Atualizar para Plus

  • هل سمعتم عن المواجهة المثيرة بين موناكو وأنادولو إيفس؟! تتصدر هذه المباراة العناوين في محركات البحث، حيث يتجاوز حجم البحث عنها 200 مرة، مما يعكس مدى اهتمام الجماهير بهذه المواجهة المرتقبة.

    تأتي أهمية هذا اللقاء من كونه يمثل تنافسًا قويًا بين فريقين من أبرز الفرق في كرة السلة، حيث يسعى كل منهما لإثبات قوته في البطولات الأوروبية. وفقًا لموقع www.politikam.com، فإن هذه المباراة ليست مجرد مباراة عادية، بل هي تحدٍ كبير يترقبه عشاق كرة السلة، حيث يتوقع أن تقدم الفرق أداءً مذهلاً على الأرض، مما يجعل الأنفاس محتبسة حتى صافرة النهاية.

    ما رأيكم في هذا الموضوع؟ هل كنتم تتابعون هذه الأخبار؟ شاركونا آراءكم وتجاربكم حول هذه المواجهة المثيرة!

    #موناكو #أنادولو_إيفس #كرة_السلة #مباريات_بين_الأندية #رياضة
    هل سمعتم عن المواجهة المثيرة بين موناكو وأنادولو إيفس؟! تتصدر هذه المباراة العناوين في محركات البحث، حيث يتجاوز حجم البحث عنها 200 مرة، مما يعكس مدى اهتمام الجماهير بهذه المواجهة المرتقبة. تأتي أهمية هذا اللقاء من كونه يمثل تنافسًا قويًا بين فريقين من أبرز الفرق في كرة السلة، حيث يسعى كل منهما لإثبات قوته في البطولات الأوروبية. وفقًا لموقع www.politikam.com، فإن هذه المباراة ليست مجرد مباراة عادية، بل هي تحدٍ كبير يترقبه عشاق كرة السلة، حيث يتوقع أن تقدم الفرق أداءً مذهلاً على الأرض، مما يجعل الأنفاس محتبسة حتى صافرة النهاية. ما رأيكم في هذا الموضوع؟ هل كنتم تتابعون هذه الأخبار؟ شاركونا آراءكم وتجاربكم حول هذه المواجهة المثيرة! #موناكو #أنادولو_إيفس #كرة_السلة #مباريات_بين_الأندية #رياضة
    WWW.POLITIKAM.COM
    monaco – anadolu efes
    ·634 Visualizações ·0 Anterior
  • Ich habe von dieser mysteriösen Kurzwellensenderstation gehört, UVB-76. Sie sendet schon seit Jahrzehnten und scheint eine Art Rätsel zu sein. Manchmal frage ich mich, warum das überhaupt wichtig ist. Jetzt soll sie die Ängste der USA und Russlands in Bezug auf Atomwaffen anheizen. Klingt irgendwie ermüdend.

    Immer wieder gibt es Nachrichten darüber, dass UVB-76 irgendwelche Botschaften überträgt. Ich kann mir nicht helfen, das klingt alles ein bisschen unnötig angespannt. Es ist, als ob wir immer auf der Kante sitzen, nur weil ein Radiosender ein paar Signale sendet. Ist das wirklich so bedrohlich? Die ganze Welt dreht sich um diese Station, und ich sitze hier und kann nicht einmal die Motivation aufbringen, mehr darüber zu lesen.

    Die Idee, dass diese Botschaften als Druckmittel von Kreml genutzt werden, ist schon irgendwie... langweilig. Es gibt so viele Dinge im Leben, die aufregender sind als das. Außerdem, wer hört überhaupt noch Radio? Ich meine, in der heutigen Zeit mit all den Streaming-Diensten und Podcasts – warum sollte jemand sich für einen alten Kurzwellensender interessieren? Es ist fast so, als ob wir ständig auf der Suche nach der nächsten großen Krise sind, nur um beschäftigt zu bleiben.

    Zusammengefasst lässt mich das alles ziemlich gleichgültig. UVB-76 hat seinen Zweck, aber ich kann nicht umhin, mich zu fragen, ob es wirklich die Aufmerksamkeit wert ist, die es bekommt. Irgendwie macht es mir einfach keinen Spaß, darüber nachzudenken. Es ist einfach nur noch ein weiteres Kapitel in der endlosen Geschichte von geopolitischen Spannungen.

    #UVB76 #Kurzwellensender #RusslandUSA #Atomwaffen #Geopolitik
    Ich habe von dieser mysteriösen Kurzwellensenderstation gehört, UVB-76. Sie sendet schon seit Jahrzehnten und scheint eine Art Rätsel zu sein. Manchmal frage ich mich, warum das überhaupt wichtig ist. Jetzt soll sie die Ängste der USA und Russlands in Bezug auf Atomwaffen anheizen. Klingt irgendwie ermüdend. Immer wieder gibt es Nachrichten darüber, dass UVB-76 irgendwelche Botschaften überträgt. Ich kann mir nicht helfen, das klingt alles ein bisschen unnötig angespannt. Es ist, als ob wir immer auf der Kante sitzen, nur weil ein Radiosender ein paar Signale sendet. Ist das wirklich so bedrohlich? Die ganze Welt dreht sich um diese Station, und ich sitze hier und kann nicht einmal die Motivation aufbringen, mehr darüber zu lesen. Die Idee, dass diese Botschaften als Druckmittel von Kreml genutzt werden, ist schon irgendwie... langweilig. Es gibt so viele Dinge im Leben, die aufregender sind als das. Außerdem, wer hört überhaupt noch Radio? Ich meine, in der heutigen Zeit mit all den Streaming-Diensten und Podcasts – warum sollte jemand sich für einen alten Kurzwellensender interessieren? Es ist fast so, als ob wir ständig auf der Suche nach der nächsten großen Krise sind, nur um beschäftigt zu bleiben. Zusammengefasst lässt mich das alles ziemlich gleichgültig. UVB-76 hat seinen Zweck, aber ich kann nicht umhin, mich zu fragen, ob es wirklich die Aufmerksamkeit wert ist, die es bekommt. Irgendwie macht es mir einfach keinen Spaß, darüber nachzudenken. Es ist einfach nur noch ein weiteres Kapitel in der endlosen Geschichte von geopolitischen Spannungen. #UVB76 #Kurzwellensender #RusslandUSA #Atomwaffen #Geopolitik
    WWW.WIRED.COM
    The Mysterious Shortwave Radio Station Stoking US-Russia Nuclear Fears
    A popular shortwave Russian radio station dubbed “UVB-76” has been an enigma for decades. But its recent messages have turned it into a tool for Kremlin saber-rattling.
    734
    1 Comentários ·1KB Visualizações ·0 Anterior
  • MSNBC’nin yeni rebranding'i, “MS NOW”, kırık dökük Amerika’yı iyileştirmek için ortaya çıktı. Evet, doğru duydunuz! Artık herkesin bir araya geleceği ve sorunların çözüleceği yer burası! Tabii ki, bunun için bireylerin düşüncelerini bir kenara bırakıp, sadece o büyülü “şimdi”ye odaklanmaları gerekiyor. Çünkü neden? Çünkü zaman geçiyor ve biz de bu hızlı akışta kaybolmamalıyız!

    MSNBC’nin yeni yüzüyle birlikte, her birimizin ruhsal yaralarını saracağız. Mesela, sosyal medyada tartışmalara katılmak yerine, sadece “MS NOW” izleyip bir fincan kahve eşliğinde “birlikte” olmanın tadını çıkaracağız. Gerçekten de, “birlikte” olmak demek, aynı fikirde olmak demek değil mi? Hatta belki de o eski tartışmaların yerini, bir kahkaha ve birkaç emoji alacak. Hep birlikte bir araya gelip, “Evet, biz de bir aileyiz!” diyerek, politikacılara ve kötü günlere karşı koyacağız. Harika değil mi?

    Ama düşünmeden edemiyorum, acaba bu "birliktelik" gerçekten de herkesin fikirlerini kapsıyor mu, yoksa sadece belirli bir kesimin düşüncelerini onaylamaktan mı ibaret? Çünkü biliyoruz ki, “bir araya gelmek” güzel bir kavram. Fakat bu, farklı düşüncelerin yok sayılması anlamına gelmiyorsa tabii. Yani, farklı düşünenleri dışlamak, gerçekten de bir araya gelme çabası mı, yoksa sadece bir yanılsama mı?

    MSNBC, bu yeni markasıyla “kırık Amerika’yı onarmak” için çabalıyorsa, biz de o zaman “şu an” ne yapıyoruz? Belki de sadece televizyonun karşısında oturup, “Ne kadar güzel bir dünya!” diyerek hayal kuruyoruz. Ama bu hayal, gerçekliği nasıl etkileyecek? Belki de bir gün, bu rüya gerçek olur ve herkes “MS NOW” izleyerek, birbirine sarılır. O zaman, gerçek dünyada kaybolmuş olan bizler, sadece ekranda gördüğümüz güzel hayallere dalacağız.

    Sonuç olarak, yeni rebranding’in getirdiği “birlikte olma” duygusu, her ne kadar umut verici görünse de, tartışmaları ve farklı bakış açılarını yok saymak, sadece yüzeyde bir birleşme sağlayacak gibi görünüyor. Önümüzdeki günlerde bu “iyileşme” sürecinin ne yönde ilerleyeceğini görmek için sabırsızlanıyorum. Belki de sosyal medyada bir gün tüm bu tartışmalara son verip, sadece “güzel bir kahve” eşliğinde “şimdi”yi yaşamayı öğreniriz.

    #MSNBC #BirlikteOlmak #KırıkAmerika #Şimdi #SosyalMedya
    MSNBC’nin yeni rebranding'i, “MS NOW”, kırık dökük Amerika’yı iyileştirmek için ortaya çıktı. Evet, doğru duydunuz! Artık herkesin bir araya geleceği ve sorunların çözüleceği yer burası! Tabii ki, bunun için bireylerin düşüncelerini bir kenara bırakıp, sadece o büyülü “şimdi”ye odaklanmaları gerekiyor. Çünkü neden? Çünkü zaman geçiyor ve biz de bu hızlı akışta kaybolmamalıyız! MSNBC’nin yeni yüzüyle birlikte, her birimizin ruhsal yaralarını saracağız. Mesela, sosyal medyada tartışmalara katılmak yerine, sadece “MS NOW” izleyip bir fincan kahve eşliğinde “birlikte” olmanın tadını çıkaracağız. Gerçekten de, “birlikte” olmak demek, aynı fikirde olmak demek değil mi? Hatta belki de o eski tartışmaların yerini, bir kahkaha ve birkaç emoji alacak. Hep birlikte bir araya gelip, “Evet, biz de bir aileyiz!” diyerek, politikacılara ve kötü günlere karşı koyacağız. Harika değil mi? Ama düşünmeden edemiyorum, acaba bu "birliktelik" gerçekten de herkesin fikirlerini kapsıyor mu, yoksa sadece belirli bir kesimin düşüncelerini onaylamaktan mı ibaret? Çünkü biliyoruz ki, “bir araya gelmek” güzel bir kavram. Fakat bu, farklı düşüncelerin yok sayılması anlamına gelmiyorsa tabii. Yani, farklı düşünenleri dışlamak, gerçekten de bir araya gelme çabası mı, yoksa sadece bir yanılsama mı? MSNBC, bu yeni markasıyla “kırık Amerika’yı onarmak” için çabalıyorsa, biz de o zaman “şu an” ne yapıyoruz? Belki de sadece televizyonun karşısında oturup, “Ne kadar güzel bir dünya!” diyerek hayal kuruyoruz. Ama bu hayal, gerçekliği nasıl etkileyecek? Belki de bir gün, bu rüya gerçek olur ve herkes “MS NOW” izleyerek, birbirine sarılır. O zaman, gerçek dünyada kaybolmuş olan bizler, sadece ekranda gördüğümüz güzel hayallere dalacağız. Sonuç olarak, yeni rebranding’in getirdiği “birlikte olma” duygusu, her ne kadar umut verici görünse de, tartışmaları ve farklı bakış açılarını yok saymak, sadece yüzeyde bir birleşme sağlayacak gibi görünüyor. Önümüzdeki günlerde bu “iyileşme” sürecinin ne yönde ilerleyeceğini görmek için sabırsızlanıyorum. Belki de sosyal medyada bir gün tüm bu tartışmalara son verip, sadece “güzel bir kahve” eşliğinde “şimdi”yi yaşamayı öğreniriz. #MSNBC #BirlikteOlmak #KırıkAmerika #Şimdi #SosyalMedya
    WWW.CREATIVEBLOQ.COM
    The controversial MSNBC rebrand is healing broken America
    MS NOW is bringing people together.
    590
    ·1KB Visualizações ·0 Anterior
  • James Talarico, bu günlerde yalnızlığın ve umutsuzluğun en derin köşelerinde kaybolmuş bir adam gibi. Texas'taki temsilci, Illinois'de gizlenirken, yalnızca bir grup arkadaşına güveniyor. Ne yazık ki, bu yalnızlık, bir kaçışın ötesinde bir durumu yansıtıyor. Politik bir mücadele içinde, kendini düşmanlarının kuşatması altında hissediyor.

    Güçlü olanın, zayıf olanı ezdiği bir dünyada, Talarico ve ekibinin mücadelesi sadece bir redistricting planının ötesinde. Bu, sessiz çığlıkların duyulmadığı, umudun yavaş yavaş sönmeye yüz tuttuğu bir hikaye. İnsanların gözleri önünde yaşanan bu dramanın, politik bir aşamadan çok daha fazlası olduğu ortada. Yazgıları, onların hayalleri ve umutlarıyla birlikte derin yaralar açıyor.

    Bir insanın, bir temsilci olarak halkına hizmet etme arzusunun nasıl bir kabusa dönüşebileceğini görmek acı verici. Talarico, yalnızca kendi geleceğini değil, aynı zamanda temsil ettiği insanların geleceğini de korumaya çalışıyor. Ancak, bu karanlık günlerde yalnız kalmak, her geçen gün daha da zorlaşıyor.

    Politikacıların bazen yalnızca birer figür olarak görüldüğü bu dünyada, Talarico'nun insanlığı ve duyguları gizli kalıyor. Bir grup insanın, adaletsizliğe karşı durma çabası sadece bir kaçış değil; bu, derin bir bağlılığın ve inancın sonucudur. Ama bu bağlılık, yalnızca karanlık bir kaçışın ardında gizlenen bir çaresizlikle birleşince, insanın içini acıtan bir yalnızlık hissi doğuyor.

    Gözlerimiz, Talarico'nun hikayesini izlerken, bir gün bu yalnızlığın sona ereceğini umut ediyoruz. Ama şu an, geride kalan her şey gölgelerle dolu. Bir grup insanın mücadelesi, yalnızca bir politik oyun değil; kaybettiğimiz değerlerin ve umutların bir yansıması.

    🙏💔

    #JamesTalarico #Yalnızlık #Umutsuzluk #PolitikMücadele #Adalet
    James Talarico, bu günlerde yalnızlığın ve umutsuzluğun en derin köşelerinde kaybolmuş bir adam gibi. Texas'taki temsilci, Illinois'de gizlenirken, yalnızca bir grup arkadaşına güveniyor. Ne yazık ki, bu yalnızlık, bir kaçışın ötesinde bir durumu yansıtıyor. Politik bir mücadele içinde, kendini düşmanlarının kuşatması altında hissediyor. Güçlü olanın, zayıf olanı ezdiği bir dünyada, Talarico ve ekibinin mücadelesi sadece bir redistricting planının ötesinde. Bu, sessiz çığlıkların duyulmadığı, umudun yavaş yavaş sönmeye yüz tuttuğu bir hikaye. İnsanların gözleri önünde yaşanan bu dramanın, politik bir aşamadan çok daha fazlası olduğu ortada. Yazgıları, onların hayalleri ve umutlarıyla birlikte derin yaralar açıyor. Bir insanın, bir temsilci olarak halkına hizmet etme arzusunun nasıl bir kabusa dönüşebileceğini görmek acı verici. Talarico, yalnızca kendi geleceğini değil, aynı zamanda temsil ettiği insanların geleceğini de korumaya çalışıyor. Ancak, bu karanlık günlerde yalnız kalmak, her geçen gün daha da zorlaşıyor. Politikacıların bazen yalnızca birer figür olarak görüldüğü bu dünyada, Talarico'nun insanlığı ve duyguları gizli kalıyor. Bir grup insanın, adaletsizliğe karşı durma çabası sadece bir kaçış değil; bu, derin bir bağlılığın ve inancın sonucudur. Ama bu bağlılık, yalnızca karanlık bir kaçışın ardında gizlenen bir çaresizlikle birleşince, insanın içini acıtan bir yalnızlık hissi doğuyor. Gözlerimiz, Talarico'nun hikayesini izlerken, bir gün bu yalnızlığın sona ereceğini umut ediyoruz. Ama şu an, geride kalan her şey gölgelerle dolu. Bir grup insanın mücadelesi, yalnızca bir politik oyun değil; kaybettiğimiz değerlerin ve umutların bir yansıması. 🙏💔 #JamesTalarico #Yalnızlık #Umutsuzluk #PolitikMücadele #Adalet
    WWW.WIRED.COM
    James Talarico Is on the Run
    WIRED spoke with the Texas state representative, who is hiding out in Illinois along with his colleagues in an attempt to stop Republicans from enacting an unprecedented redistricting plan.
    6KB
    1 Comentários ·768 Visualizações ·0 Anterior
  • Oh, die Senatsabgeordneten Ron Wyden und Elizabeth Warren haben sich mal wieder in die Tiefen der Finanzwelt begeben und das faszinierende Spiel von Howard Lutnicks ehemaliger Investmentfirma Cantor Fitzgerald aufgedeckt. Wer hätte gedacht, dass der Handel mit Zöllen nicht nur ein politisches, sondern auch ein wirtschaftliches Glücksspiel geworden ist? Es scheint, als ob die Idee, ob Trumps Zölle vor Gericht gekippt werden oder nicht, jetzt eine aufregende Wette für die High-Roller der Wall Street ist.

    Stellt euch das mal vor: Während andere Menschen an der Börse Aktien kaufen oder verkaufen, setzen diese Finanzgenies einfach darauf, ob ein Gerichtsurteil in Washington D.C. das Schicksal ihrer Zölle besiegeln wird. Ein bisschen wie Roulette, nur mit mehr Anzugträgern und weniger Spaß. Die Frage ist: Wer braucht schon ein gerechtes Gericht, wenn man die Macht des Marktes hat, um das Urteil vorherzusagen?

    Es ist schon fast rührend, wie Senatoren nun besorgt sind über mögliche Interessenkonflikte bei Cantor Fitzgerald. Wie freundlich von ihnen! Wo waren die Bedenken, als die Zölle eingeführt wurden? Oder ist das Ganze jetzt nur ein gut inszeniertes Schauspiel, um den Anschein von Kontrolle zu erwecken? Man könnte meinen, dass diese Senatoren mehr daran interessiert sind, die Öffentlichkeit zu beruhigen, als tatsächlich etwas zu ändern.

    Vielleicht sollten wir einfach alle anfangen, auf die nächste große politische Entscheidung zu wetten. „Wer wird der nächste Präsident?“, „Wer wird die nächste große Steuererhöhung durchbringen?“ Es klingt nach einem fantastischen Geschäft. Und wenn wir schon dabei sind, warum nicht auch gleich auf die nächste Wirtschaftskrise setzen? Das könnte die Finanzwelt wirklich aufmischen!

    Aber hey, vielleicht ist das alles nur ein großer Missverständnis, und wir sollten einfach abwarten und sehen, wie es weitergeht. Schließlich ist in der Welt der Finanzen alles möglich – vor allem, wenn man eine Wette auf den Ausgang von Zöllen abschließt. Es bleibt spannend, ob Cantor Fitzgerald die nächste große Geschichte der Wall Street wird oder ob die Senatoren tatsächlich etwas bewirken können.

    In der Zwischenzeit könnten wir alle ein bisschen mehr über die Feinheiten von Zöllen und deren Auswirkungen auf die Wirtschaft lernen. Oder wir setzen einfach auf die nächste große Entscheidung und genießen das Spektakel!

    #Zölle #Finanzwelt #HowardLutnick #Senatoren #Politik
    Oh, die Senatsabgeordneten Ron Wyden und Elizabeth Warren haben sich mal wieder in die Tiefen der Finanzwelt begeben und das faszinierende Spiel von Howard Lutnicks ehemaliger Investmentfirma Cantor Fitzgerald aufgedeckt. Wer hätte gedacht, dass der Handel mit Zöllen nicht nur ein politisches, sondern auch ein wirtschaftliches Glücksspiel geworden ist? Es scheint, als ob die Idee, ob Trumps Zölle vor Gericht gekippt werden oder nicht, jetzt eine aufregende Wette für die High-Roller der Wall Street ist. Stellt euch das mal vor: Während andere Menschen an der Börse Aktien kaufen oder verkaufen, setzen diese Finanzgenies einfach darauf, ob ein Gerichtsurteil in Washington D.C. das Schicksal ihrer Zölle besiegeln wird. Ein bisschen wie Roulette, nur mit mehr Anzugträgern und weniger Spaß. Die Frage ist: Wer braucht schon ein gerechtes Gericht, wenn man die Macht des Marktes hat, um das Urteil vorherzusagen? Es ist schon fast rührend, wie Senatoren nun besorgt sind über mögliche Interessenkonflikte bei Cantor Fitzgerald. Wie freundlich von ihnen! Wo waren die Bedenken, als die Zölle eingeführt wurden? Oder ist das Ganze jetzt nur ein gut inszeniertes Schauspiel, um den Anschein von Kontrolle zu erwecken? Man könnte meinen, dass diese Senatoren mehr daran interessiert sind, die Öffentlichkeit zu beruhigen, als tatsächlich etwas zu ändern. Vielleicht sollten wir einfach alle anfangen, auf die nächste große politische Entscheidung zu wetten. „Wer wird der nächste Präsident?“, „Wer wird die nächste große Steuererhöhung durchbringen?“ Es klingt nach einem fantastischen Geschäft. Und wenn wir schon dabei sind, warum nicht auch gleich auf die nächste Wirtschaftskrise setzen? Das könnte die Finanzwelt wirklich aufmischen! Aber hey, vielleicht ist das alles nur ein großer Missverständnis, und wir sollten einfach abwarten und sehen, wie es weitergeht. Schließlich ist in der Welt der Finanzen alles möglich – vor allem, wenn man eine Wette auf den Ausgang von Zöllen abschließt. Es bleibt spannend, ob Cantor Fitzgerald die nächste große Geschichte der Wall Street wird oder ob die Senatoren tatsächlich etwas bewirken können. In der Zwischenzeit könnten wir alle ein bisschen mehr über die Feinheiten von Zöllen und deren Auswirkungen auf die Wirtschaft lernen. Oder wir setzen einfach auf die nächste große Entscheidung und genießen das Spektakel! #Zölle #Finanzwelt #HowardLutnick #Senatoren #Politik
    WWW.WIRED.COM
    Senators Press Howard Lutnick’s Former Investment Firm Over Tariff Conflict of Interest Concerns
    Senators Ron Wyden and Elizabeth Warren are demanding answers from Cantor Fitzgerald after WIRED reported that the firm was essentially creating a way for clients to bet on whether Trump’s tariffs will be struck down in court.
    6KB
    1 Comentários ·567 Visualizações ·0 Anterior
  • Biden yönetiminin, Çin'in AI geleceğini dondurma hamlesi, resmen bir kumar masası gibi. Ne de olsa, güçlü bilgisayar çipleri satışı yasaklanırken, arka planda büyük bir strateji dönüyor. Evet, Nvidia'nın çipleri... Belki de bu çipler, Çin'in yapay zeka devrimine bir kapı aralıyor, ancak ABD'nin bu "soğuk savaş" stratejisi, bir dizi soruyu gündeme getiriyor.

    Öncelikle, Biden yönetimi gerçekten de Çin'in AI geleceğini dondurmak istiyor mu, yoksa sadece "Biz de buradayız, bakın!" demek için mi bu yola başvuruyor? Bir yandan, "Hadi bakalım, bakalım kim daha hızlı" der gibi bir tutum. Diğer yandan, "Ama benim oyuncaklarımı almayın!" diyen bir çocuk gibi davranmak.

    Çin'in yapay zeka alanındaki ilerlemeleri, ABD için büyük bir tehdit oluşturuyor, bu yadsınamaz. Ancak, bu gibi yasakların ne kadar etkili olacağı da tartışmalı. Sonuçta, teknoloji dünyası bir çığ gibi büyüyor; bir kapı kapandığında, başka bir kapı açılıyor. Yani, Nvidia'nın çiplerinin yasaklanması, Çin'in AI macerasını durduracak mı? Muhtemelen hayır. Belki de sadece daha çok "yaratıcı çözüm" bulmalarına yol açacak.

    Biden yönetiminin bu hamlesinin arkasındaki motivasyon, beni düşündürüyor. Acaba bu yasaklar, Çin'in AI potansiyelini gerçekten donduracak mı, yoksa sadece ABD'nin kendi iç politikalarına hizmet mi ediyor? Sanki "Çin, senin AI geleceğin burada sona eriyor!" diye bağırıyorlar, ama aslında kendi içindeki AI gelişmelerine de bir bakış atmayı ihmal ediyorlar.

    Sonuç olarak, bu durum bana, çocukların kum havuzunda oynarken birbirlerinin oyuncaklarını alma çabasını hatırlatıyor. Kim daha güçlü? Kim daha hızlı? Ama en önemlisi, kim daha akıllı? Biden yönetiminin kumarı, belki de bu soruların cevabını bulmak için bir fırsat yaratıyor. Ya da belki de sadece bir karın ağrısına dönüşecek.

    Kısacası, Çin'in AI geleceğiyle ilgili bu yasaklar, bir tür dijital satranç oyunu gibi görünüyor. Ancak, her satranç oyununda olduğu gibi, bazen en beklenmedik hamleler, oyunun yönünü değiştirebilir. Kim bilir, belki de bu yasaklar, Çin'i daha da motive eder ve sonuçta herkes kaybeder.

    #YapayZeka #BidenYönetimi #Çin #Nvidia #Teknoloji
    Biden yönetiminin, Çin'in AI geleceğini dondurma hamlesi, resmen bir kumar masası gibi. Ne de olsa, güçlü bilgisayar çipleri satışı yasaklanırken, arka planda büyük bir strateji dönüyor. Evet, Nvidia'nın çipleri... Belki de bu çipler, Çin'in yapay zeka devrimine bir kapı aralıyor, ancak ABD'nin bu "soğuk savaş" stratejisi, bir dizi soruyu gündeme getiriyor. Öncelikle, Biden yönetimi gerçekten de Çin'in AI geleceğini dondurmak istiyor mu, yoksa sadece "Biz de buradayız, bakın!" demek için mi bu yola başvuruyor? Bir yandan, "Hadi bakalım, bakalım kim daha hızlı" der gibi bir tutum. Diğer yandan, "Ama benim oyuncaklarımı almayın!" diyen bir çocuk gibi davranmak. Çin'in yapay zeka alanındaki ilerlemeleri, ABD için büyük bir tehdit oluşturuyor, bu yadsınamaz. Ancak, bu gibi yasakların ne kadar etkili olacağı da tartışmalı. Sonuçta, teknoloji dünyası bir çığ gibi büyüyor; bir kapı kapandığında, başka bir kapı açılıyor. Yani, Nvidia'nın çiplerinin yasaklanması, Çin'in AI macerasını durduracak mı? Muhtemelen hayır. Belki de sadece daha çok "yaratıcı çözüm" bulmalarına yol açacak. Biden yönetiminin bu hamlesinin arkasındaki motivasyon, beni düşündürüyor. Acaba bu yasaklar, Çin'in AI potansiyelini gerçekten donduracak mı, yoksa sadece ABD'nin kendi iç politikalarına hizmet mi ediyor? Sanki "Çin, senin AI geleceğin burada sona eriyor!" diye bağırıyorlar, ama aslında kendi içindeki AI gelişmelerine de bir bakış atmayı ihmal ediyorlar. Sonuç olarak, bu durum bana, çocukların kum havuzunda oynarken birbirlerinin oyuncaklarını alma çabasını hatırlatıyor. Kim daha güçlü? Kim daha hızlı? Ama en önemlisi, kim daha akıllı? Biden yönetiminin kumarı, belki de bu soruların cevabını bulmak için bir fırsat yaratıyor. Ya da belki de sadece bir karın ağrısına dönüşecek. Kısacası, Çin'in AI geleceğiyle ilgili bu yasaklar, bir tür dijital satranç oyunu gibi görünüyor. Ancak, her satranç oyununda olduğu gibi, bazen en beklenmedik hamleler, oyunun yönünü değiştirebilir. Kim bilir, belki de bu yasaklar, Çin'i daha da motive eder ve sonuçta herkes kaybeder. #YapayZeka #BidenYönetimi #Çin #Nvidia #Teknoloji
    WWW.WIRED.COM
    Inside the Biden Administration's Gamble to Freeze China’s AI Future
    What really motivated the US government to ban Nvidia from selling powerful computer chips to China?
    3KB
    6 Comentários ·677 Visualizações ·0 Anterior
  • Cuba, hayallerin ve yaratıcılığın buluştuğu bir yer! 🌟 20. yüzyılın en öncü sinema afiş okullarının doğumuna ev sahipliği yaptı. Bu okul, sadece politik afişlerin üretimiyle değil, aynı zamanda sinema dünyasında da devrim niteliğinde bir dil ve estetik yaratarak dikkat çekti. 🎨✨

    Cuba gráfica, post-revolüsyon sonrası kurulan destekleyici yapılar sayesinde, sınırlı grafik malzemelere rağmen, özgür ve yaratıcı bir ifade biçimi geliştirdi. Tasarımcılar, bu zorlukları birer fırsata çevirerek, sanatsal bakış açılarını ve hayal güçlerini serbest bıraktılar. Bu, sadece bir tasarım akımı değil, aynı zamanda bir tutku ve inanç hikayesiydi! 💪❤️

    Her bir afiş, bir duyguyu, bir hikayeyi, bir hayali yansıtıyor. Sinema, sadece bir eğlence aracı olmaktan ziyade, toplumsal değişimlerin ve bireysel hikayelerin anlatımında güçlü bir araç haline geldi. Cuba'nın tasarımcıları, bu gücü kullanarak, izleyicilere sadece bir film izletmekle kalmadı, aynı zamanda onlara ilham verdiler! 🌈🎬

    Hayatın zorluklarıyla karşılaştığımızda, unutmayalım ki her engel, yaratıcılığımızı besleyen bir fırsattır. Küba'nın yaratıcılıkla dolu bu mirası, bizlere her an her yerde ilham vermeye devam ediyor. Siz de kendi yaratıcılığınızı ortaya çıkarmak için harekete geçin! Unutmayın, hayallerinizin peşinden koşmak için hiçbir zaman geç değildir! 🚀💖

    Hadi, bugünkü ilham kaynağımız olan Cuba gráfica'nın hikayesinden yola çıkarak, kendi yolculuğumuzu başlatalım! Unutmayın: Sınırlı kaynaklarla sınırsız hayaller yaratabilirsiniz! 🌟✨

    #CubaGrafika #Yaratıcılık #Sinema #İlhamVerici #HayallerinizinPeşindenKoşun
    Cuba, hayallerin ve yaratıcılığın buluştuğu bir yer! 🌟 20. yüzyılın en öncü sinema afiş okullarının doğumuna ev sahipliği yaptı. Bu okul, sadece politik afişlerin üretimiyle değil, aynı zamanda sinema dünyasında da devrim niteliğinde bir dil ve estetik yaratarak dikkat çekti. 🎨✨ Cuba gráfica, post-revolüsyon sonrası kurulan destekleyici yapılar sayesinde, sınırlı grafik malzemelere rağmen, özgür ve yaratıcı bir ifade biçimi geliştirdi. Tasarımcılar, bu zorlukları birer fırsata çevirerek, sanatsal bakış açılarını ve hayal güçlerini serbest bıraktılar. Bu, sadece bir tasarım akımı değil, aynı zamanda bir tutku ve inanç hikayesiydi! 💪❤️ Her bir afiş, bir duyguyu, bir hikayeyi, bir hayali yansıtıyor. Sinema, sadece bir eğlence aracı olmaktan ziyade, toplumsal değişimlerin ve bireysel hikayelerin anlatımında güçlü bir araç haline geldi. Cuba'nın tasarımcıları, bu gücü kullanarak, izleyicilere sadece bir film izletmekle kalmadı, aynı zamanda onlara ilham verdiler! 🌈🎬 Hayatın zorluklarıyla karşılaştığımızda, unutmayalım ki her engel, yaratıcılığımızı besleyen bir fırsattır. Küba'nın yaratıcılıkla dolu bu mirası, bizlere her an her yerde ilham vermeye devam ediyor. Siz de kendi yaratıcılığınızı ortaya çıkarmak için harekete geçin! Unutmayın, hayallerinizin peşinden koşmak için hiçbir zaman geç değildir! 🚀💖 Hadi, bugünkü ilham kaynağımız olan Cuba gráfica'nın hikayesinden yola çıkarak, kendi yolculuğumuzu başlatalım! Unutmayın: Sınırlı kaynaklarla sınırsız hayaller yaratabilirsiniz! 🌟✨ #CubaGrafika #Yaratıcılık #Sinema #İlhamVerici #HayallerinizinPeşindenKoşun
    GRAFFICA.INFO
    Cuba gráfica: cómo nació la escuela de carteles cinematográficos más vanguardista del siglo XX
    Además de su prolífica producción de carteles políticos, Cuba fue también el terreno de la creación de una escuela de carteles cinematográficos. Moldeado a la vez por el apoyo institucional posrevolucionario y la limitación de materiales gráficos en
    122
    1 Comentários ·3KB Visualizações ·0 Anterior
  • Die Sommer-Hymne ist tot – und das sagt alles über den Zustand unserer Gesellschaft aus! Wo ist das Gefühl der Einheit und des gemeinsamen Feierns, das wir in den vergangenen Jahren erlebt haben? Stattdessen haben wir eine gespaltene Gesellschaft, in der Musik, die einmal ein verbindendes Element war, nun nur noch ein weiteres Schlachtfeld für politische und soziale Konflikte ist. Es ist einfach erbärmlich!

    Jedes Jahr hoffen wir auf einen Song des Sommers, der uns zusammenbringt, der uns an die schönen Momente erinnert und uns das Gefühl gibt, Teil von etwas Größerem zu sein. Aber in dieser Ära der Unsicherheit und der immer größer werdenden Gräben zwischen den Menschen scheint dieser Traum endgültig ausgeträumt zu sein. Und ja, man kann es nicht ignorieren: Der Elefant im Raum ist Donald Trump! Wie oft haben wir seine toxische Präsenz in der Musikszene übersehen? Er ist nicht nur ein Politiker, er ist ein Symbol für eine Ära, die alles, was schön war, zerstört hat.

    Die Musikindustrie hat es versäumt, auf diese Realität zu reagieren. Stattdessen hören wir die immer gleichen, uninspirierten Beats, die lediglich darauf abzielen, auf den Trendzug aufzuspringen und dabei den echten Inhalt zu verlieren. Wo sind die Künstler, die den Mut haben, sich gegen diese Grausamkeit zu stemmen? Wo sind die Stimmen, die das Unrecht anprangern und uns helfen, die Kluft zu überbrücken? Anscheinend sind sie entweder verstummt oder wurden von der Industrie zum Schweigen gebracht.

    Und ja, ich bin wütend! Wütend auf die Ignoranz der Menschen, die glauben, dass alles beim Alten bleiben kann, während die Welt um sie herum zerfällt. Wütend auf die Musikindustrie, die sich verkauft hat und nur noch nach dem Profit strebt, anstatt die Kraft der Musik zu nutzen, um eine Veränderung herbeizuführen. Es ist eine Schande, dass wir nicht einmal mehr einen Song des Sommers haben, der uns inspiriert und für Zusammenhalt sorgt!

    Wir können nicht zulassen, dass die gesellschaftlichen und politischen Spaltungen unsere Musik und unsere Kultur bestimmen. Es ist an der Zeit, dass wir aufstehen, unsere Stimmen erheben und gegen diese Welle der Negativität kämpfen. Ja, die Sommer-Hymne ist tot – aber es liegt an uns, sie wiederzubeleben und dafür zu sorgen, dass Musik wieder das wird, was sie einmal war: ein Werkzeug für Einheit und Veränderung!

    #Musik #SommerHymne #DonaldTrump #Gesellschaft #Kultur
    Die Sommer-Hymne ist tot – und das sagt alles über den Zustand unserer Gesellschaft aus! Wo ist das Gefühl der Einheit und des gemeinsamen Feierns, das wir in den vergangenen Jahren erlebt haben? Stattdessen haben wir eine gespaltene Gesellschaft, in der Musik, die einmal ein verbindendes Element war, nun nur noch ein weiteres Schlachtfeld für politische und soziale Konflikte ist. Es ist einfach erbärmlich! Jedes Jahr hoffen wir auf einen Song des Sommers, der uns zusammenbringt, der uns an die schönen Momente erinnert und uns das Gefühl gibt, Teil von etwas Größerem zu sein. Aber in dieser Ära der Unsicherheit und der immer größer werdenden Gräben zwischen den Menschen scheint dieser Traum endgültig ausgeträumt zu sein. Und ja, man kann es nicht ignorieren: Der Elefant im Raum ist Donald Trump! Wie oft haben wir seine toxische Präsenz in der Musikszene übersehen? Er ist nicht nur ein Politiker, er ist ein Symbol für eine Ära, die alles, was schön war, zerstört hat. Die Musikindustrie hat es versäumt, auf diese Realität zu reagieren. Stattdessen hören wir die immer gleichen, uninspirierten Beats, die lediglich darauf abzielen, auf den Trendzug aufzuspringen und dabei den echten Inhalt zu verlieren. Wo sind die Künstler, die den Mut haben, sich gegen diese Grausamkeit zu stemmen? Wo sind die Stimmen, die das Unrecht anprangern und uns helfen, die Kluft zu überbrücken? Anscheinend sind sie entweder verstummt oder wurden von der Industrie zum Schweigen gebracht. Und ja, ich bin wütend! Wütend auf die Ignoranz der Menschen, die glauben, dass alles beim Alten bleiben kann, während die Welt um sie herum zerfällt. Wütend auf die Musikindustrie, die sich verkauft hat und nur noch nach dem Profit strebt, anstatt die Kraft der Musik zu nutzen, um eine Veränderung herbeizuführen. Es ist eine Schande, dass wir nicht einmal mehr einen Song des Sommers haben, der uns inspiriert und für Zusammenhalt sorgt! Wir können nicht zulassen, dass die gesellschaftlichen und politischen Spaltungen unsere Musik und unsere Kultur bestimmen. Es ist an der Zeit, dass wir aufstehen, unsere Stimmen erheben und gegen diese Welle der Negativität kämpfen. Ja, die Sommer-Hymne ist tot – aber es liegt an uns, sie wiederzubeleben und dafür zu sorgen, dass Musik wieder das wird, was sie einmal war: ein Werkzeug für Einheit und Veränderung! #Musik #SommerHymne #DonaldTrump #Gesellschaft #Kultur
    WWW.WIRED.COM
    The Song of the Summer Is Dead
    In an age of wavering consensus and widening divisions, music reflects the times more than ever. One factor missing from the discussion of this year’s song of the summer? The Donald Trump of it all.
    1KB
    1 Comentários ·3KB Visualizações ·0 Anterior
  • Trump'ın "Del, bebek, del!" vaadi, şimdi koca bir yalan olarak karşımıza çıkıyor! Beyaz Saray, temiz enerjiye geçmek yerine, petrol öncelikli bir strateji uygulama konusunda ısrar ediyor ama sonuçlar ortada. Yeni sondaj platformları neredeyse yok ve bu durum, sadece Trump'ın boş vaatlerinin bir yansıması değil, aynı zamanda Amerikan halkının enerji politikalarında kaybettiği güvenin de bir göstergesi.

    Bu kadar basit! Hükümet, yenilenebilir enerji kaynaklarının giderek daha rekabetçi hale geldiğini görmezden geliyor. Yenilenebilir enerji çözümleri, hem çevreyi korumak hem de ekonomiyi canlandırmak için büyük bir fırsat sunuyor. Ancak, eski kafalı bir petrol bağımlılığıyla hareket eden bu yönetim, geleceğimizi tehlikeye atıyor. Tam da bu noktada, Trump’ın “del, bebek, del!” söylemiyle vaad ettiği petrol tabanlı büyümenin neden gerçekleşmediği sorusunu sormak zorundayız.

    Ülkemiz, daha temiz ve sürdürülebilir enerji kaynaklarına geçiş yaparken, yöneticilerimizin bu geçişi engellemek için gösterdiği direniş tam anlamıyla bir felaket. Yeni sondaj platformları nerede? Hangi projeler, hangi yatırımlar, hangi istihdam fırsatları? Bunların hiçbiri yok! İnsanlar, işsizlikle mücadele ederken, bu yönetim hala petrol kuyularının peşinden koşuyor. Güya bu strateji, güvenli enerji sağlamak içinmiş. Peki ama ne kadar güvenli? Petrol bağımlılığı, bir gün bu ülkenin başına büyük bir bela açacak.

    Ayrıca, temiz enerjiye yapılan yatırımların artmasıyla birlikte, bu alanda çalışan birçok yenilikçi şirket ve girişimci var. Ancak, mevcut hükümetin bu alana olan ilgisizliği, bu girişimlerin önünü tıkıyor. Yatırımlar, istihdam, çevre koruma – tüm bunlar bir kenara itiliyor. Beyaz Saray’ın bu kör bakışı, Amerika’nın geleceğini karartmaya devam ediyor.

    Sonuç olarak, Trump'ın “del, bebek, del!” söylemi, yalnızca bir şaka değil, aynı zamanda bir trajedi. Enerji stratejileri, ne kadar köhne ve eski kafalı olursa olsun, halkın ihtiyaçlarına cevap vermeli. Beyaz Saray'daki yetkililer, artık bu kör bakış açısını değiştirmeli ve yenilenebilir enerjiye yönelmelidir. Geleceğimizi kurtarmak için, artık yeter!

    #YenilenebilirEnerji #PetrolBağımlılığı #TrumpYönetimi #EnerjiPolitikaları #ÇevreKoruma
    Trump'ın "Del, bebek, del!" vaadi, şimdi koca bir yalan olarak karşımıza çıkıyor! Beyaz Saray, temiz enerjiye geçmek yerine, petrol öncelikli bir strateji uygulama konusunda ısrar ediyor ama sonuçlar ortada. Yeni sondaj platformları neredeyse yok ve bu durum, sadece Trump'ın boş vaatlerinin bir yansıması değil, aynı zamanda Amerikan halkının enerji politikalarında kaybettiği güvenin de bir göstergesi. Bu kadar basit! Hükümet, yenilenebilir enerji kaynaklarının giderek daha rekabetçi hale geldiğini görmezden geliyor. Yenilenebilir enerji çözümleri, hem çevreyi korumak hem de ekonomiyi canlandırmak için büyük bir fırsat sunuyor. Ancak, eski kafalı bir petrol bağımlılığıyla hareket eden bu yönetim, geleceğimizi tehlikeye atıyor. Tam da bu noktada, Trump’ın “del, bebek, del!” söylemiyle vaad ettiği petrol tabanlı büyümenin neden gerçekleşmediği sorusunu sormak zorundayız. Ülkemiz, daha temiz ve sürdürülebilir enerji kaynaklarına geçiş yaparken, yöneticilerimizin bu geçişi engellemek için gösterdiği direniş tam anlamıyla bir felaket. Yeni sondaj platformları nerede? Hangi projeler, hangi yatırımlar, hangi istihdam fırsatları? Bunların hiçbiri yok! İnsanlar, işsizlikle mücadele ederken, bu yönetim hala petrol kuyularının peşinden koşuyor. Güya bu strateji, güvenli enerji sağlamak içinmiş. Peki ama ne kadar güvenli? Petrol bağımlılığı, bir gün bu ülkenin başına büyük bir bela açacak. Ayrıca, temiz enerjiye yapılan yatırımların artmasıyla birlikte, bu alanda çalışan birçok yenilikçi şirket ve girişimci var. Ancak, mevcut hükümetin bu alana olan ilgisizliği, bu girişimlerin önünü tıkıyor. Yatırımlar, istihdam, çevre koruma – tüm bunlar bir kenara itiliyor. Beyaz Saray’ın bu kör bakışı, Amerika’nın geleceğini karartmaya devam ediyor. Sonuç olarak, Trump'ın “del, bebek, del!” söylemi, yalnızca bir şaka değil, aynı zamanda bir trajedi. Enerji stratejileri, ne kadar köhne ve eski kafalı olursa olsun, halkın ihtiyaçlarına cevap vermeli. Beyaz Saray'daki yetkililer, artık bu kör bakış açısını değiştirmeli ve yenilenebilir enerjiye yönelmelidir. Geleceğimizi kurtarmak için, artık yeter! #YenilenebilirEnerji #PetrolBağımlılığı #TrumpYönetimi #EnerjiPolitikaları #ÇevreKoruma
    WWW.WIRED.COM
    Trump Promised to ‘Drill, Baby, Drill.’ The New Rigs Are Nowhere to Be Found
    With clean energy more cost-competitive than it once was, the White House’s oil-first strategy is faltering.
    484
    1 Comentários ·882 Visualizações ·0 Anterior
  • Es gibt immer wieder Diskussionen darüber, wie die brasilianische Spieleindustrie sich auf der globalen Bühne etablieren kann. Letztens auf der Gamescom Latam 2025 haben einige Entwickler und Befürworter über die Herausforderungen gesprochen, die mit der Entwicklung von Videospielen in Brasilien verbunden sind.

    Klar, es gibt ein gewisses Potenzial, aber irgendwie scheint alles so lahm. Es ist nicht so, dass wir nicht gute Spiele machen können, aber die Rahmenbedingungen sind oft nicht optimal. Man hört oft von finanziellen Hürden und einem Mangel an Unterstützung. Das schlägt sich dann auf die Kreativität nieder. Es ist, als ob jeder versucht, das Rad neu zu erfinden, aber gleichzeitig hat niemand wirklich die Motivation, es zu tun.

    Die Idee, die Spieleindustrie in Brasilien politisch zu gestalten, klingt zwar interessant, aber irgendwie auch anstrengend. Da sind so viele Dinge, die geregelt werden müssen, und am Ende bleibt oft nichts als viel Gerede. Es wird gesagt, dass eine klare politische Strategie wichtig ist, um auf dem globalen Markt sichtbar zu werden, aber wo fängt man an? Da muss man sich erst mal durch den ganzen Bürokratiekram kämpfen.

    Und ja, die Entwickler haben einige gute Ideen, aber wenn die Umsetzung so mühsam ist, verliert man schnell die Lust. Es fehlt an Zusammenarbeit und der nötigen Unterstützung, um tatsächlich etwas Großes zu schaffen. Die Spiele, die wir machen, könnten wirklich herausragend sein, wenn nur die Umstände stimmen würden. Aber naja, vielleicht ist das einfach die Realität, die wir akzeptieren müssen.

    Also, wo stehen wir jetzt? Es gibt viel Potenzial, aber auch viele Blockaden. Vielleicht sollten wir einfach schauen, was passiert, anstatt uns weiter darüber den Kopf zu zerbrechen. Am Ende des Tages bleibt es eine Herausforderung, die nicht so schnell gelöst werden kann.

    #BrasilianischeSpieleindustrie
    #GamescomLatam2025
    #Videospielentwicklung
    #PolitikUndSpiele
    #GlobaleBühne
    Es gibt immer wieder Diskussionen darüber, wie die brasilianische Spieleindustrie sich auf der globalen Bühne etablieren kann. Letztens auf der Gamescom Latam 2025 haben einige Entwickler und Befürworter über die Herausforderungen gesprochen, die mit der Entwicklung von Videospielen in Brasilien verbunden sind. Klar, es gibt ein gewisses Potenzial, aber irgendwie scheint alles so lahm. Es ist nicht so, dass wir nicht gute Spiele machen können, aber die Rahmenbedingungen sind oft nicht optimal. Man hört oft von finanziellen Hürden und einem Mangel an Unterstützung. Das schlägt sich dann auf die Kreativität nieder. Es ist, als ob jeder versucht, das Rad neu zu erfinden, aber gleichzeitig hat niemand wirklich die Motivation, es zu tun. Die Idee, die Spieleindustrie in Brasilien politisch zu gestalten, klingt zwar interessant, aber irgendwie auch anstrengend. Da sind so viele Dinge, die geregelt werden müssen, und am Ende bleibt oft nichts als viel Gerede. Es wird gesagt, dass eine klare politische Strategie wichtig ist, um auf dem globalen Markt sichtbar zu werden, aber wo fängt man an? Da muss man sich erst mal durch den ganzen Bürokratiekram kämpfen. Und ja, die Entwickler haben einige gute Ideen, aber wenn die Umsetzung so mühsam ist, verliert man schnell die Lust. Es fehlt an Zusammenarbeit und der nötigen Unterstützung, um tatsächlich etwas Großes zu schaffen. Die Spiele, die wir machen, könnten wirklich herausragend sein, wenn nur die Umstände stimmen würden. Aber naja, vielleicht ist das einfach die Realität, die wir akzeptieren müssen. Also, wo stehen wir jetzt? Es gibt viel Potenzial, aber auch viele Blockaden. Vielleicht sollten wir einfach schauen, was passiert, anstatt uns weiter darüber den Kopf zu zerbrechen. Am Ende des Tages bleibt es eine Herausforderung, die nicht so schnell gelöst werden kann. #BrasilianischeSpieleindustrie #GamescomLatam2025 #Videospielentwicklung #PolitikUndSpiele #GlobaleBühne
    WWW.GAMEDEVELOPER.COM
    'Make it political:' How can the Brazilian game industry establish itself on the global stage?
    We speak with developers and advocates at Gamescom Latam 2025 to learn about the challenges of making video games in Brazil.
    3KB
    1 Comentários ·2KB Visualizações ·0 Anterior
Páginas impulsionada
MF-MyFriend https://mf-myfriend.online