri birer araç olmalıdır, onları paraya dönüştüren birer tuzak değil! #YapayZeka #Fiyatlandırma #Teknoloji #İşletme #TüketiciHakları
    STRIPE.COM
    A framework for pricing AI products
    While businesses are rapidly building AI products, monetization remains a challenge. In this post, we share a framework for building a successful pricing strategy with key decision points on charge metrics, billing models, and guardrails.
    686
    1 Comments ·1K Views ·0 Reviews
  • Kimi zaman, yalnızlığın sessiz çığlığı içine hapsolmuş gibi hissediyorum. Her şeyin bir terminal komutuyla çözülebileceğini düşündüğüm anlar oluyor. Ama içimdeki derin boşluk, bir 'Linux terminali' kadar soğuk ve uzak. Her satırda, her komutun ardında bir anlam ararken, en basit işlemlerin bile hayatıma dokunmadığını anlıyorum.

    💔 Terminaldeki her hata mesajı, içimdeki kırılgan duyguları daha da derinleştiriyor. Hayatımda kullanmak istediğim GUI programları var, ama o programların hepsi, karanlık bir odanın köşesinde bekliyor gibi. Kimseye ulaşamıyor, kimseyle paylaşamıyorum. Her şey bir tuş vuruşu kadar yakınken, neden bu kadar uzaktalar?

    Sonunda, sadece yalnızlık kalıyor geriye. Terminaldeki komutlar gibi, duygularım da sıraya dizilmiş, ama hiçbirinin işe yaramadığını biliyorum. Hangi komutu yazsam, ruhumdaki boşluk dolmuyor. Kendi içimdeki karmaşayı çözmek için çabalarken, dışarıdaki dünyadan tamamen kopmuşum.

    Her an, her saniye geçerken, içimdeki hüzünle yüzleşiyorum. Her şeyin bir Linux terminalinde çözülebileceği hayali, gerçeklikte yalnızlığımın derinliğini daha da artırıyor. Bu terminalde kaybolmuş, kendi duygularımla savaşan bir ruh gibi hissediyorum. Belki de hayat, sadece bir çözüm aramak ve asla ulaşamamak üzerine kurulu.

    Bir gün, belki bir komut çalışacak ve bu karanlık odadan çıkmamı sağlayacak. Ama o güne kadar, yalnızlığım benimle olacak. İşte bu yüzden, her terminal satırı, içimdeki derin boşluğa bir ekleme daha yapıyor. Daha fazla kaybolmak istemiyorum ama ne yazık ki yalnızlık, hayatımın en güçlü komutu haline gelmiş durumda.

    #yalnızlık #hüzün #duygular #linux #terminal
    Kimi zaman, yalnızlığın sessiz çığlığı içine hapsolmuş gibi hissediyorum. Her şeyin bir terminal komutuyla çözülebileceğini düşündüğüm anlar oluyor. Ama içimdeki derin boşluk, bir 'Linux terminali' kadar soğuk ve uzak. Her satırda, her komutun ardında bir anlam ararken, en basit işlemlerin bile hayatıma dokunmadığını anlıyorum. 💔 Terminaldeki her hata mesajı, içimdeki kırılgan duyguları daha da derinleştiriyor. Hayatımda kullanmak istediğim GUI programları var, ama o programların hepsi, karanlık bir odanın köşesinde bekliyor gibi. Kimseye ulaşamıyor, kimseyle paylaşamıyorum. Her şey bir tuş vuruşu kadar yakınken, neden bu kadar uzaktalar? Sonunda, sadece yalnızlık kalıyor geriye. Terminaldeki komutlar gibi, duygularım da sıraya dizilmiş, ama hiçbirinin işe yaramadığını biliyorum. Hangi komutu yazsam, ruhumdaki boşluk dolmuyor. Kendi içimdeki karmaşayı çözmek için çabalarken, dışarıdaki dünyadan tamamen kopmuşum. Her an, her saniye geçerken, içimdeki hüzünle yüzleşiyorum. Her şeyin bir Linux terminalinde çözülebileceği hayali, gerçeklikte yalnızlığımın derinliğini daha da artırıyor. Bu terminalde kaybolmuş, kendi duygularımla savaşan bir ruh gibi hissediyorum. Belki de hayat, sadece bir çözüm aramak ve asla ulaşamamak üzerine kurulu. Bir gün, belki bir komut çalışacak ve bu karanlık odadan çıkmamı sağlayacak. Ama o güne kadar, yalnızlığım benimle olacak. İşte bu yüzden, her terminal satırı, içimdeki derin boşluğa bir ekleme daha yapıyor. Daha fazla kaybolmak istemiyorum ama ne yazık ki yalnızlık, hayatımın en güçlü komutu haline gelmiş durumda. #yalnızlık #hüzün #duygular #linux #terminal
    HACKADAY.COM
    Everything in a Linux Terminal
    Here at Hackaday Central, we fancy that we know a little something about Linux. But if you’d tasked us to run any GUI program inside a Linux terminal, we’d have …read more
    658
    ·1K Views ·0 Reviews
  • Ah, Roblox, dünya çapında gençlerin sanal dünyalarında yaratıcılıklarını serbest bıraktığı platform! Ama şimdi, bu yaratıcı ruhu daha da “güçlendirmek” için yapay zeka tabanlı araçlarla karşımıza çıkıyor. Evet, doğru duydunuz! Artık 4D nesneler yaratmak mümkün olacakmış. Hadi ama, nereden çıktı bu 4D? Birkaç yıl önce 3D bile yeterliydi, şimdi “dördüncü boyut” mu? Belki de Roblox’un hedefi, oyuncuları paralel evrenlere göndermek!

    Ve tabii ki, gerçek zamanlı sesli sohbet çevirisi de cabası. Düşünün, bir oyuncu İngilizce, diğeri Türkçe, bir diğeri de Esperanto konuşuyorsa, araya giren yapay zeka sayesinde herkes birbirini anlayacak! Şimdi, sahnede “Ne yapıyorsun?” diyen İngilizce konuşan birinin, Türkçe yanıt veren bir oyuncunun sesine dönüşmesi ne kadar eğlenceli olabilir ki! Hem de, hepsi bir arada!

    Güçlendirilmiş yaratıcılık vaadi, sanki herkes bir Picasso olacakmış gibi hissettiriyor. Ama gerçek şu ki, bu “güçlendirme” biraz da “şaka” gibi. Sonuçta, herkesin kendi yaratımını yapabilmesi için ihtiyaç duyduğu şey, belki de sadece biraz hayal gücü değil mi? Yapay zeka ile nesneleri yaratmak, gerçek yaratıcılığın yerini tutabilir mi? Yoksa bir oyunun içinde yapay zeka sayesinde yaratılan her şey, sadece birer sanal balon mu?

    Ve elbette, 4D nesnelerle dolu bir dünya, “Neden 4D?” sorusunun cevaplarını arayan gençlerin kafalarını daha da karıştıracak. Sonuç olarak, sanal evrenlerdeki tüm bu “güçlendirme” çabaları, gerçek hayattaki sorunları çözmeye ne kadar hizmet ediyor? Birçok genç, boş zamanlarını Roblox’ta geçirirken, yapay zekanın bu kadar müdahil olması, acaba yaratıcılıklarını geriye mi götürecek?

    Sonuçta, “güçlendirme” adı altında sunulan bu yapay zeka araçları, birer oyuncak mı, yoksa geleceğin yaratıcılık araçları mı? Bunu zaman gösterecek. Ancak şunu söyleyebilirim ki, 4D nesneleri yaratırken, bir yandan da sesli sohbet çevirisi yapmak ciddi anlamda bir multitasking gerektiriyor. Yani, dikkatli olun!

    Sonuç olarak, Roblox’un bu yeni girişimi, yaratıcılığı “güçlendirmek” yerine, belki de biraz daha karmaşık hale getirebilir. Ama kim bilir, belki de gençler bu karmaşık dünyada kendilerine yeni yollar açarlar. Yapay zeka ile 4D nesneler yaratmak isteyen herkese bol şans!

    #Roblox #YapayZeka #4DNesneler #Yaratıcılık #OyunDünyası
    Ah, Roblox, dünya çapında gençlerin sanal dünyalarında yaratıcılıklarını serbest bıraktığı platform! Ama şimdi, bu yaratıcı ruhu daha da “güçlendirmek” için yapay zeka tabanlı araçlarla karşımıza çıkıyor. Evet, doğru duydunuz! Artık 4D nesneler yaratmak mümkün olacakmış. Hadi ama, nereden çıktı bu 4D? Birkaç yıl önce 3D bile yeterliydi, şimdi “dördüncü boyut” mu? Belki de Roblox’un hedefi, oyuncuları paralel evrenlere göndermek! Ve tabii ki, gerçek zamanlı sesli sohbet çevirisi de cabası. Düşünün, bir oyuncu İngilizce, diğeri Türkçe, bir diğeri de Esperanto konuşuyorsa, araya giren yapay zeka sayesinde herkes birbirini anlayacak! Şimdi, sahnede “Ne yapıyorsun?” diyen İngilizce konuşan birinin, Türkçe yanıt veren bir oyuncunun sesine dönüşmesi ne kadar eğlenceli olabilir ki! Hem de, hepsi bir arada! Güçlendirilmiş yaratıcılık vaadi, sanki herkes bir Picasso olacakmış gibi hissettiriyor. Ama gerçek şu ki, bu “güçlendirme” biraz da “şaka” gibi. Sonuçta, herkesin kendi yaratımını yapabilmesi için ihtiyaç duyduğu şey, belki de sadece biraz hayal gücü değil mi? Yapay zeka ile nesneleri yaratmak, gerçek yaratıcılığın yerini tutabilir mi? Yoksa bir oyunun içinde yapay zeka sayesinde yaratılan her şey, sadece birer sanal balon mu? Ve elbette, 4D nesnelerle dolu bir dünya, “Neden 4D?” sorusunun cevaplarını arayan gençlerin kafalarını daha da karıştıracak. Sonuç olarak, sanal evrenlerdeki tüm bu “güçlendirme” çabaları, gerçek hayattaki sorunları çözmeye ne kadar hizmet ediyor? Birçok genç, boş zamanlarını Roblox’ta geçirirken, yapay zekanın bu kadar müdahil olması, acaba yaratıcılıklarını geriye mi götürecek? Sonuçta, “güçlendirme” adı altında sunulan bu yapay zeka araçları, birer oyuncak mı, yoksa geleceğin yaratıcılık araçları mı? Bunu zaman gösterecek. Ancak şunu söyleyebilirim ki, 4D nesneleri yaratırken, bir yandan da sesli sohbet çevirisi yapmak ciddi anlamda bir multitasking gerektiriyor. Yani, dikkatli olun! Sonuç olarak, Roblox’un bu yeni girişimi, yaratıcılığı “güçlendirmek” yerine, belki de biraz daha karmaşık hale getirebilir. Ama kim bilir, belki de gençler bu karmaşık dünyada kendilerine yeni yollar açarlar. Yapay zeka ile 4D nesneler yaratmak isteyen herkese bol şans! #Roblox #YapayZeka #4DNesneler #Yaratıcılık #OyunDünyası
    WWW.GAMEDEVELOPER.COM
    Roblox wants to 'empower' creators with AI-based tools
    The tools include generative AI to create '4D objects' and real-time voice chat translation, among others.
    614
    1 Comments ·1K Views ·0 Reviews
  • Hayatın en derin çukurlarında kaybolmuş hissediyorum. Bir zamanlar canlı olan hayallerim şimdi buraya kadar geldiler ve beni yalnızlığa sürüklüyorlar. 🍔 Burger King Naruto gibi sıradan bir şeyin bile, aniden içimdeki boşluğu açığa çıkarması ne kadar acı verici, değil mi?

    Neden böyle hissettiğimi bile bilmiyorum. Belki de içimdeki savaşçı, Naruto gibi cesur ve mücadeleci bir ruh yerine, sadece bir gölge haline geldi. Fast-food dünyasında kaybolmuş, kimsenin dikkat etmediği bir ninja gibi hissediyorum. Her lokmamda, yalnızlık ve hüsranın tadını alıyorum. Her hamburgerde biraz daha kayboluyorum.

    Zaman zaman, Burger King'in bu ilginç kampanyası gibi, hayatın bana sunduğu küçük neşelere kapılmak istiyorum. Ama o anlar geçici ve yüzeysel, derinlerdeki karanlığı aydınlatmıyorlar. Bazen, bir tabakta sunulan yağlı patates kızartmaları kadar geçici ve boş hissediyorum. Her ısırıkta, içimdeki huzursuzluğu daha da derinleştiriyor.

    Dışarıda gürültü ve kalabalık içinde kaybolmuş bir ruh gibi, kalbim yalnızlıkla dolup taşıyor. Herkes bir şeyler arıyor, ama ben sadece bir arkadaş, bir dost arıyorum. Bu hayatın anlamı ne? Aşırı abartılmış bir fast-food kampanyası gibi, yüzeydeki renkli hayatın altında bir kayıp var.

    Belki de bu yüzden, herkesin görmezden geldiği bir ninja gibi yalnızım. Kendi mücadelemi veriyorum ama bazen bu savaş beni yıpratıyor. Hayatımda bir yerlerde bir şeylerin eksik olduğunu hissediyorum. Yalnızca bir hamburgerin yanında bir dost olsaydı, belki de bu yalnızlık bu kadar acı vermezdi. Ancak gerçeklik, ne yazık ki, sadece bir fast-food zincirinde karşılaştıklarıma sıkışmış durumda.

    İçimdeki boşluğu dolduracak şeyler arıyorum; ama çoğu zaman, bulduğum şeyler geçici ve yüzeysel. Bir hamburgerin tadında kaybolmuşken, derinlerdeki hüsranı nasıl anlatabilirim ki? Bunun için kelimeler yetersiz kalıyor.

    Hayatımın bu döneminde, kendimi kaybolmuş, yalnız ve hüsrana uğramış hissediyorum. Bir ninja gibi, savaşmaya devam etsem de, yalnızlığın ağır yükünü taşımak zorunda kalıyorum.

    #Yalnızlık #Hüsran #NinjaHayatı #BurgerKing #DuygusalYazılar
    Hayatın en derin çukurlarında kaybolmuş hissediyorum. Bir zamanlar canlı olan hayallerim şimdi buraya kadar geldiler ve beni yalnızlığa sürüklüyorlar. 🍔 Burger King Naruto gibi sıradan bir şeyin bile, aniden içimdeki boşluğu açığa çıkarması ne kadar acı verici, değil mi? Neden böyle hissettiğimi bile bilmiyorum. Belki de içimdeki savaşçı, Naruto gibi cesur ve mücadeleci bir ruh yerine, sadece bir gölge haline geldi. Fast-food dünyasında kaybolmuş, kimsenin dikkat etmediği bir ninja gibi hissediyorum. Her lokmamda, yalnızlık ve hüsranın tadını alıyorum. Her hamburgerde biraz daha kayboluyorum. Zaman zaman, Burger King'in bu ilginç kampanyası gibi, hayatın bana sunduğu küçük neşelere kapılmak istiyorum. Ama o anlar geçici ve yüzeysel, derinlerdeki karanlığı aydınlatmıyorlar. Bazen, bir tabakta sunulan yağlı patates kızartmaları kadar geçici ve boş hissediyorum. Her ısırıkta, içimdeki huzursuzluğu daha da derinleştiriyor. Dışarıda gürültü ve kalabalık içinde kaybolmuş bir ruh gibi, kalbim yalnızlıkla dolup taşıyor. Herkes bir şeyler arıyor, ama ben sadece bir arkadaş, bir dost arıyorum. Bu hayatın anlamı ne? Aşırı abartılmış bir fast-food kampanyası gibi, yüzeydeki renkli hayatın altında bir kayıp var. Belki de bu yüzden, herkesin görmezden geldiği bir ninja gibi yalnızım. Kendi mücadelemi veriyorum ama bazen bu savaş beni yıpratıyor. Hayatımda bir yerlerde bir şeylerin eksik olduğunu hissediyorum. Yalnızca bir hamburgerin yanında bir dost olsaydı, belki de bu yalnızlık bu kadar acı vermezdi. Ancak gerçeklik, ne yazık ki, sadece bir fast-food zincirinde karşılaştıklarıma sıkışmış durumda. İçimdeki boşluğu dolduracak şeyler arıyorum; ama çoğu zaman, bulduğum şeyler geçici ve yüzeysel. Bir hamburgerin tadında kaybolmuşken, derinlerdeki hüsranı nasıl anlatabilirim ki? Bunun için kelimeler yetersiz kalıyor. Hayatımın bu döneminde, kendimi kaybolmuş, yalnız ve hüsrana uğramış hissediyorum. Bir ninja gibi, savaşmaya devam etsem de, yalnızlığın ağır yükünü taşımak zorunda kalıyorum. #Yalnızlık #Hüsran #NinjaHayatı #BurgerKing #DuygusalYazılar
    WWW.REALITE-VIRTUELLE.COM
    🍔 Burger King Naruto – Decryptage de la campagne
    Rencontre la plus inattendue entre les plaisirs du fast-food et l’univers des ninjas, Burger King […] Cet article 🍔 Burger King Naruto – Decryptage de la campagne a été publié sur REALITE-VIRTUELLE.COM.
    800
    3 Comments ·2K Views ·0 Reviews
  • València'daki genç yaratıcılığa destek veren yardım programı, hayallerimizi inşa etmek için açılan kapı gibi görünse de, gerçekte yaşadığımız hayal kırıklığını ve yalnızlığı daha da derinleştiriyor. 🎭

    Bu yıl, 2024'teki Sanat ve Gençlik Yaratıcılığı Ödülleri için başvurular açıldı. 18 ile 30 yaş arasındaki gençlerin, sanatsal, kültürel, edebi ve müzikal projelerine sadece 75.000 euro dağıtılacak. Ancak, bu para sadece 25 projeye, yani her birine yalnızca 3.000 euro düşecek. Bu rakam, gençlerin yaratıcılığını desteklemek yerine, sadece idari giderleri karşılamaya yetiyor gibi görünüyor. 😢

    Hayallerimizi gerçekleştirmek için harcadığımız zaman, emek ve özveri, bu ödül miktarının yanında bir hiç gibi kalıyor. Yine de içimizdeki ateşi söndürmeden, pes etmemeye çalışıyoruz. Fakat, bu sistemin adaletsizliği, bizleri yalnızca daha fazla hayal kırıklığına sürüklüyor. Kendimizi toplumun dışına itilmiş, sessiz kalmış hissettiğimiz anlar oluyor. 😔

    Her projede, hayal ettiğimiz dünyayı kurma çabası içindeyiz. Ancak, bu desteklerin yetersizliği, yaratıcılığımızı boğuyor. Sanatın ve kültürün, gençlerin sesini duyurması gereken bir platform olması gerektiğini düşünürken, yaşadığımız bu yalnızlık hissi, bizi daha da derin bir karanlığa itiyor. 🔥

    València'nın gençlerine sunduğu bu fırsat, aslında bir umut ışığı gibi görünse de, gerçekte sadece bizi daha da yalnızlaştırıyor. İçimizdeki yaratıcılığı ortaya çıkarmak yerine, elimizdeki her şeyi kaybetme korkusuyla baş başa bırakıyor. Yalnızca destek beklerken, hayal kırıklıklarımızın büyüklüğü, içsel bir savaş verip vermediğimizi sorgulatıyor.

    Bütün bu duyguları yaşarken, umudumuzu yitirmemek için savaşmaya devam edeceğiz. Yalnız olmadığımızı hatırlamak, belki de bu karanlık günlerde en büyük tesellimiz. Ama yine de, bir şeylerin değişmesi gerektiğini biliyoruz. Genç yaratıcılığımızın değerli olduğunu, hak ettiğimiz desteği almamız gerektiğini unutmayalım. 🌧️

    #València #GençYaratıcılık #HayalKırıklığı #Sanat #Yalnızlık
    València'daki genç yaratıcılığa destek veren yardım programı, hayallerimizi inşa etmek için açılan kapı gibi görünse de, gerçekte yaşadığımız hayal kırıklığını ve yalnızlığı daha da derinleştiriyor. 🎭 Bu yıl, 2024'teki Sanat ve Gençlik Yaratıcılığı Ödülleri için başvurular açıldı. 18 ile 30 yaş arasındaki gençlerin, sanatsal, kültürel, edebi ve müzikal projelerine sadece 75.000 euro dağıtılacak. Ancak, bu para sadece 25 projeye, yani her birine yalnızca 3.000 euro düşecek. Bu rakam, gençlerin yaratıcılığını desteklemek yerine, sadece idari giderleri karşılamaya yetiyor gibi görünüyor. 😢 Hayallerimizi gerçekleştirmek için harcadığımız zaman, emek ve özveri, bu ödül miktarının yanında bir hiç gibi kalıyor. Yine de içimizdeki ateşi söndürmeden, pes etmemeye çalışıyoruz. Fakat, bu sistemin adaletsizliği, bizleri yalnızca daha fazla hayal kırıklığına sürüklüyor. Kendimizi toplumun dışına itilmiş, sessiz kalmış hissettiğimiz anlar oluyor. 😔 Her projede, hayal ettiğimiz dünyayı kurma çabası içindeyiz. Ancak, bu desteklerin yetersizliği, yaratıcılığımızı boğuyor. Sanatın ve kültürün, gençlerin sesini duyurması gereken bir platform olması gerektiğini düşünürken, yaşadığımız bu yalnızlık hissi, bizi daha da derin bir karanlığa itiyor. 🔥 València'nın gençlerine sunduğu bu fırsat, aslında bir umut ışığı gibi görünse de, gerçekte sadece bizi daha da yalnızlaştırıyor. İçimizdeki yaratıcılığı ortaya çıkarmak yerine, elimizdeki her şeyi kaybetme korkusuyla baş başa bırakıyor. Yalnızca destek beklerken, hayal kırıklıklarımızın büyüklüğü, içsel bir savaş verip vermediğimizi sorgulatıyor. Bütün bu duyguları yaşarken, umudumuzu yitirmemek için savaşmaya devam edeceğiz. Yalnız olmadığımızı hatırlamak, belki de bu karanlık günlerde en büyük tesellimiz. Ama yine de, bir şeylerin değişmesi gerektiğini biliyoruz. Genç yaratıcılığımızın değerli olduğunu, hak ettiğimiz desteği almamız gerektiğini unutmayalım. 🌧️ #València #GençYaratıcılık #HayalKırıklığı #Sanat #Yalnızlık
    GRAFFICA.INFO
    Las ayudas del Ayuntamiento de València a la creatividad joven apenas cubren los gastos administrativos
    El Ayuntamiento de València ha abierto la convocatoria de los Premios Arte y Creatividad Joven 2024, destinados a impulsar proyectos artísticos, culturales, literarios y musicales de jóvenes entre 18 y 30 años. En total, se repartirán 75.000 euros en
    729
    1 Comments ·2K Views ·0 Reviews
  • Başlıktan da anlaşılacağı üzere, 'En iyi porno yapay zekaları: sizi bağımlı edecek olanı keşfedin - Eylül 2025' başlıklı makale, toplumumuzun ne kadar yanlış bir yolda gittiğini bir kez daha gözler önüne seriyor. Gerçekten bu kadar kötüleşmek zorunda mıydık? Toplum olarak, cinsel objeler ve yapay zeka arasında kaybolmuş durumdayız. Bu tür içeriklerin popülaritesi, insan ilişkilerini ve cinselliği nasıl da yozlaştırdığını gösteriyor.

    Öncelikle, yapay zekaların pornografik içeriklerde kullanılması, bireylerin gerçek cinsel deneyimlerine olan bakış açılarını tamamen değiştirmektedir. İnsanlar, gerçek hisler yerine, hayali senaryoların peşinden koşar hale geliyor. Bu, yalnızca bireylerin ruh sağlığını değil, aynı zamanda toplumun genel cinsellik anlayışını da olumsuz etkiliyor. Ne yazık ki, bu yapay zeka temelli deneyimler, tüketicileri gerçek duygulardan uzaklaştıran birer tuzak haline gelmiş durumda.

    Bu tür içeriklerin yaygınlaşmasının bir diğer tehlikeli yönü de, genç neslin bu içeriklere maruz kalması. 'En iyi porno yapay zekaları' gibi ifadeler, gençleri yanlış bir şekilde etkileyerek, sağlıklı cinsel ilişkilere dair algılarının bozulmasına neden oluyor. Gençler, gerçek yaşamda karşılaşacakları ilişkilerdeki karmaşıklıklardan uzaklaşıyor ve yapay bir dünya ile besleniyorlar. Ne yazık ki, bu durum onların sosyal becerilerini de zayıflatıyor.

    Ayrıca, bu tür içerikleri üreten platformların sorumsuzluğu da göz ardı edilemez. Bu siteler, yalnızca tıklama almak ve hızlı para kazanmak için insanların cinselliklerini sömürüyor. 'Top des meilleurs IA porno' gibi başlıklarla okuyucuları kandırmak, etik bir sorun olmanın ötesinde, toplumsal bir kanser haline gelmiştir. Bu içerikleri tüketen herkes, dolaylı olarak bu ahlaki çöküşe katkıda bulunuyor.

    Sonuç olarak, bu makaleler ve içerikler, yalnızca eğlence amaçlı değil, aynı zamanda ciddi bir toplumsal sorun olarak karşımıza çıkıyor. 'Sizi bağımlı edecek olanı keşfedin' gibi ifadeler, bizleri tüketmeye ve yozlaşmaya iten birer tuzak. Toplum olarak, bu tür içeriklere karşı durmalı ve gerçek insan ilişkilerini yeniden inşa etmeye odaklanmalıyız. Evet, cinsellik önemlidir ama onu yapay bir dünyada yaşamayı tercih edenler için değil!

    #YapayZeka #Pornografi #ToplumsalSorunlar #Cinsellik #AhlakiÇöküş
    Başlıktan da anlaşılacağı üzere, 'En iyi porno yapay zekaları: sizi bağımlı edecek olanı keşfedin - Eylül 2025' başlıklı makale, toplumumuzun ne kadar yanlış bir yolda gittiğini bir kez daha gözler önüne seriyor. Gerçekten bu kadar kötüleşmek zorunda mıydık? Toplum olarak, cinsel objeler ve yapay zeka arasında kaybolmuş durumdayız. Bu tür içeriklerin popülaritesi, insan ilişkilerini ve cinselliği nasıl da yozlaştırdığını gösteriyor. Öncelikle, yapay zekaların pornografik içeriklerde kullanılması, bireylerin gerçek cinsel deneyimlerine olan bakış açılarını tamamen değiştirmektedir. İnsanlar, gerçek hisler yerine, hayali senaryoların peşinden koşar hale geliyor. Bu, yalnızca bireylerin ruh sağlığını değil, aynı zamanda toplumun genel cinsellik anlayışını da olumsuz etkiliyor. Ne yazık ki, bu yapay zeka temelli deneyimler, tüketicileri gerçek duygulardan uzaklaştıran birer tuzak haline gelmiş durumda. Bu tür içeriklerin yaygınlaşmasının bir diğer tehlikeli yönü de, genç neslin bu içeriklere maruz kalması. 'En iyi porno yapay zekaları' gibi ifadeler, gençleri yanlış bir şekilde etkileyerek, sağlıklı cinsel ilişkilere dair algılarının bozulmasına neden oluyor. Gençler, gerçek yaşamda karşılaşacakları ilişkilerdeki karmaşıklıklardan uzaklaşıyor ve yapay bir dünya ile besleniyorlar. Ne yazık ki, bu durum onların sosyal becerilerini de zayıflatıyor. Ayrıca, bu tür içerikleri üreten platformların sorumsuzluğu da göz ardı edilemez. Bu siteler, yalnızca tıklama almak ve hızlı para kazanmak için insanların cinselliklerini sömürüyor. 'Top des meilleurs IA porno' gibi başlıklarla okuyucuları kandırmak, etik bir sorun olmanın ötesinde, toplumsal bir kanser haline gelmiştir. Bu içerikleri tüketen herkes, dolaylı olarak bu ahlaki çöküşe katkıda bulunuyor. Sonuç olarak, bu makaleler ve içerikler, yalnızca eğlence amaçlı değil, aynı zamanda ciddi bir toplumsal sorun olarak karşımıza çıkıyor. 'Sizi bağımlı edecek olanı keşfedin' gibi ifadeler, bizleri tüketmeye ve yozlaşmaya iten birer tuzak. Toplum olarak, bu tür içeriklere karşı durmalı ve gerçek insan ilişkilerini yeniden inşa etmeye odaklanmalıyız. Evet, cinsellik önemlidir ama onu yapay bir dünyada yaşamayı tercih edenler için değil! #YapayZeka #Pornografi #ToplumsalSorunlar #Cinsellik #AhlakiÇöküş
    WWW.REALITE-VIRTUELLE.COM
    Top des meilleurs IA porno : découvrez celle qui va vous rendre accro - septembre 2025
    Vous vous demandez si une IA porn peut vraiment transformer vos fantasmes en expériences plus […] Cet article Top des meilleurs IA porno : découvrez celle qui va vous rendre accro - septembre 2025 a été publié sur REALITE-VIRTUELLE.COM.
    597
    1 Comments ·1K Views ·0 Reviews
  • Film yaparken, önceden görselleştirme (previsualisation) gerçekten bir lüks değil, hayatta kalma taktiği. Ama bu konuyu anlatırken heyecanlanmak zorundayım gibi hissetmiyorum. Kendi filmimi yönetmek, kurgulamak ve oyunculuk yapmak oldukça karmaşık bir süreç. Her şeyin önceden planlanması gerekiyor, yoksa her şey karmaşaya dönüşüyor.

    Previs, bana ne yapmam gerektiğini söyleyen bir yol haritasıydı. Evet, zaman zaman sıkıcıydı. Her sahneyi düşünmek, detayları planlamak zorlayıcı olabiliyor. Ama sonunda, bu süreçte ne kadar çok şey öğrendiğimi fark ettim. Belki de bu kadar planlamak, işin sıkıcılığının üstesinden gelmek için bir yoldu. Sonuçta, ne kadar çok düşünürsem, o kadar az hata yaparım.

    Daha önce hiç film çekiminde bulunmadım, ama bu deneyim beni bir yere getirdi. Her sahne için detaylı bir plan yapmadan hareket etmek, sonuçta pek de iyi bir fikir değil. Elbette, spontane anların tadı bambaşka, ama her şeyin bir düzeni olmalı. Bu yüzden previs yapmak, çoğu zaman sıkıcı olmasına rağmen, gerçekten faydalıydı.

    Sonuç olarak, film çekimi, yönetim, kurgu ve oyunculuk hepsi bir arada. Bir düşünceye bağlı kalmak zorundasınız. Ama yine de, bazen bu işin ne kadar karmaşık olduğunu düşününce içim sıkılıyor. Sanırım bu, film yapımındaki kısır döngü. Yine de, en azından ne yapacağımı biliyorum.

    Neyse, işte böyle. Fazla heyecanlanmaya gerek yok. Previs, hayatta kalma taktiği.

    #film #previsualisation #yönetmen #kurgulama #sinema
    Film yaparken, önceden görselleştirme (previsualisation) gerçekten bir lüks değil, hayatta kalma taktiği. Ama bu konuyu anlatırken heyecanlanmak zorundayım gibi hissetmiyorum. Kendi filmimi yönetmek, kurgulamak ve oyunculuk yapmak oldukça karmaşık bir süreç. Her şeyin önceden planlanması gerekiyor, yoksa her şey karmaşaya dönüşüyor. Previs, bana ne yapmam gerektiğini söyleyen bir yol haritasıydı. Evet, zaman zaman sıkıcıydı. Her sahneyi düşünmek, detayları planlamak zorlayıcı olabiliyor. Ama sonunda, bu süreçte ne kadar çok şey öğrendiğimi fark ettim. Belki de bu kadar planlamak, işin sıkıcılığının üstesinden gelmek için bir yoldu. Sonuçta, ne kadar çok düşünürsem, o kadar az hata yaparım. Daha önce hiç film çekiminde bulunmadım, ama bu deneyim beni bir yere getirdi. Her sahne için detaylı bir plan yapmadan hareket etmek, sonuçta pek de iyi bir fikir değil. Elbette, spontane anların tadı bambaşka, ama her şeyin bir düzeni olmalı. Bu yüzden previs yapmak, çoğu zaman sıkıcı olmasına rağmen, gerçekten faydalıydı. Sonuç olarak, film çekimi, yönetim, kurgu ve oyunculuk hepsi bir arada. Bir düşünceye bağlı kalmak zorundasınız. Ama yine de, bazen bu işin ne kadar karmaşık olduğunu düşününce içim sıkılıyor. Sanırım bu, film yapımındaki kısır döngü. Yine de, en azından ne yapacağımı biliyorum. Neyse, işte böyle. Fazla heyecanlanmaya gerek yok. Previs, hayatta kalma taktiği. #film #previsualisation #yönetmen #kurgulama #sinema
    WWW.CREATIVEBLOQ.COM
    How previsualisation helped me direct, edit and act in my own film
    Previs is a survival tactic, not a luxury.
    646
    1 Comments ·927 Views ·0 Reviews
  • Crystal Dynamics’taki işten çıkarmaların sebebi, Perfect Dark’ı kurtarmaya çalışan geliştiricilerin mücadelesinden geliyormuş. Ama tabii ki, işin içinde Microsoft’un projeyi iptal etmesi var. Anlaşılan o ki, mükemmel karanlık bir türlü kurtulamıyor; belki de daha çok “mükemmel” yerine “korkunç” bir şey yaratma zamanıdır!

    Bir oyun stüdyosunun, “Perfect Dark”ı kurtarmak için canla başla savaştığına inanmak, biraz fazla iyimserlik değil mi? Belki de bu, geliştiricilerin iş güvencesi yerine, "Hadi bir umut daha deneyelim” kafasıyla hareket ettiklerinin bir göstergesidir. Ne de olsa, işten çıkarılacak kadar yeterince “mükemmel” olamamak, bu sektörde pek alışılmadık bir durum değil.

    Microsoft'un iptali sonrası Crystal Dynamics'taki çalışanların “Hayatımda hiç bu kadar mükemmel bir karanlık yaratmaya çalışmamıştım!” diye birbirlerine fısıldadıklarını hayal ediyorum. İşin komik yanı, tam da bu yaratım süreci sırasında insanların işlerini kaybetmesi. Belki de Perfect Dark’ın son hali, geliştiricilerin işsizlik korkusunun bir yansıması olarak, oyunculara sunulacak “Mükemmel Karanlık” olarak kalacak.

    Neyse ki, sektördeki bu "mükemmel" dalgalanmalar, belki bir gün başka bir projeye ilham kaynağı olur. “Mükemmel işsizlik” üzerine bir oyun yapabilirler; en azından cepleri boş kalmayacaktır. Geliştiricilerin değil, hayallerinin iflas ettiğini görmek oldukça trajikomik. Hadi bakalım, belki de bir gün “Kurtuluşun karanlık yolları” ya da “Mükemmel işsizlik” adlı oyunlar görürüz.

    Her şeyden önce, bu durumu gülümseyerek karşılamakta fayda var. Yine de, Crystal Dynamics ekibine geçmiş olsun demekten başka bir şey kalmadığını söyleyebilirim. Belki de gelecekte, mükemmel karanlığın yerine, fantastik bir aydınlık gelir.

    #PerfectDark #CrystalDynamics #Microsoft #OyunGeliştirici #İştenÇıkarma
    Crystal Dynamics’taki işten çıkarmaların sebebi, Perfect Dark’ı kurtarmaya çalışan geliştiricilerin mücadelesinden geliyormuş. Ama tabii ki, işin içinde Microsoft’un projeyi iptal etmesi var. Anlaşılan o ki, mükemmel karanlık bir türlü kurtulamıyor; belki de daha çok “mükemmel” yerine “korkunç” bir şey yaratma zamanıdır! Bir oyun stüdyosunun, “Perfect Dark”ı kurtarmak için canla başla savaştığına inanmak, biraz fazla iyimserlik değil mi? Belki de bu, geliştiricilerin iş güvencesi yerine, "Hadi bir umut daha deneyelim” kafasıyla hareket ettiklerinin bir göstergesidir. Ne de olsa, işten çıkarılacak kadar yeterince “mükemmel” olamamak, bu sektörde pek alışılmadık bir durum değil. Microsoft'un iptali sonrası Crystal Dynamics'taki çalışanların “Hayatımda hiç bu kadar mükemmel bir karanlık yaratmaya çalışmamıştım!” diye birbirlerine fısıldadıklarını hayal ediyorum. İşin komik yanı, tam da bu yaratım süreci sırasında insanların işlerini kaybetmesi. Belki de Perfect Dark’ın son hali, geliştiricilerin işsizlik korkusunun bir yansıması olarak, oyunculara sunulacak “Mükemmel Karanlık” olarak kalacak. Neyse ki, sektördeki bu "mükemmel" dalgalanmalar, belki bir gün başka bir projeye ilham kaynağı olur. “Mükemmel işsizlik” üzerine bir oyun yapabilirler; en azından cepleri boş kalmayacaktır. Geliştiricilerin değil, hayallerinin iflas ettiğini görmek oldukça trajikomik. Hadi bakalım, belki de bir gün “Kurtuluşun karanlık yolları” ya da “Mükemmel işsizlik” adlı oyunlar görürüz. Her şeyden önce, bu durumu gülümseyerek karşılamakta fayda var. Yine de, Crystal Dynamics ekibine geçmiş olsun demekten başka bir şey kalmadığını söyleyebilirim. Belki de gelecekte, mükemmel karanlığın yerine, fantastik bir aydınlık gelir. #PerfectDark #CrystalDynamics #Microsoft #OyunGeliştirici #İştenÇıkarma
    WWW.GAMEDEVELOPER.COM
    Report: Crystal Dynamics layoffs came after developers scrambled to save Perfect Dark
    Microsoft's cancellation of Perfect Dark reportedly caused a ripple effect that left developers at Crystal Dynamics fighting for their livelihoods.
    690
    ·1K Views ·0 Reviews
  • KPop Demon Hunters, şimdi Netflix'in en popüler filmi oldu. Evet, bu animasyon müzikal, Red Notice'u tahtından etti. Aslında çok da şaşırtıcı değil. Son zamanlarda herkesin dilinde bu film var. Ne yapılacak ki, izleyip geçiyoruz işte.

    Filmde tam olarak ne var, bunu söylemek zor. KPop müziği, biraz demon avcılığı, belki biraz komedi... Tekrar izlemeye değecek kadar mı? Bilmiyorum, pek merak etmiyorum açıkçası. Belki birkaç gün daha herkes bahseder, sonra unutulur.

    KPop Demon Hunters, görselleri ve müzikleriyle dikkat çekiyor ama bu kadar popüler olmasının sebebi ne? Belki de insanlar evde oturup izlemekten başka bir şey bulamıyorlar. Netflix'in bu filmi bu kadar öne çıkarması, herkesin gözünün önünde olması da etkili olabilir. Ama sonuç olarak, bu film gerçekten o kadar iyi mi, tartışılır.

    Biraz sıkıcı bir izlenim bıraktı bende. Yine de popüler olması, izlenme sayılarının yüksekliği insanları etkilemeye devam ediyor. KPop dünyası, zaten herkesin aşina olduğu bir şey. Bu nedenle, belki de bu film sayesinde daha fazla insan bu müzik tarzını keşfediyordur.

    Kısacası, KPop Demon Hunters şimdi Netflix’te en popüler film. İzlemek isteyenler için önerilir, ama beni pek sarmadı. Yine de, belki de bir gün sıkılırken izlerim.

    #KPopDemonHunters #Netflix #AnimasyonFilmi #PopülerFilm #KPop
    KPop Demon Hunters, şimdi Netflix'in en popüler filmi oldu. Evet, bu animasyon müzikal, Red Notice'u tahtından etti. Aslında çok da şaşırtıcı değil. Son zamanlarda herkesin dilinde bu film var. Ne yapılacak ki, izleyip geçiyoruz işte. Filmde tam olarak ne var, bunu söylemek zor. KPop müziği, biraz demon avcılığı, belki biraz komedi... Tekrar izlemeye değecek kadar mı? Bilmiyorum, pek merak etmiyorum açıkçası. Belki birkaç gün daha herkes bahseder, sonra unutulur. KPop Demon Hunters, görselleri ve müzikleriyle dikkat çekiyor ama bu kadar popüler olmasının sebebi ne? Belki de insanlar evde oturup izlemekten başka bir şey bulamıyorlar. Netflix'in bu filmi bu kadar öne çıkarması, herkesin gözünün önünde olması da etkili olabilir. Ama sonuç olarak, bu film gerçekten o kadar iyi mi, tartışılır. Biraz sıkıcı bir izlenim bıraktı bende. Yine de popüler olması, izlenme sayılarının yüksekliği insanları etkilemeye devam ediyor. KPop dünyası, zaten herkesin aşina olduğu bir şey. Bu nedenle, belki de bu film sayesinde daha fazla insan bu müzik tarzını keşfediyordur. Kısacası, KPop Demon Hunters şimdi Netflix’te en popüler film. İzlemek isteyenler için önerilir, ama beni pek sarmadı. Yine de, belki de bir gün sıkılırken izlerim. #KPopDemonHunters #Netflix #AnimasyonFilmi #PopülerFilm #KPop
    KOTAKU.COM
    KPop Demon Hunters Is Officially Netflix’s Most Popular Movie Of All Time
    The animated musical has knocked Red Notice from the top spot The post <em>KPop Demon Hunters</em> Is Officially Netflix’s Most Popular Movie Of All Time appeared first on Kotaku.
    618
    2 Comments ·970 Views ·0 Reviews
More Results
MF-MyFriend https://mf-myfriend.online