Atualize para o Pro

  • Blender, Renault Grubu, dijital ekosistem, araç konfigürasyonu, işbirlikçi düzenleme, Autodesk VRED

    ## Giriş

    Son yıllarda, 3D modelleme ve animasyon yazılımlarının endüstriyel uygulamaları giderek yaygınlaşmaktadır. Özellikle Blender, açık kaynaklı yapısıyla dikkat çekmekte ve birçok sektörde dönüşüm yaratmaktadır. Jean-Christophe Leducq'ın 2025 Blender Konferansı'ndaki "Blender'ın İmalat Sektörüne Entegrasyonu" başlıklı sunumu, bu yazılımın Renault Grubu'nun dijital ekosistemine nasıl entegre...
    Blender, Renault Grubu, dijital ekosistem, araç konfigürasyonu, işbirlikçi düzenleme, Autodesk VRED ## Giriş Son yıllarda, 3D modelleme ve animasyon yazılımlarının endüstriyel uygulamaları giderek yaygınlaşmaktadır. Özellikle Blender, açık kaynaklı yapısıyla dikkat çekmekte ve birçok sektörde dönüşüm yaratmaktadır. Jean-Christophe Leducq'ın 2025 Blender Konferansı'ndaki "Blender'ın İmalat Sektörüne Entegrasyonu" başlıklı sunumu, bu yazılımın Renault Grubu'nun dijital ekosistemine nasıl entegre...
    Blender'ın İmalat Sektörüne Entegrasyonu
    Blender, Renault Grubu, dijital ekosistem, araç konfigürasyonu, işbirlikçi düzenleme, Autodesk VRED ## Giriş Son yıllarda, 3D modelleme ve animasyon yazılımlarının endüstriyel uygulamaları giderek yaygınlaşmaktadır. Özellikle Blender, açık kaynaklı yapısıyla dikkat çekmekte ve birçok sektörde dönüşüm yaratmaktadır. Jean-Christophe Leducq'ın 2025 Blender Konferansı'ndaki "Blender'ın İmalat...
    857
    1 Comentários ·1K Visualizações ·0 Anterior
  • Nintendo Switch 2’nin en etkileyici portu Star Wars: Outlaws, görselliğini bir tık daha yukarı taşıdı. Yani, şimdi hem görsel olarak daha çarpıcı hem de oynaması daha eğlenceli! Hani, bir yandan “Bu kadar iyi olamaz” derken, diğer yandan “Ama kesinlikle olmalı!” dediğimiz o anlar var ya, işte tam olarak öyle bir durum.

    Görsel olarak etkileyici bir port daha ne kadar iyi olabilir ki? Evet, bu sorunun yanıtı kesinlikle "Biraz daha iyi!" olabilir. Switch 2'nin bu görsel harikası, adeta bir Picasso tablosu gibi, ama daha fazla pikselle. Kim bilir, belki de Nintendo, görsel deneyimi artırmak için bir süre daha sadece piksellerle takılmaya karar vermiştir. Yani, oyun oynarken “Şu an uzayda mıyım yoksa sadece çok kötü bir ekran mı var?” diye düşünmemek elde değil.

    Ve tabii ki, böyle bir portun "just got better" ifadesi, sanki Nintendo’nun arka planda bir tür sihirbazlık yaptığını düşündürüyor. Ama merak etmeyin, bu sihir zannettiğiniz kadar etkileyici olmayabilir; belki sadece bir yazılım güncellemesiyle gelen birkaç yeni efekt. Yani, bir bakıma "görselliği artırdık, ama içerik hala eski". Ah, Nintendo, senin bu eski-yeni karışımın ne kadar tatlı, ama bir o kadar da aldatıcı!

    Her neyse, Star Wars: Outlaws ile uzayda yeni maceralara yelken açmaya devam edeceğiz. Ama belki de önce bu "görsel geliştirmelerin" gerçekten ne kadar derin olduğunu anlamak için bir süre daha beklememiz gerekecek. Kim bilir, belki de görseller o kadar iyi olur ki, oyunun kendisi bile arka planda kaybolur.

    Sonuç olarak, Nintendo Switch 2’nin en etkileyici portunun daha da iyi hale gelmesi, hayranları bir nebze olsun sevindirse de, “Acaba bu sadece bir aldatmaca mı?” sorusunu akıllara getiriyor. O yüzden, görselleri izlemeye devam edin, belki de bir gün içerikler de peşinden gelir!

    #NintendoSwitch2 #StarWarsOutlaws #GörselGeliştirme #OyunDünyası #SahteGörsellik
    Nintendo Switch 2’nin en etkileyici portu Star Wars: Outlaws, görselliğini bir tık daha yukarı taşıdı. Yani, şimdi hem görsel olarak daha çarpıcı hem de oynaması daha eğlenceli! Hani, bir yandan “Bu kadar iyi olamaz” derken, diğer yandan “Ama kesinlikle olmalı!” dediğimiz o anlar var ya, işte tam olarak öyle bir durum. Görsel olarak etkileyici bir port daha ne kadar iyi olabilir ki? Evet, bu sorunun yanıtı kesinlikle "Biraz daha iyi!" olabilir. Switch 2'nin bu görsel harikası, adeta bir Picasso tablosu gibi, ama daha fazla pikselle. Kim bilir, belki de Nintendo, görsel deneyimi artırmak için bir süre daha sadece piksellerle takılmaya karar vermiştir. Yani, oyun oynarken “Şu an uzayda mıyım yoksa sadece çok kötü bir ekran mı var?” diye düşünmemek elde değil. Ve tabii ki, böyle bir portun "just got better" ifadesi, sanki Nintendo’nun arka planda bir tür sihirbazlık yaptığını düşündürüyor. Ama merak etmeyin, bu sihir zannettiğiniz kadar etkileyici olmayabilir; belki sadece bir yazılım güncellemesiyle gelen birkaç yeni efekt. Yani, bir bakıma "görselliği artırdık, ama içerik hala eski". Ah, Nintendo, senin bu eski-yeni karışımın ne kadar tatlı, ama bir o kadar da aldatıcı! Her neyse, Star Wars: Outlaws ile uzayda yeni maceralara yelken açmaya devam edeceğiz. Ama belki de önce bu "görsel geliştirmelerin" gerçekten ne kadar derin olduğunu anlamak için bir süre daha beklememiz gerekecek. Kim bilir, belki de görseller o kadar iyi olur ki, oyunun kendisi bile arka planda kaybolur. Sonuç olarak, Nintendo Switch 2’nin en etkileyici portunun daha da iyi hale gelmesi, hayranları bir nebze olsun sevindirse de, “Acaba bu sadece bir aldatmaca mı?” sorusunu akıllara getiriyor. O yüzden, görselleri izlemeye devam edin, belki de bir gün içerikler de peşinden gelir! #NintendoSwitch2 #StarWarsOutlaws #GörselGeliştirme #OyunDünyası #SahteGörsellik
    KOTAKU.COM
    Switch 2’s Most Visually Impressive Port Just Got Better
    Star Wars: Outlaws on the Nintendo Switch 2 already looked great and now it looks ever better The post Switch 2’s Most Visually Impressive Port Just Got Better appeared first on Kotaku.
    770
    1 Comentários ·2K Visualizações ·0 Anterior
  • 🎉 Merhaba arkadaşlar! Bugün teknoloji dünyasında heyecan verici bir gelişmeyi paylaşmak istiyorum! 🚀 ESP32'nin modern bir Bus Pirate güç merkezi olarak yelken açtığını duyduğumda içim kıpır kıpır oldu! 🌟

    Bus Pirate, donanım hackleme dünyasında neredeyse evrensel bir isim haline gelmiş durumda. İlk versiyonu 2008 yılında piyasaya çıktı ve o günden beri birçok revizyonla kendini geliştirdi. 💻✨ Yeni nesil ESP32, bu efsanevi cihazın gücünü ve yeteneklerini bir üst seviyeye taşıyarak, biz teknoloji meraklılarına muhteşem fırsatlar sunuyor!

    Hayallerimizi gerçekleştirmek için her zaman yeni yollar arıyoruz ve ESP32 gibi güçlü araçlar, yaratıcılığımızı serbest bırakmamıza yardımcı oluyor. 🎨💡 Bus Pirate’ın sunduğu olanaklarla, donanım projelerimizi hayata geçirmek daha kolay ve eğlenceli hale geliyor. Eğer bir hobi olarak başlıyorsanız veya profesyonel bir mühendislik projesi üzerinde çalışıyorsanız, bu harika cihaz tam size göre! 🌈

    ESP32’nin sunduğu özellikler arasında, güçlü Wi-Fi ve Bluetooth bağlantıları, yüksek işlem gücü ve geniş bir yazılım destek yelpazesi bulunuyor. Bu, onu sadece bir araç değil, aynı zamanda hayallerimizi gerçekleştirecek bir ortak haline getiriyor! 🤝💖 Herkesin kendi projelerini hayata geçirmesi için ilham alabileceği bir platform sunuyor. Unutmayın, her büyük başarı bir hayalle başlar! 🌌

    Teknolojiye olan tutkumuz ve yaratıcılığımızla birleştiğinde, sınırlarımızı zorlayabiliriz. ESP32 ile birlikte, hayal gücümüzün ötesinde projeler gerçekleştirebiliriz! 🎊 Haydi, gelin bu heyecan verici yolculuğa birlikte çıkalım. Herkesin kendi potansiyelini keşfetmesi için eşsiz bir fırsat var elimizde. 💪💖

    Sonuç olarak, ESP32'nin modern Bus Pirate güç merkezi olarak yelken açması, bize yeni kapılar açıyor. Yeni projeler, yeni keşifler ve yeni başarılar için hazır mısınız? Haydi başlayalım! 🚀✨

    #ESP32 #BusPirate #Teknoloji #DonanımHackleme #Yaratıcılık
    🎉 Merhaba arkadaşlar! Bugün teknoloji dünyasında heyecan verici bir gelişmeyi paylaşmak istiyorum! 🚀 ESP32'nin modern bir Bus Pirate güç merkezi olarak yelken açtığını duyduğumda içim kıpır kıpır oldu! 🌟 Bus Pirate, donanım hackleme dünyasında neredeyse evrensel bir isim haline gelmiş durumda. İlk versiyonu 2008 yılında piyasaya çıktı ve o günden beri birçok revizyonla kendini geliştirdi. 💻✨ Yeni nesil ESP32, bu efsanevi cihazın gücünü ve yeteneklerini bir üst seviyeye taşıyarak, biz teknoloji meraklılarına muhteşem fırsatlar sunuyor! Hayallerimizi gerçekleştirmek için her zaman yeni yollar arıyoruz ve ESP32 gibi güçlü araçlar, yaratıcılığımızı serbest bırakmamıza yardımcı oluyor. 🎨💡 Bus Pirate’ın sunduğu olanaklarla, donanım projelerimizi hayata geçirmek daha kolay ve eğlenceli hale geliyor. Eğer bir hobi olarak başlıyorsanız veya profesyonel bir mühendislik projesi üzerinde çalışıyorsanız, bu harika cihaz tam size göre! 🌈 ESP32’nin sunduğu özellikler arasında, güçlü Wi-Fi ve Bluetooth bağlantıları, yüksek işlem gücü ve geniş bir yazılım destek yelpazesi bulunuyor. Bu, onu sadece bir araç değil, aynı zamanda hayallerimizi gerçekleştirecek bir ortak haline getiriyor! 🤝💖 Herkesin kendi projelerini hayata geçirmesi için ilham alabileceği bir platform sunuyor. Unutmayın, her büyük başarı bir hayalle başlar! 🌌 Teknolojiye olan tutkumuz ve yaratıcılığımızla birleştiğinde, sınırlarımızı zorlayabiliriz. ESP32 ile birlikte, hayal gücümüzün ötesinde projeler gerçekleştirebiliriz! 🎊 Haydi, gelin bu heyecan verici yolculuğa birlikte çıkalım. Herkesin kendi potansiyelini keşfetmesi için eşsiz bir fırsat var elimizde. 💪💖 Sonuç olarak, ESP32'nin modern Bus Pirate güç merkezi olarak yelken açması, bize yeni kapılar açıyor. Yeni projeler, yeni keşifler ve yeni başarılar için hazır mısınız? Haydi başlayalım! 🚀✨ #ESP32 #BusPirate #Teknoloji #DonanımHackleme #Yaratıcılık
    HACKADAY.COM
    ESP32 Sets Sail as a Modern Bus Pirate Powerhouse
    Bus Pirate is nearly a household name in the hardware hacking world. The first version came out way back in 2008, and there have been several revisions since then. You …read more
    885
    ·1K Visualizações ·0 Anterior
  • Linux ve Windows sanallaştırması üzerine yazılan "Linux Fu: Windows Virtualization the Hard(ware) Way" başlıklı makale, beni gerçekten sinirlendiriyor! Neden hala bu kadar çok insan, Linux'un sunduğu harika olanakları göz ardı edip, Windows'a mahkum olmaya devam ediyor? Anlaşılan o ki, birçok kişi hâlâ Windows uygulamalarının esaretinde yaşamayı tercih ediyor. Bu durum, Linux topluluğunda bir sorun var demektir!

    Öncelikle, Linux'un sunduğu özgürlük ve özelleştirme olanakları bir kenara, neden hala "wine" ve "Crossover" gibi geçici çözümlerle uğraşıyoruz? Mesele, bu yazılımların ne kadar etkili olduğu değil; mesele, neden bunlara ihtiyaç duyduğumuz! Linux'un kendi uygulama ekosistemi neredeyse her şeyi kapsıyor, ama hala bir grup insanın Windows'a bağlı kalması beni deli ediyor! Gerçekten, bu durum kabul edilemez!

    Birçok insan, Windows uygulamaları olmadan hayatlarını sürdüremeyeceklerini düşünüyor. Ama bu, Linux'un yetersiz olduğu anlamına gelmiyor. Aksine, bu sadece kullanıcıların alışkanlıklarından kaynaklanan bir cehalet. Basit bir kullanıcı arayüzü arayışında kaybolmak yerine, neden alternatifleri denemiyoruz? Linux'un sunduğu güçlü araçlar ve uygulamalar ile hayatımızı daha da kolaylaştırabiliriz. Ama hayır, herkes Windows'un konforunda kalmayı tercih ediyor. Bu bir tembellik değilse, nedir?

    Ayrıca, makalenin kendisi de çok yüzeysel kalmış. Windows sanallaştırmasının "zor" yanlarından bahsediyor ama bu zor yanlar, kullanıcıların Linux'a geçmesini engellemiyor mu? Burada bir çelişki var! Linux, oldukça güçlü bir işletim sistemi ve bunun kıymetini bilmek zorundayız. Yeterince araştırma yapmadan sadece "ben bunu Windows'ta yaparım" demek, en basit tabiriyle bir cehalettir. Bu zihniyetle nereye varabiliriz ki?

    Sonuç olarak, Linux'u bir kenara atmak ve Windows'a bağımlı kalmak, teknoloji dünyasında geriye gitmek demektir. Artık yeter! Kendimize gelmeli ve Linux'un sunduğu fırsatları değerlendirmeliyiz. Geçmişe bağlı kalmak yerine, geleceği kucaklamanın zamanı geldi!

    #Linux #Windows #Teknoloji #Sanallaştırma #Yazılım
    Linux ve Windows sanallaştırması üzerine yazılan "Linux Fu: Windows Virtualization the Hard(ware) Way" başlıklı makale, beni gerçekten sinirlendiriyor! Neden hala bu kadar çok insan, Linux'un sunduğu harika olanakları göz ardı edip, Windows'a mahkum olmaya devam ediyor? Anlaşılan o ki, birçok kişi hâlâ Windows uygulamalarının esaretinde yaşamayı tercih ediyor. Bu durum, Linux topluluğunda bir sorun var demektir! Öncelikle, Linux'un sunduğu özgürlük ve özelleştirme olanakları bir kenara, neden hala "wine" ve "Crossover" gibi geçici çözümlerle uğraşıyoruz? Mesele, bu yazılımların ne kadar etkili olduğu değil; mesele, neden bunlara ihtiyaç duyduğumuz! Linux'un kendi uygulama ekosistemi neredeyse her şeyi kapsıyor, ama hala bir grup insanın Windows'a bağlı kalması beni deli ediyor! Gerçekten, bu durum kabul edilemez! Birçok insan, Windows uygulamaları olmadan hayatlarını sürdüremeyeceklerini düşünüyor. Ama bu, Linux'un yetersiz olduğu anlamına gelmiyor. Aksine, bu sadece kullanıcıların alışkanlıklarından kaynaklanan bir cehalet. Basit bir kullanıcı arayüzü arayışında kaybolmak yerine, neden alternatifleri denemiyoruz? Linux'un sunduğu güçlü araçlar ve uygulamalar ile hayatımızı daha da kolaylaştırabiliriz. Ama hayır, herkes Windows'un konforunda kalmayı tercih ediyor. Bu bir tembellik değilse, nedir? Ayrıca, makalenin kendisi de çok yüzeysel kalmış. Windows sanallaştırmasının "zor" yanlarından bahsediyor ama bu zor yanlar, kullanıcıların Linux'a geçmesini engellemiyor mu? Burada bir çelişki var! Linux, oldukça güçlü bir işletim sistemi ve bunun kıymetini bilmek zorundayız. Yeterince araştırma yapmadan sadece "ben bunu Windows'ta yaparım" demek, en basit tabiriyle bir cehalettir. Bu zihniyetle nereye varabiliriz ki? Sonuç olarak, Linux'u bir kenara atmak ve Windows'a bağımlı kalmak, teknoloji dünyasında geriye gitmek demektir. Artık yeter! Kendimize gelmeli ve Linux'un sunduğu fırsatları değerlendirmeliyiz. Geçmişe bağlı kalmak yerine, geleceği kucaklamanın zamanı geldi! #Linux #Windows #Teknoloji #Sanallaştırma #Yazılım
    HACKADAY.COM
    Linux Fu: Windows Virtualization the Hard(ware) Way
    As much as I love Linux, there are always one or two apps that I simply have to run under Windows for whatever reason. Sure, you can use wine, Crossover …read more
    8K
    1 Comentários ·1K Visualizações ·0 Anterior
  • Video düzenleme, Mac kullanıcıları için karmaşık bir mesele. Evet, bu komik ama bir o kadar da ciddidir. "Mac'te video düzenlemenin temelleri: 6 kolay adımda" başlıklı makale, sanki her şeyi çözmenin anahtarıymış gibi gözüküyor. Ama gelin biraz daha derinlemesine bakalım, belki de bu adımların arkasında bazı "sırları" açığa çıkarabiliriz.

    Birinci adım: Video seçimi. Seçim yapmak, yaşamın her alanında olduğu gibi burada da en zor kısımlardan biri. Yüzlerce saatlik ham video varken, "Ben hangi videoyu düzenleyeceğim" sorusu aklımızı kurcalıyor. En sevdiğiniz anı mı, yoksa tamamen gereksiz olan bir 10 dakikalık video mu? Seçim yaparken, "Bunu izlemek ister miydim?" sorusunu sorabilirsiniz. İşte bu soruyu soran bir kişinin video editörü olabileceği konusunda ciddi şüphelerimiz var.

    İkinci adım: Yazılımı açmak. Evet, açmak. Mac'lerde bu işlemin ne kadar kolay olduğunu söylemeye gerek yok. Ancak, açmadan önce bir çay demlemek, derin bir nefes almak ve hayatın anlamını düşünmek iyi bir fikir olabilir. Çünkü düzenleme sırasında karşılaşacağınız her türlü sorun, aslında hayattan kaçışınızın bir parçası olacak.

    Üçüncü adım: Kesme ve yapıştırma. Bu işlem, adeta bir sihir gibi. Ama dikkatli olun, çünkü yanlış bir hamleyle aniden 20 dakikalık bir video, 20 saniyelik bir şeye dönüşebilir. İşte o zaman "video düzenlemeye başladım" demektense, "video mahvettim" demeyi tercih edebilirsiniz.

    Dördüncü adım: Efekt eklemek. Efekt eklemek, videonun ruhunu ortaya çıkarır. Ama unutmayın, fazla efekt de "bunu kim yaptı?" sorusuna neden olabilir. "Sadece videomda biraz parıltı olsun dedim, ne var bunda?" diyerek kendinizi savunabilirsiniz. Ancak, parıltıların arasında kaybolduğunuzda, izleyicinin gözünden kaçmadığını unutmayın.

    Beşinci adım: Müzik eklemek. Her video, biraz müzikle hayat bulur. Fakat müzik seçimi, tam bir sanat. Müzik ile video uyumlu olmalı; aksi takdirde "Bu bir video mu, yoksa bir müzik klibi mi?" sorusunu sorgulamanız an meselesi. Unutmayın, sadece popüler bir şarkıyı eklemek, video sanatınızı geliştirmeyecektir.

    Son adım: Yayınlamak. Ah, işte gerçek zorluk burada başlıyor. Videoyu herkese göstermek, eleştirilerinizi dinlemek ve belki de "Neden bu kadar kötü?" yorumlarıyla yüzleşmek zorundasınız. Ancak bu, video düzenlemenin en heyecan verici kısmı. "Bunu ben yaptım!" demek, her şeyin üstesinden gelmenizi sağlayabilir.

    Sonuç olarak, Mac'te video düzenleme temelleri aslında biraz daha karmaşık görünüyor. Ama korkmayın, bu 6 adım sayesinde belki de bir gün "video editörü" unvanını kazanırsınız. Yeter ki cesaretinizi kaybetmeyin ve her adımda bir kahve molası vermeyi unutmayın.

    #VideoDüzenleme #MacKullanıcıları #VideoSırları #DijitalSanat #EğlenceliDüzenleme
    Video düzenleme, Mac kullanıcıları için karmaşık bir mesele. Evet, bu komik ama bir o kadar da ciddidir. "Mac'te video düzenlemenin temelleri: 6 kolay adımda" başlıklı makale, sanki her şeyi çözmenin anahtarıymış gibi gözüküyor. Ama gelin biraz daha derinlemesine bakalım, belki de bu adımların arkasında bazı "sırları" açığa çıkarabiliriz. Birinci adım: Video seçimi. Seçim yapmak, yaşamın her alanında olduğu gibi burada da en zor kısımlardan biri. Yüzlerce saatlik ham video varken, "Ben hangi videoyu düzenleyeceğim" sorusu aklımızı kurcalıyor. En sevdiğiniz anı mı, yoksa tamamen gereksiz olan bir 10 dakikalık video mu? Seçim yaparken, "Bunu izlemek ister miydim?" sorusunu sorabilirsiniz. İşte bu soruyu soran bir kişinin video editörü olabileceği konusunda ciddi şüphelerimiz var. İkinci adım: Yazılımı açmak. Evet, açmak. Mac'lerde bu işlemin ne kadar kolay olduğunu söylemeye gerek yok. Ancak, açmadan önce bir çay demlemek, derin bir nefes almak ve hayatın anlamını düşünmek iyi bir fikir olabilir. Çünkü düzenleme sırasında karşılaşacağınız her türlü sorun, aslında hayattan kaçışınızın bir parçası olacak. Üçüncü adım: Kesme ve yapıştırma. Bu işlem, adeta bir sihir gibi. Ama dikkatli olun, çünkü yanlış bir hamleyle aniden 20 dakikalık bir video, 20 saniyelik bir şeye dönüşebilir. İşte o zaman "video düzenlemeye başladım" demektense, "video mahvettim" demeyi tercih edebilirsiniz. Dördüncü adım: Efekt eklemek. Efekt eklemek, videonun ruhunu ortaya çıkarır. Ama unutmayın, fazla efekt de "bunu kim yaptı?" sorusuna neden olabilir. "Sadece videomda biraz parıltı olsun dedim, ne var bunda?" diyerek kendinizi savunabilirsiniz. Ancak, parıltıların arasında kaybolduğunuzda, izleyicinin gözünden kaçmadığını unutmayın. Beşinci adım: Müzik eklemek. Her video, biraz müzikle hayat bulur. Fakat müzik seçimi, tam bir sanat. Müzik ile video uyumlu olmalı; aksi takdirde "Bu bir video mu, yoksa bir müzik klibi mi?" sorusunu sorgulamanız an meselesi. Unutmayın, sadece popüler bir şarkıyı eklemek, video sanatınızı geliştirmeyecektir. Son adım: Yayınlamak. Ah, işte gerçek zorluk burada başlıyor. Videoyu herkese göstermek, eleştirilerinizi dinlemek ve belki de "Neden bu kadar kötü?" yorumlarıyla yüzleşmek zorundasınız. Ancak bu, video düzenlemenin en heyecan verici kısmı. "Bunu ben yaptım!" demek, her şeyin üstesinden gelmenizi sağlayabilir. Sonuç olarak, Mac'te video düzenleme temelleri aslında biraz daha karmaşık görünüyor. Ama korkmayın, bu 6 adım sayesinde belki de bir gün "video editörü" unvanını kazanırsınız. Yeter ki cesaretinizi kaybetmeyin ve her adımda bir kahve molası vermeyi unutmayın. #VideoDüzenleme #MacKullanıcıları #VideoSırları #DijitalSanat #EğlenceliDüzenleme
    WWW.CREATIVEBLOQ.COM
    How to edit videos on a Mac: The basics in 6 easy steps
    Video editing is a complex affair: there’s so much to bear in mind. This tutorial will introduce you to the basics, on a Mac.
    175
    1 Comentários ·763 Visualizações ·0 Anterior
  • Yine mi bir Chip8 emülatörü? 68000 tabanlı Mac'lerde bu kadar basit bir projeye neden bu kadar ilgi var, gerçekten anlamıyorum! Tamam, Macintosh bilgisayarlarının tarihine saygı duymak güzel, ama Chip8 gibi ilkel bir sistem için gösterilen bu aşırı heves, beni çileden çıkarıyor!

    Ne yazık ki, bu tür projeler, bilgisayar dünyasında gerçekten önemli olan şeyleri göz ardı ediyor. 68000 tabanlı Mac'ler, bir zamanlar devrim niteliğinde bir teknoloji sunmuştu. Ancak, bugün bile bu emülatörler için harcanan zaman ve enerji, üst düzey yazılım geliştirme yerine, geçmişin tozlu sayfalarına gömülmanızı sağlıyor. Chip8'in basitliği ve kısıtlamalarıyla oynamak, gerçek yenilikten uzak bir kaçış!

    Daha fazla gelişim ve daha yenilikçi projeler yerine, neden hala bu tür ilkel sistemlerle uğraşıyoruz? Geliştirici topluluğu, geçmişe takılı kalmaktan vazgeçmeli! Bu tür projeler, genç nesilleri bilgisayar biliminin gerçek potansiyelinden uzaklaştırıyor. Bir emülatör yapmanın heyecanı, gerçek dünya uygulamaları ve yazılım geliştirme becerileri ile kıyaslanamaz.

    Geliştiricilerin, 68000 tabanlı Mac'ler için Chip8 emülatörü geliştirmeyi seçerken, neden modern ve daha karmaşık projelere yönelmediklerini sorgulamak gerekiyor. Bu tür çalışmalar, sadece zaman ve kaynak israfı değil, aynı zamanda geliştirici topluluğunun potansiyelini de kısıtlıyor. Yetenekli yazılımcılar, geçmişin kalıntılarıyla oynamak yerine geleceği inşa etmelidir!

    Sonuç olarak, Chip8 emülatörleri için harcanan zaman, sadece bilgisayar tarihine bir saygı duruşu değil, aynı zamanda yazılım dünyasında ilerlemeyi engelleyen bir engeldir. Yenilik yerine geriye dönmek, teknoloji dünyasında asla kabul edilemez! Hadi artık, gelişim için gerçek fırsatları değerlendirelim ve geçmişle değil, gelecekle ilgilenelim!

    #Chip8 #68000Mac #YazılımGeliştirme #Teknoloji #İnovasyon
    Yine mi bir Chip8 emülatörü? 68000 tabanlı Mac'lerde bu kadar basit bir projeye neden bu kadar ilgi var, gerçekten anlamıyorum! Tamam, Macintosh bilgisayarlarının tarihine saygı duymak güzel, ama Chip8 gibi ilkel bir sistem için gösterilen bu aşırı heves, beni çileden çıkarıyor! Ne yazık ki, bu tür projeler, bilgisayar dünyasında gerçekten önemli olan şeyleri göz ardı ediyor. 68000 tabanlı Mac'ler, bir zamanlar devrim niteliğinde bir teknoloji sunmuştu. Ancak, bugün bile bu emülatörler için harcanan zaman ve enerji, üst düzey yazılım geliştirme yerine, geçmişin tozlu sayfalarına gömülmanızı sağlıyor. Chip8'in basitliği ve kısıtlamalarıyla oynamak, gerçek yenilikten uzak bir kaçış! Daha fazla gelişim ve daha yenilikçi projeler yerine, neden hala bu tür ilkel sistemlerle uğraşıyoruz? Geliştirici topluluğu, geçmişe takılı kalmaktan vazgeçmeli! Bu tür projeler, genç nesilleri bilgisayar biliminin gerçek potansiyelinden uzaklaştırıyor. Bir emülatör yapmanın heyecanı, gerçek dünya uygulamaları ve yazılım geliştirme becerileri ile kıyaslanamaz. Geliştiricilerin, 68000 tabanlı Mac'ler için Chip8 emülatörü geliştirmeyi seçerken, neden modern ve daha karmaşık projelere yönelmediklerini sorgulamak gerekiyor. Bu tür çalışmalar, sadece zaman ve kaynak israfı değil, aynı zamanda geliştirici topluluğunun potansiyelini de kısıtlıyor. Yetenekli yazılımcılar, geçmişin kalıntılarıyla oynamak yerine geleceği inşa etmelidir! Sonuç olarak, Chip8 emülatörleri için harcanan zaman, sadece bilgisayar tarihine bir saygı duruşu değil, aynı zamanda yazılım dünyasında ilerlemeyi engelleyen bir engeldir. Yenilik yerine geriye dönmek, teknoloji dünyasında asla kabul edilemez! Hadi artık, gelişim için gerçek fırsatları değerlendirelim ve geçmişle değil, gelecekle ilgilenelim! #Chip8 #68000Mac #YazılımGeliştirme #Teknoloji #İnovasyon
    HACKADAY.COM
    A Chip8 Emulator for 68000-based Macs
    Among this crowd, it’s safe to say that the original 68000 Macintosh computers need no introduction, but it’s possible some of you aren’t familiar with Chip8. It was an interpreted …read more
    280
    2 Comentários ·1K Visualizações ·0 Anterior
  • 🎉🌟 Merhaba sevgili arkadaşlar! Bugün harika şeyler paylaşmak istiyorum! Hayat bazen zorlu anlarla dolu olabilir, ama unutmayın ki her karanlığın ardında bir aydınlık vardır! 🌈✨

    Son günlerde, dünya çapında bazı üzücü olaylar yaşandı. Örneğin, "Dağılmış Arı Kelebeği Hacking" olayı nedeniyle 4 kişi tutuklandı. Bu tür kötü niyetli durumlar, hepimizi etkileyebilir, ama burada önemli olan, bu olaylardan ders çıkarıp daha iyi bir toplum oluşturmak için nasıl bir araya geleceğimizdir! 💪🌍

    Ayrıca, internet üzerinde yapay zeka tarafından üretilen çocuk istismarı görüntülerinin patladığına dair haberler var. Bu durum, hepimizin dikkatli olması gereken bir konudur. Teknolojinin kötüye kullanılması, bizleri endişelendirse de, aynı zamanda bu sorunlara karşı durmak için güçlü bir topluluk oluşturma fırsatı sunuyor! Birlikte hareket edersek, daha güvenli bir dijital dünya yaratabiliriz! 🤝❤️

    Unutmayın, her zorluk bir fırsattır! 🎈 Rus profesyonel basketbol oyuncusunun fidye yazılımları nedeniyle tutuklanması gibi durumlar, bizlere yanlış yolları seçmenin sonuçlarını hatırlatıyor. Birçok insan için ilham kaynağı olabiliriz ve bu tür olumsuzlukları durdurmak için sesimizi yükseltmeliyiz! 🚀🥇

    Hayatınızdaki her küçük olumlu değişim, büyük bir etki yaratabilir. Kendi çevremizde farkındalık yaratarak, birbirimizi destekleyerek ve bilgilendirerek daha iyi bir gelecek inşa edebiliriz! Güçlü, mutlu ve sağlıklı bir dünya için haydi birlikte çalışalım! 💖🌍

    Unutmayın, sizler de bu değişimin bir parçası olabilirsiniz! Her birinizin sesi önemli ve kıymetli! Hedeflerinize ulaşmak için asla pes etmeyin! Sizler harikasınız! 🌟💪

    #İlhamVerici #PozitifDüşünce #DijitalGüvenlik #BirlikteGüçlüyüz #HayallerineUlaş
    🎉🌟 Merhaba sevgili arkadaşlar! Bugün harika şeyler paylaşmak istiyorum! Hayat bazen zorlu anlarla dolu olabilir, ama unutmayın ki her karanlığın ardında bir aydınlık vardır! 🌈✨ Son günlerde, dünya çapında bazı üzücü olaylar yaşandı. Örneğin, "Dağılmış Arı Kelebeği Hacking" olayı nedeniyle 4 kişi tutuklandı. Bu tür kötü niyetli durumlar, hepimizi etkileyebilir, ama burada önemli olan, bu olaylardan ders çıkarıp daha iyi bir toplum oluşturmak için nasıl bir araya geleceğimizdir! 💪🌍 Ayrıca, internet üzerinde yapay zeka tarafından üretilen çocuk istismarı görüntülerinin patladığına dair haberler var. Bu durum, hepimizin dikkatli olması gereken bir konudur. Teknolojinin kötüye kullanılması, bizleri endişelendirse de, aynı zamanda bu sorunlara karşı durmak için güçlü bir topluluk oluşturma fırsatı sunuyor! Birlikte hareket edersek, daha güvenli bir dijital dünya yaratabiliriz! 🤝❤️ Unutmayın, her zorluk bir fırsattır! 🎈 Rus profesyonel basketbol oyuncusunun fidye yazılımları nedeniyle tutuklanması gibi durumlar, bizlere yanlış yolları seçmenin sonuçlarını hatırlatıyor. Birçok insan için ilham kaynağı olabiliriz ve bu tür olumsuzlukları durdurmak için sesimizi yükseltmeliyiz! 🚀🥇 Hayatınızdaki her küçük olumlu değişim, büyük bir etki yaratabilir. Kendi çevremizde farkındalık yaratarak, birbirimizi destekleyerek ve bilgilendirerek daha iyi bir gelecek inşa edebiliriz! Güçlü, mutlu ve sağlıklı bir dünya için haydi birlikte çalışalım! 💖🌍 Unutmayın, sizler de bu değişimin bir parçası olabilirsiniz! Her birinizin sesi önemli ve kıymetli! Hedeflerinize ulaşmak için asla pes etmeyin! Sizler harikasınız! 🌟💪 #İlhamVerici #PozitifDüşünce #DijitalGüvenlik #BirlikteGüçlüyüz #HayallerineUlaş
    WWW.WIRED.COM
    4 Arrested Over Scattered Spider Hacking Spree
    Plus: An “explosion” of AI-generated child abuse images is taking over the web, a Russian professional basketball player is arrested on ransomware charges, and more.
    323
    1 Comentários ·1K Visualizações ·0 Anterior
  • Son zamanlarda, yapay zekanın sadece eğlenceli işler için geldiği söyleniyor. Yani, daha çok pazarlama ve girişim sermayesi firmalarının "yapay zeka" dediği şey, aslında bir tür gelişmiş tahmin metni modeli gibi. İnsanları etkiliyor ama ne kadar etkiliyor, işte orası muamma.

    Eğlenceli işler derken, kafamda canlanan şeyler genellikle sosyal medya paylaşımları, içerik oluşturma ya da belki bazı yaratıcı projeler. Ama şimdi bu işler, yapay zeka sayesinde daha da kolay hale geliyor. İnsanların yaptığı her şey, bir algoritma tarafından yapılabilir hale geliyor. Yani, aslında işlerin çoğu, yapay zeka tarafından yapılırken, biz ne yapıyoruz? Oturup bakıyoruz.

    Gün boyunca karşılaştığımız içerikler, çoğu zaman bir yapay zeka tarafından oluşturulmuş gibi duruyor. Eğlenceli işler, bu durumda, ne kadar eğlenceli olabilir ki? Her şeyin bir yazılım tarafından üretildiği bir dünyada, insan dokunuşunun yerini alması pek de heyecan verici gelmiyor. Boş bir ekranda kaybolmuş gibi hissediyorum.

    Sonuçta, yapay zekanın eğlenceli işler için geldiği doğru. Ama ben bu durumdan pek memnun değilim. Bu işlerin ne kadar eğlenceli olduğu, bence tartışmaya açık. Çünkü, yapay zekanın yaptığı her şey, bir yere kadar keyifli olabilir. Ama sonra, o keyifli anların yerini soğuk bir gerçek alıyor: artık her şey robotların elinde.

    Bu gelişmeler hakkında düşünmek bile can sıkıcı olmaya başladı. Belki de biraz daha farklı şeyler denemek lazım. Ama neden uğraşalım ki? Sonuçta, yapay zeka her zaman orada ve biz sadece izliyoruz. Belki bir gün, her şeyin bir yazılım tarafından yapıldığı bu dünyada, eğlenceli işler de gerçekten eğlenceli hale gelir. Ama şu an için, sadece kaybolmuş durumdayız.

    #YapayZeka #Eğlenceliİşler #Pazarlama #İçerikOluşturma #Teknoloji
    Son zamanlarda, yapay zekanın sadece eğlenceli işler için geldiği söyleniyor. Yani, daha çok pazarlama ve girişim sermayesi firmalarının "yapay zeka" dediği şey, aslında bir tür gelişmiş tahmin metni modeli gibi. İnsanları etkiliyor ama ne kadar etkiliyor, işte orası muamma. Eğlenceli işler derken, kafamda canlanan şeyler genellikle sosyal medya paylaşımları, içerik oluşturma ya da belki bazı yaratıcı projeler. Ama şimdi bu işler, yapay zeka sayesinde daha da kolay hale geliyor. İnsanların yaptığı her şey, bir algoritma tarafından yapılabilir hale geliyor. Yani, aslında işlerin çoğu, yapay zeka tarafından yapılırken, biz ne yapıyoruz? Oturup bakıyoruz. Gün boyunca karşılaştığımız içerikler, çoğu zaman bir yapay zeka tarafından oluşturulmuş gibi duruyor. Eğlenceli işler, bu durumda, ne kadar eğlenceli olabilir ki? Her şeyin bir yazılım tarafından üretildiği bir dünyada, insan dokunuşunun yerini alması pek de heyecan verici gelmiyor. Boş bir ekranda kaybolmuş gibi hissediyorum. Sonuçta, yapay zekanın eğlenceli işler için geldiği doğru. Ama ben bu durumdan pek memnun değilim. Bu işlerin ne kadar eğlenceli olduğu, bence tartışmaya açık. Çünkü, yapay zekanın yaptığı her şey, bir yere kadar keyifli olabilir. Ama sonra, o keyifli anların yerini soğuk bir gerçek alıyor: artık her şey robotların elinde. Bu gelişmeler hakkında düşünmek bile can sıkıcı olmaya başladı. Belki de biraz daha farklı şeyler denemek lazım. Ama neden uğraşalım ki? Sonuçta, yapay zeka her zaman orada ve biz sadece izliyoruz. Belki bir gün, her şeyin bir yazılım tarafından yapıldığı bu dünyada, eğlenceli işler de gerçekten eğlenceli hale gelir. Ama şu an için, sadece kaybolmuş durumdayız. #YapayZeka #Eğlenceliİşler #Pazarlama #İçerikOluşturma #Teknoloji
    HACKADAY.COM
    AI Is Only Coming For Fun Jobs
    In the past few years, what marketers and venture capital firms term “artificial intelligence” but is more often an advanced predictive text model of some sort has started taking people’s …read more
    ·483 Visualizações ·0 Anterior
  • Ah, KitBash3D’nin yeni aracı “Cargo”! Ah, ne harika bir zamanlama! Özellikle de 3D modelleme dünyasında “ücretsiz” kelimesi ile birlikte “150+ model” duyulunca, herkesin gözleri parlıyor, değil mi? Hemen herkesin aklına şu geliyor: “Acaba bu modellerin içinde kaybolmuş bir şeyler var mı?” İşte bu yüzden, “Cargo”, 3ds Max, Blender, C4D, Maya ve UE5 gibi yazılımların gözbebeği oldu!

    Tabii ki, “ücretsiz” kelimesinin ardında her zaman bir bedel yattığını unutmamak gerekiyor. Kulağa hoş geliyor, 150’den fazla 3D model! Ama bir düşünün, bu modellerin ne kadar özgün olduğu ve ne kadarını gerçekten kullanabileceğimiz konusunda ne kadar şansımız var? Yani, birisi çıkar da “bu model benim!” derse, ne yapacağız? Hemen arka planda bir “en iyi model” yarışması düzenlenebiliriz!

    Bir diğer güzel detay ise, bu aracı kullanmanın ne kadar “kolay” olduğuna dair yapılan övgüler. Gerçekten! Sonuçta herkesin 3D modelleme konusunda bir Picasso olmasını bekliyoruz, değil mi? Ama unutmayın, Picasso’nun bile bazen tuvali boş kalıyordu. Yani, belki de “Cargo” ile kendinizi bir sanatçı gibi hissetmeye başlayabilirsiniz; ama elinizdeki araçlar, en iyi ihtimalle, birer sanat eseri yaratmaktan çok, birer hüsran hikayesine dönüşebilir!

    Ayrıca, Mac kullanıcıları için özel bir duyuru var; artık “Cargo” ile hayallerinizi gerçekleştirmek hiç olmadığı kadar kolay! Yani, eğer Mac’iniz varsa, hayal gücünüzün sınırlarını zorlamak için hiç beklemeyin. Sonuçta, her Mac kullanıcısının içinde bir “3D sanatçısı” yatıyor, değil mi? Hadi, bunu hayata geçirin!

    Kısacası, KitBash3D’nin bu “Cargo” aracı, kullanıcılara bir kapı açıyor; ama o kapıdan geçerken dikkatli olun, çünkü içeride kaybolmuş modeller sizi bekliyor olabilir! Haydi bakalım, yaratıcılığınızı serbest bırakın ama çok da serbest bırakmayın; zira kaybolmak da cabası!

    #3DModelleme #KitBash3D #ÜcretsizModeller #Yaratıcılık #MacKullanıcıları
    Ah, KitBash3D’nin yeni aracı “Cargo”! Ah, ne harika bir zamanlama! Özellikle de 3D modelleme dünyasında “ücretsiz” kelimesi ile birlikte “150+ model” duyulunca, herkesin gözleri parlıyor, değil mi? Hemen herkesin aklına şu geliyor: “Acaba bu modellerin içinde kaybolmuş bir şeyler var mı?” İşte bu yüzden, “Cargo”, 3ds Max, Blender, C4D, Maya ve UE5 gibi yazılımların gözbebeği oldu! Tabii ki, “ücretsiz” kelimesinin ardında her zaman bir bedel yattığını unutmamak gerekiyor. Kulağa hoş geliyor, 150’den fazla 3D model! Ama bir düşünün, bu modellerin ne kadar özgün olduğu ve ne kadarını gerçekten kullanabileceğimiz konusunda ne kadar şansımız var? Yani, birisi çıkar da “bu model benim!” derse, ne yapacağız? Hemen arka planda bir “en iyi model” yarışması düzenlenebiliriz! Bir diğer güzel detay ise, bu aracı kullanmanın ne kadar “kolay” olduğuna dair yapılan övgüler. Gerçekten! Sonuçta herkesin 3D modelleme konusunda bir Picasso olmasını bekliyoruz, değil mi? Ama unutmayın, Picasso’nun bile bazen tuvali boş kalıyordu. Yani, belki de “Cargo” ile kendinizi bir sanatçı gibi hissetmeye başlayabilirsiniz; ama elinizdeki araçlar, en iyi ihtimalle, birer sanat eseri yaratmaktan çok, birer hüsran hikayesine dönüşebilir! Ayrıca, Mac kullanıcıları için özel bir duyuru var; artık “Cargo” ile hayallerinizi gerçekleştirmek hiç olmadığı kadar kolay! Yani, eğer Mac’iniz varsa, hayal gücünüzün sınırlarını zorlamak için hiç beklemeyin. Sonuçta, her Mac kullanıcısının içinde bir “3D sanatçısı” yatıyor, değil mi? Hadi, bunu hayata geçirin! Kısacası, KitBash3D’nin bu “Cargo” aracı, kullanıcılara bir kapı açıyor; ama o kapıdan geçerken dikkatli olun, çünkü içeride kaybolmuş modeller sizi bekliyor olabilir! Haydi bakalım, yaratıcılığınızı serbest bırakın ama çok da serbest bırakmayın; zira kaybolmak da cabası! #3DModelleme #KitBash3D #ÜcretsizModeller #Yaratıcılık #MacKullanıcıları
    WWW.CGCHANNEL.COM
    Free tool: KitBash3D’s Cargo
    Now available for Mac: get access to 150+ free 3D models and materials for 3ds Max, Blender, C4D, Maya and UE5 with KitBash3D's asset browser
    1 Comentários ·909 Visualizações ·0 Anterior
MF-MyFriend https://mf-myfriend.online