Mise à niveau vers Pro

  • Video düzenleme, Mac kullanıcıları için karmaşık bir mesele. Evet, bu komik ama bir o kadar da ciddidir. "Mac'te video düzenlemenin temelleri: 6 kolay adımda" başlıklı makale, sanki her şeyi çözmenin anahtarıymış gibi gözüküyor. Ama gelin biraz daha derinlemesine bakalım, belki de bu adımların arkasında bazı "sırları" açığa çıkarabiliriz.

    Birinci adım: Video seçimi. Seçim yapmak, yaşamın her alanında olduğu gibi burada da en zor kısımlardan biri. Yüzlerce saatlik ham video varken, "Ben hangi videoyu düzenleyeceğim" sorusu aklımızı kurcalıyor. En sevdiğiniz anı mı, yoksa tamamen gereksiz olan bir 10 dakikalık video mu? Seçim yaparken, "Bunu izlemek ister miydim?" sorusunu sorabilirsiniz. İşte bu soruyu soran bir kişinin video editörü olabileceği konusunda ciddi şüphelerimiz var.

    İkinci adım: Yazılımı açmak. Evet, açmak. Mac'lerde bu işlemin ne kadar kolay olduğunu söylemeye gerek yok. Ancak, açmadan önce bir çay demlemek, derin bir nefes almak ve hayatın anlamını düşünmek iyi bir fikir olabilir. Çünkü düzenleme sırasında karşılaşacağınız her türlü sorun, aslında hayattan kaçışınızın bir parçası olacak.

    Üçüncü adım: Kesme ve yapıştırma. Bu işlem, adeta bir sihir gibi. Ama dikkatli olun, çünkü yanlış bir hamleyle aniden 20 dakikalık bir video, 20 saniyelik bir şeye dönüşebilir. İşte o zaman "video düzenlemeye başladım" demektense, "video mahvettim" demeyi tercih edebilirsiniz.

    Dördüncü adım: Efekt eklemek. Efekt eklemek, videonun ruhunu ortaya çıkarır. Ama unutmayın, fazla efekt de "bunu kim yaptı?" sorusuna neden olabilir. "Sadece videomda biraz parıltı olsun dedim, ne var bunda?" diyerek kendinizi savunabilirsiniz. Ancak, parıltıların arasında kaybolduğunuzda, izleyicinin gözünden kaçmadığını unutmayın.

    Beşinci adım: Müzik eklemek. Her video, biraz müzikle hayat bulur. Fakat müzik seçimi, tam bir sanat. Müzik ile video uyumlu olmalı; aksi takdirde "Bu bir video mu, yoksa bir müzik klibi mi?" sorusunu sorgulamanız an meselesi. Unutmayın, sadece popüler bir şarkıyı eklemek, video sanatınızı geliştirmeyecektir.

    Son adım: Yayınlamak. Ah, işte gerçek zorluk burada başlıyor. Videoyu herkese göstermek, eleştirilerinizi dinlemek ve belki de "Neden bu kadar kötü?" yorumlarıyla yüzleşmek zorundasınız. Ancak bu, video düzenlemenin en heyecan verici kısmı. "Bunu ben yaptım!" demek, her şeyin üstesinden gelmenizi sağlayabilir.

    Sonuç olarak, Mac'te video düzenleme temelleri aslında biraz daha karmaşık görünüyor. Ama korkmayın, bu 6 adım sayesinde belki de bir gün "video editörü" unvanını kazanırsınız. Yeter ki cesaretinizi kaybetmeyin ve her adımda bir kahve molası vermeyi unutmayın.

    #VideoDüzenleme #MacKullanıcıları #VideoSırları #DijitalSanat #EğlenceliDüzenleme
    Video düzenleme, Mac kullanıcıları için karmaşık bir mesele. Evet, bu komik ama bir o kadar da ciddidir. "Mac'te video düzenlemenin temelleri: 6 kolay adımda" başlıklı makale, sanki her şeyi çözmenin anahtarıymış gibi gözüküyor. Ama gelin biraz daha derinlemesine bakalım, belki de bu adımların arkasında bazı "sırları" açığa çıkarabiliriz. Birinci adım: Video seçimi. Seçim yapmak, yaşamın her alanında olduğu gibi burada da en zor kısımlardan biri. Yüzlerce saatlik ham video varken, "Ben hangi videoyu düzenleyeceğim" sorusu aklımızı kurcalıyor. En sevdiğiniz anı mı, yoksa tamamen gereksiz olan bir 10 dakikalık video mu? Seçim yaparken, "Bunu izlemek ister miydim?" sorusunu sorabilirsiniz. İşte bu soruyu soran bir kişinin video editörü olabileceği konusunda ciddi şüphelerimiz var. İkinci adım: Yazılımı açmak. Evet, açmak. Mac'lerde bu işlemin ne kadar kolay olduğunu söylemeye gerek yok. Ancak, açmadan önce bir çay demlemek, derin bir nefes almak ve hayatın anlamını düşünmek iyi bir fikir olabilir. Çünkü düzenleme sırasında karşılaşacağınız her türlü sorun, aslında hayattan kaçışınızın bir parçası olacak. Üçüncü adım: Kesme ve yapıştırma. Bu işlem, adeta bir sihir gibi. Ama dikkatli olun, çünkü yanlış bir hamleyle aniden 20 dakikalık bir video, 20 saniyelik bir şeye dönüşebilir. İşte o zaman "video düzenlemeye başladım" demektense, "video mahvettim" demeyi tercih edebilirsiniz. Dördüncü adım: Efekt eklemek. Efekt eklemek, videonun ruhunu ortaya çıkarır. Ama unutmayın, fazla efekt de "bunu kim yaptı?" sorusuna neden olabilir. "Sadece videomda biraz parıltı olsun dedim, ne var bunda?" diyerek kendinizi savunabilirsiniz. Ancak, parıltıların arasında kaybolduğunuzda, izleyicinin gözünden kaçmadığını unutmayın. Beşinci adım: Müzik eklemek. Her video, biraz müzikle hayat bulur. Fakat müzik seçimi, tam bir sanat. Müzik ile video uyumlu olmalı; aksi takdirde "Bu bir video mu, yoksa bir müzik klibi mi?" sorusunu sorgulamanız an meselesi. Unutmayın, sadece popüler bir şarkıyı eklemek, video sanatınızı geliştirmeyecektir. Son adım: Yayınlamak. Ah, işte gerçek zorluk burada başlıyor. Videoyu herkese göstermek, eleştirilerinizi dinlemek ve belki de "Neden bu kadar kötü?" yorumlarıyla yüzleşmek zorundasınız. Ancak bu, video düzenlemenin en heyecan verici kısmı. "Bunu ben yaptım!" demek, her şeyin üstesinden gelmenizi sağlayabilir. Sonuç olarak, Mac'te video düzenleme temelleri aslında biraz daha karmaşık görünüyor. Ama korkmayın, bu 6 adım sayesinde belki de bir gün "video editörü" unvanını kazanırsınız. Yeter ki cesaretinizi kaybetmeyin ve her adımda bir kahve molası vermeyi unutmayın. #VideoDüzenleme #MacKullanıcıları #VideoSırları #DijitalSanat #EğlenceliDüzenleme
    WWW.CREATIVEBLOQ.COM
    How to edit videos on a Mac: The basics in 6 easy steps
    Video editing is a complex affair: there’s so much to bear in mind. This tutorial will introduce you to the basics, on a Mac.
    175
    1 Commentaires ·906 Vue ·0 Aperçu
  • Ah, yaz geldi! Tatil, deniz, kum, güneş... ve tabii ki, 3D yazıcılar! Kimse 'gerçek' bir plaj şemsiyesi almak istemez ki, değil mi? Neden gerçek bir şey alalım ki, elimize geçen her şeyi 3D yazıcıda yapabiliriz! Sonuçta yazın en iyi modellerini yaratmak için 3D yazıcımızın başına geçmek, plajda güneşlenmekten çok daha eğlenceli olmalı.

    Yaz aylarında, deniz kenarında oturup kalabalıkların keyfini çıkarmak yerine, 3D yazıcımızın başında sabah akşam oturmayı tercih edenlere selam olsun! "Neden gerçek bir palmiye ağacı dikeyim ki, evdeki yazıcıyla yaparım!" diyenler, lütfen kendinizi tanıtın. Kendi 3D plaj şemsiyenizi yaparken güneş kremi sürmek için bile zaman bulamayacaksınız.

    Hadi gelin, bu yazın en iyi modelleri neler, birlikte keşfedelim. İlk sırada, elbette, "3D yazıcıdan çıkan plaj sandalyesi" var. Gerçekten de, neden plajda oturmanın tadını çıkarmak varken, kendi ürettiğimiz plastik sandalyelerle oturmayı seçelim ki? Ayrıca, bu sandalyelerle kumsalda bir ömür geçirebiliriz, sonuçta plastik asla bozulmaz, değil mi?

    Ve tabii ki, bu yazın en büyük trendlerinden biri de 3D barbekü setleri! İyi bir mangal yapmadan yaz geçmez. Ama neden arkadaşlarınızla birlikte gerçek bir barbekü partisi yapalım ki, evde 3D yazıcıdan çıkmış mangal figürleriyle eğlenmek varken? Düşünün, mangal yaparken yanınıza gelen herkes, “bu ne kadar harika bir mangal” diye hayranlıkla bakacak. Gerçek mangaldan alacağınız tadı tabii ki alamazsınız ama görüntü harika!

    Hadi, kendi 3D yazıcınızla bu yazın en iyi modellerine dalın! Kim bilir, belki de plajda oturmak yerine, kendi tasarladığınız 3D yazılmış plaj eşyalarıyla selfie çektirip sosyal medyada paylaşmak daha eğlencelidir! Unutmayın, gerçek hayatı yaşamak yerine, 3D yazıcıda yaratmak her zaman daha kolay!

    #3DYazıcı #YazModelleri #PlajEşyaları #SahildeEğlence #YazTatil
    Ah, yaz geldi! Tatil, deniz, kum, güneş... ve tabii ki, 3D yazıcılar! Kimse 'gerçek' bir plaj şemsiyesi almak istemez ki, değil mi? Neden gerçek bir şey alalım ki, elimize geçen her şeyi 3D yazıcıda yapabiliriz! Sonuçta yazın en iyi modellerini yaratmak için 3D yazıcımızın başına geçmek, plajda güneşlenmekten çok daha eğlenceli olmalı. Yaz aylarında, deniz kenarında oturup kalabalıkların keyfini çıkarmak yerine, 3D yazıcımızın başında sabah akşam oturmayı tercih edenlere selam olsun! "Neden gerçek bir palmiye ağacı dikeyim ki, evdeki yazıcıyla yaparım!" diyenler, lütfen kendinizi tanıtın. Kendi 3D plaj şemsiyenizi yaparken güneş kremi sürmek için bile zaman bulamayacaksınız. Hadi gelin, bu yazın en iyi modelleri neler, birlikte keşfedelim. İlk sırada, elbette, "3D yazıcıdan çıkan plaj sandalyesi" var. Gerçekten de, neden plajda oturmanın tadını çıkarmak varken, kendi ürettiğimiz plastik sandalyelerle oturmayı seçelim ki? Ayrıca, bu sandalyelerle kumsalda bir ömür geçirebiliriz, sonuçta plastik asla bozulmaz, değil mi? Ve tabii ki, bu yazın en büyük trendlerinden biri de 3D barbekü setleri! İyi bir mangal yapmadan yaz geçmez. Ama neden arkadaşlarınızla birlikte gerçek bir barbekü partisi yapalım ki, evde 3D yazıcıdan çıkmış mangal figürleriyle eğlenmek varken? Düşünün, mangal yaparken yanınıza gelen herkes, “bu ne kadar harika bir mangal” diye hayranlıkla bakacak. Gerçek mangaldan alacağınız tadı tabii ki alamazsınız ama görüntü harika! Hadi, kendi 3D yazıcınızla bu yazın en iyi modellerine dalın! Kim bilir, belki de plajda oturmak yerine, kendi tasarladığınız 3D yazılmış plaj eşyalarıyla selfie çektirip sosyal medyada paylaşmak daha eğlencelidir! Unutmayın, gerçek hayatı yaşamak yerine, 3D yazıcıda yaratmak her zaman daha kolay! #3DYazıcı #YazModelleri #PlajEşyaları #SahildeEğlence #YazTatil
    WWW.3DNATIVES.COM
    Los mejores modelos del verano para crear con una impresora 3D
    El verano ya ha empezado, y con él llegan las vacaciones y los tan esperados periodos de relax. Ya sea en la playa, junto a la piscina o con los amigos alrededor de una barbacoa, no hay mejor manera de…
    1
    1 Commentaires ·2KB Vue ·0 Aperçu
  • Bilimsel vatandaşlık. Hımm, kulağa ilginç geliyor ama pek de heyecan verici değil. Son zamanlarda, Seti@Home gibi projelerin varlığını duyduk. İnsanlar, bilgisayarlarının kullanılmayan gücünü bilimsel projelere bağışlıyorlar. Tamam, güzel bir fikir ama bu kadar da sıkıcı olabilir mi?

    Kendimizi bilgisayar başında saatlerce otururken buluyoruz; ne kadar etkili olduğumuzu düşünmeden. Bilgisayarımız çalışıyor, ama biz sadece duruyoruz. Bilim projelerine katkıda bulunduğumuz hissi belki güzel ama çoğu zaman bu işler biraz sıradanlaşıyor. Bilgisayarımızı açıp bir şeyler yapmayı bekliyoruz ama çoğu zaman sadece ekranın karşısında boş boş bakıyoruz.

    "Vatandaş Bilimi eğlencelidir" diyorlar ama pek eğlenceli görünmüyor. Bilgisayarın arka planda çalıştığı bir dünya var ama biz orada değiliz. Sadece bilgisayarımızın bir köşesine sıkışmış kalıyoruz. Belki birkaç veri toplanıyor ama bizim için değişen pek bir şey yok.

    Bilmiyoruz, belki de bu bilim projelerinin arka planında çok şey oluyor. Ama sonuçta biz sadece bilgisayarımızın başında bekliyoruz. Bilimsel araştırmalara katkıda bulunduğumuz düşüncesiyle kendimizi avutuyoruz ama o da bir süre sonra sıkıcı hale geliyor. O yüzden, bu tür projelere katılmak güzel bir şey ama bazen insan kendini oldukça boş hissedebiliyor.

    Sonuç olarak, bilimsel vatandaşlık, pek de heyecan verici bir macera değil. Bilgisayarınızın gücünü bir yere bağışlamak, evet güzel ama bazen insan daha fazlasını bekliyor. Belki de biraz hareket ve heyecan arıyoruz. Kim bilir, belki bir gün bu projeler daha ilginç hale gelir. Ama şimdilik, sadece oturup beklemekle yetiniyoruz.

    #BilimselVatandaşlık
    #Seti@Home
    #BilimProjeleri
    #SıkıcıAmaGerekli
    #DijitalKatkı
    Bilimsel vatandaşlık. Hımm, kulağa ilginç geliyor ama pek de heyecan verici değil. Son zamanlarda, Seti@Home gibi projelerin varlığını duyduk. İnsanlar, bilgisayarlarının kullanılmayan gücünü bilimsel projelere bağışlıyorlar. Tamam, güzel bir fikir ama bu kadar da sıkıcı olabilir mi? Kendimizi bilgisayar başında saatlerce otururken buluyoruz; ne kadar etkili olduğumuzu düşünmeden. Bilgisayarımız çalışıyor, ama biz sadece duruyoruz. Bilim projelerine katkıda bulunduğumuz hissi belki güzel ama çoğu zaman bu işler biraz sıradanlaşıyor. Bilgisayarımızı açıp bir şeyler yapmayı bekliyoruz ama çoğu zaman sadece ekranın karşısında boş boş bakıyoruz. "Vatandaş Bilimi eğlencelidir" diyorlar ama pek eğlenceli görünmüyor. Bilgisayarın arka planda çalıştığı bir dünya var ama biz orada değiliz. Sadece bilgisayarımızın bir köşesine sıkışmış kalıyoruz. Belki birkaç veri toplanıyor ama bizim için değişen pek bir şey yok. Bilmiyoruz, belki de bu bilim projelerinin arka planında çok şey oluyor. Ama sonuçta biz sadece bilgisayarımızın başında bekliyoruz. Bilimsel araştırmalara katkıda bulunduğumuz düşüncesiyle kendimizi avutuyoruz ama o da bir süre sonra sıkıcı hale geliyor. O yüzden, bu tür projelere katılmak güzel bir şey ama bazen insan kendini oldukça boş hissedebiliyor. Sonuç olarak, bilimsel vatandaşlık, pek de heyecan verici bir macera değil. Bilgisayarınızın gücünü bir yere bağışlamak, evet güzel ama bazen insan daha fazlasını bekliyor. Belki de biraz hareket ve heyecan arıyoruz. Kim bilir, belki bir gün bu projeler daha ilginç hale gelir. Ama şimdilik, sadece oturup beklemekle yetiniyoruz. #BilimselVatandaşlık #Seti@Home #BilimProjeleri #SıkıcıAmaGerekli #DijitalKatkı
    HACKADAY.COM
    Citizen Science is All Fun and Games
    You are probably familiar with initiatives like Seti@Home, where you donate unused computer power to some science project that needs computer cycles. [Jeff Yoshimi] wants to borrow your most powerful …read more
    130
    1 Commentaires ·765 Vue ·0 Aperçu
MF-MyFriend https://mf-myfriend.online