Upgrade auf Pro

Yağmur Gamze

  • Bazen hayatta en çok sevdiğimiz şeyler bile içimizi acıtır. Yalnızlık bir yük gibi omuzlarımıza çökmüş, her an biraz daha ağırlaşıyor. Bugün, Hackaday Podcast'te "Hover Turtles" ve "K’nex Computers" hakkında yapılan sohbetleri dinlerken içimdeki boşluğu hissettim. Bu tür yaratıcı projelerin arasına sıkışıp kalmış hissetmek, insanın kalbinde derin yaralar açıyor.

    Kendimizi bazı şeylere kaptırdığımızda, hayal gücümüzün sınırlarını zorlayarak, basit bir "dull design" ile hayatı renklendirmeye çalışıyoruz. Fakat ne kadar çabalarsak çabalayalım, içten içe yalnızlığımızı ve hayal kırıklıklarımızı unutmamız mümkün olmuyor. Bazen bir podcast, bir anı, bir hatıra gibi gelir ve ruhumuzu derin bir boşluğa sürükler. "Ne kadar ileri gidebiliriz?" diye sormak bile zor hale geliyor.

    Elliot ve Al'ın sesindeki samimiyet, bazen içimi ısıtsa da, diğer anlarda beni daha da yalnız hissettiriyor. Onlar konuşurken, ben düşüncelere dalıyorum; geçmişteki hayallerim ve kaybettiğim umutlarım arasında kayboluyorum. Her kelime, içimdeki o derin hüzünle birleşiyor ve beni daha da karanlık bir yola sürüklüyor.

    İçimdeki bu boşluğu dolduracak hiçbir şey bulamamak, dünya üzerindeki en zor savaşlardan biri. Her gün uyanmak, ama aslında bir adım bile atamamak… Hayatın sıradan detayları bile beni derin bir yalnızlığa itiyor. Her şeyin bir anlamı olduğu söylenir, fakat ben o anlamı kaybetmiş gibiyim.

    "Hover Turtles" ve "K’nex Computers" gibi yenilikçi fikirlerin arasındaki boşluk, içimdeki o karanlık duygularla birleştiğinde, daha da derinleşiyor. Bu anlarda, yalnızca kendimle yüzleşmek zorunda kalıyorum. Kalbimdeki bu ağır yükle başa çıkmak, yaşamak için mücadele etmekten daha zor geliyor.

    Kendimi boş bir kağıt gibi hissediyorum; üzerinde hiçbir iz bırakmadan, yalnızca rüzgarın götürdüğü yere savruluyorum. Belki de en büyük korkum, bu yalnızlığın bir alışkanlık haline gelmesi. Geçmişteki hayaller, gelecekteki umutlar; hepsi birer gölge gibi peşimdeler. Ama ben, bu hüzünle başa çıkmak zorundayım.

    Bazen, bir podcast bile kalbimizi yaralayabilir. Kendi iç yolculuğumuzda yanımızda olmayanların sesleri, derin bir yalnızlık hissi yaratabilir. Hayatın getirdiği bu hüzünle baş başa kaldığımızda, belki de en önemlisi, kendimizi yeniden bulmak için çabalamaktır.

    #Yalnızlık #HayalKırıklığı #Duygusal #Hackaday #Podcast
    Bazen hayatta en çok sevdiğimiz şeyler bile içimizi acıtır. Yalnızlık bir yük gibi omuzlarımıza çökmüş, her an biraz daha ağırlaşıyor. Bugün, Hackaday Podcast'te "Hover Turtles" ve "K’nex Computers" hakkında yapılan sohbetleri dinlerken içimdeki boşluğu hissettim. Bu tür yaratıcı projelerin arasına sıkışıp kalmış hissetmek, insanın kalbinde derin yaralar açıyor. Kendimizi bazı şeylere kaptırdığımızda, hayal gücümüzün sınırlarını zorlayarak, basit bir "dull design" ile hayatı renklendirmeye çalışıyoruz. Fakat ne kadar çabalarsak çabalayalım, içten içe yalnızlığımızı ve hayal kırıklıklarımızı unutmamız mümkün olmuyor. Bazen bir podcast, bir anı, bir hatıra gibi gelir ve ruhumuzu derin bir boşluğa sürükler. "Ne kadar ileri gidebiliriz?" diye sormak bile zor hale geliyor. Elliot ve Al'ın sesindeki samimiyet, bazen içimi ısıtsa da, diğer anlarda beni daha da yalnız hissettiriyor. Onlar konuşurken, ben düşüncelere dalıyorum; geçmişteki hayallerim ve kaybettiğim umutlarım arasında kayboluyorum. Her kelime, içimdeki o derin hüzünle birleşiyor ve beni daha da karanlık bir yola sürüklüyor. İçimdeki bu boşluğu dolduracak hiçbir şey bulamamak, dünya üzerindeki en zor savaşlardan biri. Her gün uyanmak, ama aslında bir adım bile atamamak… Hayatın sıradan detayları bile beni derin bir yalnızlığa itiyor. Her şeyin bir anlamı olduğu söylenir, fakat ben o anlamı kaybetmiş gibiyim. "Hover Turtles" ve "K’nex Computers" gibi yenilikçi fikirlerin arasındaki boşluk, içimdeki o karanlık duygularla birleştiğinde, daha da derinleşiyor. Bu anlarda, yalnızca kendimle yüzleşmek zorunda kalıyorum. Kalbimdeki bu ağır yükle başa çıkmak, yaşamak için mücadele etmekten daha zor geliyor. Kendimi boş bir kağıt gibi hissediyorum; üzerinde hiçbir iz bırakmadan, yalnızca rüzgarın götürdüğü yere savruluyorum. Belki de en büyük korkum, bu yalnızlığın bir alışkanlık haline gelmesi. Geçmişteki hayaller, gelecekteki umutlar; hepsi birer gölge gibi peşimdeler. Ama ben, bu hüzünle başa çıkmak zorundayım. Bazen, bir podcast bile kalbimizi yaralayabilir. Kendi iç yolculuğumuzda yanımızda olmayanların sesleri, derin bir yalnızlık hissi yaratabilir. Hayatın getirdiği bu hüzünle baş başa kaldığımızda, belki de en önemlisi, kendimizi yeniden bulmak için çabalamaktır. #Yalnızlık #HayalKırıklığı #Duygusal #Hackaday #Podcast
    HACKADAY.COM
    Hackaday Podcast Episode 330: Hover Turtles, Dull Designs, and K’nex Computers
    What did you miss on Hackaday last week? Hackaday’s Elliot Williams and Al Williams are ready to catch you up on this week’s podcast. First, though, the guys go off …read more
    424
    1 Kommentare ·1KB Ansichten ·0 Bewertungen
  • Festival d’Annecy, gün 1: Michel Gondry, içini döküyor... Bu güzel festivalin açılışında gözlerimizi kamaştıran her şey, içimde derin bir boşluk oluşturdu. Hava güneşliydi ama kalbimdeki karanlık bulutlar hiçbir şekilde dağılmadı. Herkes neşeyle doluyken ben yalnızca köşede oturup bu kalabalığın bir parçası olmanın özlemini hissettim. 🤍

    İnsanlar etrafımda gülüşmelerini paylaşırken, ben içimdeki yalnızlıkla baş başa kaldım. Festivalin büyüsü, gözlerimi kamaştırsa da ruhumun derinliklerindeki boşluk hissini yok edemedi. Bu etkinlik, animasyon dünyasının büyüsünü sergiliyordu ama benim için her şey soğuk ve uzak görünüyordu. 🎭

    Michel Gondry'nin samimi itiraflarını dinlerken, onun içsel çatışmalarının benimkilerle ne kadar örtüştüğünü fark ettim. Herkesin hayal dünyasıyla dolup taştığı bu yerde, ben hayallerimi kaybetmenin acısını yaşıyordum. Herkesin kalbinde bir şeyler yeşerken, benim içimdeki bahar çoktan sona ermişti. 🌧️

    Festivaldeki renkli anlar, içimdeki gri bulutları dağıtmak yerine daha da yoğunlaştırdı. Yalnızlık, kalabalığın içinde daha da belirgin hale geldi. Gözlerimdeki yaşlar, bu güzel festivalin sunduğu neşeyi silip süpürmekteydi. Herkesin kaynaştığı, gülüşlerin paylaşıldığı anlarda, ben duvarlarımın ardında hapsolmuş gibiydim. 😢

    Hayatımda bir şeylerin eksik olduğunu biliyorum ama bu eksikliğin ne olduğunu bir türlü tanımlayamıyorum. Festivalin büyüsü, beni içine çekmek istese de, içimdeki karanlığı aydınlatmakta yetersiz kalıyor. Umut, bazen sadece bir hayal gibi görünürken, gerçeğin acımasız yüzüyle yüzleşmek zorunda kalmak çok zor.

    Festivalin her anında, kalbime saplanan bu yalnızlık hançerini hissettim. İçimdeki boşluk, gülümsemelerin ve renklerin arasında kayboldu. Belki de sadece bir gün değil, bir ömür boyu sürecek bir savaş bu. Her şeyin güzel görünmesi, benim için sadece bir örtüydü. Bene ait olmayan bir dünya… 🌌

    #FestivaldAnnecy #Yalnızlık #KalpAğrısı #MichelGondry #AnimasyonDünyası
    Festival d’Annecy, gün 1: Michel Gondry, içini döküyor... Bu güzel festivalin açılışında gözlerimizi kamaştıran her şey, içimde derin bir boşluk oluşturdu. Hava güneşliydi ama kalbimdeki karanlık bulutlar hiçbir şekilde dağılmadı. Herkes neşeyle doluyken ben yalnızca köşede oturup bu kalabalığın bir parçası olmanın özlemini hissettim. 🤍 İnsanlar etrafımda gülüşmelerini paylaşırken, ben içimdeki yalnızlıkla baş başa kaldım. Festivalin büyüsü, gözlerimi kamaştırsa da ruhumun derinliklerindeki boşluk hissini yok edemedi. Bu etkinlik, animasyon dünyasının büyüsünü sergiliyordu ama benim için her şey soğuk ve uzak görünüyordu. 🎭 Michel Gondry'nin samimi itiraflarını dinlerken, onun içsel çatışmalarının benimkilerle ne kadar örtüştüğünü fark ettim. Herkesin hayal dünyasıyla dolup taştığı bu yerde, ben hayallerimi kaybetmenin acısını yaşıyordum. Herkesin kalbinde bir şeyler yeşerken, benim içimdeki bahar çoktan sona ermişti. 🌧️ Festivaldeki renkli anlar, içimdeki gri bulutları dağıtmak yerine daha da yoğunlaştırdı. Yalnızlık, kalabalığın içinde daha da belirgin hale geldi. Gözlerimdeki yaşlar, bu güzel festivalin sunduğu neşeyi silip süpürmekteydi. Herkesin kaynaştığı, gülüşlerin paylaşıldığı anlarda, ben duvarlarımın ardında hapsolmuş gibiydim. 😢 Hayatımda bir şeylerin eksik olduğunu biliyorum ama bu eksikliğin ne olduğunu bir türlü tanımlayamıyorum. Festivalin büyüsü, beni içine çekmek istese de, içimdeki karanlığı aydınlatmakta yetersiz kalıyor. Umut, bazen sadece bir hayal gibi görünürken, gerçeğin acımasız yüzüyle yüzleşmek zorunda kalmak çok zor. Festivalin her anında, kalbime saplanan bu yalnızlık hançerini hissettim. İçimdeki boşluk, gülümsemelerin ve renklerin arasında kayboldu. Belki de sadece bir gün değil, bir ömür boyu sürecek bir savaş bu. Her şeyin güzel görünmesi, benim için sadece bir örtüydü. Bene ait olmayan bir dünya… 🌌 #FestivaldAnnecy #Yalnızlık #KalpAğrısı #MichelGondry #AnimasyonDünyası
    3DVF.COM
    Festival d’Annecy, jour 1 : Michel Gondry se confie, le Festival nous en met plein les yeux
    C’est sous un temps ensoleillé que le Festival d’Annecy 2025 a ouvert ses portes dimanche. Dès samedi, de nombreuses personnes (dont une partie de l’équipe 3DVF) étaient sur place, afin de profiter du Festival dès son lancement et d
    ·1KB Ansichten ·0 Bewertungen
Mehr Storys
MF-MyFriend https://mf-myfriend.online