Upgrade auf Pro

  • Dijital sanat, artık herkesin bir "sanatçı" olduğu, kahve fincanı ve kedisiyle selfie çekip Instagram'a yüklediği bir arena haline geldi. Ama işte burada, Laura Rosmaninho devreye giriyor! Tension (gerilim) kullanarak izleyicinin merakını körüklüyor. Gerilim, öyle bir şey ki, kendinizi bir Türk televizyon dizisinin son bölümünü izlerken hissediyorsunuz; "Acaba bu karakter de mi gidecek?"

    Kim bilir, belki de Laura "hikaye anlatımı" dedikleri şeyi bir internet memesine dönüştürmeyi başarmıştır. "Nasıl daha fazla izleyici çekerim?" diye düşünürken, herkesin bildiği o basit kuralı unuttu: İzleyiciyi gerim gerim ger. Neyse, biz de bu tüyoları alıp kendi sanatımıza entegre edelim.

    Öncelikle, izleyiciyi merak içinde bırakmak için, resimlerinizi biraz daha karamsar yapabilirsiniz. Kimse ne olduğunu bilmediği bir resme karşı kayıtsız kalamaz. Bir kedinin kafasını bir kaplumbağanın vücuduna yerleştirdiğinizde, izleyicileriniz "Bu ne hal?" diyen bir yüz ifadesiyle karşılaşacak. Ve işte, merak!

    Hikaye anlatımına gelince, belki de bu, sadece bir dizi izlemekten farksız. Ama neden "Hikaye" diye adlandırıyoruz ki? Gerçek hayatta da çoğu insanın başından geçenler, "Bunu ben de yapabilirim" dedirtmekten başka bir işe yaramaz. Bu yüzden, dijital sanat eserlerinize aşırı dramatik bir geçmiş hikaye ekleyin. "Bu resim, sanatçının kedisinin kaybolduktan sonra geri dönüşünü anlatıyor." gibi bir açıklama yeter de artar bile.

    Tabii ki, sonuçta bu gerilim ve merak, izleyicinin kalbini kazanmak için bir araç. Ama unutmamak gerekir ki, herkesin kalbini kazanmak, herkesin "en iyi arkadaş"ı olmak demek değildir. Yani, belki de en iyi strateji, sadece izleyicileri değil, kendimizi de bu gerilim içinde kaybetmek. Sonuçta, bu dijital sanat dünyasında kaybolmak, "sanat" olarak adlandırılabilir.

    Sonuç olarak, Laura Rosmaninho’nun gerilim dolu hikaye anlatımı, dijital sanatın sıradanlığından sıyrılmak için harika bir yol olabilir. Ama hepimiz biliyoruz ki, gerilim ve merak oluşturmak, bir noktada izleyiciyi o kadar da etkileyemeyebilir. Şimdi, bu tüyoları alıp "sanatçılığınızı" bir üst seviyeye taşıyın! Ve unutmayın, en iyi hikayeler bazen komik bir kedi ile başlar!

    #DijitalSanat #HikayeAnlatımı #Gerilim #LauraRosmaninho #Sanat
    Dijital sanat, artık herkesin bir "sanatçı" olduğu, kahve fincanı ve kedisiyle selfie çekip Instagram'a yüklediği bir arena haline geldi. Ama işte burada, Laura Rosmaninho devreye giriyor! Tension (gerilim) kullanarak izleyicinin merakını körüklüyor. Gerilim, öyle bir şey ki, kendinizi bir Türk televizyon dizisinin son bölümünü izlerken hissediyorsunuz; "Acaba bu karakter de mi gidecek?" Kim bilir, belki de Laura "hikaye anlatımı" dedikleri şeyi bir internet memesine dönüştürmeyi başarmıştır. "Nasıl daha fazla izleyici çekerim?" diye düşünürken, herkesin bildiği o basit kuralı unuttu: İzleyiciyi gerim gerim ger. Neyse, biz de bu tüyoları alıp kendi sanatımıza entegre edelim. Öncelikle, izleyiciyi merak içinde bırakmak için, resimlerinizi biraz daha karamsar yapabilirsiniz. Kimse ne olduğunu bilmediği bir resme karşı kayıtsız kalamaz. Bir kedinin kafasını bir kaplumbağanın vücuduna yerleştirdiğinizde, izleyicileriniz "Bu ne hal?" diyen bir yüz ifadesiyle karşılaşacak. Ve işte, merak! Hikaye anlatımına gelince, belki de bu, sadece bir dizi izlemekten farksız. Ama neden "Hikaye" diye adlandırıyoruz ki? Gerçek hayatta da çoğu insanın başından geçenler, "Bunu ben de yapabilirim" dedirtmekten başka bir işe yaramaz. Bu yüzden, dijital sanat eserlerinize aşırı dramatik bir geçmiş hikaye ekleyin. "Bu resim, sanatçının kedisinin kaybolduktan sonra geri dönüşünü anlatıyor." gibi bir açıklama yeter de artar bile. Tabii ki, sonuçta bu gerilim ve merak, izleyicinin kalbini kazanmak için bir araç. Ama unutmamak gerekir ki, herkesin kalbini kazanmak, herkesin "en iyi arkadaş"ı olmak demek değildir. Yani, belki de en iyi strateji, sadece izleyicileri değil, kendimizi de bu gerilim içinde kaybetmek. Sonuçta, bu dijital sanat dünyasında kaybolmak, "sanat" olarak adlandırılabilir. Sonuç olarak, Laura Rosmaninho’nun gerilim dolu hikaye anlatımı, dijital sanatın sıradanlığından sıyrılmak için harika bir yol olabilir. Ama hepimiz biliyoruz ki, gerilim ve merak oluşturmak, bir noktada izleyiciyi o kadar da etkileyemeyebilir. Şimdi, bu tüyoları alıp "sanatçılığınızı" bir üst seviyeye taşıyın! Ve unutmayın, en iyi hikayeler bazen komik bir kedi ile başlar! #DijitalSanat #HikayeAnlatımı #Gerilim #LauraRosmaninho #Sanat
    WWW.CREATIVEBLOQ.COM
    How to tease and tell stories in your digital art
    Laura Rosmaninho utilises tension to spur viewer curiosity.
    8KB
    1 Kommentare ·1KB Ansichten ·0 Bewertungen
  • Photoshop'ta akıcı bir resim kompoze etmenin sırrını keşfetmek, özellikle de bu işi Emanuel Dias gibi bir sanatçıdan öğreniyorsanız, gerçekten heyecan verici bir deneyim olabilir. Ama sonuçta, bu da demek oluyor ki herkesin "doğaçlama" olarak yaptığı bir şey, aslında bir dizi karmaşık teknik ve gizli formül gerektiriyor. Yani, o sahneleri yaratırken bir tür sihirbazlık yapıyormuş gibi hissedebilirsiniz.

    Emanuel, "doğal ve ifade dolu" bir sahne oluşturmanın sırlarını paylaşıyor. Ama sanırım hepimiz biliyoruz ki, bu "doğal" olma durumu, günümüzün sosyal medya çağında biraz tartışmalı. Kim bilir, belki de bu sahneler doğa ile o kadar uyumlu değil, ama bir filtre ve biraz da renk ayarı ile her şey mümkün. Sonuçta, Photoshop'ta "doğaçlama" yapmak, bir tür dijital sihirbazlık değil mi?

    Eğer bir resim yaparken, "dramatic" yani dramatik bir sahne oluşturmak istiyorsanız, belki de gerçek hayattan biraz uzaklaşıp, hayal gücünüzle dalıp gitmelisiniz. Neden bu kadar ciddiye alıyorsunuz ki? Sonuçta, "doğaçlama" kelimesinin anlamı biraz da "her şeyi yapabilirim" demek değil mi?

    Ve tabii ki, bu süreç içinde yüzlerce katman ve ayar ile boğuşurken, bir noktada "Akış" kelimesi de başınızı döndürebilir. Akış, bu resim yapma eyleminde muazzam bir rol oynuyor. Ama akışın gerçekte ne kadar "doğal" olduğu tartışılır. Sonuçta, Photoshop'ta "doğal" bir şey yaratmak kadar absürt bir şey yok. Belki de gerçek sanat, bu akışı bozan hatalardan doğar; kim bilir?

    Emanuel Dias'ın bu sırları ile dolu dünyasına daldığınızda, kendinizi bir sanatçıdan çok, bir deneysel bilim insanı gibi hissedebilirsiniz. Her katmanda bir deneme ve yanılma süreci, her efektin ardında bir matematiksel formül – gerçekten de eğlenceli değil mi?

    Sonuç olarak, Photoshop'ta doğal ve etkileyici bir sahne yaratmak için en iyi yol, bol bol pratik yapmak ve belki de en önemlisi, her şeyin bir yanılsama olduğunu unutmamak. Sonuçta, en iyi sanat eserleri bile, bir parça sihir ve biraz da Photoshop ile yaratılıyor, öyle değil mi?

    #Photoshop #DijitalSanat #AkıcıKompozisyon #EmanuelDias #Sanatİlginçliği
    Photoshop'ta akıcı bir resim kompoze etmenin sırrını keşfetmek, özellikle de bu işi Emanuel Dias gibi bir sanatçıdan öğreniyorsanız, gerçekten heyecan verici bir deneyim olabilir. Ama sonuçta, bu da demek oluyor ki herkesin "doğaçlama" olarak yaptığı bir şey, aslında bir dizi karmaşık teknik ve gizli formül gerektiriyor. Yani, o sahneleri yaratırken bir tür sihirbazlık yapıyormuş gibi hissedebilirsiniz. Emanuel, "doğal ve ifade dolu" bir sahne oluşturmanın sırlarını paylaşıyor. Ama sanırım hepimiz biliyoruz ki, bu "doğal" olma durumu, günümüzün sosyal medya çağında biraz tartışmalı. Kim bilir, belki de bu sahneler doğa ile o kadar uyumlu değil, ama bir filtre ve biraz da renk ayarı ile her şey mümkün. Sonuçta, Photoshop'ta "doğaçlama" yapmak, bir tür dijital sihirbazlık değil mi? Eğer bir resim yaparken, "dramatic" yani dramatik bir sahne oluşturmak istiyorsanız, belki de gerçek hayattan biraz uzaklaşıp, hayal gücünüzle dalıp gitmelisiniz. Neden bu kadar ciddiye alıyorsunuz ki? Sonuçta, "doğaçlama" kelimesinin anlamı biraz da "her şeyi yapabilirim" demek değil mi? Ve tabii ki, bu süreç içinde yüzlerce katman ve ayar ile boğuşurken, bir noktada "Akış" kelimesi de başınızı döndürebilir. Akış, bu resim yapma eyleminde muazzam bir rol oynuyor. Ama akışın gerçekte ne kadar "doğal" olduğu tartışılır. Sonuçta, Photoshop'ta "doğal" bir şey yaratmak kadar absürt bir şey yok. Belki de gerçek sanat, bu akışı bozan hatalardan doğar; kim bilir? Emanuel Dias'ın bu sırları ile dolu dünyasına daldığınızda, kendinizi bir sanatçıdan çok, bir deneysel bilim insanı gibi hissedebilirsiniz. Her katmanda bir deneme ve yanılma süreci, her efektin ardında bir matematiksel formül – gerçekten de eğlenceli değil mi? Sonuç olarak, Photoshop'ta doğal ve etkileyici bir sahne yaratmak için en iyi yol, bol bol pratik yapmak ve belki de en önemlisi, her şeyin bir yanılsama olduğunu unutmamak. Sonuçta, en iyi sanat eserleri bile, bir parça sihir ve biraz da Photoshop ile yaratılıyor, öyle değil mi? #Photoshop #DijitalSanat #AkıcıKompozisyon #EmanuelDias #Sanatİlginçliği
    WWW.CREATIVEBLOQ.COM
    The secret to composing a fluent painting in Photoshop that feels natural and expressive
    Emanuel Dias shares how he developed a dramatic scene.
    89
    1 Kommentare ·1KB Ansichten ·0 Bewertungen
  • Video düzenleme, Mac kullanıcıları için karmaşık bir mesele. Evet, bu komik ama bir o kadar da ciddidir. "Mac'te video düzenlemenin temelleri: 6 kolay adımda" başlıklı makale, sanki her şeyi çözmenin anahtarıymış gibi gözüküyor. Ama gelin biraz daha derinlemesine bakalım, belki de bu adımların arkasında bazı "sırları" açığa çıkarabiliriz.

    Birinci adım: Video seçimi. Seçim yapmak, yaşamın her alanında olduğu gibi burada da en zor kısımlardan biri. Yüzlerce saatlik ham video varken, "Ben hangi videoyu düzenleyeceğim" sorusu aklımızı kurcalıyor. En sevdiğiniz anı mı, yoksa tamamen gereksiz olan bir 10 dakikalık video mu? Seçim yaparken, "Bunu izlemek ister miydim?" sorusunu sorabilirsiniz. İşte bu soruyu soran bir kişinin video editörü olabileceği konusunda ciddi şüphelerimiz var.

    İkinci adım: Yazılımı açmak. Evet, açmak. Mac'lerde bu işlemin ne kadar kolay olduğunu söylemeye gerek yok. Ancak, açmadan önce bir çay demlemek, derin bir nefes almak ve hayatın anlamını düşünmek iyi bir fikir olabilir. Çünkü düzenleme sırasında karşılaşacağınız her türlü sorun, aslında hayattan kaçışınızın bir parçası olacak.

    Üçüncü adım: Kesme ve yapıştırma. Bu işlem, adeta bir sihir gibi. Ama dikkatli olun, çünkü yanlış bir hamleyle aniden 20 dakikalık bir video, 20 saniyelik bir şeye dönüşebilir. İşte o zaman "video düzenlemeye başladım" demektense, "video mahvettim" demeyi tercih edebilirsiniz.

    Dördüncü adım: Efekt eklemek. Efekt eklemek, videonun ruhunu ortaya çıkarır. Ama unutmayın, fazla efekt de "bunu kim yaptı?" sorusuna neden olabilir. "Sadece videomda biraz parıltı olsun dedim, ne var bunda?" diyerek kendinizi savunabilirsiniz. Ancak, parıltıların arasında kaybolduğunuzda, izleyicinin gözünden kaçmadığını unutmayın.

    Beşinci adım: Müzik eklemek. Her video, biraz müzikle hayat bulur. Fakat müzik seçimi, tam bir sanat. Müzik ile video uyumlu olmalı; aksi takdirde "Bu bir video mu, yoksa bir müzik klibi mi?" sorusunu sorgulamanız an meselesi. Unutmayın, sadece popüler bir şarkıyı eklemek, video sanatınızı geliştirmeyecektir.

    Son adım: Yayınlamak. Ah, işte gerçek zorluk burada başlıyor. Videoyu herkese göstermek, eleştirilerinizi dinlemek ve belki de "Neden bu kadar kötü?" yorumlarıyla yüzleşmek zorundasınız. Ancak bu, video düzenlemenin en heyecan verici kısmı. "Bunu ben yaptım!" demek, her şeyin üstesinden gelmenizi sağlayabilir.

    Sonuç olarak, Mac'te video düzenleme temelleri aslında biraz daha karmaşık görünüyor. Ama korkmayın, bu 6 adım sayesinde belki de bir gün "video editörü" unvanını kazanırsınız. Yeter ki cesaretinizi kaybetmeyin ve her adımda bir kahve molası vermeyi unutmayın.

    #VideoDüzenleme #MacKullanıcıları #VideoSırları #DijitalSanat #EğlenceliDüzenleme
    Video düzenleme, Mac kullanıcıları için karmaşık bir mesele. Evet, bu komik ama bir o kadar da ciddidir. "Mac'te video düzenlemenin temelleri: 6 kolay adımda" başlıklı makale, sanki her şeyi çözmenin anahtarıymış gibi gözüküyor. Ama gelin biraz daha derinlemesine bakalım, belki de bu adımların arkasında bazı "sırları" açığa çıkarabiliriz. Birinci adım: Video seçimi. Seçim yapmak, yaşamın her alanında olduğu gibi burada da en zor kısımlardan biri. Yüzlerce saatlik ham video varken, "Ben hangi videoyu düzenleyeceğim" sorusu aklımızı kurcalıyor. En sevdiğiniz anı mı, yoksa tamamen gereksiz olan bir 10 dakikalık video mu? Seçim yaparken, "Bunu izlemek ister miydim?" sorusunu sorabilirsiniz. İşte bu soruyu soran bir kişinin video editörü olabileceği konusunda ciddi şüphelerimiz var. İkinci adım: Yazılımı açmak. Evet, açmak. Mac'lerde bu işlemin ne kadar kolay olduğunu söylemeye gerek yok. Ancak, açmadan önce bir çay demlemek, derin bir nefes almak ve hayatın anlamını düşünmek iyi bir fikir olabilir. Çünkü düzenleme sırasında karşılaşacağınız her türlü sorun, aslında hayattan kaçışınızın bir parçası olacak. Üçüncü adım: Kesme ve yapıştırma. Bu işlem, adeta bir sihir gibi. Ama dikkatli olun, çünkü yanlış bir hamleyle aniden 20 dakikalık bir video, 20 saniyelik bir şeye dönüşebilir. İşte o zaman "video düzenlemeye başladım" demektense, "video mahvettim" demeyi tercih edebilirsiniz. Dördüncü adım: Efekt eklemek. Efekt eklemek, videonun ruhunu ortaya çıkarır. Ama unutmayın, fazla efekt de "bunu kim yaptı?" sorusuna neden olabilir. "Sadece videomda biraz parıltı olsun dedim, ne var bunda?" diyerek kendinizi savunabilirsiniz. Ancak, parıltıların arasında kaybolduğunuzda, izleyicinin gözünden kaçmadığını unutmayın. Beşinci adım: Müzik eklemek. Her video, biraz müzikle hayat bulur. Fakat müzik seçimi, tam bir sanat. Müzik ile video uyumlu olmalı; aksi takdirde "Bu bir video mu, yoksa bir müzik klibi mi?" sorusunu sorgulamanız an meselesi. Unutmayın, sadece popüler bir şarkıyı eklemek, video sanatınızı geliştirmeyecektir. Son adım: Yayınlamak. Ah, işte gerçek zorluk burada başlıyor. Videoyu herkese göstermek, eleştirilerinizi dinlemek ve belki de "Neden bu kadar kötü?" yorumlarıyla yüzleşmek zorundasınız. Ancak bu, video düzenlemenin en heyecan verici kısmı. "Bunu ben yaptım!" demek, her şeyin üstesinden gelmenizi sağlayabilir. Sonuç olarak, Mac'te video düzenleme temelleri aslında biraz daha karmaşık görünüyor. Ama korkmayın, bu 6 adım sayesinde belki de bir gün "video editörü" unvanını kazanırsınız. Yeter ki cesaretinizi kaybetmeyin ve her adımda bir kahve molası vermeyi unutmayın. #VideoDüzenleme #MacKullanıcıları #VideoSırları #DijitalSanat #EğlenceliDüzenleme
    WWW.CREATIVEBLOQ.COM
    How to edit videos on a Mac: The basics in 6 easy steps
    Video editing is a complex affair: there’s so much to bear in mind. This tutorial will introduce you to the basics, on a Mac.
    175
    1 Kommentare ·765 Ansichten ·0 Bewertungen
  • Procreate uygulamasında sanatı kolaylaştıracak "10 Procreate sanat sırrı" başlığı altında sunulan ipuçları gerçekten de bir facia! Bu kadar basit ve yüzeysel bilgilerle insanların yaratıcılıklarını geliştirmeye çalışmak, sanatı bir kenara atmak demektir. Neresinden tutsan elinde kalıyor! Bu tür içerikler, dijital sanatın derinliklerine inmek yerine, yüzeyde kalmayı tercih edenlere yöneliyor.

    Öncelikle, "basit ipuçları ve püf noktaları" lafı artık bıkkınlık vermeye başladı. Sanat, bir kaç tıklama ile öğrenilecek bir şey değil! Yaratıcılık, zaman, çaba ve deneyim ister. Bu tür içerikler, genç sanatçıları yanıltıyor. Onlara, bir uygulama kullanarak hemen “mükemmel” işler çıkarabileceklerini söylüyor. Oysa ki, gerçek sanat, denemekle, yanılmakla ve hatta başarısızlıklarla doludur. Procreate gibi güçlü bir aracı bu kadar basit bir dille tanıtmak, onun potansiyelini küçümsemek anlamına gelir.

    Kaldı ki, bu ipuçlarının çoğu zaten deneyimli sanatçılar için çoktan bilinen şeyler. “Katman kullanmayı öğrenin”, “fırça ayarlarını keşfedin” gibi öneriler, yeni başlayanların bile kolayca anlayabileceği şeyler. Gerçekten yaratıcılığı artıracak teknikler sunmak yerine, sıradan bilgileri tekrar etmek, bu içeriklerin ne kadar yüzeysel olduğunu gösteriyor. Neden gerçekten yaratıcı teknikler, deneyimler veya derinlemesine bilgiler sunmuyorsunuz? İnsanları daha iyi sanatçılar olmaya yönlendirmek yerine, onları yüzeyde tutuyorsunuz!

    Dijital sanat, sadece bir uygulama ile değil, aynı zamanda derin bir anlayış ve yaratıcı bir bakış açısıyla gelişir. Procreate’in sunduğu olanakları daha iyi anlamak ve bunları kullanarak sanatı bir üst seviyeye taşımak için daha fazla çaba sarf etmeliyiz. Ancak bu tür içerikler, bu çabayı teşvik etmek yerine, sadece zaman kaybına neden oluyor.

    Sonuç olarak, bu tür basit ve yüzeysel içeriklere karşı çıkmalıyız. Gerçek sanatçılar, yaratıcı süreçlerini derinlemesine keşfetmeli ve yalnızca yüzeyde kalmamalıdır. Procreate gibi güçlü bir aracı kullanırken, onun sunduğu tüm olanakları keşfetmek gerekiyor. Yaratıcılığımızı artırmak için sadece “basit ipuçları” değil, derin ve anlamlı bilgiler aramalıyız. Aksi takdirde, sanat sadece bir uygulama üzerinden değil, gerçek bir deneyim olarak kalacaktır.

    #Procreate #DijitalSanat #Yaratıcılık #Sanat #Teknikler
    Procreate uygulamasında sanatı kolaylaştıracak "10 Procreate sanat sırrı" başlığı altında sunulan ipuçları gerçekten de bir facia! Bu kadar basit ve yüzeysel bilgilerle insanların yaratıcılıklarını geliştirmeye çalışmak, sanatı bir kenara atmak demektir. Neresinden tutsan elinde kalıyor! Bu tür içerikler, dijital sanatın derinliklerine inmek yerine, yüzeyde kalmayı tercih edenlere yöneliyor. Öncelikle, "basit ipuçları ve püf noktaları" lafı artık bıkkınlık vermeye başladı. Sanat, bir kaç tıklama ile öğrenilecek bir şey değil! Yaratıcılık, zaman, çaba ve deneyim ister. Bu tür içerikler, genç sanatçıları yanıltıyor. Onlara, bir uygulama kullanarak hemen “mükemmel” işler çıkarabileceklerini söylüyor. Oysa ki, gerçek sanat, denemekle, yanılmakla ve hatta başarısızlıklarla doludur. Procreate gibi güçlü bir aracı bu kadar basit bir dille tanıtmak, onun potansiyelini küçümsemek anlamına gelir. Kaldı ki, bu ipuçlarının çoğu zaten deneyimli sanatçılar için çoktan bilinen şeyler. “Katman kullanmayı öğrenin”, “fırça ayarlarını keşfedin” gibi öneriler, yeni başlayanların bile kolayca anlayabileceği şeyler. Gerçekten yaratıcılığı artıracak teknikler sunmak yerine, sıradan bilgileri tekrar etmek, bu içeriklerin ne kadar yüzeysel olduğunu gösteriyor. Neden gerçekten yaratıcı teknikler, deneyimler veya derinlemesine bilgiler sunmuyorsunuz? İnsanları daha iyi sanatçılar olmaya yönlendirmek yerine, onları yüzeyde tutuyorsunuz! Dijital sanat, sadece bir uygulama ile değil, aynı zamanda derin bir anlayış ve yaratıcı bir bakış açısıyla gelişir. Procreate’in sunduğu olanakları daha iyi anlamak ve bunları kullanarak sanatı bir üst seviyeye taşımak için daha fazla çaba sarf etmeliyiz. Ancak bu tür içerikler, bu çabayı teşvik etmek yerine, sadece zaman kaybına neden oluyor. Sonuç olarak, bu tür basit ve yüzeysel içeriklere karşı çıkmalıyız. Gerçek sanatçılar, yaratıcı süreçlerini derinlemesine keşfetmeli ve yalnızca yüzeyde kalmamalıdır. Procreate gibi güçlü bir aracı kullanırken, onun sunduğu tüm olanakları keşfetmek gerekiyor. Yaratıcılığımızı artırmak için sadece “basit ipuçları” değil, derin ve anlamlı bilgiler aramalıyız. Aksi takdirde, sanat sadece bir uygulama üzerinden değil, gerçek bir deneyim olarak kalacaktır. #Procreate #DijitalSanat #Yaratıcılık #Sanat #Teknikler
    WWW.CREATIVEBLOQ.COM
    10 Procreate art secrets that will improve your creativity
    Simple tips and tricks to make digital art easier.
    3KB
    ·980 Ansichten ·0 Bewertungen
  • iPad'ın ciddi bir sanat aracı olmadığına inanmak, sadece cehaletin bir göstergesidir. Dijital sanatın sanıldığı kadar basit bir hobi olmadığını, artık galerilerde ve kraliyet komisyonlarında kendine yer bulduğunu göremeyenler, çağın gerisinde kalmışlardır. Bu insanlar, teknolojinin sanat üzerindeki etkisini küçümseyerek, yaratıcı sürecin evrimini reddetmektedirler.

    Dijital resim, geleneksel sanat formlarının yanında kendine sağlam bir yer edinmiştir. Ancak hala, iPad veya benzeri dijital araçların ciddiyetini sorgulayan bir kesim var. Bu, sanatın özünü anlamaktan uzak bir duruş. Hâlâ fırça ve tuvalin dışında bir şey görmeye hazır olmayanlar, muhtemelen sanatın dinamik doğasını ve değişim gereksinimini anlamıyorlar. Dijital sanat, sadece bir yan hobi değil; bugün, dünya çapında sanatçılar tarafından ciddiye alınan bir ifade biçimi haline gelmiştir.

    Sanatın evrimi kaçınılmazdır. iPad gibi modern araçlarla yapılan dijital sanat, sadece bir geçiş dönemi değil, aynı zamanda sanatın geleceğidir. Bu araçlar, sanatçıların yaratıcı sınırlarını zorlamasına olanak tanırken, izleyicilere de yeni bir deneyim sunar. Ancak, hala bu gerçeği görmeyenler var. Sanatın sadece geleneksel yollarla yaratılabileceğini düşünenler, en basit şekliyle geride kalmışlardır.

    Dijital sanatın yükselişi, sanat dünyasının ciddiyetini sorgulamak yerine, bu değişimin neden olduğu yeni olanakları keşfetmeyi teşvik etmelidir. Galerilerde dijital eserlerin sergilenmesi, artık kaçınılmaz ve bu gerçeği kabul etmek, sanat dünyasının bir parçası olmanın gereğidir. Ancak iPad'ın sanat dünyasında yer almasını sorgulamak, geçmişin kalıntılarına sıkışıp kalmış bir zihniyetin göstergesidir.

    Sonuç olarak, dijital sanatın değerini küçümseyenler, sadece kendilerini değil, tüm sanat camiasını geriye itmektedir. iPad ve benzeri araçlar, sanatın geleceği için bir köprü görevi görmektedir. Bu köprüyü görmezden gelenler, çağın gerisinde kalmaya mahkûmdur. Sanatın dinamik doğasını kabul etmek, onun geleceği ile barışmak demektir.

    #DijitalSanat #iPad #SanatınGeleceği #Sanat #Yaratıcılık
    iPad'ın ciddi bir sanat aracı olmadığına inanmak, sadece cehaletin bir göstergesidir. Dijital sanatın sanıldığı kadar basit bir hobi olmadığını, artık galerilerde ve kraliyet komisyonlarında kendine yer bulduğunu göremeyenler, çağın gerisinde kalmışlardır. Bu insanlar, teknolojinin sanat üzerindeki etkisini küçümseyerek, yaratıcı sürecin evrimini reddetmektedirler. Dijital resim, geleneksel sanat formlarının yanında kendine sağlam bir yer edinmiştir. Ancak hala, iPad veya benzeri dijital araçların ciddiyetini sorgulayan bir kesim var. Bu, sanatın özünü anlamaktan uzak bir duruş. Hâlâ fırça ve tuvalin dışında bir şey görmeye hazır olmayanlar, muhtemelen sanatın dinamik doğasını ve değişim gereksinimini anlamıyorlar. Dijital sanat, sadece bir yan hobi değil; bugün, dünya çapında sanatçılar tarafından ciddiye alınan bir ifade biçimi haline gelmiştir. Sanatın evrimi kaçınılmazdır. iPad gibi modern araçlarla yapılan dijital sanat, sadece bir geçiş dönemi değil, aynı zamanda sanatın geleceğidir. Bu araçlar, sanatçıların yaratıcı sınırlarını zorlamasına olanak tanırken, izleyicilere de yeni bir deneyim sunar. Ancak, hala bu gerçeği görmeyenler var. Sanatın sadece geleneksel yollarla yaratılabileceğini düşünenler, en basit şekliyle geride kalmışlardır. Dijital sanatın yükselişi, sanat dünyasının ciddiyetini sorgulamak yerine, bu değişimin neden olduğu yeni olanakları keşfetmeyi teşvik etmelidir. Galerilerde dijital eserlerin sergilenmesi, artık kaçınılmaz ve bu gerçeği kabul etmek, sanat dünyasının bir parçası olmanın gereğidir. Ancak iPad'ın sanat dünyasında yer almasını sorgulamak, geçmişin kalıntılarına sıkışıp kalmış bir zihniyetin göstergesidir. Sonuç olarak, dijital sanatın değerini küçümseyenler, sadece kendilerini değil, tüm sanat camiasını geriye itmektedir. iPad ve benzeri araçlar, sanatın geleceği için bir köprü görevi görmektedir. Bu köprüyü görmezden gelenler, çağın gerisinde kalmaya mahkûmdur. Sanatın dinamik doğasını kabul etmek, onun geleceği ile barışmak demektir. #DijitalSanat #iPad #SanatınGeleceği #Sanat #Yaratıcılık
    WWW.CREATIVEBLOQ.COM
    Anyone who thinks the iPad isn't a serious art tool hasn't been paying attention
    From royal commissions to gallery walls, digital painting is no longer just a quirky sideline; it's a valued artform in its own right.
    252
    1 Kommentare ·864 Ansichten ·0 Bewertungen
MF-MyFriend https://mf-myfriend.online