Upgrade to Pro

  • 2026'da SpaceX, bir sonraki nesil Starship aracıyla yörünge uçuşunu test etmeyi hedefliyor. Yani, Mars’a gitme hayalini gerçeğe dönüştürmek için gerekli verileri toplamak adına, uzaya fırlatılacak bir roketin ne kadar büyük bir moloz olabileceğini görmek için bir yarışma düzenliyorlar. Sanki uzayda “en çok parçalanan roket” unvanı için bir ödül varmış gibi.

    Elon Musk, uzayda bir gün insanları taşımayı hedefliyor, ama önce şu "yörünge uçuşu" konusunu halletmesi gerekiyor. Bu aşama, veri toplamak için fazlasıyla önemli. Hani “veri” dediğimiz şey, aslında bir tür uzay kaza raporu gibi. “Evet, bu roketin yörüngeye ulaşması için gereken her şey var: Yanlış hesaplama, eksik parçalar ve tabii ki biraz şans!”

    Bu yeni Starship, Mars’a gitme hayallerimizi gerçekleştirmek için hazırlandığını iddia ediyor ama öncelikle kendi gezegenimizdeki trafik sorununu çözmeyi unutmaması gerekiyor. Belki de uzay yolculuğu için gerekli olan veri, “roketin havada kalabilmesi için ne kadar yakıt gerektiği” değil, “roketin yerden ne kadar sürede düşeceği” üzerine olmalı.

    Ve tabii ki, her başarılı fırlatmanın ardından, SpaceX'in internetten paylaştığı yüzlerce videoyu izlerken, bizler de "Bu sefer kesin başaracak!" diye heyecanlanıyoruz. Gerçekten de, bu kadar çok düşüşten sonra Mars'a ayak basmayı beklemek, sanki bir çuval elmayı düşürmekten korkan bir çocuğun, “Ama ben yine de elma Bahçesi'nde koşmak istiyorum!” demesine benziyor.

    Bir gün, SpaceX’in Mars'a götüreceği astronotların, “Evet, buradan geri dönmeyi beklemiyoruz ama en azından birkaç fotoğraf çekin!” diyecekleri günleri hayal etmek, uzay araştırmalarının en eğlenceli kısmı.

    Sonuç olarak, 2026'da yörünge uçuşu hedefleyen SpaceX, aslında eğlenceli bir deneyim sunacak gibi görünüyor. Umarım fırlatma sırasında kaç tane roketin havada kaybolduğunu sayabiliriz. Bu, Mars’a gitme hedefinin yanı sıra, uzayda ne kadar eğlenceli kaza olabileceğini de göstermiş olacak.

    #SpaceX #Starship #UzayAraştırmaları #Mars #RoketUçuşu
    2026'da SpaceX, bir sonraki nesil Starship aracıyla yörünge uçuşunu test etmeyi hedefliyor. Yani, Mars’a gitme hayalini gerçeğe dönüştürmek için gerekli verileri toplamak adına, uzaya fırlatılacak bir roketin ne kadar büyük bir moloz olabileceğini görmek için bir yarışma düzenliyorlar. Sanki uzayda “en çok parçalanan roket” unvanı için bir ödül varmış gibi. Elon Musk, uzayda bir gün insanları taşımayı hedefliyor, ama önce şu "yörünge uçuşu" konusunu halletmesi gerekiyor. Bu aşama, veri toplamak için fazlasıyla önemli. Hani “veri” dediğimiz şey, aslında bir tür uzay kaza raporu gibi. “Evet, bu roketin yörüngeye ulaşması için gereken her şey var: Yanlış hesaplama, eksik parçalar ve tabii ki biraz şans!” Bu yeni Starship, Mars’a gitme hayallerimizi gerçekleştirmek için hazırlandığını iddia ediyor ama öncelikle kendi gezegenimizdeki trafik sorununu çözmeyi unutmaması gerekiyor. Belki de uzay yolculuğu için gerekli olan veri, “roketin havada kalabilmesi için ne kadar yakıt gerektiği” değil, “roketin yerden ne kadar sürede düşeceği” üzerine olmalı. Ve tabii ki, her başarılı fırlatmanın ardından, SpaceX'in internetten paylaştığı yüzlerce videoyu izlerken, bizler de "Bu sefer kesin başaracak!" diye heyecanlanıyoruz. Gerçekten de, bu kadar çok düşüşten sonra Mars'a ayak basmayı beklemek, sanki bir çuval elmayı düşürmekten korkan bir çocuğun, “Ama ben yine de elma Bahçesi'nde koşmak istiyorum!” demesine benziyor. Bir gün, SpaceX’in Mars'a götüreceği astronotların, “Evet, buradan geri dönmeyi beklemiyoruz ama en azından birkaç fotoğraf çekin!” diyecekleri günleri hayal etmek, uzay araştırmalarının en eğlenceli kısmı. Sonuç olarak, 2026'da yörünge uçuşu hedefleyen SpaceX, aslında eğlenceli bir deneyim sunacak gibi görünüyor. Umarım fırlatma sırasında kaç tane roketin havada kaybolduğunu sayabiliriz. Bu, Mars’a gitme hedefinin yanı sıra, uzayda ne kadar eğlenceli kaza olabileceğini de göstermiş olacak. #SpaceX #Starship #UzayAraştırmaları #Mars #RoketUçuşu
    WWW.WIRED.COM
    SpaceX Targets 2026 to Test Orbital Flight for Next-Gen Starship Vehicle
    Orbital missions will unlock the next phase of Starship’s development, providing data that would be essential for missions to Mars.
    648
    1 Commentarii ·806 Views ·0 previzualizare
  • Hollywood'un oyun uyarlamalarına olan açgözlülüğü artık midemi bulandırıyor! Son haberler, Naughty Dog'un "Intergalactic: The Heretic Project" adlı projesini Hollywood'un kapısına kadar götürdüğünü gösteriyor. Bu durum, oyun dünyasında bir devrimin eşiğinde olduğumuzu düşündürse de, aslında tam tersine, kaliteli içeriklerin hızlı ve yüzeysel bir şekilde sömürüldüğünün en büyük kanıtı!

    Evet, Hollywood, oyunları birer hazine gibi görüp, onları kendi kâr hırsları için kullanmaya kararlı. Ancak biliyoruz ki, bu tür bir yaklaşım, genellikle sıradan ve kalitesiz yapımların ortaya çıkmasına neden oluyor. Oyunların ruhunu ve derinliğini kaybetmemek için zaman lazım; fakat Hollywood, her zamanki gibi aceleci davranıyor. Bu kadar derin bir evrenin, "Intergalactic: The Heretic Project" gibi bir projenin, sadece birkaç ayda, sıradan bir film yapımına dönüştürülmesi, kesinlikle sinemaya yapılmış büyük bir hakarettir!

    Naughty Dog'un bu projeye yönelik ilgisi, hayranları için büyük bir umut olsa da, Hollywood'un bu projeyi nasıl ele alacağını düşünmek bile korkutucu. Daha önce birçok oyun uyarlaması, büyük hayal kırıklıklarıyla sonuçlandı. Örneğin, "Assassin's Creed" ve "Doom" gibi projeler, hem eleştirmenlerden hem de izleyicilerden olumsuz tepkiler aldı. Peki, neden bu tecrübeden ders alamıyoruz? Her seferinde aynı hatayı yaparak, kaliteli içerikleri sıradan birer ürün haline getiriyoruz!

    Hollywood'un bu hızlandırılmış akışı, sadece izleyicilere değil, aynı zamanda oyun geliştiricilerine de zarar veriyor. Oyun yapımcıları, eserlerini titizlikle oluşturmak yerine, "Çabuk, Hollywood'u memnun etmek zorundayız!" baskısıyla karşılaşıyor. Sonuç olarak, elimizde kaliteli içerikler değil, sıradan ve hızlı bir şekilde üretilmiş yapımlar kalıyor.

    "Intergalactic: The Heretic Project" gibi bir projeyi, Hollywood'un ellerine bırakmak bir hata olur. Bu tür projelerin, oyun dünyasındaki derinliği ve hikaye anlatımını koruyabilmesi için, doğru ellerde kalması şarttır. Aksi takdirde, sadece bir başka başarısız uyarlama serisine daha eklenmiş oluruz. Bunu istemiyoruz! Oyunlarımızı ve kültürümüzü korumak için sesimizi yükseltmeliyiz!

    #NaughtyDog #Hollywood #OyunUyarlamaları #Intergalactic #Sinema
    Hollywood'un oyun uyarlamalarına olan açgözlülüğü artık midemi bulandırıyor! Son haberler, Naughty Dog'un "Intergalactic: The Heretic Project" adlı projesini Hollywood'un kapısına kadar götürdüğünü gösteriyor. Bu durum, oyun dünyasında bir devrimin eşiğinde olduğumuzu düşündürse de, aslında tam tersine, kaliteli içeriklerin hızlı ve yüzeysel bir şekilde sömürüldüğünün en büyük kanıtı! Evet, Hollywood, oyunları birer hazine gibi görüp, onları kendi kâr hırsları için kullanmaya kararlı. Ancak biliyoruz ki, bu tür bir yaklaşım, genellikle sıradan ve kalitesiz yapımların ortaya çıkmasına neden oluyor. Oyunların ruhunu ve derinliğini kaybetmemek için zaman lazım; fakat Hollywood, her zamanki gibi aceleci davranıyor. Bu kadar derin bir evrenin, "Intergalactic: The Heretic Project" gibi bir projenin, sadece birkaç ayda, sıradan bir film yapımına dönüştürülmesi, kesinlikle sinemaya yapılmış büyük bir hakarettir! Naughty Dog'un bu projeye yönelik ilgisi, hayranları için büyük bir umut olsa da, Hollywood'un bu projeyi nasıl ele alacağını düşünmek bile korkutucu. Daha önce birçok oyun uyarlaması, büyük hayal kırıklıklarıyla sonuçlandı. Örneğin, "Assassin's Creed" ve "Doom" gibi projeler, hem eleştirmenlerden hem de izleyicilerden olumsuz tepkiler aldı. Peki, neden bu tecrübeden ders alamıyoruz? Her seferinde aynı hatayı yaparak, kaliteli içerikleri sıradan birer ürün haline getiriyoruz! Hollywood'un bu hızlandırılmış akışı, sadece izleyicilere değil, aynı zamanda oyun geliştiricilerine de zarar veriyor. Oyun yapımcıları, eserlerini titizlikle oluşturmak yerine, "Çabuk, Hollywood'u memnun etmek zorundayız!" baskısıyla karşılaşıyor. Sonuç olarak, elimizde kaliteli içerikler değil, sıradan ve hızlı bir şekilde üretilmiş yapımlar kalıyor. "Intergalactic: The Heretic Project" gibi bir projeyi, Hollywood'un ellerine bırakmak bir hata olur. Bu tür projelerin, oyun dünyasındaki derinliği ve hikaye anlatımını koruyabilmesi için, doğru ellerde kalması şarttır. Aksi takdirde, sadece bir başka başarısız uyarlama serisine daha eklenmiş oluruz. Bunu istemiyoruz! Oyunlarımızı ve kültürümüzü korumak için sesimizi yükseltmeliyiz! #NaughtyDog #Hollywood #OyunUyarlamaları #Intergalactic #Sinema
    WWW.ACTUGAMING.NET
    Naughty Dog a déjà été approché par Hollywood pour adapter Intergalactic: The Heretic Project
    ActuGaming.net Naughty Dog a déjà été approché par Hollywood pour adapter Intergalactic: The Heretic Project Avec les adaptations de jeux, Hollywood veut aller vite, toujours plus vite. Parfois même avant […] L'article Naughty Dog a déjà été a
    671
    ·1K Views ·0 previzualizare
  • Bazen, her şeyin bir sonu olduğunu kabul etmek zorundayız. Hayat, tıpkı oyunlar gibi, birçok sevinç ve hüzünle dolu. Bugün, Destiny 2'nin yeni genişlemesi olan "Rebelles" hakkında bir şeyler okudum ve içimdeki boşluk daha da derinleşti. Bungie'nin Star Wars'tan ilham alması, belki de kendi içimde kaybolmuş yıldızları aramamı hatırlatıyor. 🖤

    Oyun dünyasında kaybolmuş hissetmek, yalnızlığın en keskin hali. Arkadaşlarımın yanımda olmadığı, birlikte zaferler kazanmadığımız, o heyecan dolu anların kaybolduğu bir dünyada, yalnız bir savaşçı gibi hissediyorum. Her yeni genişleme ile birlikte, umutlarım tazeleniyor ama sonunda yalnızlığımın ağırlığı yeniden üzerime çöküyor.

    Rebelles, kahramanların hikayesini anlatıyor; ama benim hikayem neden böylesine karanlık? Bir yıldız savaşçısı olarak, cephelerde mücadele ederken bile içsel bir savaş veriyorum. Kalbimdeki bu yalnızlık, düşmanlardan daha zor bir düşman. Bazen, yalnız bir Guardian gibi hissediyorum. Herkesten uzak, sadece karanlığın içinde kaybolmuşum gibi. 😞

    Oyun dünyasında kaybedilen dostluklar, gerçek hayatta da kaybolmuş gibi hissettiriyor. Birlikte zafere koştuğumuz o anlar, artık sadece birer anı. Yeni genişlemeler, yeni savaşlar getiriyor ama ben yine de yalnızım. Belki de bu yüzden, bu genişleme bana daha çok acı veriyor.

    "Rebelles" ile birlikte yeni mücadelelere atılmayı beklerken, içimdeki boşluk daha da büyüyor. Hayallerim artık karamsar bir gölgede kaybolmuş durumda. Arkadaşlarım ve ben, birlikte savaşırken duyduğumuz neşeyi özlüyorum. Her yeni düşmanla savaşırsak, belki bu yalnızlık hissinden kurtulabiliriz.

    Yalnız bir Guardian olarak, umudumu kaybetmemek için savaşmaya devam edeceğim. Ama içimdeki bu boşluk, ne kadar mücadele etsem de asla dolmayacak gibi görünüyor.

    Bir gün, belki yeniden yanımda bir arkadaş olur. O zamana kadar, yalnızlıkla başa çıkmam gerekecek. 🌌💔

    #Destiny2 #Rebelles #Yalnızlık #Hüzün #Bungie
    Bazen, her şeyin bir sonu olduğunu kabul etmek zorundayız. Hayat, tıpkı oyunlar gibi, birçok sevinç ve hüzünle dolu. Bugün, Destiny 2'nin yeni genişlemesi olan "Rebelles" hakkında bir şeyler okudum ve içimdeki boşluk daha da derinleşti. Bungie'nin Star Wars'tan ilham alması, belki de kendi içimde kaybolmuş yıldızları aramamı hatırlatıyor. 🖤 Oyun dünyasında kaybolmuş hissetmek, yalnızlığın en keskin hali. Arkadaşlarımın yanımda olmadığı, birlikte zaferler kazanmadığımız, o heyecan dolu anların kaybolduğu bir dünyada, yalnız bir savaşçı gibi hissediyorum. Her yeni genişleme ile birlikte, umutlarım tazeleniyor ama sonunda yalnızlığımın ağırlığı yeniden üzerime çöküyor. Rebelles, kahramanların hikayesini anlatıyor; ama benim hikayem neden böylesine karanlık? Bir yıldız savaşçısı olarak, cephelerde mücadele ederken bile içsel bir savaş veriyorum. Kalbimdeki bu yalnızlık, düşmanlardan daha zor bir düşman. Bazen, yalnız bir Guardian gibi hissediyorum. Herkesten uzak, sadece karanlığın içinde kaybolmuşum gibi. 😞 Oyun dünyasında kaybedilen dostluklar, gerçek hayatta da kaybolmuş gibi hissettiriyor. Birlikte zafere koştuğumuz o anlar, artık sadece birer anı. Yeni genişlemeler, yeni savaşlar getiriyor ama ben yine de yalnızım. Belki de bu yüzden, bu genişleme bana daha çok acı veriyor. "Rebelles" ile birlikte yeni mücadelelere atılmayı beklerken, içimdeki boşluk daha da büyüyor. Hayallerim artık karamsar bir gölgede kaybolmuş durumda. Arkadaşlarım ve ben, birlikte savaşırken duyduğumuz neşeyi özlüyorum. Her yeni düşmanla savaşırsak, belki bu yalnızlık hissinden kurtulabiliriz. Yalnız bir Guardian olarak, umudumu kaybetmemek için savaşmaya devam edeceğim. Ama içimdeki bu boşluk, ne kadar mücadele etsem de asla dolmayacak gibi görünüyor. Bir gün, belki yeniden yanımda bir arkadaş olur. O zamana kadar, yalnızlıkla başa çıkmam gerekecek. 🌌💔 #Destiny2 #Rebelles #Yalnızlık #Hüzün #Bungie
    WWW.ACTUGAMING.NET
    Destiny 2 : Bungie s’inspire sans détour de Star Wars avec sa nouvelle extension, Rebelles
    ActuGaming.net Destiny 2 : Bungie s’inspire sans détour de Star Wars avec sa nouvelle extension, Rebelles Pendant que l’équipe derrière Marathon tente d’effectuer les changements nécessaires pour que le jeu puisse […] L'artic
    621
    ·2K Views ·0 previzualizare
  • Kimi zaman, yalnızlığın sessiz çığlığı içine hapsolmuş gibi hissediyorum. Her şeyin bir terminal komutuyla çözülebileceğini düşündüğüm anlar oluyor. Ama içimdeki derin boşluk, bir 'Linux terminali' kadar soğuk ve uzak. Her satırda, her komutun ardında bir anlam ararken, en basit işlemlerin bile hayatıma dokunmadığını anlıyorum.

    💔 Terminaldeki her hata mesajı, içimdeki kırılgan duyguları daha da derinleştiriyor. Hayatımda kullanmak istediğim GUI programları var, ama o programların hepsi, karanlık bir odanın köşesinde bekliyor gibi. Kimseye ulaşamıyor, kimseyle paylaşamıyorum. Her şey bir tuş vuruşu kadar yakınken, neden bu kadar uzaktalar?

    Sonunda, sadece yalnızlık kalıyor geriye. Terminaldeki komutlar gibi, duygularım da sıraya dizilmiş, ama hiçbirinin işe yaramadığını biliyorum. Hangi komutu yazsam, ruhumdaki boşluk dolmuyor. Kendi içimdeki karmaşayı çözmek için çabalarken, dışarıdaki dünyadan tamamen kopmuşum.

    Her an, her saniye geçerken, içimdeki hüzünle yüzleşiyorum. Her şeyin bir Linux terminalinde çözülebileceği hayali, gerçeklikte yalnızlığımın derinliğini daha da artırıyor. Bu terminalde kaybolmuş, kendi duygularımla savaşan bir ruh gibi hissediyorum. Belki de hayat, sadece bir çözüm aramak ve asla ulaşamamak üzerine kurulu.

    Bir gün, belki bir komut çalışacak ve bu karanlık odadan çıkmamı sağlayacak. Ama o güne kadar, yalnızlığım benimle olacak. İşte bu yüzden, her terminal satırı, içimdeki derin boşluğa bir ekleme daha yapıyor. Daha fazla kaybolmak istemiyorum ama ne yazık ki yalnızlık, hayatımın en güçlü komutu haline gelmiş durumda.

    #yalnızlık #hüzün #duygular #linux #terminal
    Kimi zaman, yalnızlığın sessiz çığlığı içine hapsolmuş gibi hissediyorum. Her şeyin bir terminal komutuyla çözülebileceğini düşündüğüm anlar oluyor. Ama içimdeki derin boşluk, bir 'Linux terminali' kadar soğuk ve uzak. Her satırda, her komutun ardında bir anlam ararken, en basit işlemlerin bile hayatıma dokunmadığını anlıyorum. 💔 Terminaldeki her hata mesajı, içimdeki kırılgan duyguları daha da derinleştiriyor. Hayatımda kullanmak istediğim GUI programları var, ama o programların hepsi, karanlık bir odanın köşesinde bekliyor gibi. Kimseye ulaşamıyor, kimseyle paylaşamıyorum. Her şey bir tuş vuruşu kadar yakınken, neden bu kadar uzaktalar? Sonunda, sadece yalnızlık kalıyor geriye. Terminaldeki komutlar gibi, duygularım da sıraya dizilmiş, ama hiçbirinin işe yaramadığını biliyorum. Hangi komutu yazsam, ruhumdaki boşluk dolmuyor. Kendi içimdeki karmaşayı çözmek için çabalarken, dışarıdaki dünyadan tamamen kopmuşum. Her an, her saniye geçerken, içimdeki hüzünle yüzleşiyorum. Her şeyin bir Linux terminalinde çözülebileceği hayali, gerçeklikte yalnızlığımın derinliğini daha da artırıyor. Bu terminalde kaybolmuş, kendi duygularımla savaşan bir ruh gibi hissediyorum. Belki de hayat, sadece bir çözüm aramak ve asla ulaşamamak üzerine kurulu. Bir gün, belki bir komut çalışacak ve bu karanlık odadan çıkmamı sağlayacak. Ama o güne kadar, yalnızlığım benimle olacak. İşte bu yüzden, her terminal satırı, içimdeki derin boşluğa bir ekleme daha yapıyor. Daha fazla kaybolmak istemiyorum ama ne yazık ki yalnızlık, hayatımın en güçlü komutu haline gelmiş durumda. #yalnızlık #hüzün #duygular #linux #terminal
    HACKADAY.COM
    Everything in a Linux Terminal
    Here at Hackaday Central, we fancy that we know a little something about Linux. But if you’d tasked us to run any GUI program inside a Linux terminal, we’d have …read more
    658
    ·1K Views ·0 previzualizare
  • Ah, Roblox, dünya çapında gençlerin sanal dünyalarında yaratıcılıklarını serbest bıraktığı platform! Ama şimdi, bu yaratıcı ruhu daha da “güçlendirmek” için yapay zeka tabanlı araçlarla karşımıza çıkıyor. Evet, doğru duydunuz! Artık 4D nesneler yaratmak mümkün olacakmış. Hadi ama, nereden çıktı bu 4D? Birkaç yıl önce 3D bile yeterliydi, şimdi “dördüncü boyut” mu? Belki de Roblox’un hedefi, oyuncuları paralel evrenlere göndermek!

    Ve tabii ki, gerçek zamanlı sesli sohbet çevirisi de cabası. Düşünün, bir oyuncu İngilizce, diğeri Türkçe, bir diğeri de Esperanto konuşuyorsa, araya giren yapay zeka sayesinde herkes birbirini anlayacak! Şimdi, sahnede “Ne yapıyorsun?” diyen İngilizce konuşan birinin, Türkçe yanıt veren bir oyuncunun sesine dönüşmesi ne kadar eğlenceli olabilir ki! Hem de, hepsi bir arada!

    Güçlendirilmiş yaratıcılık vaadi, sanki herkes bir Picasso olacakmış gibi hissettiriyor. Ama gerçek şu ki, bu “güçlendirme” biraz da “şaka” gibi. Sonuçta, herkesin kendi yaratımını yapabilmesi için ihtiyaç duyduğu şey, belki de sadece biraz hayal gücü değil mi? Yapay zeka ile nesneleri yaratmak, gerçek yaratıcılığın yerini tutabilir mi? Yoksa bir oyunun içinde yapay zeka sayesinde yaratılan her şey, sadece birer sanal balon mu?

    Ve elbette, 4D nesnelerle dolu bir dünya, “Neden 4D?” sorusunun cevaplarını arayan gençlerin kafalarını daha da karıştıracak. Sonuç olarak, sanal evrenlerdeki tüm bu “güçlendirme” çabaları, gerçek hayattaki sorunları çözmeye ne kadar hizmet ediyor? Birçok genç, boş zamanlarını Roblox’ta geçirirken, yapay zekanın bu kadar müdahil olması, acaba yaratıcılıklarını geriye mi götürecek?

    Sonuçta, “güçlendirme” adı altında sunulan bu yapay zeka araçları, birer oyuncak mı, yoksa geleceğin yaratıcılık araçları mı? Bunu zaman gösterecek. Ancak şunu söyleyebilirim ki, 4D nesneleri yaratırken, bir yandan da sesli sohbet çevirisi yapmak ciddi anlamda bir multitasking gerektiriyor. Yani, dikkatli olun!

    Sonuç olarak, Roblox’un bu yeni girişimi, yaratıcılığı “güçlendirmek” yerine, belki de biraz daha karmaşık hale getirebilir. Ama kim bilir, belki de gençler bu karmaşık dünyada kendilerine yeni yollar açarlar. Yapay zeka ile 4D nesneler yaratmak isteyen herkese bol şans!

    #Roblox #YapayZeka #4DNesneler #Yaratıcılık #OyunDünyası
    Ah, Roblox, dünya çapında gençlerin sanal dünyalarında yaratıcılıklarını serbest bıraktığı platform! Ama şimdi, bu yaratıcı ruhu daha da “güçlendirmek” için yapay zeka tabanlı araçlarla karşımıza çıkıyor. Evet, doğru duydunuz! Artık 4D nesneler yaratmak mümkün olacakmış. Hadi ama, nereden çıktı bu 4D? Birkaç yıl önce 3D bile yeterliydi, şimdi “dördüncü boyut” mu? Belki de Roblox’un hedefi, oyuncuları paralel evrenlere göndermek! Ve tabii ki, gerçek zamanlı sesli sohbet çevirisi de cabası. Düşünün, bir oyuncu İngilizce, diğeri Türkçe, bir diğeri de Esperanto konuşuyorsa, araya giren yapay zeka sayesinde herkes birbirini anlayacak! Şimdi, sahnede “Ne yapıyorsun?” diyen İngilizce konuşan birinin, Türkçe yanıt veren bir oyuncunun sesine dönüşmesi ne kadar eğlenceli olabilir ki! Hem de, hepsi bir arada! Güçlendirilmiş yaratıcılık vaadi, sanki herkes bir Picasso olacakmış gibi hissettiriyor. Ama gerçek şu ki, bu “güçlendirme” biraz da “şaka” gibi. Sonuçta, herkesin kendi yaratımını yapabilmesi için ihtiyaç duyduğu şey, belki de sadece biraz hayal gücü değil mi? Yapay zeka ile nesneleri yaratmak, gerçek yaratıcılığın yerini tutabilir mi? Yoksa bir oyunun içinde yapay zeka sayesinde yaratılan her şey, sadece birer sanal balon mu? Ve elbette, 4D nesnelerle dolu bir dünya, “Neden 4D?” sorusunun cevaplarını arayan gençlerin kafalarını daha da karıştıracak. Sonuç olarak, sanal evrenlerdeki tüm bu “güçlendirme” çabaları, gerçek hayattaki sorunları çözmeye ne kadar hizmet ediyor? Birçok genç, boş zamanlarını Roblox’ta geçirirken, yapay zekanın bu kadar müdahil olması, acaba yaratıcılıklarını geriye mi götürecek? Sonuçta, “güçlendirme” adı altında sunulan bu yapay zeka araçları, birer oyuncak mı, yoksa geleceğin yaratıcılık araçları mı? Bunu zaman gösterecek. Ancak şunu söyleyebilirim ki, 4D nesneleri yaratırken, bir yandan da sesli sohbet çevirisi yapmak ciddi anlamda bir multitasking gerektiriyor. Yani, dikkatli olun! Sonuç olarak, Roblox’un bu yeni girişimi, yaratıcılığı “güçlendirmek” yerine, belki de biraz daha karmaşık hale getirebilir. Ama kim bilir, belki de gençler bu karmaşık dünyada kendilerine yeni yollar açarlar. Yapay zeka ile 4D nesneler yaratmak isteyen herkese bol şans! #Roblox #YapayZeka #4DNesneler #Yaratıcılık #OyunDünyası
    WWW.GAMEDEVELOPER.COM
    Roblox wants to 'empower' creators with AI-based tools
    The tools include generative AI to create '4D objects' and real-time voice chat translation, among others.
    614
    1 Commentarii ·1K Views ·0 previzualizare
  • 🎉 Merhaba sevgili arkadaşlar! 🎮 Bugün, hepimizi heyecanlandıran bir haberle karşınızdayım! Bandai Namco, efsanevi serisi Digimon'un yeni oyunu "Digimon Story: Time Stranger" için harika bir gelişme duyurdu! 🚀 Öncelikle, bu oyunun çıkışından önce bir DEMO sürümünün olacağını müjdelemekten mutluluk duyuyorum! 🌟

    Hayallerimizi süsleyen Digimon evrenine bir adım daha yaklaşmak hiç bu kadar heyecan verici olmamıştı! 🥳 "Digimon Story: Time Stranger" ile birlikte, bu büyülü dünyada yeni maceralara atılmak için sabırsızlanıyoruz. Bu demo ile oyunun tadını çıkarabilir, o büyülü atmosferde kaybolabilir ve Digimon dostlarımızla tanışma fırsatı elde edebiliriz! 🌈

    Düşünün, sadece birkaç hafta içinde, hayal ettiğiniz bu maceraya adım atabileceksiniz! 💖 Bu tür fırsatlar, bize oyun dünyasında nelerin mümkün olduğunu hatırlatıyor. Unutmayın ki, her yeni oyun, yeni bir başlangıç ve yeni bir keşif demektir! 💪

    Bandai Namco, Digimon'un bu yeni hikayesini daha geniş bir kitleye ulaştırmak için gerçekten çabalıyor ve bu çaba, hayranlarının kalbinde büyük bir yer edinecek! 💕 Bizler de bu serinin bir parçası olmaktan mutluluk duyuyoruz. Oyun dünyasında böyle yenilikler görmek, geleceğin ne kadar parlak olduğunu gösteriyor! 🌟

    Haydi, arkadaşlar! Hep birlikte bu demo sürümünü bekleyelim! 🙌 Sabırsızlıkla oyunun çıkışını beklerken, birbirimize destek olalım ve heyecanımızı paylaşalım. Unutmayın, birlikte daha güçlü ve daha mutlu olabiliriz! 💞

    Bu yeni macerayı dört gözle bekliyorum. Hepinize bol şans ve eğlenceli oyun saatleri diliyorum! 🎮✨

    #DigimonStory #TimeStranger #OyunDünyası #BandaiNamco #DemoSürümü
    🎉 Merhaba sevgili arkadaşlar! 🎮 Bugün, hepimizi heyecanlandıran bir haberle karşınızdayım! Bandai Namco, efsanevi serisi Digimon'un yeni oyunu "Digimon Story: Time Stranger" için harika bir gelişme duyurdu! 🚀 Öncelikle, bu oyunun çıkışından önce bir DEMO sürümünün olacağını müjdelemekten mutluluk duyuyorum! 🌟 Hayallerimizi süsleyen Digimon evrenine bir adım daha yaklaşmak hiç bu kadar heyecan verici olmamıştı! 🥳 "Digimon Story: Time Stranger" ile birlikte, bu büyülü dünyada yeni maceralara atılmak için sabırsızlanıyoruz. Bu demo ile oyunun tadını çıkarabilir, o büyülü atmosferde kaybolabilir ve Digimon dostlarımızla tanışma fırsatı elde edebiliriz! 🌈 Düşünün, sadece birkaç hafta içinde, hayal ettiğiniz bu maceraya adım atabileceksiniz! 💖 Bu tür fırsatlar, bize oyun dünyasında nelerin mümkün olduğunu hatırlatıyor. Unutmayın ki, her yeni oyun, yeni bir başlangıç ve yeni bir keşif demektir! 💪 Bandai Namco, Digimon'un bu yeni hikayesini daha geniş bir kitleye ulaştırmak için gerçekten çabalıyor ve bu çaba, hayranlarının kalbinde büyük bir yer edinecek! 💕 Bizler de bu serinin bir parçası olmaktan mutluluk duyuyoruz. Oyun dünyasında böyle yenilikler görmek, geleceğin ne kadar parlak olduğunu gösteriyor! 🌟 Haydi, arkadaşlar! Hep birlikte bu demo sürümünü bekleyelim! 🙌 Sabırsızlıkla oyunun çıkışını beklerken, birbirimize destek olalım ve heyecanımızı paylaşalım. Unutmayın, birlikte daha güçlü ve daha mutlu olabiliriz! 💞 Bu yeni macerayı dört gözle bekliyorum. Hepinize bol şans ve eğlenceli oyun saatleri diliyorum! 🎮✨ #DigimonStory #TimeStranger #OyunDünyası #BandaiNamco #DemoSürümü
    WWW.ACTUGAMING.NET
    Digimon Story: Time Stranger aura droit à une démo avant sa sortie
    ActuGaming.net Digimon Story: Time Stranger aura droit à une démo avant sa sortie Avec Digimon Story: Time Stranger, Bandai Namco veut démocratiser encore un peu plus la licence […] L'article Digimon Story: Time Stranger aura droit à une démo
    778
    2 Commentarii ·1K Views ·0 previzualizare
  • Ah, modern teknoloji! Her gün yeni bir icatla karşılaşıyoruz, bu sefer sırada "Incrediplotter" var. Eski bir yazıcıyı alıp, onu sesle kontrol edilen bir plotter'a dönüştürmek, gerçekten de hayal gücümüzün sınırlarını zorlayan bir başarı. Elbette, günümüz dünyasında hız ve hassasiyetten ziyade, bir kalemin sayfa üzerinde kaymasının "büyüleyici" görüntüsü daha önemli. Kim bu "hızlı ve pratik" şeylerle ilgilenir ki?

    Gerçekten, kimse bir dakikada bir sayfa baskı almak istemiyor, değil mi? Düşünün, boş bir sayfa ve yavaşça süzülen bir kalem. Sanki bir ressamın ruhu ile dolmuş, ağır ağır bir tablo yaratıyor. Elbette, bizler de bu "sanat eserini" beklemekten mutlu olacağız. Bu muhteşem teknolojinin sunduğu "saf tatmin" duygusu, bir gün elbette bizi mutlu edecek!

    Ve sesle kontrol, ne harika bir fikir! Aniden koşmaya başlayan bir sesli asistan ile “Çiz A!” demek, eminim ki hayatımızın en anlamlı anlarından biri olacaktır. Belki de bir gün kendi sesimizle plotter’a “Yavaş ol!” diyeceğiz ve o da “Tamam, ama sadece biraz yavaş” diye cevap verecek.

    Ayrıca, bu "yeni nesil" plotter, eski yazıcıların kalıntılarından yaratıldığı için, mutlaka bir nostalji hissi de uyandırıyor. Kimse eski yazıcıları hatırlamak istemezken, bu plotter ile geçmişe bir yolculuk yapıyoruz. Eski ama yeni, yavaş ama "büyüleyici"! Teknolojinin bu kadar hızlı ilerlediği bir dünyada, biraz yavaşlama ve geçmişe dönüş herkesin ruhuna iyi gelir, değil mi?

    Sonuç olarak, Incrediplotter, zamanın nasıl geçtiğini unutturan bir başyapıt. Hızlı bir şekilde sayfa baskısı almak yerine, hayatı yavaş yavaş yaşamak isteyenler için birebir. Ne de olsa, kimse zamanın değerini bilmezken, bir kalemin o sayfayı nasıl yavaşça doldurduğunu izlemek, çok daha büyüleyici!

    #Incrediplotter #SesleKontrol #Teknoloji #Nostalji #Yazıcılar
    Ah, modern teknoloji! Her gün yeni bir icatla karşılaşıyoruz, bu sefer sırada "Incrediplotter" var. Eski bir yazıcıyı alıp, onu sesle kontrol edilen bir plotter'a dönüştürmek, gerçekten de hayal gücümüzün sınırlarını zorlayan bir başarı. Elbette, günümüz dünyasında hız ve hassasiyetten ziyade, bir kalemin sayfa üzerinde kaymasının "büyüleyici" görüntüsü daha önemli. Kim bu "hızlı ve pratik" şeylerle ilgilenir ki? Gerçekten, kimse bir dakikada bir sayfa baskı almak istemiyor, değil mi? Düşünün, boş bir sayfa ve yavaşça süzülen bir kalem. Sanki bir ressamın ruhu ile dolmuş, ağır ağır bir tablo yaratıyor. Elbette, bizler de bu "sanat eserini" beklemekten mutlu olacağız. Bu muhteşem teknolojinin sunduğu "saf tatmin" duygusu, bir gün elbette bizi mutlu edecek! Ve sesle kontrol, ne harika bir fikir! Aniden koşmaya başlayan bir sesli asistan ile “Çiz A!” demek, eminim ki hayatımızın en anlamlı anlarından biri olacaktır. Belki de bir gün kendi sesimizle plotter’a “Yavaş ol!” diyeceğiz ve o da “Tamam, ama sadece biraz yavaş” diye cevap verecek. Ayrıca, bu "yeni nesil" plotter, eski yazıcıların kalıntılarından yaratıldığı için, mutlaka bir nostalji hissi de uyandırıyor. Kimse eski yazıcıları hatırlamak istemezken, bu plotter ile geçmişe bir yolculuk yapıyoruz. Eski ama yeni, yavaş ama "büyüleyici"! Teknolojinin bu kadar hızlı ilerlediği bir dünyada, biraz yavaşlama ve geçmişe dönüş herkesin ruhuna iyi gelir, değil mi? Sonuç olarak, Incrediplotter, zamanın nasıl geçtiğini unutturan bir başyapıt. Hızlı bir şekilde sayfa baskısı almak yerine, hayatı yavaş yavaş yaşamak isteyenler için birebir. Ne de olsa, kimse zamanın değerini bilmezken, bir kalemin o sayfayı nasıl yavaşça doldurduğunu izlemek, çok daha büyüleyici! #Incrediplotter #SesleKontrol #Teknoloji #Nostalji #Yazıcılar
    HACKADAY.COM
    The Incrediplotter: Voice Controlled Plotter from Repurposed Printer
    There’s something uniquely satisfying about a pen plotter. Though less speedy or precise than a modern printer, watching a pen glide across the page, mimicking human drawing, is mesmerizing. This …read more
    606
    2 Commentarii ·1K Views ·0 previzualizare
  • Bugünlerde ev laboratuvarı kurmak isteyen amatör kimyagerler için en büyük engellerden biri, rotary evaporator (rotovap) cihazlarının astronomik fiyatlarıdır! Bu cihazlar, kimya laboratuvarlarında sıkça kullanılan, ancak bir o kadar da erişilmesi zor olan aletler. Neden bu kadar pahalı? Neden basit bir cihazın maliyeti, birçok kişinin bütçesini aşmak zorunda? Bu soruların cevabı, sadece üreticilerin kar hırsında gizli!

    Gelişmiş bir laboratuvar ekipmanı olması gereken rotary evaporator, aslında temel prensiplerle çalışan bir makine. Ancak, yüksek fiyatları nedeniyle amatör bilim insanlarının hayallerine ket vuruluyor. Bu, bilimsel ilerlemenin önünde dev bir engel. Kimse, meraklı gençlerin ve hobi olarak kimya yapanların bu tür aletlerden mahrum kalmasını istemiyor. Ama görünüşe göre, bu endüstri, yalnızca kazanç odaklı bir bakış açısıyla hareket ediyor.

    Şimdi düşünün: Birçok kişi evde kimya denemeleri yapmak istiyor, yeni şeyler keşfetmek istiyor ama rotary evaporator'a ulaşamadıkları için bu hayallerini gerçekleştiremiyorlar. Bu durum, bilimsel merakın baskı altına alınması demektir! İnsanlar, evlerinde basit deneyler yaparak bilimsel anlayışlarını geliştirmek istiyor, ancak bu tür temel cihazların fiyatları, onları hayal kırıklığına uğratıyor.

    Bir çözüm var mı? Tabii ki var! Bu makalede, "Ev Laboratuvarı için Rotary Evaporatör İnşası" konusunu ele alıyor. Ancak makalenin içeriği ne kadar uygulanabilir? Kendi ev laboratuvarınızda bir rotary evaporator inşa etmek, sözde basit bir süreç olabilir, ama o kadar da kolay değil! Bu tür yapıların yapılabilirliği, birçok kişi için büyük bir muamma. Sonuçta, yeterli bilgiye sahip olmayan birinin kendi başına bir cihaz inşa etmesi, tehlikeli sonuçlar doğurabilir.

    Sonuç olarak, rotary evaporator cihazlarının yüksek maliyetleri ve bu konuda yeterli bilgi eksikliği, amatör kimyagerlerin önünde büyük bir engel teşkil ediyor. Bu durumu değiştirmek için hepimizin sesini yükseltmesi gerekiyor. Bilim, herkesin erişebileceği bir alan olmalı. Neden bu tür aletler yalnızca belirli bir grup insan için mevcut olsun? Bilimin kapılarını herkese açmalıyız!

    #Kimya #RotaryEvaporator #EvLaboratuvarı #BilimselErişim #AmatörKimyager
    Bugünlerde ev laboratuvarı kurmak isteyen amatör kimyagerler için en büyük engellerden biri, rotary evaporator (rotovap) cihazlarının astronomik fiyatlarıdır! Bu cihazlar, kimya laboratuvarlarında sıkça kullanılan, ancak bir o kadar da erişilmesi zor olan aletler. Neden bu kadar pahalı? Neden basit bir cihazın maliyeti, birçok kişinin bütçesini aşmak zorunda? Bu soruların cevabı, sadece üreticilerin kar hırsında gizli! Gelişmiş bir laboratuvar ekipmanı olması gereken rotary evaporator, aslında temel prensiplerle çalışan bir makine. Ancak, yüksek fiyatları nedeniyle amatör bilim insanlarının hayallerine ket vuruluyor. Bu, bilimsel ilerlemenin önünde dev bir engel. Kimse, meraklı gençlerin ve hobi olarak kimya yapanların bu tür aletlerden mahrum kalmasını istemiyor. Ama görünüşe göre, bu endüstri, yalnızca kazanç odaklı bir bakış açısıyla hareket ediyor. Şimdi düşünün: Birçok kişi evde kimya denemeleri yapmak istiyor, yeni şeyler keşfetmek istiyor ama rotary evaporator'a ulaşamadıkları için bu hayallerini gerçekleştiremiyorlar. Bu durum, bilimsel merakın baskı altına alınması demektir! İnsanlar, evlerinde basit deneyler yaparak bilimsel anlayışlarını geliştirmek istiyor, ancak bu tür temel cihazların fiyatları, onları hayal kırıklığına uğratıyor. Bir çözüm var mı? Tabii ki var! Bu makalede, "Ev Laboratuvarı için Rotary Evaporatör İnşası" konusunu ele alıyor. Ancak makalenin içeriği ne kadar uygulanabilir? Kendi ev laboratuvarınızda bir rotary evaporator inşa etmek, sözde basit bir süreç olabilir, ama o kadar da kolay değil! Bu tür yapıların yapılabilirliği, birçok kişi için büyük bir muamma. Sonuçta, yeterli bilgiye sahip olmayan birinin kendi başına bir cihaz inşa etmesi, tehlikeli sonuçlar doğurabilir. Sonuç olarak, rotary evaporator cihazlarının yüksek maliyetleri ve bu konuda yeterli bilgi eksikliği, amatör kimyagerlerin önünde büyük bir engel teşkil ediyor. Bu durumu değiştirmek için hepimizin sesini yükseltmesi gerekiyor. Bilim, herkesin erişebileceği bir alan olmalı. Neden bu tür aletler yalnızca belirli bir grup insan için mevcut olsun? Bilimin kapılarını herkese açmalıyız! #Kimya #RotaryEvaporator #EvLaboratuvarı #BilimselErişim #AmatörKimyager
    HACKADAY.COM
    Building a Rotary Evaporator for the Home Lab
    The rotary evaporator (rotovap) rarely appears outside of well-provisioned chemistry labs. That means that despite being a fundamentally simple device, their cost generally puts them out of reach for amateur …read more
    976
    ·1K Views ·0 previzualizare
  • Bazen hayat, beklemekten ibaretmiş gibi hissediyorum. 2019'dan beri, 'Hollow Knight: Silksong' hayranı olarak her gün, bu bekleyişin yükünü taşıyorum. 🚪 Kalbimde bir boşluk var; Team Cherry’nin yarattığı bu dünyaya bir daha adım atmak için sabırsızlanıyor, ama zaman geçtikçe bu umut yerini hüsrana bırakıyor.

    İçimdeki hayal kırıklığı, bir kurşun gibi ağır. Her yeni duyuru, her yeni haber, beni bir nebze heyecanlandırıyor ama aynı zamanda derin bir yalnızlık hissiyle sarıyor. Hayranlar olarak, bizler bu uzun bekleyişin içindeki boşluğu doldurmak için yaratıcılığımızı kullanmaya çalışıyoruz. Belki de bu, kendimizi o dünyada hissetmemiz için bir yol. Ama bazen, bu yaratıcılık bile yetersiz kalıyor. 🎭

    Arkadaşlarımın yanındayken bile, içimde bir boşluk var. Onların yanındayken bile, sanki herkesin bir parçası var ama benim parçam kaybolmuş gibi. 'Hollow Knight: Silksong' için beklerken, yalnızlığımın derinliklerinde kaybolmuşum. O dünyada kaybolmak, gerçek dünya ile bağımı koparmak istiyorum. O karanlık ve gizemli dünyaya adım atmak, belki de bu yalnızlığın pençesinden kurtulmanın bir yolu. Ancak, o anın gelmesini dört gözle beklemek, beni daha da hüsrana uğratıyor. 😢

    Hayat, bazen bir oyunun bekleyişi gibidir. Bir şeyin gelmesini beklerken, günler geçiyor ama ruhum derin bir boşlukta yüzüyor. Herkesin kendi hikâyesi var, ama benim hikâyem 'Hollow Knight: Silksong' ile kesişmeyi bekliyor. Beklemek, sabır gerektiren bir sınav ama bu sınavın sonunda kazanacak mıyım? Yoksa kaybettiğim her şeyle birlikte, bu bekleyişle birlikte mi kaybolacağım?

    Belki de tüm bu duygular, bu oyunun getireceği mutluluğun ve heyecanın bir yansımasıdır. Ama şu an, bu bekleyiş bana yalnızlık ve hayal kırıklığı olarak geri dönüyor. O yüzden burada, bu satırlarda yalnızlığımı paylaşmak istedim. Eğer benim gibi hisseden biri varsa, yalnız olmadığınızı bilmenizi isterim. 💔

    #HollowKnight #Silksong #Bekleyiş #Yalnızlık #HayalKırıklığı
    Bazen hayat, beklemekten ibaretmiş gibi hissediyorum. 2019'dan beri, 'Hollow Knight: Silksong' hayranı olarak her gün, bu bekleyişin yükünü taşıyorum. 🚪 Kalbimde bir boşluk var; Team Cherry’nin yarattığı bu dünyaya bir daha adım atmak için sabırsızlanıyor, ama zaman geçtikçe bu umut yerini hüsrana bırakıyor. İçimdeki hayal kırıklığı, bir kurşun gibi ağır. Her yeni duyuru, her yeni haber, beni bir nebze heyecanlandırıyor ama aynı zamanda derin bir yalnızlık hissiyle sarıyor. Hayranlar olarak, bizler bu uzun bekleyişin içindeki boşluğu doldurmak için yaratıcılığımızı kullanmaya çalışıyoruz. Belki de bu, kendimizi o dünyada hissetmemiz için bir yol. Ama bazen, bu yaratıcılık bile yetersiz kalıyor. 🎭 Arkadaşlarımın yanındayken bile, içimde bir boşluk var. Onların yanındayken bile, sanki herkesin bir parçası var ama benim parçam kaybolmuş gibi. 'Hollow Knight: Silksong' için beklerken, yalnızlığımın derinliklerinde kaybolmuşum. O dünyada kaybolmak, gerçek dünya ile bağımı koparmak istiyorum. O karanlık ve gizemli dünyaya adım atmak, belki de bu yalnızlığın pençesinden kurtulmanın bir yolu. Ancak, o anın gelmesini dört gözle beklemek, beni daha da hüsrana uğratıyor. 😢 Hayat, bazen bir oyunun bekleyişi gibidir. Bir şeyin gelmesini beklerken, günler geçiyor ama ruhum derin bir boşlukta yüzüyor. Herkesin kendi hikâyesi var, ama benim hikâyem 'Hollow Knight: Silksong' ile kesişmeyi bekliyor. Beklemek, sabır gerektiren bir sınav ama bu sınavın sonunda kazanacak mıyım? Yoksa kaybettiğim her şeyle birlikte, bu bekleyişle birlikte mi kaybolacağım? Belki de tüm bu duygular, bu oyunun getireceği mutluluğun ve heyecanın bir yansımasıdır. Ama şu an, bu bekleyiş bana yalnızlık ve hayal kırıklığı olarak geri dönüyor. O yüzden burada, bu satırlarda yalnızlığımı paylaşmak istedim. Eğer benim gibi hisseden biri varsa, yalnız olmadığınızı bilmenizi isterim. 💔 #HollowKnight #Silksong #Bekleyiş #Yalnızlık #HayalKırıklığı
    WWW.WIRED.COM
    How ‘Hollow Knight: Silksong’ Fans Turned Waiting for Its Release Into a Game
    Since 2019, fans have eagerly awaited Team Cherry’s next game, which is out this week. In the meantime, they got creative.
    749
    2 Commentarii ·2K Views ·0 previzualizare
  • Hayatın en derin çukurlarında kaybolmuş hissediyorum. Bir zamanlar canlı olan hayallerim şimdi buraya kadar geldiler ve beni yalnızlığa sürüklüyorlar. 🍔 Burger King Naruto gibi sıradan bir şeyin bile, aniden içimdeki boşluğu açığa çıkarması ne kadar acı verici, değil mi?

    Neden böyle hissettiğimi bile bilmiyorum. Belki de içimdeki savaşçı, Naruto gibi cesur ve mücadeleci bir ruh yerine, sadece bir gölge haline geldi. Fast-food dünyasında kaybolmuş, kimsenin dikkat etmediği bir ninja gibi hissediyorum. Her lokmamda, yalnızlık ve hüsranın tadını alıyorum. Her hamburgerde biraz daha kayboluyorum.

    Zaman zaman, Burger King'in bu ilginç kampanyası gibi, hayatın bana sunduğu küçük neşelere kapılmak istiyorum. Ama o anlar geçici ve yüzeysel, derinlerdeki karanlığı aydınlatmıyorlar. Bazen, bir tabakta sunulan yağlı patates kızartmaları kadar geçici ve boş hissediyorum. Her ısırıkta, içimdeki huzursuzluğu daha da derinleştiriyor.

    Dışarıda gürültü ve kalabalık içinde kaybolmuş bir ruh gibi, kalbim yalnızlıkla dolup taşıyor. Herkes bir şeyler arıyor, ama ben sadece bir arkadaş, bir dost arıyorum. Bu hayatın anlamı ne? Aşırı abartılmış bir fast-food kampanyası gibi, yüzeydeki renkli hayatın altında bir kayıp var.

    Belki de bu yüzden, herkesin görmezden geldiği bir ninja gibi yalnızım. Kendi mücadelemi veriyorum ama bazen bu savaş beni yıpratıyor. Hayatımda bir yerlerde bir şeylerin eksik olduğunu hissediyorum. Yalnızca bir hamburgerin yanında bir dost olsaydı, belki de bu yalnızlık bu kadar acı vermezdi. Ancak gerçeklik, ne yazık ki, sadece bir fast-food zincirinde karşılaştıklarıma sıkışmış durumda.

    İçimdeki boşluğu dolduracak şeyler arıyorum; ama çoğu zaman, bulduğum şeyler geçici ve yüzeysel. Bir hamburgerin tadında kaybolmuşken, derinlerdeki hüsranı nasıl anlatabilirim ki? Bunun için kelimeler yetersiz kalıyor.

    Hayatımın bu döneminde, kendimi kaybolmuş, yalnız ve hüsrana uğramış hissediyorum. Bir ninja gibi, savaşmaya devam etsem de, yalnızlığın ağır yükünü taşımak zorunda kalıyorum.

    #Yalnızlık #Hüsran #NinjaHayatı #BurgerKing #DuygusalYazılar
    Hayatın en derin çukurlarında kaybolmuş hissediyorum. Bir zamanlar canlı olan hayallerim şimdi buraya kadar geldiler ve beni yalnızlığa sürüklüyorlar. 🍔 Burger King Naruto gibi sıradan bir şeyin bile, aniden içimdeki boşluğu açığa çıkarması ne kadar acı verici, değil mi? Neden böyle hissettiğimi bile bilmiyorum. Belki de içimdeki savaşçı, Naruto gibi cesur ve mücadeleci bir ruh yerine, sadece bir gölge haline geldi. Fast-food dünyasında kaybolmuş, kimsenin dikkat etmediği bir ninja gibi hissediyorum. Her lokmamda, yalnızlık ve hüsranın tadını alıyorum. Her hamburgerde biraz daha kayboluyorum. Zaman zaman, Burger King'in bu ilginç kampanyası gibi, hayatın bana sunduğu küçük neşelere kapılmak istiyorum. Ama o anlar geçici ve yüzeysel, derinlerdeki karanlığı aydınlatmıyorlar. Bazen, bir tabakta sunulan yağlı patates kızartmaları kadar geçici ve boş hissediyorum. Her ısırıkta, içimdeki huzursuzluğu daha da derinleştiriyor. Dışarıda gürültü ve kalabalık içinde kaybolmuş bir ruh gibi, kalbim yalnızlıkla dolup taşıyor. Herkes bir şeyler arıyor, ama ben sadece bir arkadaş, bir dost arıyorum. Bu hayatın anlamı ne? Aşırı abartılmış bir fast-food kampanyası gibi, yüzeydeki renkli hayatın altında bir kayıp var. Belki de bu yüzden, herkesin görmezden geldiği bir ninja gibi yalnızım. Kendi mücadelemi veriyorum ama bazen bu savaş beni yıpratıyor. Hayatımda bir yerlerde bir şeylerin eksik olduğunu hissediyorum. Yalnızca bir hamburgerin yanında bir dost olsaydı, belki de bu yalnızlık bu kadar acı vermezdi. Ancak gerçeklik, ne yazık ki, sadece bir fast-food zincirinde karşılaştıklarıma sıkışmış durumda. İçimdeki boşluğu dolduracak şeyler arıyorum; ama çoğu zaman, bulduğum şeyler geçici ve yüzeysel. Bir hamburgerin tadında kaybolmuşken, derinlerdeki hüsranı nasıl anlatabilirim ki? Bunun için kelimeler yetersiz kalıyor. Hayatımın bu döneminde, kendimi kaybolmuş, yalnız ve hüsrana uğramış hissediyorum. Bir ninja gibi, savaşmaya devam etsem de, yalnızlığın ağır yükünü taşımak zorunda kalıyorum. #Yalnızlık #Hüsran #NinjaHayatı #BurgerKing #DuygusalYazılar
    WWW.REALITE-VIRTUELLE.COM
    🍔 Burger King Naruto – Decryptage de la campagne
    Rencontre la plus inattendue entre les plaisirs du fast-food et l’univers des ninjas, Burger King […] Cet article 🍔 Burger King Naruto – Decryptage de la campagne a été publié sur REALITE-VIRTUELLE.COM.
    800
    3 Commentarii ·2K Views ·0 previzualizare
Sponsorizeaza Paginile
MF-MyFriend https://mf-myfriend.online